Etiket arşivi: FETULLAH GÜLEN DOSYASI

FETULLAH GÜLEN DOSYASI : Fetullah Gülen’in Yeşil Pasaportu Neden İptal Edildi ??


Fethullah Gülen’in 1990 yılında aldığı yeşil pasaport hakkında Erzurum Valiliği iptal kararı aldı

Fethullah Gülen’in 1990 yılında aldığı hususi damgalı (yeşil) pasaportun usulsüz yöntemlerle alındığı tespit edilerek Erzurum Valiliği tarafından iptal edildiği öğrenildi. Gülen’in yeşil pasaport almasının yasal dayanağı olan yazının, özlük dosyasının içeriğine uymadığı, bu nedenle işlemin baştan yok hükmünde olduğu belirtildi. Alınan bilgiye göre, Gülen’in yeşil pasaport almasının yasal dayanağı olan 07 Kasım 1990 tarih ve 39548 sayılı yazının içeriğinin Gülen’in özlük dosyasının muhtevasına uymadığı ve gerçeği yansıtmadığı Diyanet İşleri Başkanlığınca tespit edildi.

‘ZATEN YOK HÜKMÜNDE’

Müfettişlerce yapılan inceleme neticesinde Gülen’in 5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-4’üncü maddesine göre yeşil pasaport alması şeklindeki idari işlemin baştan itibaren yok hükmünde olduğu, bu nedenle Pasaport ve Güvenli Belge Daire Başkanlığınca ilgilinin zaten yok hükmünde olan pasaportunun iptali ile ilgili gerekli işlemlerin yapılması gerektiği kanaatine varıldı. Bu nedenle ilgilinin yeşil pasaportunun Erzurum Valiliğince iptal edildiği öğrenildi. Diyanet İşleri Başkanlığınca Gülen’in özlük dosyasında yapılan incelemede; bahse konu yazının dosyada bulunması gereken paraflı nüshasının bulunmadığı 18 Mart 2014 tarihinde tutanak altına alındı.

1990 yılına ait giden evrak kayıt defterinin 682’nci sayfasında yapılan incelemede evrak kayıt, sayı ve tarihinin doğru olduğu ancak ilgi (c) sayılı yazı ile gönderilen evrakın içeriğinin Gülen’in özlük dosyası içeriğine uymadığı ve gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığı belirtildi. İncelemeyle ilgili, "Çanakkale İl Müftülüğünde vaiz olarak görev yapmaktayken 20 Mart 1981’de istifaen görevinden ayrılan Fethullah Gülen’in istifa ettiği tarih itibariyle kadrosunun 6, müktesep derecesinin 6, kademesinin 7 olduğu, emsallerinin ise 11 Nisan 1981’de Resmi Gazete’de yayımlanan 15/04/1989-366 sayılı KHK ile yürürlüğe giren gösterge tablosunda 6. derece 7. kademenin gösterge karşılığı olan 4. derecenin 1. kademesine tekabül ettiğinden ilgilinin o günkü durumunun 5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-4’üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir." değerlendirmesinde bulunuldu.

Resmi kayıtlarda görülen ve o tarihlerde 5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-4’üncü maddesine göre hususi damgalı pasaport alan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın emekli personelinin örnek pasaport dosyalarındaki resmi yazılarla aynı yetkili kişi tarafından imzalanan resmi yazıya göre işlem yaptıkları belirlenen personel hakkında soruşturma yapılmasına gerek olmadığına karar verildi.

FETHULLAH GÜLEN KİMDİR?

Muhammed Fethullah Gülen (d. 27 Nisan 1941; Pasinler, Erzurum, eski imam, vaiz ve yazar. 50’yi aşkın kitabı, çeşitli dergilerde makaleleri ve birçok vaazı yayımlanmıştır. Arapça, Farsça ve Osmanlı Türkçesi bilmektedir. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın kurucuları arasındadır ve vakfın onursal başkanıdır.

ABD’YE NE ZAMAN GİTTİ?

1999 yılı Mart ayında 28 Şubat süreci’ndeki Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi atmosfer sebebiyle Amerika Birleşik Devletleri’ne giden Gülen, o tarihten bu yana ABD’nin Pensilvanya eyaletindeki bir kasabada yaşamaktadır.Fethullah Gülen, İslam’ın Sünni-Hanefi görüşlerini Said Nursi’nin görüşleri ve kitapları Risale-i Nur ışığında günümüze göre tekrar yorumlayan bir İslam düşünürüdür. Bu yorum ekseninde oluşan Gülen Hareketi’nin fikrî önderidir. Eğitim ve dinler arası diyalog konusundaki uygulama ve fikirleri nedeniyle aralarında filozof ve sosyal bilimcilerin de bulunduğu kişiler tarafından çağdaş İslam düşüncesine yön veren önemli bir düşünür olarak kabul edilmektedir.

28 Şubat süreci devam ederken 1999 yılı Haziran ayında ulusal televizyon kanallarında yayınlanan bazı video görüntüleri Türkiye’deki, laik düzen yerine şeriata dayalı bir İslam devleti kurmak için taraftarlarını teşvik ettiği suçlamalarına neden oldu. Bunun üzerine, 22 Ağustos 2000 tarihinde aleyhinde dava açılmış, 2006 yılında bu davadan cürüm ve şiddete başvurarak teşekkül oluşturduguna dair delil olmadığından beraat etmiş, bu karar 2008 yılında Yargıtay Ceza Genel Kurulunca oybirliği ile onanmıştır.

Fethullah Gülen, 2008 yılının Haziran ayında Foreign Policy ve Prospect dergileri tarafından oluşturulan Dünya’nın ilk 100 entelektüeli listesine alınmış ve internet üzerinden gerçekleştirilen ortak anket sonucunda birinciliğe seçilmiştir. Ayrıca 2013 yılında Time dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri olarak gösterilmiştir

FETULLAH GÜLEN DOSYASI : Fetullah Gülen’in Sağlığına ABD İyi Geliyormuş


Fethullah Gülen, Hükümet ile aralarındaki soğuk savaşın bir temele dayanmadığını vurguladığı açıklamasında, "Neden ABD’de sürgün hayatı yaşıyorsunuz?" sorusuna ise "Sağlığım açısından burada yaşamak bana daha iyi geliyor” yanıtını verdi.

Fethullah Gülen, hükümetin kendilerini muhalif olarak görmeye başlamasının hiçbir temele dayanmadığını söyledi. Gülen, "Neden ABD’de sürgün hayatı yaşıyorsunuz?" sorusuna ise "Sağlığım açısından burada yaşamak bana daha iyi geliyor” yanıtını verdi.İtalya’da yayınlanan La Repubblica gazetesine konuşan Fethullah Gülen, "Belki de birileri yolsuzluk olaylarının yönünü siyasi güç savaşına çevirerek avantaj elde etmek istiyor" dedi.”Yolsuzlukların” başka demokratik ülkelerde de yaşandığına dikkat çeken Gülen, "Ancak onlar, bunu darbe veya ihanet olarak nitelendirmek yerine sorumluları yargıya sevkediyor" ifadesini kullandı.

Gülen "Neden ABD’de sürgün hayatı yaşıyorsunuz?" sorusuna ise "Sağlığım açısından burada yaşamak bana daha iyi geliyor. Maalesef hakkımda iftiralar çıkıyor ama doktorumun tavsiyesi ile burada kalmayı tercih ediyorum" yanıtını verdi.Fethullah Gülen, Türkiye’ye dönmesinin zaten gergin bir durumu daha da kötüleştirmek için bir fırsat olarak kullanılmasından endişe duyduğunu da söyledi.

FETULLAH GÜLEN DOSYASI : Gülen’e Amerikan istihbaratından MİT uyarısı


Fetullah Gülen’e ait olduğu iddia edilen yeni bir ses kaydı daha yayınlandı.

Video paylaşım sitesinde yayınlanan ses kaydında Fetullah Gülen Cemaati ile yabancı istihbarat teşkilatlarının yakın ilişkide olduğu iddia ediliyor.
Ses kaydında, Cemaat’in en etkili isimlerinden Mustafa Özcan olduğu iddia edilen kişinin Gülen’e, Pensilvanya’da Milli İstihbarat Teşkilatı’nın faaliyetleriyle ilgili uyarılarda bulunuyor.

Mustafa Özcan olduğu iddia edilen isim, Amerikalı istihbarat elemanı ile Almanya’da yapılan görüşmede kendilerine MİT’in Pensilvanya’daki çiftliği takibe aldığı uyarısı yapıldığını bildirerek Gülen’den, Cemaat elemanlarının daha dikkatli olmalarınının istendiği ifade ediliyor.

Cemaat’in yabancı istihbarat teşkilatlarına Türkiye’nin sırlarını vermeleri karşılığında koruma temin ettikleri iddia ediliyor. Youtube’da Mehmet Özçelik isimli kullanıcı tarafından paylaşılan telefon görüşmesi esnasında MİT için "Doktor Sinan’ın şirketi" ifadesi kullanılırken Doktor Sinan kod adıyla anılan ismin de Cemaat’in MİT sorumlusu olan M. K. olduğu iddia edildi. Almanya’da görüşülen Cemaat elemanı için de Özbek kod adı kullanılıyor.

10 Ekim 2013 tarihli ses kaydı:

M.Ö: Bu Özbek dostumuz varya efendim.

F.G: Evet, biliyorum.

M.Ö: O, bu şeye gitti, sizin oradaki yetkililerle. Bu Almanya’da görüştüler. Zaman zaman görüşüyorlarmış bu şeyle ilgili. Bizim Doktor Sinan Bey’in şirketi varya efendim…

F.G: Evet, evet…

M.Ö: O şirket oraya, onların da dikkatini çekecek şekilde, bazı elemanlar göndermişler. Onun için, orada oturan, orada görünen Türklerin, yani sizn oraya giriş, çıkışlarına biraz daha dikkatli olmalarını şöyle bir şey yapsak, iyi olur dedi.

F.G: Almanya için değil mi?

M.Ö: Değil efendim, sizin orayla ilgili. Oranın yetkililerinin dikkatini çekmiş.

F.G: Evet, pekala.

FETULLAH GÜLEN DOSYASI : Fethullah Gülen’in Ailesi’nden çok sert basın açıklaması


Fetullah Gülen’in yeğeni Kemal Gülen "Hocaefendiye ve onu sevip takdir eden camiaya karşı devlet imkânları ile akıl almaz bir linç kampanyası yürütülüyor.é diye konuştu.

Fethullah Gülen’in yeğeni Kemal Gülen,

"Üç ayı aşkın bir süredir Hocaefendiye ve onu sevip takdir eden camiaya karşı devlet imkânları ile akıl almaz bir linç kampanyası yürütülüyor. Bu kampanya bizzat ülkenin başbakanının yönlendirmesi ve teşviki ile gerçekleşiyor"

Fethullah Gülen’in yakınları İstanbul’da bir araya gelerek, Gülen’e destek toplantısı gerçekleştirdiler. Aile adına açıklama yapan Fethullah Gülen’in yeğeni Kemal Gülen, üç ayı aşkın süredir Fethullah Gülen’e ve onu seven camiaya karşı linç kampanyası yürütüldüğünü söyledi. Kemal Gülen, "Bu kampanya bizzat ülkenin başbakanının yönlendirmesi ve teşviki ile gerçekleşiyor. Akl-ı selim herkesin ittifakı ile öfke tarafından esir alınmış bir iktidar aklı vardır bugün Türkiye’de. Bazı insanlar bu aklın yönlendirdiği sele kendilerini kaptırmış ve onlar da öfkenin, nefretin esiri olmuştur. Sağduyu ve vicdan işlemez hale gelmiştir. İktidar partisinin kullandığı kırıcı ve yıkıcı siyaset dili kitleleri birbirlerine karşı ötekileştirmiş ve kutuplaştırmıştır. Maalesef bu süreç bütün hızıyla devam etmektedir" dedi.

"İFTİRA KAMPANYASI"

Kemal Gülen, herkesin gözü önünde cereyan eden bu süreçte öfke ile sarf edilen sözlerin, TV ekranları önündeki seyircilerin yüzünü kızarttığını belirtti. Gülen, "Evet, devlet imkânlarını tepe tepe kullanarak yapılan ve dokunulmazlık zırhı arkasına sığınılarak icra edilen kara propaganda vicdanları yaralıyor, yürekleri dağlıyor. Ailesi olarak biz de soruyoruz: siz hangi hakla devletin medya gücünü, emniyet güçlerini arkanıza alarak yalan ve iftira kampanyası düzenliyorsunuz? Kimin vergisini kimi yok etmek için kullanıyorsunuz" şeklinde konuştu.

Kemal Gülen, Türkçe Olimpiyatları’nın yasaklanmak istendiğini de ifade ederek, şöyle devam etti:
"Dünya çiçeklerini ve bahçıvanlarını düşman ilan eden kindarlar Türkçe şölenlerini de yasaklamak istiyorlarmış. Misafirperliğin bu kadarına pes doğrusu. Öncelikle stadyumlar, salonlar milletin vergisi ile yapılmış kurumlardır. Siz kimin malını kimden kaçırıyorsunuz, gerçekten anlamakta zorlanıyoruz. Türkiye sevdalısı bu kadar insanın yetişmesi neden zorunuza gidiyor bir anlayabilsek. Velev ki zorbalıkla bu kurumların kapılarını milletimize açmadınız. Şöleni tertip edenlere buradan sesleniyoruz, biz aile olarak söz veriyoruz ki tarlarımız bahçelerimiz evimiz neyimiz varsa şölen yapmanız için hepsi emrinize amadedir."

Fethullah Gülen’in kardeşleri de, toplantının ardından gazetecilere yaptıkları açıklamada, Gülen’e karşı son dönemde yöneltilen saldırıları kınadıklarını söylediler.

FETULLAH GÜLEN DOSYASI : Mehmet Kırkıncı Hoca’dan o röportaja yalanlama !


Bediüzzaman Said Nursi’nin talebelerinden Mehmet Kırkıncı Hocaefendi ile ilgili bir yalan haber daha… Kırkıncı’nın Fethullah Gülen’le ilgili, "Hep iyi işler yaptı. Risale-i Nur ışığında yürüdü. 50 yıllık süre içerisinde Allah O’na hiç yanlış yaptırmadı" dediği iddia edildi. Ancak, mehmedkirkinci.com’dan yapılan açıklamada bu röportaj yalanlandı.

Bediüzzaman Said Nursi’nin talebelerinden Mehmet Kırkıncı Hocaefendi ile ilgili bir yalan haber daha yapıldı. Yapılan röportajda, Kırkıncı Hoca’nın Dr. Ali Bayram’a Fethullah Gülen’le ilgili, "Hep iyi işler yaptı. Risale-i Nur ışığında yürüdü. 50 yıllık süre içerisinde Allah O’na hiç yanlış yaptırmadı" gibi ifadeler kullandığını iddia edilmişti.

Mehmet Kırıkıncı’nın resmi sitesi mehmedkirkinci.com’dan "Tavzih" başlıklı açıklama şöyle:

Bir kaç gün önce Dr. Ali Bayram ziyaretime geldi. Sohbet sırasında Fetullah Gülen Hocaefendi hakkındaki kanaatimi sordu. Ben de kendisine, elli yıldan fazla bir zamandan beri tanıdığım hocaefendi hakkındaki kanaatlerimi beyan ettim. Bu konuşmalarımız günlük siyasi atmosferle alakadar olmayıp tamamen sohbet mahiyetindeydi. Sohbetimizin siyasi bir röportaj ve hükümetimiz aleyhinde bir siyasi beyanat gibi yayınlanmasından ve sohbet sırasında ifade etmediğim bazı cümlelerin bana aitmiş gibi neşredilmesinden cidden rahatsız oldum. Efkârı umumiyeye arz ederim.

FETULLAH GÜLEN DOSYASI /// PROF. DR. AHMET KELEŞ : Dinlemelerin tüm databankı Gülen’in kasasındadır


Cemaatin hizmetinde 25 yıl bulunan akademisyen Prof.Dr Ahmet Keleş hizmetini bilinmeyenlarini anlattı. Keleş TVNET’te yayınlanan programda birbirinden ilginç konular dile getirdi. Keleş tüm dinlemelerin kasasının Gülen’de olduğunu ve anahtarının sadece onda olduğunu söyledi.

Cemaatin flaş ismi Prof.Dr Ahmet Keleş TVNET yayınına katıldı. Keleş, Ferhat Ünlü’nün moderatörlüğünde, Abdurrahman Şimşek’le birlikte hazırladığı Haber-Analiz programında katıldı. Keleş Fetullah Gülen grubu içinde geçen 25 yılda yaşadıklarını anlattı. İşte o flaş açıklamalar

GÜLEN KENDİNE AMADE BİR CEMAAT KURDU

Hocaefendi ta başından beri hizmeti, devleti ele geçirmek için kurmuş. Gülen, Türkiye’yi bir devlet olarak masaya yatırıyor. Bu devlet ele geçirilmek istenirse nasıl ele geçirilir planı içerisinde çalışıyor. Bu kurumlar neler olabilir. En önemli askeriyeden emniyetten yargıdan bunları önem sırasına göre koyuyor. Önem sırasına göre bir hareket planı var. Buna göre de biz ilgilendiğimiz öğrencileri daha ilk eve aldığımız günden itibaren Gülen’e bağlı ve Gülen’e odaklı yetiştiriyoruz. Gülen’in planlamasıyla kaç tanesi emniyete yönlendirilecek kaç tanesi yargıya yönlendirilecek, bütün bu hayati alanlarda bu öğrenciler yönlendirilir. Geriye kalan 3’lük 2’lik Birliklerde ilahiyat imam hatip gibi oralarda da bulunsunlar anlamında diye yönlendirilir.

GÜLEN DIŞINDA BAŞKASININ DİNİ ÖĞRENMESİNE GEREK YOKTUR

Ferhat Ünlü:Dini meselelere daha mı az önem verilir?

Daha az önem verilmesi şuradan Hoca var yetiyor zaten. Dinin hepsi o. Başka kimsenin öğrenmesine gerek yok. Hizmetin içinde tırnak içinde söylüyorum "en önemsiz en itibarsız değersiz" olanlar imam hatip ilahiyat alanıdır. Yapı böyle oluşunca Gülen bunun arşivini tutuyor. Birinci sınıfa geçem şimdi kaça geçti arkan kimler girdi. Bu bir süreç olarak devirdaim yapıyor. Öğrenciler tamamen buna göre yönlendiriliyor. Gülen bu öğrencilerin ne olursa öğrencilere fayda vereceğine bakmıyor. Şuanda nerede bu yetenekte zekada birine ihtiyaç var işte adliyede hukuka sevk ediyor. Nerede ihtiyaç var askeriyede oraya sevk ediyor.

GÜLEN DÜŞÜNEN DEĞİL MEKANİK KAFA İSTER

Gülen zeki, yorum sahibi, entellektüel aydın böyle insan istemez. Mekanik kafa ister. Mekanik kafa ile itaat eden insanlar ister. Dolayısı ile ne kadar bağlıysanız o kadar işe yarıyorsunuzdur. Öyle olunca o çark Gülen’in istediği gibi yürüyor.

DATABANK PENSİLVANYA’DA

İstihbarata gelelim şimdi. Bunlar toplanıldı çok güçlenildi. Telefonları dinleniyor, daha modern cihazlar alındı. Biz şahit olduk. Çok mahrem konular gelirdi. Gülen’e raporlar verilirdi. Mesul yetkililere ulaşmadan Gülen’e gelirdi bu raporlar. Bütün arşiv Gülen’in kasasındadır. Databank Gülen’dedir. Burada (Türkiye’de) Gülen’in hasırlı odasındaydı. Şimdide Pensilvanya’daki odasındadır. Gülenden başka kimse cemaatin bütün fotoğrafını bilmez, bilmesi imkan dışıdır.

KASANIN ŞİFRESİ KRİPTOLANMIŞ

Gülen’in kasasındadır tüm bilgiler. O kasının şifresini bir kendi bilir. Herhangi bir durumda o kasayı açabilmesi için yine kendisinin bildiği 3 kişi vardır. O 3 kişi birbirini bilmez. O şifrenin 3’de birini her birine verir yani kriptoludur. Hiç kimse tek başına gidip o kasayı açamaz yani.

FETULLAH GÜLEN DOSYASI /// YENİ AKİT GAZETESİ /// HACI YAKIŞIKLI : Gülen’in yeni adresi Avustralya


“Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat” edebiyatımızda Batılı tarzda yazılmış ilk aşk romanıdır. Tabii yerseniz! Paris’e gidip gelmiş Jöntürk’ler kalem alıp defteri doldurmuş, al sana roman demiş! Bir de sıkıcılar ki sormayın, okuyana kadar canınız bile çıkmıyor; o kadar kötü yani! Günümüzdeki “Camia ve CHP aşkı” bu romanın unsurlarına benziyor. Mesele % 1’lik oy potansiyeli değil, mesele kime âşık olduğunuz!

Uzatmadan direkt giriyorum. Gülen, ABD’den ayrılmak zorunda kalırsa ikinci adres olacak Avustralya her şeyiyle küçük Amerika! 25 milyar dolar onlara iyi rakam! ABD denilen emperyal illet, el attığı hiç kimseden bütünüyle vazgeçmez. Öcalan’ı Türkiye’ye teslim edip, Bahçeli’nin teminat imzasıyla İmralı’da tutması örneği çok çarpıcı! Avustralya; İngiltere’nin kültürel dezenformasyona uğratarak ABD’leştirdiği topraklar! ABD’de ne varsa Avustralya’da aynısı var. Gülen’in ABD’de neyi varsa Avustralya’da aynı teşkilat var! Rusya ve müstemlekelerinde duramaz; Orta Asya Cumhuriyetleri zor! Afrika’da oturmuş siyasi dengeler yok, kontrol üssü olmaz! Türkiye’ye bir gün dönecek olan Gülen, kısa vadede bunu yapmaz. Zira kısa vadede, özellikle 30 Mart’tan sonra esecek olan asıl fırtına camianın kendi iç gücünden değil, onu vasıta kılanların Türkiye üzerindeki gövde gösterisinden kaynaklanacak. Gülen tüm hücreleriyle resmen siyaset arenasında! Siyaset bir yanıyla hiledir, hile varsa denge de vardır. Değişen “konjonktürel” dengenin olduğu yerde statüko kaçınılmazdır! Kendi içimizdekiler de dahil bütün “sistematik statü” düzenlerine karşıyım!

İnsanlar İslam âlimi Gülen’e değil, dış güçlerle ittifak yaparak Türkiye üzerinde planlar kuran Gülen’e karşı geliyorlar. Bu da onun âlim sıfatını sıfırlıyor! Dünyadan el etek çekip münzevî bir hayat yaşadığı tamamen şehir efsanesi! Zaman’daki röportajında Susurluk’tan futbol topuna kadar her şeye hâkim(!) olduğu görülüyor. Dünyaya ait ne varsa masaya seriyor. Yatak odasında poz verip fotoğraf çektiriyor. Küçücük bir yatakta yatmanız, millete planlar yapmanıza engel teşkil edecekse, Allah aşkına o yataktan kalkmayın! Mecazî anlamda diyorum. Ölüm, statükoyu bitirmez; sadece aktörleri değiştirir! Gülen kendi senaryosunun aktörü değil! Bekle Sydney, misafir “tek ceket”iyle gelebilir!

Gülen öyle siyasi bir dil kullanıyor ki âdeta Süleyman Demirel’in ruh ikizi! Röportajda söylediklerinin çoğu doğru, ancak bunları fiiliyatta uygulamıyor. Taktik müthiş değil mi? Bizim tasdik edeceğimiz şeyleri bir bir anlatıyor, sahabelerden örnek veriyor! Hz.Ömer’den bahsedip Lawrence’nin ruhuna fatiha okutuyor! Türkiye’de hak ve özgürlükler daraltıldı diyor. Başörtü hakkı serbest kalınca bazılarının özgürlüğü değil ama kalbi daralmış olabilir! Özgürlükler daralmıyor; sizin statünüz daralıyor! Bu daralma esnasında bağıranların sesleri Taksim’de atılan molotoflara karışıyor!

TÜRK OKULU DİYE BİR OKUL VAR MI?

“Bir yere ki dendi mi Türk beldesi; gözüm al bayrak arar, kulağım ezan sesi” mısraları Türk kavramının İslam’dan ayrı düşünülemeyeceğini belgeler! Gülen okullarının eğitim sistemiyle ilgili toplum hiçbir şey bilmiyor. Kur’an var mı, Türkçe var mı? Daha önce sorduğumuz sorulara camia içinden aldığımız cevaplar eğitim dilinin İngilizce olduğu ve Kur’an eğitiminin ders olarak verilmediğiydi. O zaman siz “Okullarımızda Türkiye markasını kullanıyoruz, ama eğitim dilimiz İngilizce; ‘din’ anlayışımız ise diyalog ve çokkültürlülük” derseniz işte o zaman inandırıcı olursunuz! Gülen’in dediği gibi bu okulların kimseye zararı olmayabilir. Peki Türkiye’ye yararı ne? Ümmet bu okullardan ne gibi bir fayda sağladı? Cevap yok! Sadece Türkçe Olimpiyatları yapıldı, orada da Kur’an hafızları değil, Tarkan ve Rihanna’dan “şıkıdım şıkıdım” şarkıları çalındı! Büyük hizmet, yaşasın Kraliçe II. Elizabeth! Mâlum, Avustralya’nın sembolik başkanı 87 yaşındaki bu kadın!!

TÜRK KOLEJİYDİ, ECNEBİ KOLEJİ OLDU!

Avustralya’dan bahsediyorduk öyle ya! Burada 17 sene “Şûle Koleji” ismini taşıyan ‘camia’ okulu aldığı kararla ismini “Amity College” olarak değiştirdi. Okul müdürü şöyle diyor: “Zaten okulumuzun % 70’i yabancı öğrencilerden oluşuyor. Türkçe isim kuşatıcı değil, biz de İngilizce isim koyduk” Bu arada; İngilizce’de dostluk anlamına gelse de Wikipedi’ye göre ‘iki büyük mason locası’nın arasındaki dostluğa da “Amity” ismi veriliyor!

Demeden edemeyeceğim: Tayfun Talipoğlu “30 Mart’ta AK Parti % 29 oy alacak” demiş! İnsanoğlu beyninin sadece yüzde 5’ini kullanırmış, bazıları zahmet edip onu da kullanmıyor! Alışık değilsiniz biliyorum ama, artık milletin hür iradesine saygı duyun!

%d blogcu bunu beğendi: