Etiket arşivi: Tayyip Erdoğan

Ozel-Buro-Istihbarat SURİYE DOSYASI /// SABAHATTİN ÖNKİBAR : Bu tablo se nin eserin Tayyip Erdoğan !


Kapital,Zenginlik ve Burjuva,

Avrupa nın ,yeni kıtaları bulması ,ona büyük zenginlik kazandırdı.Merkantalizm ,Avrupalı tüccarların desteklenmesi sonucu,bankacılar,Kapitalistler güclendi ve bunların coguda Davudi kayanaklı
oldu.

Fransız devriminin arkasında Davudi sermaye vardı.
Marks ,Davudi sermayeden destek buldu.
Rusya da Kominizm devrimi ,Trocki-Lenin ,Davudi sermayeden destek aldı.

Amac para oyunları ile ,ülke yönetimleri ister sağcı ,ister solcu ister dinci olsun ele geçirmekti.

I.Elizabet ,Günes batmıyan imparatorluğunu kurdu,Davudi başbakanı da,Elzabet I i,
yöneten krallığını kurdu.
Kanuni,Osmanlı imparatorluğunu genişletti,onun üzerinde de Davudiler krallıklarını
kurdular.
Kovboy güc kuruldu,Kovboy gücüde Davudi sermaye yönetir duruma geldi.

Ortadogu petrol seyhleri,Ortadogu politikasını yönetmeye calıstı,bircok ülke siyasetçilerine para dağıttılar,onların arkasında da ,Davudi Sermaye yer aldı.

Iran la bir anlaşma yapıldı buna en cok sevinen de ,Davudi sermaye oldu.

TC de de küçük bir azınlık,Dinci ,ritüeller ile kendi burjuvazisi ni ve Kapitalistleri ni kurma pesinde.Asker ölmüş,vatan satılmış umurlarında bile değil.Kendi sırca
köşklerinde yasama pesindeler.

Aristonun dediği doğru.
Ülkede zenginler,ülkeyi daha cok sömürmek ,güclenmek ve krallar gibi yasamak pesindeler.

Mekkede ,Allah vardır ,birdir ve tektir diyen ,Hz.Muhammed ,putları yıkınca,put
ticaretinden cıkar saglıyanlar,Islam dan cıkar sağlamak pesine düştüler.
Bizans,Pers ,Mısır toprakları ellerine geçince,bu zenginliklere sahip olak isediler.
Bu ,çıkarcılar,Hz.Muhammed in yaşamını özlemediler.
Hz. Aliyi de sehit ettikten sonra ,karsılarında,o ıslam ahlakını savunacak güc de kalmadı.

Müslümanlıgı savunanlar,Islam ın yüksek ahlak prensiplerini yasatmak pesinde değiller,sadece çıkarlarının pesindeler.

Gur-Buz

On Monday, September 7, 2015 1:06 AM, “Digi Security (İşnet) Digi.Security@isnet.net.tr [Ozel-Buro]” <Ozel-Buro-noreply@yahoogroups.com> wrote:

– Suriye dün, yani ABD hücum emrini vermeden ve Tayyip Erdoğan saldırmadan önce barış içinde bir ülkeydi. Bugün, cehennem!

– Suriye’de dün Hıristiyanı-Müslümanı, Alevisi-Sunnisi, Arabı-Kürdü, Dürzisi-Marunisi kardeşçe yaşıyordu. Bugün, pek çoğu birbirine hasım!
– Suriye, dün istikrar adasıydı. Bugün, küçük Irak!
– Suriye, dün Büyük Kürdistan projesine setti. Bugün değil!
– Suriye, dün Kürdistan’ın Akdeniz’e açılamaması için kaleydi. Bugün tünel!
– Suriye, dün Güney sınırımızın güvencesiydi. Bugün, yeni güney komşumuz fiili PKK devleti!
– Suriye, dün tek parçaydı. Bugün, fiilen birkaç parça!
– Suriye, dün Müslüman komşumuzdu. Bugün Haçlı’larla beraber yıkmaya çalıştığımız hasım ülke!
– Suriye, dün dış ticarette en çok artı verdiğimiz ülkeydi. Bugün, tek kuruşluk bir ticari ilişki yok!
– Suriye, dün Ortadoğu’ya açılan kapımızdı. Bugün, sınırlarımızı kapattığımız ülke!
– Suriye ile dün dost iken, Rusya, İran ve Irak’la da dosttuk. Bugün, Suriye ile beraber bu ülkelerin tamamı ile düşmanız!
Burada bir parantez açıp soralım:
Sahi, Türkiye hangi çıkarı adına Suriye’ye hasım oldu ve örtülü bir savaşı başlattı, bilen var mı?
Zerre bir çıkarı yok ise, istikrar adası olan bir ülkeye yani Suriye’ye, Haçlı’nın amaçları ve de Irak -Libya tarumar örnekleri ortada iken nasıl ve niçin saldırır?
Sadece gerekçesiz bu saldırı tutumu bile Tayyip Erdoğan’ın neye ve kime hizmet ettiğini ortaya koymuyor mu?
Altını çizerek yazıyorum, Suriye’deki yıkımın ve ölen on binlerin birinci derecede ki sorumlusu ABD değil, Tayyip Erdoğan ile şurekasıdır!
Bir başka şey daha:
Dünyanın en önemli stratejisyenlerini toplasanız ve Türkiye’yi bölme senaryonuzu yazın deseniz, emin olun Türkiye’nin bugün izlediği Suriye politikasından daha etkili bir şey yazamazlar! Düşünebiliyor musunuz, hem Suriye’de hem de Irak’ta Kürdistan’a karşı olan Esad ile Maliki bugün Türkiye’nin can düşmanları konumunda!
Evet, bugün izlenen Suriye politikası dışında hiç bir şey Türkiye’yi bölemezdi ki, hicap ile yazıyorum artık bölünmede geri sayım sürecindeyiz!
Bahçeli’nin Kerkük tezgahına dikkat!
Kaynağım emin.
Anlattığı şu:
Bahçeli, kongre öncesi panikte ya, hizmetinde olduğu ve yardım talep ettiği malum derin çevrelerden, “imaj atağı yap” önerisini almış ve bir oyun kurulmuş.
Buna göre, Bahçeli, ülkücü taban için özel anlamı olan Kerkük’ü kongre öncesi ziyaret edecek!
Diyeceksiniz ki, tek başına ziyaret imaj oluşturmaya yetmez!
Devamı var dinleyin:
İşte, o ziyaret esnasında bir tiyatro sergilenecek ve bir grup, Bahçeli’yi güya protesto edip heyetine saldıracak!
Kameraların çekeceği o an sürecinde, Bahçeli birden, “One minute” tavrı takınacak, yani onlara meydan okuyup kahramanlık taslayacak ve çok sert mesajlar verip, işte lider böyle olur dedirtecek!
Yemezler, Devlet efendi, ağzınla kuş tutsan, kongreden sonra senin gideceğin yer Çayyolu’ndaki trilyonluk malikanendir!
Öyle, çünkü senin Türk dünyası ya da Kerkük diye bir derdin olsa, bugüne kadar bir kez olsun ağzına alırdın. Şimdi yapacağın kurultay gezisidir!
Şu tabloya bakar mısınız!
PKK, Suriye’de devlet kurdu, Bahçeli’den tık yok. Ondan sonra Kerkük’te bayram namazı imiş!
Yahu, sen 10 yıldır MHP Genel Merkezi’ndeki büyük mescitte bir kez olsun Cuma namazı kıldın mı ki Kerkük’te namaz diyorsun!
Çamlıca camisi bu günahlarınızı örter mi?
Tayyip Erdoğan, bir şeyi iyi biliyor!
İnanç üzerinden yapılacak bütün tartışmalar, kendine artı yazar.
Bunun için de, sürekli yeni yeni inanç konularını gündeme taşıyor ki, bu aralar bu konu Çamlıca’daki cami inşa olayıdır.
Peki ama, Çamlıca’ya cami inşa etmek AKP ya da Erdoğan’ın bu devasa günahlarını örtebilecek mi?
– Suriye’de, Haçlı ile işbirliği yapıp Müslümanları boğazlamak!
– BOP hedefi bağlamında, Büyük Kürdistan’ı adım adım inşa etmek!
– İsrail’i korumak için füze kalkanını Türkiye’ye monte etmek!
– 9 Türk vatandaşının Gazze yolunda, İsrailliler tarafından katledilmesine, fiili, zerre bir tepki vermemek!
– Türkiye’nin en önemli enerji ve ticari partnerleri Rusya ve İran ile hasım olup hedef ülke olmak!
– Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama olayında Kıbrıs’lı Rumlardan bile kötek yemek
– İncirlik’ten kalkan uçaklarla bir buçuk milyon Irak’lı Müslümanın öldürülmesine ortak olmak!
Ahmet Davutoğlu, Barzani’ye “Kak Mesud” diye hitap eder!
Kak Kürtçe’de ağabey anlamına geliyor ve dolayısı ile Mesut ağabey demek istiyor!
Davutoğlu özel yaşamında, Barzani’ye isterse baba da diyebilir, ama Türkiye’nin Dışişleri Bakanı sıfatı ile; “Tepemi attırırsanız Diyarbakır’a da karışırım” deyip Türkiye’yi tehdit eden ABD ajanı bir peşmergeye ağabey diye hitap edemez! Ederse, bu ülkeyi küçük düşürmek olur!
Gelelim konumuza:
Tayyip Erdoğan, Davutoğlu’nu Kak’ına pardon, ağabeyine gönderiyor!
Niçin mi?
Barzani’nin Suriye Kürtlerini sahiplenmemesi için!
Komikliğe bakar mısınız?
Yahu adam, Suriye Kürtlerini bölükler halinde eğittiğini kendi ifade ediyor. İlgilenmemek nerede kaldı! Hal bu iken, bu seyahat neyin nesi?
Hayır, bunu Tayyip’te, derin stratejisti Davutoğlu da biliyor. Lakin, gayeleri iç kamuoyunu manipüle etmek!
Hani, AKP’nin bir şarkısı var ya o misal. Bunların tamamı, “aynı dağın yelleri” yani ABD’nin inzibatları!

__._,_.___

TÜRKMEN DOSYASI : TAYYİP ERDOĞAN BU SORULARIN CEVBABINI VEREMEZ /// MHP MİLLETVEKİLİ SİNAN OĞAN SORU YOR


SİNAN OĞAN'IN TÜRKMEN AÇIKLAMASI

TAYYİP ERDOĞAN, ZİHİN KONTROLÜ UYGULUYOR /// MERAK EDENLER İÇİN


ÜNLÜ MAFYA BABASI ALAATTİN ÇAKICI, TAYYİP ERDOĞAN’A MEKTUP YAZDI …. S….TI SIVADI


İŞTE O MEKTUP

“Kamuoyuna saygılarımla

Onur ve şereften nasibini almamış Rizeli rezil yezit kişilikli onursuz. Milletin manevi duygularını istismar eden, dinimizi kullanan, hırsızlığı meşru zeminlere oturtturmuş, güzel ülkemizin bölgelerine göre arap atasözü söyleyerek doğu ve güneydoğu da yörenin kullandığı günlük hayatındaki sözleri zaman zaman kullanıp ümit tacirliği yaparak, bölgelere göre kişilik değiştiren, hırsı için ülkemizin fidanlarını telef ettiren, ruhunu şeytanateslim etmiş, dedeleri Kafkas Musevisi olan vampirin torunu.

Batıda İç Anadolu’da, tüm Karadeniz ve Çukurova bölgesinde, Erzurum yöresinde tek devlet tek bayrak tek millet diyorsun. Bir millet varsa mutlaka adı da vardır. Adını söyleyemediğin milletin devleti de olmaz. Adını söyleyemediğin asil Türk milleti tarihin her devresinde devlet olmuştur. Beynini, duygularını, dini inançlarını sürekli kullandığın bu milletin çöpçüsünden, çobanından ne asil insanlar çıktığını biliyor musun? Senin hafife aldığın, ismini koyamadığın bu milletin hiçbir evladı bu yezitliği unutmaz.

Adamsan beni öldürttür ama sen de adamlık ne gezer, ruhunu şeytana teslim etmiş iblis. Kalp gözü de mühürlenmiş çakma Rizeli yezit. Peygamberimizin evlatlarını iktidar hırsı için katleden yezit mantıklı adam. Adını koyamadığın asil Türk milletini hafife alan insan şeklindeki şeytan. Her yerde dinimizi kullanıyorsun, şeytana değil de Allah’a iman ettiysen vicdanınla hesaplaş.

Bu milleti telef edip yezitlik yapma.

Kamuoyuna saygılarımla

Alaattin Çakıcı”

AK PARTİ DOSYASI : Erdoğan’ın kökeni nerelere dayanıyor ??


Erdoğan’ın, cumhurbaşkanlığı seçimi kapsamında canlı yayında söylediği "Benim için Gürcü dediler. Affedersin daha çirkinini söylediler, Ermeni dediler" sözleri büyük tepki çekmiş ve tartışma konusu olmuştu.

Tartışmalar devam ederken bu kez Erdoğan’ın 2004 yılında Gürcistan gezisi sırasında söylediği iddia edilen "Ben de Gürcü’yüm, ailemiz Batum’dan Rize’ye göç etmiş bir Gürcü ailesidir" sözleri hatırlatıldı.

TARTIŞMALARLA İLGİLİ YENİ KİTAP

Erdoğan’ın kökeni ile ilgili tartışmalar devam ederken ortaya çıkan bir kitap, tartışmanın boyutunu daha da alevlendirecek gibi görünüyor.

"Türkiye’de Kim Kimdir" ismi ile yazar Oğuz Hakan Göktürk tarafından kaleme alan kitapta Erdoğan’ın kökeni ile ilgili yeni iddialar ortaya atıldı.

e-kitap olarak satışa sunulan kitapta, Erdoğan ailesinin kökeni olan "Bakatoğlulları" ile ilgili şu ifadelere yer verildi:

"(…)Gürcü Bagratuniler, Osmanlı Devleti’ne en fazla direnen unsurlardan biriydi. Safevilerin ve Osmanlıların Kafkasya’daki çekişmeleri, Gürcü Bagratunilerin varlıklarını devam ettirmelerindeki en önemli faktördü. Osmanlı devletinin Gürcü Bagratuni kralları üzerine düzenlediği seferlerin bir sonucu da bunların asilzadelerinin farklı bölgelere sürgün edilmesiydi. Bir kısım Bagratuni aileleri, İstanbul’da esaret altında tutulurken, bir kısmı da Trabzon, Potamya (Rize) taraflarına zorunlu iskân edilmişlerdi.(…)"

Devamında ise şu ifadelere yer verildi:

"Doğu Karadeniz’e doğru yayılmış olan Gürcü Bagratuni ailesi olan Bakatoğulları da bu sınıfa dâhildi. Gürcü Bagratuni ailesi olan Bakatoğulları diğer ayanlardan farklı olarak Osmanlı Devleti’ne hiçbir zaman itaat etmemişti."

Yani kitaba göre Erdoğan’ın dedeleri Osmanlı’ya itaat etmemişti.

Şİİ-İRAN ETKİSİ VAR

"Erdoğan’ın kökeni" ile ilgili yeni bir tartışmaya kapı açan kitap, Recep Tayyip Erdoğan’ın dedesinin ismi olan Teyyup isminin tarihte ve günümüzde Ağrı, Iğdır ve Tuzluca yöresinde de kullanıldığını hatırlatarak şu iddiada bulunuyor:

Ağrı-Iğdır-Tuzluca, Şii-İran kökenli nüfusun yoğun yaşadığı bir bölgedir. İran’dan Potamya’ya göçler olduğu bilinmektedir. Teyyub isminin hem Iğdır-Tuzluca hem de Potamya’da kullanılması bu iki bölgeye İran’dan göçler olmasının bir sonucudur. Zira Recep Tayyip Erdoğan’ın, 2014 yılındaki İran ziyaretinde “ikinci evimizdeyiz” açıklaması İran’ın Potamya’ya etkisinin tarihsel ve coğrafi olarak ifadesidir. Recep Tayyip Erdoğan’ın aile büyükleri içerisinde yer alan Havuli, Fatuli ve Farfuli gibi isimlere sadece Potamya’da rastlanılmaktadır."

BAGRATUNİLER "PAPAZ ELBİSESİ" İLE SIZDILAR

Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken söylediği “Demokrasi bir araçtır. Müslüman’ın laik olması mümkün değildir. Eğer benim emir-komuta merkezim bana Papaz elbisesi giyeceksin diyorsa, Papaz elbisesini giyer, bu şekilde gider görevimi yaparım.” sözlerinin hatırlatan yazar,

Bu sözün de "tarihsel bir gerçeğin ifadesi" olduğunu belirterek şunları yazdı:

"Zaten Bagratuniler, Gürcüler ve Ermeniler içerisine papaz elbisesi giyerek sızmışlardır. Bu söz, Bagratuniler’in Ermeniler arasına sızma mantığının dışa vurumundan ibarettir."

TAYYİP ERDOĞAN’IN EŞİ EMİNE ERDOĞAN

Kitapta Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile ilgili iddialara da yer verildi. Emine Erdoğan’ın, Siirtli Gülbaran ailesinin kızı olduğunun belirtildiği kitapta, Gülbaran ailesi ile ilgili şu ifadelere yer verildi:

"Emine Erdoğan, Siirtli Gülbaran ailesinin kızıdır. Gülbaran ailesinin kökenlerinin dayandığı Siirt’te önemli sayıda Yahudi, Ermeni, Süryani, Nasturi, Keldani ve diğer Hıristiyan unsurların yaşadığı bilinmektedir.(…)

BAGRATUNİ KRALI AŞOT’UN KARDEŞİ NASRA

Emine Erdoğan’ın büyük ninesinin ismi olan Nasra, tarihin derinliklerinden gelen çok önemli bir isimdir. 870’li yıllarda yaşayan Bagratuni Kralı Aşot’un kardeşinin adı olan Nasra, yüzyıllar sonra Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın eşi olan Emine Erdoğan’ın büyük ninesi Nasra ile tarih sahnesine çıkacaktır. Nasra ismi günümüzde, Güneydoğu, Doğu Anadolu’da Ermeni ve Süryani görünümlü Bagratuniler tarafından yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.(…)

YAHUDİ CASUSLUK ÖRGÜTÜ NİLİ

Emine Erdoğan’ın büyük ninesinin ismi olan Nili, kadim Yahudi isimlerindendir. I.Dünya Savaşı’nda Ortadoğu’da Osmanlı Devleti’ne karşı casusluk faaliyetinde bulunan Yahudi terör örgütünün adı da Nili’dir.(…)"

TARTIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Erdoğan’ın kökeni ile ilgili tartışmaları daha önce yazar Ergun Poyraz, yazdığı "Musa’nın Çocukları" isimli kitapla gündeme getirmişti. Söz konusu kitap Ergenekon davasına da konu olmuştu. Poyraz için ise mahkeme 29 yıl hapis cezası kararı vermişti.

Yine gazeteci Soner Yalçın "Kayıp Sicil, Erdoğan’ın Çalınan Dosyası" kitabında Erdoğan ailesi ile ilgili detaylı bilgilere yer vermişti.

Anlaşılan Erdoğan’ın "kökeni" ile ilgili tartışmalar bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.

Sözü Soner Yalçın’ın şu cümleleri ile bitirelim:

"Kim kendini hangi inanç ve etnik kimlikle tanımlıyorsa, benim için "doğru" odur. Erdoğan "Gürcü’yüz" diyorsa, öyledir. Emine Hanım "Arap’ım" diyorsa doğrudur."

Odatv.com

TAYYİP ERDOĞAN’IN KÖKENİ NEDİR ??? /// MERAK EDENLER İÇİN …


TAYYİP ERDOĞAN’IN TÜRKİYE’Yİ GETİRDİĞİ NOKTA BUDUR /// VİCDANIN ELVERİYORSA OY VER !!!!


%d blogcu bunu beğendi: