Etiket arşivi: MİT

MİT DOSYASI : Hakan Fidan’a en yakın isim cemaatçi çıktı! MİT’te paralel temizlik !


Cemaat’in MİT içeresindeki yapılanmasına yönelik yapılan operasyonda Hakan Fidan’ın sağ kolu olan isim de görevden alındı…

MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın TİKA’dan bu yana beraber çalıştığı Özel Kalem Müdürü E.A.Y.’nin, Cemaat’in MİT içeresindeki yapılanmasına yönelik yapılan operasyon çerçevesinde görevden alındığı bildirildi.

MİLLİ İstihbarat Teşkilatı’ndaki Cemaat yapılanmasına ilişkin tasfiye başladığı haberleri kamuoyuna yansırken, görevden almaların yeni olmadığı ortaya çıktı. Bu çerçevede de MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Özel Kalem Müdürü E.A.Y.’nin görevinden alındığı öğrenildi.

Aydınlık gazetesinden Ceyhun Bozkurt’un iddiasına göre, TİKA’dan bu yana Hakan Fidan’ın yanında bulunan E.A.Y. yaklaşık 2 ay önce görevinden alınarak pasif göreve kaydırıldı. Pasif görevlendirmenin perde arkasında Cemaat yapılanmasına yönelik operasyon olduğu kaydedildi.

E.A.Y., 1990 yılında Zaman gazetesinde gazeteciliğe başladı. Bu gazetenin çeşitli birimlerinde görev alan Yavuz, uzun zaman Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık muhabiri olarak çalıştı. Hakan Fidan’ın TİKA Başkanlığı’na getirilmesinden sonra E.A.Y de Fidan’ın ekibinde yer almıştı. Fidan, MİT’in başına geçince E.A.Y.’yi yanına almıştı.

E.A.Y.’nin adı, yasadışı dinleme olayında ise mağdur olarak gündeme gelmişti. E.A.Y.’nin telefonlarının "terör örgütü üyesi" olmak iddiasıyla yasadışı bir şekilde dinlendiği haberleri kamuoyuna yansımıştı.

PKK DOSYASI : PKK’ya ait mail adreslerinin takibi MİT’e uzanınca tutuklandılar


Tutuklanan polislerden 3’ü, PKK’ya ait mail adreslerini kullanan ve eşi MİT mensubu olan bir şahsın ADSL hattının takibinin "Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek" suçu sayılması sebebi ile tutuklandı.

Tutuklanan polislerden Metin Güneş, Abdülkerim Anaçoğlu ve Serkan Durmaz, PKK ile internet üzerinden irtibat sağlayan E.B. isimli bir şahsın ADSL hattını takibe aldıkları için suçlandı ve hukusuzca tutuklandı.PKK’yı takip eden polislerin tutuklanmasına tepki gösteren avukat Bilal Çalışır, "Tutuklamalara baktığınızda, tutuklananların tamamı ya bir MİT personelleriyle ilgili ya da Selam Terör örgütü çerçevesinde faaliyet gösteren kişilere dokunulması sonucu yapıldı. Bu tutuklamalar soruşturmanın 7 Şubat’ın rövanşı ve Selam Örgütü’nün deşifresini engellemeye yönelik olduğunu gösteriyor." dedi.

ADSL hattının takibi sayesinde PKK’ya operasyonlar yapılmıştı

PKK’ya ait e-posta adreslerini takip ederken, bazı adreslerinin Ankara’da bulunan bir adresten çıkış yaptığının tespiti üzerine ADSL hattı takibe alındı. Bu deşifre sayesinde 2011 ve 2012 yıllarında İstanbul Terörle Mücadele Müdürlüğü örgüte yönelik başarılı operasyonlar yaptı. Ancak bu operasyonlara istihbari destek sağlayan polisler "Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek" suçu sayılması sebebi ile hukuksuzca tutuklandı.

Eşinin MİT mensubu olması soruldu

Tutuklanan polislerden 3’üne, takibe aldıkları kişinin eşinin MİT mensubu olduğu soruldu. Ancak bunun bilinmesinin mümkün olmadığını söyleyen bir polisin, “PKK’nın elektronik posta adresi üzerinden teknik çalışma yaptığımız esnada PKK’nın kırsal alanda kullandığı bazı e-posta adreslerinin Ankara’da bulunan bu adresten çıkış yaptığını ve kullanıldığını tespit ettik. Bunun üzerine çalışmalarımızı detaylandırdık ve detaylandırma neticesinde bu ADSL numarasının teknik takibinin gerekli olduğu kanatine vardık. Bunun üzerine ilgili mahkemeye talep yazısını ilettik. ADSL numarası sahibi kişinin eşinin MİT mensubu olduğu iddiasıyla ilgili olarak bizim E.B. isimli şahsın eşinin MİT mensubu olup olmadığını bilme şahsımız o an için yoktur. Eğer onun eşi MİT mensubu ise, bu sorunun bana değil, PKK’ya ait e-posta adreslerini ADSL adresinden kullanan bu şahıslara sorulması gerekmektedir. Bizim yaptığımız tameman PKK ile mücadele kapsamında yapılmış bir faaliyettir." dediği tutanaklara yansıdı.

MİT mensupları bilinmesi çalışma prensiplerine aykırı

“Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek” suçlamasıyla tutuklanan polisler, PKK bağlantısı nedeniyle dinledikleri şahsın eşinin MİT mensubu olduğunun o an için bilinmesinin mümkün olmayacağını söyledi. Konuyla ilgili olarak bir polis savunmasında, “Şahsın MİT mensubu olduğuna dair bir bir bilgim de yoktur. Zaten MİT mensuplarının bilinmesi çalışma prensiplerine aykırıdır. Bu kişinin teknik takibinin yapılmasından herhangi bir usulsüzlük söz konusu değildir. Usulüne uygun olarak benden önce alınmış olan teknik takip kararı ve bunun uzatılmasına ilişkin mahkeme kararına istinaden teknik takip yapılmıştır. Ben görevimin gereklerini yerine getirdim. Suçlamaları kabul etmiyorum.” dedi.

FETULLAH CEMAATİ DOSYASI : MİT’te ‘paralel istihbarat’ tasfiyesi


MİT içinde paralel yapı mensubu olan 50’ye yakın meslek memuruyla ilgili soruşturma başlatıldı. İddialara göre, Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan olarak atanması durumunda Hakan Fidan Dışişleri Bakanı olarak kabineye alınacak

Devlet içinde başlatılan paralel yapı soruşturması Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) uzandı. Emniyet ve ordu içinde tahkikatlar devam ederken benzer bir soruşturmanın MİT içinde yapıldığı öne sürülüyor.

MİT, emniyet/ordu/yargı/mülki idareye göre Gülen hareketinin görece daha seyrek olduğu kurumlardan biri. Teşkilatın ilk açılımı Sönmez Köksal zamanında olmuştu. Ancak özellikle AK Parti iktidarları döneminde çok sayıda meslek memurunun kuruma alındığı belirtiliyor.

7 Şubat soruşturması sırasında MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı almaya giden paralel yapı elemanlarının asıl hedefi Fidan’ı tutuklatmaktı. Fidan’ın tutuklanması sonrası MİT, Cemaat yapılanmasının kontrolüne geçecek ve emniyet istihbarat kökenli polisler yönetime el koyacaklardı. Ancak Fidan’ın ifade vermeye gitmekten son anda vazgeçmesi tüm oyun planını bozmuştu.

MİT ile Emniyet arasındaki rekabet özellikle KCK tutuklamaları sırasında zirveye çıkmıştı. Emniyet içindeki paralel yapının KCK maskesi altında MİT’i ele geçirme planı, hükümetin durumu son anda fark etmesiyle önlenmişti.

‘Bu birimi kapatın’

Yıllar önce bir MİT görevlisi ironik bir anekdot anlatmıştı. Bir bayramlaşma esnasında departmanları dolaşan eski Müsteşar Emre Taner, bir kapının önünde durup sakin bir edayla ‘siz hangi işleri takip ediyorsunuz’ diye sorar. Departman şefi ‘Biz irticai faaliyetleri ve F.Gülen’i takip ediyoruz’ şeklinde cevap verir. Bunun üzerine Emre Taner, ‘Biliyorum ama bunca zaman takip ettiniz ne oldu? Bakın ne kadar ileri gittiler. En iyisi siz burayı kapatın’ der.

Bu olaydan günümüze Gülen hareketine bakışta radikal değişim oldu. Güvenlik bürokrasisi bir yana kurumlarının yardımcı olmak için seferber olduğu bir yaklaşımdan mücadele edilmesi gereken ‘iç tehdit’ haline dönüştü. Dün el üstünde tutulan ‘hizmete’, bugün topyekün mücadele kararı verildi.

Memurlar kızağa çekildi!

Güvenilir kaynaklardan edinilen bilgilere göre, MİT içinde paralel yapı mensubu olan 50’ye yakın meslek memuruyla ilgili soruşturma başlatıldı. Yenimahalle’deki riyasette istihbarat elemanı olarak görev yapan personelin bu statüden alınarak alt görevlere verildiği iddia ediliyor. Ana karargahtaki tasfiyeye yönelik benzer bir durumun bölge başkanlıkları yaygınlaştırılacağı öne sürülüyor.

Teşkilatla ilgili bir diger gelişme ise riyasette oluşturulan İstihbarat Koordinasyon Kurulu’yla ilgili. Son dönemde bu kurula Emniyet’ten çok sayıda personelin geldiği ancak bunların neredeyse tamamının paralel yapıya mensup oldukları iddiasıyla kurumlarına gönderildikleri ifade ediliyor. Yeni dönemde bu kurulun, bakanlıklardan gelen temsilcilerle yeniden yapılandırılacağı ve paralel yapının tasfiye edileceği söyleniyor.

MİT Müsteşarlığı Muammer Türker’e

MİT için dile getirilen bir diğer iddia, Hakan Fidan’ın bakan olacağı yönünde. Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan olarak atanması durumunda Hakan Fidan’ın büyük olaslıkla kabineye Dışişleri Bakanı olarak gireceği konuşuluyor. Hakan Fidan’ın müsteşarlıktan ayrılması durumunda ise daha önce de MİT için ismi geçen MGK Genel Sekreteri Muammer Türker’in buraya atanacağı belirtiliyor. Türker, PKK’nın ‘devrimci halk savaşı’ ilan ettiği ve yoğun çatışmaların yaşandığı dönemde Hakkari Valiliği yapmıştı.

Müsteşar Yardımcısı kim olacak?

Bunun yanında 50 günlük bir tatile çıkan Müsteşar Yardımcısı M.D.’nin durumu başka bir soru işareti oluşturuyor. M.D.’nin emeklilik yaşı gelmiş ancak hükümet İmralı’da devam eden müzakerelerde koordinasyon görevini yürüttüğü için görev süresini uzatmıştı. Geçmişte Emre Taner için de benzer bir durum yaşanmıştı. Taner’in görev süresi 4 defa uzatılmış, Habur sonrası 2010’da emekli olmuş ve yerine Hakan Fidan atanmıştı. Bunun yanında Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen müsteşar yardımcısının ayrılmasıyla müsteşar yardımcılığı boşalmış bulunuyor.

TEKNİK TAKİP DOSYASI : Aynı hakimi evvel MİT, sonra İstanbul Emniyeti kandırmış


Eski Bakanlardan Emre Gönensay’ın da 2009 yılında üç ay süreyle ‘Emrah’ düzmece adıyla dinlendiği, dinlemeye gerekçe olarak da "Endişe paylaşarak şiddet eylemlerini teşvik ettiği" iddiasının gösterildiği ortaya çıktı.

Bu arada, Gönensay’ın dinlenmesine ilişkin kararda imzası olan Hakim Metin Özçelik’in Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) Taraf yazarlarını düzmece isimle dinlenmesine de tasdik verdiği ortaya çıktı. Hakim Özçelik ve iki meslektaşı bu nedenle yargılanıyor.

ENDİŞE PAYLAŞMA SUÇU

"Ülke gündemini oluşturan, her platformda tartışmalara yol açan ve toplumun muhtelif kesimleri tarafından farklı farklı algılanan ulusal, kültürel, etnik, dini ve siyasal hassasiyetleri, ideolojik kamplaşmanın argümanı haline getirip istismar ederek, toplumsal sulhu zedeleyici, gerilimleri besleyici ve değişik unsurlarca provoke edilebilecek nitelikte çalışmalar yaptıkları, böylelikle daha geniş kitlelere ulaşarak, örgütsel kazanımların önünün açılmasını sağlamaya çalıştıkları,

Kamuoyunun tanıdığı sosyal ve siyasal tabana sahip küme ve hareketlerin önde gelen isimleriyle kanaat önderlerini veya bir kısım halk görevlileri ile devlet büyüklerini ve bürokratları provokatif hücum ya da şiddet eylemlerinin hedefi durumuna getirilebilecek mahiyette, emniyet duygusunu zedeleyici, kitleleri yönlendirici, teşvik ve tahrik içerikli görüş ve endişelerini toplumun her kademesinde dillendirdikleri…"

İstanbul Emniyeti’nde hukuk dışı dinleme yapıldığına ilişkin polis müfettiş raporundan sonra başlatılan soruşturma çerçevesinde, Gönensay da ifadeye çağrıldı. Gönensay, 27 Mayıs’ta alınan ifadesinde, öğretim üyeliği yaptığını, gerek TBMM’de, gerekse parlamento dışında hiçbir örgütle irtibatının olmadığını dedi. Polislerle bir dostluk ya da düşmanlığının olmadığını, Ali Fuat Yılmazer’i tanımadığını kaydeden 77 yaşındaki Gönensay, "Cep telefonumu Emrah ismiyle Ergenekon Terör Örgütü olduğu iddia edilen örgütle bağdaştırarak dinlenmesine bir mana veremedim. Bu dinlemenin amacını, usulünü, yöntemini kavrayamıyorum. Bu konuda da mağduriyetim olmasına karşın bir şikayetim yoktur. Her Türk vatandaşı gibi beni de bu konu fazlasıyla rahatsız etmektedir. Türkiye’de bu işlerin bir lahza evvel sonlandırılmasını temenni ediyorum" diye söyledi.

MİT DOSYASI : MİT Fuat Avni’nin kim olduğunu buldu !


MİT Fuat Avni’nin kim olduğunu buldu! Twitter üzerinden Başbakan Erdoğan hakkında yazdıklarıyla fenomen ola fuatavni hesabının kime ait olduğu bulundu. MİT kaynaklı haberlere göre @fuatavni hesabını yöneten kişi Taraf gazetesi yazarı Emre Uslu. 17 Temmuz 2014 Perşembe 14:03 Twitter üzerinden Başbakan Erdoğan hakkında yazdıklarıyla fenomen ola fuatavni hesabının kime ait olduğu bulundu. MİT kaynaklı haberlere göre @fuatavni hesabını yöneten kişi Taraf gazetesi yazarı Emre Uslu. Sabah gazetesinden Nazif Karaman’ın haberine göre, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) savcılığa Fuat Avni mahlası ile gerek sosyal medyada gerekse de bazı internet sitelerinde boy gösteren kişinin Taraf gazetesi yazarı Emre Uslu olduğunu bildirdi. MİT, bu bilgiyi Fuat Avni’nin köşe yazısı yazdığı bir sitede, kuruma yönelik çeşitli iftiralar ortaya attığı gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı şikâyetin dilekçesinde verdi.

Emre Uslu’nun bu isimle yazı yazıp MİT’i yıpratmaya çalıştığı kaydedilen yazıda, Uslu hakkında işlem yapılması istendi. Bu başvuru üzerine Uslu hakkında Fuat Avni imzası ile kaleme alınan ve MİT’i konu edinen bazı yazıları sebebiyle soruşturma açıldı. Soruşturma dosyası Ankara Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun tarafından söz konusu internet sitesinin yayın yeri İstanbul olduğu gerekçesiyle İstanbul Savcılığı’na gönderildi. Belçika’nın başkenti Brüksel’de bulunduğu bilinen Emre Uslu Türkiye’ye dönerse ifadesine başvurulacak. Bilindiği gibi Emre Uslu 30 Mart seçimlerinden hemen önce Brüksel’e gitmiş, bir süre burada kalacağını açıklamıştı. Uslu askerlik sorunları sebebiyle de daha önce ABD’den bir süre Türkiye’ye gelememişti.

MİT DOSYASI : MİT’e ABD modeli geliyor !


Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), bünyesindeki 6 başkanlık için bağımsız logolar hazırladı. Özel tasarlanan logoların her biri teşkilatın faaliyet alanına göre semboller taşıyor. Habertürk’ten Murat Gürgen’in haberine göre; istihbarat bünyesinde logo hazırlanan birimler şöyle: Stratejik Analiz Başkanlığı, İstihbarata Karşı Koyma Başkanlığı, Dış Operasyonlar Başkanlığı, Güvenlik İstihbaratı Başkanlığı, Elektronik ve Teknik İstihbarat Başkanlığı ve Sinyal İstihbaratı Başkanlığı.Söz konusu 6 başkanlığın önümüzdeki yıllarda ABD’deki gibi ayrı teşkilatlara dönüşebilecekleri ve böylece istihbarat sisteminin fonksiyonlarını daha yetkin ve etkin şekilde yerine getirebilecekleri belirtiliyor. Logo çalışmasının, bu birimlerin kurumsal kimlik kazanmalarının ilk adımı olduğu kaydedildi.

ABD’de farklı alanlarda 16 istihbarat örgütü görev yapıyor ve her biri ayrı kurumsal kimliğe sahip. MİT teşkilat şemasında, 2009 ve 2012 yıllarında değişikliğe gidilmişti. 2009’da Operasyon Başkanlığı ile Psikolojik İstihbarat Başkanlığı kaldırılmış, teknik dinlemeleri yapan Bilgi Sistemleri Başkanlığı da istihbarat birimi bünyesinden çıkarılarak teknik birime kaydırılmıştı. İstihbarata Karşı Koyma birimi ise “Başkanlık” düzeyine yükseltilmişti. 2012 yılında da Genelkurmay Elektronik Bilgi Sistemleri Komutanlığı’nın imkânları MİT’e devredilince, MİT bünyesinde Sinyal İstihbaratı Başkanlığı kurulmuştu. Dış Operasyonlar Başkanlığı da 2012 yılındaki yeniden yapılanma sırasında “Daire Başkanlığı” düzeyinden “Başkanlık” düzeyine yükseltilmişti. Logo çalışmasına paralel olarak gerçekleştirilen yeniden yapılanma faaliyetinde Stratejik İstihbarat Başkanlığı’nın ismi “Stratejik Analiz Başkanlığı” olarak değiştirildi.

ABD İSTİHBARAT YAPILANMASI

ABD’nin uyguladığı “Intelligence Community” (I·stihbarat Toplumu) modelinde, tek bir istihbarat servisi yerine farklı alanlarda uzmanlaşmış 16 ayrı teşkilat yer alıyor. Bu teşkilatlar işbirliği içerisinde hareket ediyor. En tanınmışı olan CIA, diğerlerinden farklı olarak doğrudan Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’ne (DNI) bağlı olarak faaliyet gösteriyor. Diğer 15 teşkilattan 8’i savunma bakanlığına, 7’si diğer sivil politika bakanlıklarına bağlı olarak görev yapıyor. Örneğin FBI ile DEA adalet bakanlığına, NSA ise savunma bakanlığına bağlı olarak çalışıyor.

MİT DOSYASI : Milli İstihbarat Teşkilatı’nda çalışan personelin ailelerinden kendilerine yeni bir ha yat hikayesi uydurmaları istendi


MİT’te görev yapanlar veya onların aileleri ne iş yaptıkları sorulduğunda genellikle ‘Başbakanlık’ta çalışıyorum’ derler. Müsteşarlığa geldiğinden bu yana kurumda ‘yapısal’ değişikliklere giden Müsteşar Hakan Fidan teşkilat mensuplarına ve yakınlarına bu sözü yasakladı.

YASAĞIN İLGİNÇ GEREKÇESİ

Bugünlerde, MİT’in 85’inci yıldönümü nedeniyle kurumun kapılarını önce medyaya, ardından devlet zirvesine brifinglerle açan Fidan, kısa süre önce bir ilke imza attı.

‘Başbakanlık’ta görevliyim’ sözünü yasaklatan bu uygulamanın ilginç bir hikayesi ve etkileyici başka detayları var.

Fidan, teşkilat mensuplarının eşlerini ve 16 yaşından büyük çocuklarını gruplar halinde bir araya getirmeye başladı. Bu MİT tarihinde bir ilk. Ailelere öncelikle kurum tanıtılmış. Sonra bazı uyarılarda bulunulmuş ve yeni uygulamalar hakkında bilgi verilmiş. İlk ve en önemli konu, ‘kimlik teşhirini önlemeye dönük’ bir dizi tedbir…

‘MİT’te görev yapan aile ferdiniz için Başbakanlık’ta çalıştığını söylemeyin. Buna artık kimse inanmıyor. Tam tersine birisi bunu duyduğunda MİT’te çalıştığınızı düşünüyor.’

FACEBOOK VE TWITTER’DAN UZAK DURUN

İlk kez aralık ayında bir araya gelen MİT görevlilerinin yakınlarına ikinci uyarı internet güvenliği hakkında geldi.

Teşkilat mensuplarının kimlik bilgilerine sanal dünya aracılığıyla ulaşılmasının ciddi riskler oluşturduğu belirtildikten sonra şu değerlendirme yapıldı: ‘Karşı casusluk çalışmalarının önemli bölümü açık istihbarata kayıyor. Internet, büyük tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Teşkilat mensupları için sosyal ağlar zaten yasak. Yakınlarına yasaklayamayız ama uzak durmanızı tercih ederiz. Kimlik bilgilerinizi, görüntülerinizi ve telefonlarınızı da özellikle koruyun.’

YENİ YAŞAM ÖYKÜSÜ OLUŞTURUN

Teşkilat yönetimiyle, mensup ailelerin buluşmasında bana heyecanlı gelen bir bölüm daha var. Eşinin veya anne babasının istihbarat örgütünde çalıştığını söyleyemeyecek durumda olanlar ne yapacak? Bu soru gündeme gelmiş, işte ailelere yapılan tavsiye: ‘Ailece oturup yeni bir yaşam öyküsü oluşturun. İnandırıcı olsun. Beraber yaparsanız, tutarlılık sorunu da çıkmaz. Ne kadar zaman geçse de ne kadar çok kişiye anlatsanız da bu formülle açık vermezsiniz.’

Bunları öğrendiğimde geçen hafta MİT’te Hakan Fidan’dan dinlediğimiz sunumu hatırladım. Ben bir süredir ‘yeni devlet-yeni uzlaşma dili-yeni statüko’ konularına değiniyorum. MİT, başkentin en kapalı kurumudur. Genelkurmay’dan bile daha gizemlidir. Fidan döneminde bunun bir ölçüde değişeceği anlaşılıyor, ciddi reformlara girişildiğini görüyoruz. Bu değişimi, kurumlararası ilişkilerin dengesi bakımından da önemsiyorum.

Başbakan Erdoğan, üç gün önce Başbakanlık muhabirlerine, ‘Müsteşar tercihimde haklıymışım’ dedi. Fidan’ın icraatlarını da ne kadar yakından takip ettiği aşikar. Fidan’ın sunumunda ‘biz küresel oyunun hiç bitmeyeceğinin farkındayız’ deniliyordu. Uluslararası arena tam bir satranç tahtası hatta yeni tür bir savaşın açık alanı.

Türkiye, 21’inci yüzyıl dünyasında büyük aktör olacaksa hem tek tek kurumları güçlü olmak zorunda hem de kurumlar arasındaki işbirliğini başarıyla sağlamak durumunda. Güçlü MİT güçlü Türkiye. Ama her şey bireylerde başlıyor. Teşkilat mensuplarının da yaratıcılıklarına büyük iş düşüyor, hele kendi yaşam öyküleriyle ilgili.

Kaynak : http://www.internethaber.com/mit-hakan-fidan–395784h.htm#ixzz1jxP6gI6c

%d blogcu bunu beğendi: