Etiket arşivi: Savaş

FETOCU İSTİHBARAT VE TAYYİP MEDYASI SAVAŞI DEVAM EDİYOR /// İşte Paralel Çetenin İnkar Ettiği Be lge !


Darbe girişimi boşa çıkan paralel yapının 64 VIP için sahte isimlerle yasadışı dinlemesinin belgelerine STAR ulaştı. Şantaj malzemesi elde etmek için yapıldığı tahmin edilen dinlemelerde İBDA-C, uyuşturucu kaçakçılığı, organize suç örgütü gibi suçlar uydu

Paralel yapının darbe girişiminin boşa çıkmasından sonra karanlık yapının icraatları birer birer deşifre olmaya devam ediyor. Merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın da aralarında yer aldığı 64 üst düzey ismin paralel yapı tarafından sartaj amaçlı malzeme toplamak için dinlenmesinin belgeleri ortaya çıktı. Paralel yapının yayın organı Zaman gazetesinin “Dinlemenin belgeleri yok” diyerek yalanlamaya çalıştığı Yenişafak gazetesinin manşetinin resmi belgelerini STAR yayınlıyor. Paralel yapının, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi hakimlerinden uydurma suçlamalarla aldığı kararlarla 2008-2010 yılları arasında 64 kişiyi yıllarca dinlediği ortaya çıkmıştı.

Tüm talepler EGM’den geldi

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) İstihbarat Daire Başkanlığı’nın (İDB)200718 sayılı dinleme talebine 2009/5262 sayılı kararla hakim Selahattin Türkeli, yine EGM İDB’nin 124644 sayılı dinleme talebine 2009/3466 sayılı kararla hakim Kadir Kayan, yine EGM İDB’nin 198596 sayılı dinleme talebine 2009/5220 sayılı kararla hakim Selahattin Türkeli, EGM İDB’nin 200217 sayılı dinleme talebine 2009/5258 sayılı kararla hakim Selahattin Türkeli, EGM İDB’nin 168598 sayılı dinleme talebine 2009/4472 sayılı kararla hakim Süleyman İnce, EGM İDB’nin 168597 sayılı dinleme talebine 2009/4471 sayılı kararla hakim Süleyman İnce, EGM İDB’nin 98496 sayılı dinleme talebine 2009/2655 sayılı kararla hakim Kadir Kayan, EGM İDB’nin 290156 sayılı dinleme talebine 2009/7222 sayılı kararla hakim Selahattin Türkeli, EGM İDB’nin 200246 sayılı talebine 2009/5259 sayılı kararla hakim Selahattin Türkeli, EGM’nin 178945 sayılı talebine 2099/4733 sayılı kararla hakim Ali Sayın, EGM İDB’nin talebi üzerine 2008/1830 sayılı kararla hakim Kadir Kayan ve EGM İDB’nin 139600 sayılı talebi üzerine 2009/3836 sayılı kararla hakim Halit Dönmez onay veriyor.

Dinlenen isimler arasında merhum Başbakan Necmettin Erbakan, Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ile yargı ve emniyet ile Havelsan ve Aselsan yöneticileri bulunuyor. Skandalın ortaya çıkmasının ardından Ankara Gölbaşı Başsavcılığı, TİB’de inceleme yapılması talimatı verdi. Paralel yapının şok dinleme kararlarını Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nden aldığı ortaya çıktı. Dinlemelerin “Terör örgütlerinin amaçları kapsamında eylem yapmak”, “Uyuşturucu kaçakçılığı”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlamasıyla yapıldığı görülüyor.

CHP’lilere İBDA-C gerekçesi

Dinleme listesinde CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun özel kalem müdiresi Şükran Kütükçü’nün İBDA-C iddiası kapsamında dinlendiği dikkati çekiyor. CHP’li Yılmaz Ateş dinlenirken de aynı gerekçe gösterilmiş ve çıkarılan dinleme kararı 3 kez uzatılmış. Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in özel doktoru Aylin Cesur da İstihbarat Daire Başkanlığı’nın talebi ile organize suçlarla mücadele adı altında dinlemeye alınmış. Doğan Yayın Grubu sahibi Aydın Doğan’ın kızı Arzuhan Yalçın Doğan’ın İBDA-C iddiası kapsamında dinlendiği tespit edildi. Hürriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün dinlenme gerekçesi ise ‘Uyuşturucu’. Gazeteci Uğıur Dündar ve Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bila ‘terör’den dinlenmiş. Yeni Şafak Gazetesi Ankara Temsilcisi ve Yazarı Abdulkadir Selvi, eski Başbakanlık Basın Müşaviri Akif Beki de başka isimler üzerinden yıllarca dinlenmiş.

Necmettin Erbakan’ı Huvzullah Gültekin ismiyle dinlemişler

Müfettişlerin yaptığı incelemelerde eski Başbakanlardan merhum Necmettin Erbakan’ın ‘Terör’ iddiasıyla Huvzullah Gültekin adı üzerinden dinlendiği saptandı. TBMM eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk’un da aynı şekilde dinlediği tespit edildi. BBP lideri Mustafa Destici, Adalet eski Bakanı Şevket Kazan, eski Bayındırlık Bakanı Koray Aydın, eski Bakan Namık Kemal Zeybek, eski Milletvekili Mehmet Bekaroğlu da pararel yapı tarafından dinlenen isimlerden. Merhum Başbakan Erbakan hakkında hakimin 09.07.2009’da verdiği dinleme kararının Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından istendiği kaydedildi. Mahkeme kararlarında, Erbakan ve diğer isimler için CMK 250. madde gereği “İletişime müdahale” gerektiği belirtiliyor.

PARALEL ÇETENİN KİRLİ KULAĞININ DİNLEDİĞİ BAZI İSİMLER

– Hüsamettin Cindoruk, Özkan Şahin sahte ismiyle 3553650…6404 IMEI numarasından terör suçundan dinlendi.

– BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, 3535460…2621 IMEI numarasından dinlendi.

– Şevket Kazan, Osman Bağaç sahte ismiyle 3518810…3575 IMEI numarasından terör suçundan dinlendi.

– Namık Kemal Zeybek, 3542990…6040 IMEI’den dinlendi.

– Mehmet Bekaroğlu, Mehmet Ataseven sahte ismiyle 3558060…8024 IMEI numarasından terör suçundan dinlendi.

– Koray Aydın, Tahir Eğin sahte ismiyle terör gerekçesiyle.

– CHP eski Milletvekili Yılmaz Ateş, Alper Güneş sahte ismiyle 3582650…4635 İMEI numarayla İBDA-C gerekçe ile dinlendi.

– CHP Milletvekili Aydın Ağan Ayaydın, Soner Duman sahte ismiyle 5335909… numarasından uyuşturucu suçundan dinlendi.

– CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Özel Kalem Müdürü Şükran Kütükçü, Mustafa Uzun sahte ismiyle 3588440…8887 İMEI numarayla İBDA-C gerekçe ile dinlendi.

– Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in özel Doktoru Aylin Cesur, Tahir Erdem Öztürk sahte ismiyle 3519650…6431 IME numarasından organize örgüt suçundan dinlendi.

– Akif Beki, Ali Değirmenci sahte ismiyle 3529240…7062 IMEI numarasından organize suçundan dinlendi.

– Abdulkadir Selvi, kardeşi Hacı Selvi ismiyle 3588030…1934 IMEI numarasından dinlendi.

– Arzuhan Yalçın Doğan 35628701…1616 IMEI numarasından İBDA-C suçundan dinlendi.

– Ertuğrul Özkök, Nusret Balcı sahte ismiyle 5492080… numarasından uyuşturucu suçundan dinlendi.

– Fikret Bila, Rasim Tabur sahte ismiyle 3567850…1364 IMEI nuramarayla terör gerekçe ile dinlendi.

– İHA (İnsansız Hava Aracı) Projesi Mühendisi Mehmet Demir Çiğdemoğlu 5326856… numarasından organize suçtan dinlendi.

– TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü Labaratuvar Sorumlusu Ahmet Ceyhan Gören 50539400… numarasından dinlendi.

– Havelsan Genel Müdürü Ömer Faruk Yarman 5323230… numarasından dinlendi.

– STM Savunma Teknolojileri Mühendisliği A.Ş Genel Müdürü Recep Barut 5322776… numarasından dinlendi.

– ME-GE Teknik Elektirik MEK.SAN.TİC.LTD.ŞTİ. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Han 5323672… numarasından dinlendi.

– Savunma Sanayi Müsteşarlığı Daire Başkanı Sedat İlhan Güldoğan 3124474… numarasından dinlendi.

– Savunma Sanayi Müsteşarlığı Daire Başkanı Zübeyda Çağlayan 5325857… numarasından dinlendi.

– Savunma Sanayii Müsteşarlığı Şube Müdür Asuman Vangölü 5327377… numarasından dinlendi.

– Savunma Sanayi Müsteşarlığı Uzmanı Salih Salihoğlu 5327789… numarasından dinlendi.

– Savunma Sanayi Müsteşarlığı Uzamnı Abdulkadir Basa 05325138… numarasından dinlendi.

– TUSAŞ Türk Uçak SAN.A.Ş Hava Sistemleri Satış Müdürü Vasıf Ertuğrul Can, 5305681… numarasından dinlendi.

– Aselsan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı (Emekli Tümgeneral) Mehmet İhsan Ongun 05336866… numarayla organize suç şüphesiyle dinlendi.

– KKK Emekli Tümgeneral Melih Tunca 05327260… numarayla organize suç iddiasıyla dinlendi.

– Emekli Emniyet Müdürü Mehmet Yasak 05322759… numarayla organize gerekçe ile dinlendi.

– TMFS eski Başkanı- Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Ertürk, Savaş Ertürk sahte ismiyle 3534710… 4957 İMEI numarayla uyuşturucu suçlamasıyla dinlendi.

– Başbakanlık Koruma Polis Müdürü Harun Keçeci 3518920…26670 İMEI numarayla organize suçtan dinlendi.

İşte yok denen Kirli Kulak belgeleri

Yeni Şafak Gazetesi’nin ortaya çıkardığı paralel yapının VIP isimlerle ASELSAN, Başbakanlık koruma müdürü, Savunma Sanayi ve HAVELSAN gibi kritik kurumların yöneticilerinin uyduruk suçlarla dinlemesinin belgelerini STAR ortaya çıkardı. Sahte isimlerle alınan kararlarda gerçek telefon ve IMEI numaraları yer alıyor.

(STAR)

KOMPLO TEORİLERİ /// VİDEO : Türk-Amerikan Savaşı Belgeseli


VİDEO LİNK :

ARAŞTIRMA DOSYASI /// Ahmet Akın : Haiti’de Vekaleten Savaş /// Proxy War (Vekaleten savaş) Uygulamaları


Başkan Obama Haiti’de meydana gelen depremden sonra bu ülkeye yardım kampanyası başlattığında, insani duygularla yapıldığı sanılan bu faaliyet kamuoyundan takdir görmüştü. Venezuela devlet başkanı Hugo Chavez ise ABD’nin deprem gibi doğal afetleri fırsat bilip Haiti’yi gizlice işgal ettiğini, hatta Haiti’deki depreme ABD’nin “tektonik silah”ının neden olduğunu iddia etmişti. Burada kastedilen “tektonik silah” sözcüğünün Türkçedeki anlamı net değildir. Ancak, son zamanlarda ABD’nin “eco-type catastrophes” denen “ekolojik felaketler”e neden olacak silah sistemleri üzerinde çalışmalar yaptığı yönünde basında çıkan haberler dikkat çekmektedir.

ABD’nin geçmişte ülkesinin yasal çıkarları için yasal olmayan yol ve yöntemleri nasıl kullandığı bilindiğinden, komplo teorisyenleri tarafından Hugo Chavez’in bu iddiası bakışların ve bilgi toplama vasıtalarının ABD’nin Haiti’deki faaliyetlerine çevrilmesine yetmiştir.

Daha önce Haiti’de görev yapmış olan bir Fransız bakana göre ABD’nin deprem felaketine uğramış olan Haiti’deki görevi“Haiti’yi işgal etmek değil, Haitililere yardım etmek”olmalıdır. Bakanın aksine, Fransa devlet başkanı Nicolas Sarkozy ise 20 Ocak 2010′da verdiği beyanatta, ABD’nin Haiti’ye yardım etmesini takdir ettiğini ifade etmiştir. Fransız bakanın yanında, ABD’yi Haiti’yi işgal etmekle suçlayanların artması üzerine ABD’li bazı yorumcular Sizin ülkeniz de böylesine bir kaos ortamında insani yardım götürmeye gönüllü olabilir mi?” diye sormuşlardır.

İlk bakışta ABD için yapılan bu suçlamalar saçma görülebilir: ABD Haiti gibi bir ülkeyi neden işgal edip yönetmek istesin? ABD’nin ekolojik felaketlere neden olan silah denemeleri iddiaları bir yana, başlı başına bu soru bile analize değer.

ABD’nin Haiti’ye yönelik sözde yardım faaliyeti, karmaşık ve dikkat çekecek ölçüde büyük boyutludur. Faaliyetin sadece insani yardım gerekçeleri ile izahı zordur. Anti-Amerikancı duyguların geliştiği bir dönemde ve özellikle Amerikadan uzaklaşan ve Amerikan düşmanlarının etkinliğinin artacağı stratejik olarak değerlendirilen bir bölgede, Amerikan değerlerini (American values) ve Amerika’nın “yumuşak gücü (soft power)”nü göstermek için önceden planlanmış bir hesabın parçası olması olasıdır. Aslında ABD, bir devlet veya bölge üzerinde kişisel çıkarlarını geliştirmek için insani yardım programları gibi gelişmiş yöntemleri (cutting-edge way) kullanan tek ülke de değildir.

Haiti gerçeğinde de görüldüğü gibi, doğal afete uğrayan bölge veya devletler, geçmişteki gibi büyük yardımların yapıldığı alanlar olmak yerine, büyük güçlerin yeni çatışma alanları haline gelmektedir.

Büyük güçler insani yardımları stratejik amaçlarına ulaşmak için ara sıra “vekaleten” kullanmışlardır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Soğuk savaş döneminde uygulanan Marshall Planına ve 1948′de Rusya’nın karadan ikmale izin vermemesi nedeniyle Berlin’e havadan yapılan gıda ve akaryakıt nakliyatına gönderme yaparcasına; ABD Devlet Başkanı Obama Newsweek dergisinde yer alan bir yazısında “Her şeyden evvel, biz Haiti’ye çok basit bir neden için yardım ediyoruz: Trajik durumlarda, ABD bir adım öne çıkar ve yardım eder. Biz dün ne idiysek, yine O’yuz. Bugün yaptığımız dünden farklı bir şey değildir.”demiştir.

Amerikan Devrimi Savaşında, örneğin, Britanya Parlamentosu İngiltere’ye olan güvensizlik ve kıskançlık duygularını ortadan kaldırmak ve bu bölgede yaşayanların kendilerini “iyi duygularla” hatırlamasını sağlamak için Karayipler’deki kolonilere kasırga ve yangınlarda kullanılabilecek ilk yardım araçları göndermiştir. Geçmişte bu gibi uygulamalar nadiren görülmekteydi. Şimdilerde ise asıl niyetlerin gizlendiği yardım faaliyetleri “standart” uygulama haline gelmiştir.

Çin, Tayvan’da meydana gelen doğal afetlere daima yardım göndermeyi önermiştir. Tuhaf olmakla birlikte, Tayvan’da Çin’in uğradığı doğal felaketlerde, Çin’e yardım önerisinde bulunmuştur. Çin, Güney Asya ve Afrika’da meydana gelen doğal felaketleri, bu bölgelerdeki imajını kuvvetlendirmek için kullanmaya devam etmektedir. İsrail de dünya kamuoyundaki prestijini kuvvetlendirmek için, yüksek oranda insani yardım faaliyetlerini global ölçekte aksatmadan sürdürmektedir.

ABD hükümeti Aralık 2004′de Güney ve Güneydoğu Asya’da meydana gelen Tsunami felaketinde, doğal afetten etkilenenlere 4 milyar dolarlık yardım yapmıştır. 2003′de ABD’nin Irak’ı işgali nedeniyle özellikle Müslüman ülkelerde artan Amerikan karşıtlığı, Tsunami felaketindeki ABD yardımlarından sonra önemli ölçüde azalmıştır. Endonezya’da ABD lehinde olanların oranı %15′den, %44′e çıkmış; ABD’yi sevmeyenlerin oranı ise %48′den %13′e gerilemiştir. Bu ülkede ABD’nin 2003′den itibaren uygulamaya koyduğu terörle savaşına olan muhalefet de, %72′den %36′ya düşmüştür. Bununla birlikte, Tsunami yardımlarının bir sonucu olarak Endonezya’nın Aceh vilayetinde 29 yıldan beri devam etmekte olan İslamcı-milliyetçi-ayaklanma sona ermiş, merkezi hükümetle barışın kapısı aralanmıştır.

ABD Savunma Bakanı Gates, Kasım 2007′de Kansas Devlet Üniversitesinde yaptığı konuşmada; insani yardımların gerçekte Amerikan çıkarlarının elde edilmesine giderek artan bir oranda hizmet ettiğini kabul ederek, bu tip operasyonların ABD Askeri Stratejisinin resmi bir unsuru olduğunu, anti-Amerikancılığı azaltacağını belirtmiştir. ABD savunmasını “uzun sürecek bir savaş” için yeniden şekillendirme mücadelesi verdiğine inanan Gates, insani yardım operasyonlarının, muharebe sahasını ABD çıkarlarına göre şekillendirmeye yardım ettiğini vurgulamıştır. Amaç, ABD için “kaybedilmiş” sayılan ülkelerde İsyana Karşı Koyma (counterinsurgency) yani casusluk, sabotaj veya yıkıcı faaliyetlerle uğraşan bireylerin ve istihbarat kuruluş veya teşkilatlarının ABD’nin güvenliği açısından oluşturdukları tehdidi tespit etmek ve bunları bertaraf etmektir. Gates “Ben burada yumuşak gücü kullanma kapasitemizin artırılması ve askeri güç ile entegre edilmesi gerçeğini ifade ediyorum.” demiştir.

ABD’nin yumuşak güç kullanma konseptinin hedefi sadece kendisine tehdit olarak gördüğü El-Kaide’nin bertaraf edilmesi değil, dünya coğrafyasında egemen olduğu alanlara Çin ve Hindistan gibi büyük güçlerin, ek olarak İran ve Venezuela gibi bölgesel güçlerin girmesini önlemektir. Bu nedenle, ABD’nin Haiti’ye yaptığı geniş kapsamlı insani yardıma, “rastgele yapılmış, hazırlıksız, gelişi güzel bir operasyon” olarak bakılmamalıdır. Aksine, Haiti operasyonu ABD’nin Latin Amerika ülkelerindeki prestijini ve çıkarlarını korumaya yönelik “proxy war” olarak tanımlanan ve hasımla doğrudan çatışmak yerine, dolaylı yöntemlerle hasım ülkeleri menfaat alanlarından uzak tutmaya yönelik bir savaş türünün uygulamasıdır.

LİNK : http://www.stratejikanaliz.com/category/dis-poitika/haiti/#.U4uJFfmPkR4

DUYURU : Savaş ve Edebiyat Sempozyumu /// 16-17 ARALIK 2014 /// SAKARYA


Değerli grup üyeleri

Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı tarafından düzenlenen “Savaş ve Edebiyat Sempozyumu” hakkında detaylı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://savasveedebiyatsempozyumu.com/

TARİH : İKİ OSMANLI ASKERİ AVUSTRALYA DEVLETİNE NASIL SAVAŞ AÇTI ??? /// GERÇEK BİR SAVAŞ HİKAYESİ


Yıl 1912, İngilizler Hindistan’ı işgal eder, Hindistan Kralı Osmanlı’dan yardım ister. Yıllardır savaş içinde olan Osmanlı bu yardımı karşılıksız bırakmamakla birlikte 350 kişilik bir askeri birliği gemiyle Hindistan’a gönderir.

350 kişilik birlikten 20 kadarı hastalıktan yolda şehit olur, kalan 330 Osmanlı askeri Hindistan’a çıkarlar ve İngilizlerle savaşmaya başlarlar.

Mühimmat açısından kısıtlı olan Osmanlı askerleri bir kaç günlük mücadeleden sonra teknolojik donanıma sahip İngiliz askerleri karşısında yenik düşerler ve 40 kadarı esir alınır, diğerleri de savaşta şehit olurlar. Savaş bittikten sonra bu 40 Osmanlı esir askerini, İngilizler gemilerde çalıştırmaya başlarlar. Bir İngiliz gemisi Avustralya’ya geldiğinde, esir iki Osmanlı askeri gemiden bir yolunu bulup kaçarlar.

Bir süre sonra, adı Karadeniz diyarından Menteşoğlu Abdullah olan, baba mesleği dondurmacılığa, Karahisar diyarından Tarakçıoğlu Mehmet de baba mesleği kasaplığa başlar.

1918’de Avustralya Çanakkaleye asker çıkarır ve bizim iki Osmanlı askeri olayı duyarlar ve hemen buluşur, durum değerlendirmesi yaparlar.

Biz Osmanlı askeriyiz ve Avustralya’da yaşıyoruz. Avustralya devleti Osmanlıya savaş açmış ve bizim ülkemizi işgale gitmiş, bundan dolayı biz de Avustralya devletine savaş açarım derler. Alırlar kağıdı, kalemi ve yazarlar:

***


Sayın Avustralya Başkanı,

Biz iki Osmanlı askeri, ülkenizde bulunuyoruz. Duyduk ki, devletimiz Osmanlıya Avustralya devleti olarak savaş açmış ve Çanakkaleye asker göndermişsiniz. Bundan dolayı iki Osmanlı askeri olarak biz de Avustralya devletine savaş açmış bulunmaktayız.

Bu bir "Osmanlı Savaş Fermanıdır. Ekselanslarının bilgilerine duyurulur.

Kara hisar diyarından Tarakçıoğlu Mehmet,

Karadeniz diyarından Menteşoğlu Abdullah

***


İki Osmanlı askeri, Sidney’ in 250 km uzarında Karlıdağlar denilen bölgede önce virajlarda tren raylarını sökerek 3 tren devirirler. Üçüncü trende askeri mühimmat bularak silahlanırlar. Aynı bölgede 8 karakol basar ve karakollardaki askerlerin tamamını vururlar.

Ne olduğunu bir türlü çözemeyen Avustralya devletinin sonunda iki Osmanlı askerinin yazmış olduğu mektup akıllarına gelir ve bölgeye 250 kadar asker gönderirler ve iki Osmanlı askeri araştırılmaya başlanır. Birkaç günlük araştırmadan sonra sıcak çatışma olur Ve iki Osmanlı askeri bu karlı dağlarda şehit edilir.

İki askerin şu an mezarı Sidney’e 250 km uzakta Karlıdağlar’da ve mezarlarında fotoğraf çekmek yasak. Avustralyalılar iki Osmanlı askeriyle savaştık demek zorlarına gittiği için bu askerlerimize Hindistan asıllı diyorlar. Oysa Hindistan’da ne Karahisar diyarı, ne de Karadeniz diyarı diye bir bölge yok.

NOT : Bu bilgi Hindistan büyükelçiliğinin açıklamasından çıkarılmıştır.

PANEL DAVETİ : 1915, Savaş, Tehcir, Ermeni Olayları


Türk Tarih Kurumu (TTK) VE Erciyes Üniversitesi Stratejik araştırmalar merkezi (ERUSAM) işbirliği ile 30 NİSAN 2014 TARİHİNDE 1915 savaş, tehcir meselelerinin ele alınacağı bir panel düzenlenecektir.

SİZLERİ ARAMIZDA GÖRMEKTEN MEMNUNİYET DUYARIZ

YER: Erciyes Üniversitesi Türkan Tuncer Hasçalık

Turizm Fakültesi Konferans Salonu/KAYSERİ

TARİH: 30 NİSAN 2014

SAAT: 15.00

LİNK: http://www.erusam.com/

http://www.ttk.gov.tr/index.php?Page=Duyurular&DuyuruNo=161

Saygılarımla

http://candeveci.blogspot.com/

https://twitter.com/CandvcCandvci

Can DEVECİ

Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi

Tarih Bölümü Araştırma Görevlisi

TÜRK TARİH KURUMU / ANKARA

DUYURU : Tarih Vakfi Perşembe Konuşmaları 5 / Birinci Dünya Savaşı Sonrasında Wilson İlkeleri ve M isak-ı Milli


TARİH VAKFI PERŞEMBE KONUŞMALARI’NDA BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI

Savaşa Son Veren Savaş : Birinci Dünya Savaşı Sonrasında Wilson İlkeleri ve Misak-ı Milli

Tarih Vakfı Perşembe Konuşmaları’nın “Birinci Dünya Savaşı” temalı 2014 bahar dönemi, 17 Nisan’dakibeşinci buluşmayla devam ediyor. Dizinin ilk konuşmasında Mehmet Beşikçi seferberliği, ikinci konuşmasında Zeynep Kutluata arzuhaller üzerinden Osmanlı kadınlarının savaş deneyimini, üçüncüsünde Nazan Maksudyan Almanya’ya gönderilen Osmanlı yetimlerini ve dördüncüsünde de Elif Mahir Metinsoy kadınları ve maruz kaldıkları ekonomik şiddeti anlatmışlardı. Bu defaki buluşmada Fuat Dündar Wilson İlkeleri ve Misak-ı Milli’ye yoğunlaşacak.

Birinci Dünya Savaşı, 1918’de bitmiş ve Barış Konferansları Kıt’a Avrupa’sına barış getirmiş olabilir, ama Osmanlı coğrafyasındaki etkisini 1930’lara kadar sürdürecektir.

Bu sunumun amacı büyük savaş ve Sevr görüşmelerinin yeni çatışmalara sebep olan noktalarına, demografik, sosyal, askeri ve politik açılardan ışık tutmaya çalışmak, daha da önemlisi Wilson ilkelerinin Osmanlı coğrafyasında yarattığı etkiyi ve ilham kaynağı olduğu Misak-i Milli ilkelerini tartışmaya açmaktır. Bu bağlamda Yunanistan ve Ermenistan ile girilen savaşlar ve ardından Musul ve Hatay sorunları ekseninde Britanya-Irak ve Fransa-Suriye ikilileriyle girilen diplomatik savaşların kökenlerine değinilecektir.

Tarih: 17 Nisan 2014

Saat: 18:30-20:30

Yer: Aynalı Geçit, Meşrutiyet Caddesi, Avrupa Pasajı, No:8, Kat:2, Galatasaray/Beyoğlu

Fuat Dündar Kimdir?

1994’de İTÜ Petrol Mühendisliği bölümünü bitiren Dündar, 2000 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden İttihat ve Terakki’nin Müslümanları İskan Politikası 1913-1918 teziyle Yüksek Lisans derecesini aldı. Bu tez 2002 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. Dündar daha sonra Fransa’da Ecole des Hautes Etudes des Sciences Sociales (EHESS)’de doktora derecesini tamamladı ve burada yazdığı tez Modern Türkiye’nin Şifresi: İttihat ve Terakki’nin Etnisite Mühendisliği (1913-1918) adıyla 2008’de yayımlandı. Çalışmalarına bir süre ABD’de devam eden Dündar’ın Crime of Numbers: the Role of Statistics in the Armenian Question adlı kitabı, Tarih Vakfı Yurt Yayınları’ndan Kahir Ekseriyet: Ermeni Nüfus Meselesi 1878-1923 adı altında Türkçeye çevrildi. Türkiye Nüfus Sayımlarında Azınlıklar isimli bir kitabı daha olan, Osmanlı İmparatorluğu ve Osmanlı sonrası uzamda tarihsel demografi ve milliyetçilik üzerine yoğunlaşan Dündar İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ders vermektedir.

İlgili kişi:

Esra Şavkın

Marjinal PorterNovelli

0212 219 29 71 / 0537 858 85 49

esras

persembe_konusmalari_5_fuat_dundar.doc

%d blogcu bunu beğendi: