Etiket arşivi: PKK

PKK DOSYASI : PKK’ya ait mail adreslerinin takibi MİT’e uzanınca tutuklandılar


Tutuklanan polislerden 3’ü, PKK’ya ait mail adreslerini kullanan ve eşi MİT mensubu olan bir şahsın ADSL hattının takibinin "Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek" suçu sayılması sebebi ile tutuklandı.

Tutuklanan polislerden Metin Güneş, Abdülkerim Anaçoğlu ve Serkan Durmaz, PKK ile internet üzerinden irtibat sağlayan E.B. isimli bir şahsın ADSL hattını takibe aldıkları için suçlandı ve hukusuzca tutuklandı.PKK’yı takip eden polislerin tutuklanmasına tepki gösteren avukat Bilal Çalışır, "Tutuklamalara baktığınızda, tutuklananların tamamı ya bir MİT personelleriyle ilgili ya da Selam Terör örgütü çerçevesinde faaliyet gösteren kişilere dokunulması sonucu yapıldı. Bu tutuklamalar soruşturmanın 7 Şubat’ın rövanşı ve Selam Örgütü’nün deşifresini engellemeye yönelik olduğunu gösteriyor." dedi.

ADSL hattının takibi sayesinde PKK’ya operasyonlar yapılmıştı

PKK’ya ait e-posta adreslerini takip ederken, bazı adreslerinin Ankara’da bulunan bir adresten çıkış yaptığının tespiti üzerine ADSL hattı takibe alındı. Bu deşifre sayesinde 2011 ve 2012 yıllarında İstanbul Terörle Mücadele Müdürlüğü örgüte yönelik başarılı operasyonlar yaptı. Ancak bu operasyonlara istihbari destek sağlayan polisler "Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek" suçu sayılması sebebi ile hukuksuzca tutuklandı.

Eşinin MİT mensubu olması soruldu

Tutuklanan polislerden 3’üne, takibe aldıkları kişinin eşinin MİT mensubu olduğu soruldu. Ancak bunun bilinmesinin mümkün olmadığını söyleyen bir polisin, “PKK’nın elektronik posta adresi üzerinden teknik çalışma yaptığımız esnada PKK’nın kırsal alanda kullandığı bazı e-posta adreslerinin Ankara’da bulunan bu adresten çıkış yaptığını ve kullanıldığını tespit ettik. Bunun üzerine çalışmalarımızı detaylandırdık ve detaylandırma neticesinde bu ADSL numarasının teknik takibinin gerekli olduğu kanatine vardık. Bunun üzerine ilgili mahkemeye talep yazısını ilettik. ADSL numarası sahibi kişinin eşinin MİT mensubu olduğu iddiasıyla ilgili olarak bizim E.B. isimli şahsın eşinin MİT mensubu olup olmadığını bilme şahsımız o an için yoktur. Eğer onun eşi MİT mensubu ise, bu sorunun bana değil, PKK’ya ait e-posta adreslerini ADSL adresinden kullanan bu şahıslara sorulması gerekmektedir. Bizim yaptığımız tameman PKK ile mücadele kapsamında yapılmış bir faaliyettir." dediği tutanaklara yansıdı.

MİT mensupları bilinmesi çalışma prensiplerine aykırı

“Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek” suçlamasıyla tutuklanan polisler, PKK bağlantısı nedeniyle dinledikleri şahsın eşinin MİT mensubu olduğunun o an için bilinmesinin mümkün olmayacağını söyledi. Konuyla ilgili olarak bir polis savunmasında, “Şahsın MİT mensubu olduğuna dair bir bir bilgim de yoktur. Zaten MİT mensuplarının bilinmesi çalışma prensiplerine aykırıdır. Bu kişinin teknik takibinin yapılmasından herhangi bir usulsüzlük söz konusu değildir. Usulüne uygun olarak benden önce alınmış olan teknik takip kararı ve bunun uzatılmasına ilişkin mahkeme kararına istinaden teknik takip yapılmıştır. Ben görevimin gereklerini yerine getirdim. Suçlamaları kabul etmiyorum.” dedi.

PKK DOSYASI : PKK kadınları böyle kullanıyor


Terör örgütü PKK’nın kadını nasıl kullandığı militanlar üzerine yapılan kapsamlı bir çalışmayla göz önüne serildi.

Çalışma için 151’i kadın 835 militanın, terör örgütüne verdikleri özgeçmişleriyle operasyonlarda ele geçirilen özgeçmişlerini tek tek inceleyen Alkan, ayrıca 20 eski kadın militanla da yüz yüze görüşerek PKK’nın kadına bakışı masaya yatırdı. Örgüte katılan kadınların yaş analizleri, eğitim durumları, radikalleşme süreçleri ve örgütteki sözde ve özde konumlarını tek tek gözler önüne serdi.

Araştırma sonucunda PKK’ya katılan kadınların yüzde 82’sinin 14-25 yaş grubunda oldukları belirlenirken, bu kadınların yüzde 55’den fazlasının 15-18 yaş, yüzde 20’ye yakının ise 15 yaş altı çocuklardan oldukları tespit edildi. Yine yapılan çalışmada dağa çıkan kadın militanların yüzde 4’ünün üniversite mezunu, yüzde 10’unun lise, yüzde 57’sinin ise ortaokul ve ilkokul mezunu yüzde 9’unun ise sadece okuma yazma bildikleri, yüzde 16’sının ise okuma yazma bile bilmedikleri ortaya çıktı. Kadın militanların büyük bölümünün ‘mesleksiz’ ve ‘ev kızı’ olarak kendisini ifade ettiği özgeçmişlerde radikalleşme ve dağa çıkma nedeni olarak töre, namus cinayetleri, berdel baskısı, eğitimsizlik, aile içi iletişimsizlik ile devletin kötü uygulamalarını gösterdikleri görüldü. Bu tespitlere yer verilen kitapta, 80-90’lı yıllarda gözaltına alınanlara işkence yapılması, erkeklerin köy meydanında kadınların karşısında çırılçıplak soyulması, asker veya polisin taciz/tecavüz iddialarının etkisi de vurgulandı.

ANNEM BİLE TANIMADI

Görüşmeleri kod adıyla yayınlanan eski kadın militanlar, PKK’nın kadını ‘Erkek militanları örgüte bağlama aracı’ olarak kullandığını ortaya koydu. Aile içi iletişimsizlik, örgütün özgürlük vaadi ve devletin yanlış uygulamalarının dağa ittiği genç kızların yaşadıklarını da 3 eski militan şöyle özetledi:

* Zelal: Bir defa olsun babam ‘kızımsın, seni seviyorum’ desin, düşüncelerimi anlasın. Hiç bunu yaşayamadım. Ve bu boşluk beni dağa sürükledi.

* Bese: İşte dağdayım, silahım var, özgürüm diye düşünüyordum. Ama gördüm ki kendime ait bir kişiliğim bile yoktu.

* Rojin: Ben polisle karşılaşana kadar sıradan bir insandım. Bir gün gözaltına alındım. Çıkınca annem bile tanıyamadı. İntikam için PKK’ya katıldım.

MOTİVASYON SAĞLANIYOR

İşte kadın militanlardan PKK’nın kadına bakışını gözler önüne seren çarpıcı itiraflar:

* Pelin: Feodal Kürt erkeği üzerinde kadın çok etkilidir. Silahlı bir eyleme kadın militan gidiyorsa erkeğin gitmemesi mümkün değildir. Eylem öncesi kadın ‘dilili’ (zılgıt) çekti mi erkekler kendini eyleme mecbur hisseder.

* Ronanhi: Bazı eylemleri erkekler yapar, ancak ‘kadın militan yaptı’ diye Roj TV’den yayınlarlar. Böylece motivasyon sağlanır.

* Çiğdem: PKK kadınları örgütte tutmak istiyordu, çünkü kadınların örgütten ayrılması erkeklerin de örgütten kopuşunu hızlandırıyordu.

* Ejin: HPG yönetiminde 41 kişiden 12-13’ü kadındı ama erkekler bize her istediklerini yaptırıyordu.

* Leyla: Aslında PKK’ya katılmakla bir kölelikten diğer köleliğe geçmiştim ama farkında değildim.

* Beritan: (Kadınların ‘iç istihbarat’ amaçlı kullanıldığını anlatıyor.) Öcalan bize, ‘Bana Cemal (Murat Karayılan) ne yapıyor, Abbas (Duran Kalkan) ne yapıyor, Cuma (Cemil Bayık) ne yapıyor bildireceksiniz’ diyordu.

* Asya: Arkadaşım aşık oldu. Savunmaları alınmadan idam kararları verildi. Ama yalnızca kız infaz edildi.

* Zinarin: Şam’da okuduğum ilk kitap Böyle Buyurdu Zerdüşt’tü. Öcalan kitabı görünce ‘Önce beni okuyacaksın’ dedi.

İNTİHAR EYLEMLERİ İÇİN TERCİH EDİYORLAR

Sosyolog Dr. Necati Alkan, tek tek analiz ettiği kadın militanların terör örgütüyle bağlarına ilişkin kitabında önemli tespitlerde bulundu. Görüşme yapılan kadınların örgütün kendileriyle arkadaşlık, hemşehrilik, akrabalık, sosyal ve kültürel faaliyetlerle etnik değerleri kullanarak ilişki kurduğuna dikkat çeken Alkan, Kürt toplumunda bir kadının örgüte katılmasının çok zor olduğunu hatta kendi başına dağa çıkması değil evden dışarı bile adım atmasının cesaret isteyen bir olay olduğunu vurguladı. Örgütün silahlı faaliyetlerinde kadınların özellikle intihar eylemlerinde kullanıldığına işaret eden Alkan, yine kadınların silahlı eylemlerde daha çok sembolik, erkekleri eylemlere motive eden roller üstlendiklerine dikkat çekti.

ÖRGÜTTEN AYRILMAK YASAK

Bugün gazetesinde yer alana habere göre; Sevgi, aşk ve cinsel ilişkinin örgüt içi inşa edilen cinsiyet hiyerarşisine göre üst yönetimde bulunanlara serbest, ancak alt düzeyde faaliyet yürüten militanlara yasak olduğunu belirten Alkan, örgütte her hangi bir kadın ve erkeğin cinsel ilişki yaşaması durumunda erkeklere müsamaha ile yaklaşılırken, kadınların ise tereddüt etmeden cezalandırıldığına işaret etti. Alkan, bunun da geleneksel toplumdaki ‘Kadın kuyruk sallamazsa erkek yanlış yapmaz’ ataerkil düşünce kalıbından kaynaklandığını ifade etti. Diğer yandan bir kadının örgüte girdikten sonra kendi iradesiyle ayrılmasına izin verilmediğini de kaydeden Alkan, böyle talepte bulunan kadınların ajan ya da hain damgası yediğini hatta infaz edildiklerini aktardı.

KADINLAR NASIL KULLANILIYOR?

Alkan, kadınların PKK tarafından şu nedenlerle kullanıldığına şöyle sıraladı: "Örgüt içi iktidarı elde tutmada, bilgi toplamada, propaganda faaliyetlerinde, örgüt içi disiplini sağlamada, erkekleri eylemlere motive etmede, erkeklerin örgütten kaçmalarını engellemede, PKK hareketinin toplumsal tabana yayılmasını sağlamada, PKK’ya yeni elemanlar kazanmada."

http://haber.mynet.com/pkk-kadinlari-boyle-kullaniyor-612427-guncel/

PKK DOSYASI : Heronlar PKK’ya anlık istihbarat mı veriyor ?


Türkiye semalarında dolaşan İsrail uçaklarının kirli planları ortaya çıktı.

PKK’nın Suriye’ye yerleşme çabaları, İsrail ile bağlantılı PKK’lılar ve Hatay semalarında görülen Heronlar, Türk istihbarat örgütlerini alarma geçirdi. İsrail gizli servisi ve PKK ilişkileri sıkı takibe alındı.

Hatay ve Adana’da görülen iki insansız hava aracı (İHA) ve PKK’nın Suriye’deki etkinliğinin artmasını değerlendiren istihbarat kuruluşları, İsrail’e ait olan İHA’ların Türkiye’nin Suriye sınırından elde ettiği “anlık bilgileri” terör örgütüne ilettiği şeklinde yorumladı.

HATAY VE ADANA ÜSTÜNDE BİLGİ TOPLUYOR

Son iki ay içerisinde Hatay ve Adana semalarında belirlenen iki İHA’nın İsrail’e ait olduğu ve Hatay’daki askeri birlikler hakkında bilgi topladıkları değerlendirildi. Hatay’da son dönemde başlayan PKK hareketliliğiyle İsrail’in faaliyetleri iç ve dış istihbarat birimlerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği çalışmayla raporlaştırıldı.

PKK-İSRAİL İLİŞKİLERİ

İstihbarat kuruluşlarının değerlendirmelerinde, “Askeri birliklere yönelik keşif faaliyetlerinin, Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) mensuplarının ülkemiz içerisine kolayca sızıp eylem yapabilmelerini sağlayabilmek maksadıyla olabileceği” vurgulandı. Bu değerlendirmelere, İskenderun’da 7 şehit verilen İkmal Destek Grup Komutanlığı’na yapılan saldırıyı gerçekleştiren PKK’lıların lideri Kenan Yıldızbakan’ın defalarca İsrail’e giriş çıkış yaptığı da eklenince, istihbarat birimleri PKK-İsrail ilişkisi üzerine yoğunlaştı.

PKK HATAY KARŞISINA KAMP KURDU

Örgüt liderlerinden Fehman Hüseyin’in Suriye’de olduğu bilgisi de PKK’nın bu ülkeye taşındığı iddiasını güçlendirdi. Belgelerde “Suriye’de Kilis karşısı ve Hatay Kumlu İlçesi’nin karşısına PKK’nın kamplaşma çalışmaları devam etmektedir. PKK, kaçakçılardan vergi adı altında para toplamaya ve yol kontrolü yapmaya başlamıştır. PKK kamplarının karşısında bulunan sınır karakolları yetersiz, asteğmen komutasında 23-25 askerden oluşan zayıf yapıda” bilgisine yer verildi.

PKK’YA YARDIMININ BELGESİ

16 Aralık’ta Siirt’te yapılan KCK operasyonunda gözaltına alınarak tutuklanan Mehmet Veysi Dilekçi ve Mesude Yasak’ın kendi aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinde, İsrail’in PKK’ya yaptığı yardım anlatılıyor. Buna göre 2010 yılı içinde İsrail’den bir öğrenci derneği tarafından PKK/KCK’ya 400 kamyon yardım gönderilmiş. İnsani yardım adı altında aktarılan yardımların gönderildiği yıl KCK’nın şehir eylemlerinde artış yaşandığı gözleniyor.

İŞTE O GÖRÜŞME

Star’ın haberine göre, İsrail’in yaptığı lojistik yardımın yanı sıra PKK/KCK’ya ait TV ve radyolara para yardımı yaptığı da telefon görüşmelerinde yer alıyor.

10 Haziran 2010

-MESUDE YASAK : Yav şey gelecekti bu hatırlıyorsun bu şeyde, burda bir iki arkadaş var, kuzey Kürdistan’a yardım etmek istiyorlar.

-MEHMET VEYSİ DİLEKÇİ : Hı ekonomik yardım

-MESUDE YASAK : Hı

-DİLEKÇİ: Yav neyse bunu

-YASAK : Giyim, gıda işte bir sürü yani, ama baya yüklü bi şekilde. Bunlar şeydir, sen bu televizyonda takip ettin ya, bir ara ANF’de de çıktı, İsrail’de bir öğrenci grubu var sivil. Kürdistan’dan İsrail’e göçenlerin çocukları

-DİLEKÇİ: He Anşei Targum

-YASAK: He onlardır işte

-DİLEKÇİ : Valla ben çok bilmiyorum da

-YASAK : He yav şimdi bu son olaylardan dolayı bi kampanya başlatmışlardı bunlar işte yaklaşık dörtyüz kamyon yardım edecekler

-DİLEKÇİ : Hı hı

-YASAK : He, hem var olan o şeyi protesto amaçlıdır, hem de kuzeye, kuzeydeki Kürtlere, Kürt bölgesine yardım edecekler, şimdi ilişki istiyorlar

-DİLEKÇİ : Merkezle görüşsünler yani, partinin BDP’nin genel merkeziyle görüşsünler olur.

22 Mart 2010

-YASAK : Bugünde yabancı misafirler vardı, bizim televizyonumuza yardımcı oldular. Şey yaptılar para şeyi

-MEHMET VEYSİ DİLEKÇİ: Evet

-MESUDE YASAK: Şey oldu dönüp gittiler büyük eve (BDP Diyarbakır İl Başkanlığı)

http://www.haber1.com/heronlar-pkkya-anlik-istihbarat-mi-veriyor.html

PKK DOSYASI : Ergenekon Çökmeden PKK Bitmez


Öcalan: ‘PKK’yı kurduk, silah ve ekmeğimizi devlet verdi. Korumamızı üç yıl devlet sağladı. Bizden istenen Kürt örgütleriyle savaşmaktı.’

Kürt siyasetçi Kemal Burkay, terör örgütü PKK ve Kürt sorununun çözümüne ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

PKK’nın 1977 yılında derin devlet tarafından kurulduğunu, 1980’den sonra ise Suriye’nin kontrolüne girdiğini belirten Burkay, Abdullah Öcalan’ın, yakalandıktan sonra Ergenekon üyesi komutanlar tarafından yönlendirildiğini kaydetti.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan terör alt komisyonu, 30 yıl aradan sonra Türkiye’ye dönen Kürt siyasetçi Kemal Burkay’ın ifadelerine başvurdu. PKK’ya ilişkin görüşlerini ayrıntılarıyla anlatan Burkay, örgütün çıkış sebebi olarak 1960’lı yıllarda Kürtçü ve sol düşünceye hakim kesimlere siyaset hakkı tanınmamasını gösterdi. Bu nedenle bazı örgütlerin silahlı mücadeleye başladığını anlatan Burkay, PKK’nın 1977 yılında devlet tarafından diğer örgütleri etkisiz kılmak amacıyla kurulduğunu ve finanse edildiğini savundu. PKK’yı bitirmek için örgütün nasıl ortaya çıktığının aydınlatılması gerektiğini belirten Burkay şunları söyledi; "PKK, bir devlet projesidir. Öcalan, Mahir Sayın’ın ‘Erkeği Öldürmek’ adlı kitabında eşi Kesire’nin ve yüzbaşı pilot Necati’nin ajan olduğunu ve onları kullandığını söylüyor. Öcalan, ‘PKK’yı kurduk, silah ve ekmeğimizi devlet verdi. Korumamızı üç yıl devlet sağladı. Bizden istenen Kürt örgütleriyle savaşmaktı.’ diyor."

PKK’yı bitirmek için derin devletin de çökertilmesi gerektiğini kaydeden Burkay, Ergenekon sürecini bu anlamda önemsediğini kaydetti. Sürecin tamamlanması için muhalefet partilerinden iktidara destek olmalarını isterken, NATO ülkelerinin ‘gladyo’larını bitirdiklerini, Türkiye’de de bu sürecin tamamlanacağına inandığını söyledi. Kürt aydın ve siyasetçilerine yönelik geçmişte çok sayıda suikastın olduğuna da değinerek, Ergenekon sürecinde Fırat’ın doğusuna geçilmesi ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasının önemli olduğunu vurguladı.

PKK’nın 1980 yılından 1999’a kadar Suriye’nin kontrolünde olduğunu belirten Burkay, Öcalan’ın kendisine Hafız Esed’ın kardeşine bağlı olduklarını söylediğini, bu kişiyle iki kez birlikte görüştüklerini anlattı. 1999’da yakalanan Öcalan’ı 12 yıl boyunca Ergenekon’a bağlı paşaların yönlendirildiğini kaydeden Burkay, teröristbaşının tutuklandıktan sonra PKK güçlerini sınırın güneyine çekmek istediğini ancak bir komutanın, "En azından 500’ü içeride kalsın, belki bize lazım olur." diyerek karşı çıktığını kaydetti. Burkay, 2004 yılına kadar neredeyse silah bırakma durumuna gelen örgütün, darbe planlarının yapıldığı bu dönemde yeniden eylemlerine başladığını kaydetti.

Kemal Burkay, PKK’nın Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’da da Kürtlere karşı suç işlediğini vurgularken, "Birçok Kürt siyasetçi ve aydın Avrupa’da PKK tarafından öldürüldü. O yıllarda Avrupa’daki Türkiye karşıtı muhaliflere PKK’nın yanı sıra Abdullah Çatlı tarafından da suikastlar oluyordu." diye konuştu. PKK ile uzlaşmanın bugün bile çok zor olduğuna vurgu yapan Kürt siyasetçi, Öcalan’ın tutuklandıktan sonra Ergenekon’un kontrolünde olduğunu, bu süreçte silahları bırakmayı çok düşündüğünü ancak Ergenekon’un buna izin vermediğini savundu. Burkay,"Şimdi birileri bizi devlet siyaseti yapmakla suçluyor. PKK ile Ergenekon arasındaki ilişkiyi gizlemeye çalışıyorlar. Silahlı mücadelenin faydası yok. BDP dışındaki Kürt siyasi hareketlerine de olanak verilmeli" dedi.

Kürt sorununun çözümü için PKK ve BDP’nin dikkate alınması gerektiğini belirten Burkay, Öcalan’ın cezaevinde altını dolduramadığı projeler ürettiğini, PKK ve BDP’nin de bunları sahiplendiğini kaydetti. Burkay, çözüm önerisini şöyle anlattı: "Devlete ‘operasyonları durdur’ demek yetmez. PKK’da silahları susturmalı. PKK geçmişte silahları susturdu, ‘devlet tanımıyorum’ dedi ve silah kullanmaya mecbur etti. Ancak Oslo’da diyalog varken PKK silahlı eylem başlattı. Süreci sabote etti. Kürtler PKK’yı silah bırakmaya zorlamalı."

http://www.aktifhaber.com/ergenekon-cokmeden-pkk-bitmez-548407h.htm

PKK DOSYASI /// Aliza Marcus /// Kan ve İnanç : PKK ve Kürt Hareketi


Kan ve nan – PKK ve Krt Hareketi.pdf

PKK DOSYASI : PKK’DEN KKK’YE YENİ BİR SİSTEM -1-


PKK’DEN KKK’YE YEN BR SSTEM -1-.pdf

PKK DOSYASI : IRAK – PKK İLE MÜCADELE KONUSU


Irak – PKK ile Mucadele.pdf

%d blogcu bunu beğendi: