Etiket arşivi: DUYURU

DUYURU /// EMEKLİ KORGENERAL OSMAN PAMUKOĞLU : CUMHURİYETİ SAVUN !.


7 Ağustos 2014

Memleketi rüşvet bataklığı, yolsuzluk rezaleti, kamu malı arpalığı, yağma ve soygun savaşları, örümcek ağı gibi sarmış durumda..

Toplum birbirine amansızca düşman haline dönüştürüldü ve halkın eğitimsiz bırakılan tabakaları uyutuldu..

Türk milleti belirgin bir çözülme ve bölünme süreci yaşıyor..

Ulusal bilince nüfuz etmiş olan uşaklık ruhunun bir an önce sökülüp atılması kaçınılmaz işlerden biri haline geldi..

İmralı’da bulunan yılanın ıslığı hiç kesilmiyor! Şimdi de “Sabır taşım çatlamak üzere, müzakereler bir haftayı geçmeden başlasın.” buyuruyor. (AKEPE ve CHP ortaklığıyla çıkarılan 6 maddelik bölünme yasasını bir an önce işletin, tepemi attırmayın diyor.)

Tunceli’nin bir mezrasında kamp kurmuş olan PKK’lılar eğitim esnasında mayın ellerinde patlayıp, biri ölüp üçü yaralanınca 112’yi arayıp acil yardım istiyorlar, ambulans ve ilk yardım ekibi koşa koşa yanlarına gidiyor! Ekip pansuman yapıp dönüyor. Peki sonra, bölgedeki sivil ve askeri bürokratlar ne yapıyor? Her zaman olduğu gibi aval aval bakıyorlar..

Urfa Ceylanpınar’da PKK’lılar sınır üzerinde üç askeri şehit ettiler. PKK alenen “ben yaptım” demesine rağmen, bunu bile kaçakçılara yüklemeye çalışıyorlar. Neymiş, çözüm süreci kesintiye uğramasınmış!.

Türkiye rüzgarlı ve olaylara gebe karanlık bir geceye doğru hızla sürükleniyor. Gelecek de neler olacağını öngörmek için kahin olmaya gerek yok. Beyni felce uğramış bir devletin çöküşü kaçınılmazdır..

Ülkenin her geçen gün daha da büyük tehlikelere sürüklenmesinin sebebi, mevcut olan derebeylik siyasi düzendir. Siyaset doğumdan ölüme hak mücadelesidir ama ne var ki halkın büyük bir bölümünde bu bilinç yoktur..

Kötü gidişi tersine çevirecek olan tek umut, gençlerin bağımsızlık tutkuları, aşırı gururları, ateşli yapıları ile, kalıpları reddeden ve yenilik arayan ruhlarıdır..

“Her şeyin fiyat ve değer ilişkisi vardır. Fiyatı olmayan, ikame edilemeyen, eşdeğeri olamayan ise onurdur.” (Kant)

YAŞASIN VATAN YAŞASIN TÜRK MİLLETİ

Osman Pamukoğlu
Hak ve Eşitlik Partisi
Genel Başkanı

DUYURU /// CHP MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART : “Şaibeli ve Gizli” İli şkileri Olan Bir Cumhurbaşkanı Adayı….


8 Ağustos 2014

Basın Toplantısı Metni ;

(Konuşmaya esas metin)

“Şaibeli ve Gizli” İlişkileri Olan Bir Cumhurbaşkanı Adayı….

(I) Türkiye Cumhuriyeti Yurttaşları arasında “Sünni, Alevi, Zaza, Kürt, Türk, Laz….” diye gruplandırma ve sıralama yapan bir aday…..

“Affedersiniz bana Ermeni bile dediler….” diyerek, nefret ve ayırımcılığa dayalı olan zihniyetinden kurtulamadığını bir kez daha ifade ve itiraf eden bir aday….

Recep Tayyip Erdoğan’ın bâriz vasıflarından söz ediyoruz. Recep Tayyip Erdoğan’ın 10-11 yıldan bu yana uyguladığı politikalar, Türkiye’nin toplumsal barışını tehdit eder hale gelmiştir. R.T.Erdoğan ; Orta Doğu coğrafyasındaki çatışma ortamını körükleyen ve buradan siyaseten nemalanmak isteyen bir “siyasi vakadır”.

Ayırımcılık, nefret dili ve hamasetten beslenen bu anlayış; Recep Tayyip Erdoğan’ın ve aile bireylerinin doğrudan ve dolaylı olarak gerçekleştirdikleri yolsuzlukların ve hukuksuzlukların üstünü örtmek için; kutuplaşma siyasetini yöntem ve araç olarak kullanmıştır.

(II)Bir Diğer Önemli Vakıa;

(1)Recep Tayyip Erdoğan ve aile bireyleriyle ilgili yolsuzluk bulguları….

Recep Tayyip Erdoğan ile 1 ve 2. dereceye kadar kan ve sıhri akrabalığı bulunan kişiler hakkında; 3628 sayılı Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele yasasına muhalefetten dolayı yapılmış olan suç duyuruları vardır.

Bu suç duyurularına konu olan iddialar hakkında, bugüne kadar kamuoyuna hiçbir tatminkar açıklama getirilememiştir.

(2) TÜRGEV İlişkileri-Rüşvet Havuzu….

(3) İsviçre Bankalarındaki hesaplar…..

(4) Üsküdar – Bağlarbaşı’nda – Kısıklı’daki taşınmazla ilgili gelişmeyi ve yeni bir bulguyu kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz;

Sorun şudur; Recep Tayyip Erdoğan’ın aile bireyleriyle birlikte yaşamını sürdürdüğü Üsküdar-Bağlarbaşı-Kısıklı’daki taşınmaz, mevcut tapu kayıtları öncesinde Kime/Kimlere aitti?

Bu taşınmaz , Recep Tayyip Erdoğan’a ne yolla intikal etti?

Bu taşınmaz , Cemal Sarıca isminde bir kişiye ait iken, miras yoluyla eşi Flor Tortor ve devamında da kızı Elizabeth Tortor’a neden intikal etmemiştir?

Öncesinde Cemal Sarıca’ya ait olan bu taşınmaz hakkında, Milli Emlak Müdürlüğü kayyum tayini ve müteakiben de gaiplik davası açmış mıdır

Bu davanın sonucunda, taşınmaz “gaiplik kararıyla” Hazine’ye ve müteakiben de Belediye’ye intikal etmiş midir?

Bu taşınmazın Recep Tayyip Erdoğan’a intikali öncesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyet durumu nedir?

(III) Cumhur’un ve Devletin Başı, Silahlı Kuvvetlerin Başkomutanı olma vasıflarını bünyesinde barındırması gereken R.T.Erdoğan’da bu vasıfların hiçbirisi mevcut değildir.

Aksine, toplumsal barışı sabote eden, anayasal kurumları çatışma içine sokan ve bu Kurumların işlevini kaybetmesine yol açan politikaları 10 yıl boyunca uygulamıştır.

Mal varlığını edinme yolları şaibeli olan, rüşvet ve yolsuzlukla Mücadele Yasasına muhalefet ederek 1 ve 2. Derece akrabalarına haksız kazanç sağlayan , garip-gurebanın, öksüz ve yetimlerin hak ve hukukunu gasbeden ;

Devlet nüfuzunu kötüye kullanarak, kamu ihaleleri üzerinden ve vakıf ilişkileriyle rüşvet havuzu oluşturan,

İsviçre Bankalarındaki gizli hesaplarla ilgili uluslararası düzeye intikal eden suçlamalara cevap veremeyen, bu konuda dava açmaya cesaret edemeyen ,topluma karşı ahlaki ve yasal sorumluluğunu yerine getiremeyen , yüz kızartıcı nitelikteki suçlamalara rağmen dava açamaz hale gelen,

Toplumu her dönem husumet ve intikam duygularıyla ve ayrıştırarak yöneten ,

Cumhuriyetin kazanımları ve demokrasiyle kavgalı olan bir kişinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olması ;

Türkiye’nin ve Orta Doğunun hayrına olmayacaktır.

Türkiye, “kifayetsiz ve muhteris” bir Cumhurbaşkanı Adayına mahkûm değildir. Geçen 10 yıldaki politikaları, R.T.Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasına engeldir.

Buna karşılık; uluslararası saygınlığı olan; Müslüman dünyada ve uluslararası ilişkilerde kadın hakları, kadın-erkek eşitliği , yoksullukla mücadele konularında ciddi başarılar gösteren ;

Türkiye’yi kucaklayan, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları arasında ayırım yapmayan, toplumsal barışımızı tesis edecek, anayasal kurumlarımızın işlevlerini yerine getirmesini sağlayacak ; Cumhuriyetin kazanımlarına ve demokrasiye sahip çıkan Ekmeleddin İhsanoğlu;

Cumhur’un ve Devlet’in Başı olarak , Türkiye’de; siyaseten de , anayasal olarak da “normalleşme” dönemini başlatacak ehliyet ve birikime sahip olan bir Aday’dır.

AKP’ye oy veren yurttaşlarımızın da dahil olduğu halkımız; engin sağduyusu ve sorumluluk anlayışıyla, bu değerlendirmeyi ve elemeyi yapacak ve Türkiye’de yeni bir dönemi başlatacaktır.

8 Ağustos 2014 basın toplantısı metni şaibeli ve gizli ilişkiler i olan bir Cumhurbaşkanı Adayı.doc

DUYURU : Çok Dikkatli Olun ! /// DOLANDIRICILARDAN YENİ YÖNTEM ! !!


Normal bir indirme sitesi düşünün. Siteye üye oluyorsunuz 1 adet free program indiriyorsunuz. 1 gün sonra mailinize şu mesaj geliyor ;

"Sayın …. ….., sitemizin ana sayfasında 17 punto büyüklüğünde yazılarla sitemizin ücretli oldugu belirtilmektedir. Üyelik kaydı bölümündede abonelik ücreti ödemeleriyle ilgili 13 punto büyüklüğünde yazılarla detaylı acıklamada bulunulmaktadır!

94.55.250.60 ip. numarası üstünden saat 23:31 de 16.12.2010 persembe günü feremek email adresiyle kullanım ve üyelik kosullarını kabul ederek sitemize üye olmus bulunmaktasınız!!

Üyelik anindaki giris sifresinin icerdigi ve toplam 15 gunden sonraki daimi üyelige gectiginizle ilgili uyari mailleri size gelmis olmasina ragmen size sözlesmede vermis oldugumuz 15 günlük iptal hakkından yararlanmadınız….

15 günden sonra sözlesme sartları yürürlüge girerek 1 aylık KDV dahil 99.00TL ücretli aboneligi ödemek durumundasınız! Ekonomik durumu iyi olmayan üyelerimize 3 veya 5 aylik %0 faizli taksitlendirme imkani sunmaktayız (ÖRNEK 99 TL OLARAK – 3 aylik : 33TL x 3ay, 5aylik : 20TL x 4ay + 19TL).

Giris sifreniz üyelik anindan itibaren yaklasik en gec 1 dakika icinde posta adresinize otomatik olarak gelir. Kaybettiginiz veya unuttugunuz durumlarda sizlere mail ve telefon yoluyla her zaman sifrenizi söyleriz. Sifrenizi tekar veriyoruz: “611db1c“.Yaptigimiz ticaret yönteminin yasalligindan kusku duyuyosaniz gördügünüz bu link üzerinden Tüketici hakem heyetlerinin oy birligiyle almis oldugu kararlari ve ücretini ödemiyenler hakkinda cikan icra müdürlügünün belgelerini görebilirsiniz:

http://321indir.com/haber.php

NOT : Sayfamızdakı üyelik paralı olarak sadece 1ayla sınırlıdır!! Bir ayın sonunda bizlerden 11 ay bedava 321indir.com icin erisim hizmeti kazanmaktasınız.Toplam 12 ayın sonunda servisimizden memnun kaldıysanız tekrar abonelik kaydı yapmak zorundasınız.Bizlere telefonla haftaici 10.00-18.00 saatleri arasi ulasabilirsiniz.

Saygı ve sevgiler

MirNet Trakya Medya Team

Sizde bir güzel yiyorsunuz ve 99 TL’ yi dolandırıcılara kaptırıyorsunuz..

Lütfen bu gibi bir mail ile karşılaşırsanız dikkate almadan silin ve kesinlikle cevap vermeyin.

SAVAŞ KIRÇOVALI

ÖZEL BÜRO HACK TİMİ

DUYURU : Turan şehidi Enver Paşa’yı saygı ve minnetle anıyoruz !


DUYURU : 12. Abbasi Konferansı / İstanbul / 12-16 Ağustos 2014


Önümüzdeki günlerde İstanbul’da 12. Abbasi Konferansı var. 12-16 ağustos tarihleri arasında. Konferansın programı ve tebliğ özetleri, aşağıdaki bağlantıda.

http://www.abbasidstudies.org/?page_id=11

DUYURU : 100. Yılında I. Dünya Savaşı Uluslararası Sempozyum


Akdeniz Üniversitesi ile Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi işbirliği ile 12-15 Kasım 2014 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek olan "Savaşan Devletlerin Tarihçilerinin Gözüyle 100. Yılında I. Dünya Savaşı" başlıklı uluslararası sempozyum programı ektedir.

İsmail Ediz

100. Ylnda Birinci Dnya Sava Sempozyumu.pdf

DUYURU : TÜM ÜYELERİMİZİN, RAMAZAN BAYRAMINI İÇTEN DİLEKLERİMİZLE KUTLARIZ


DUYURU /// Sempozyum Çağrısı : Uluslararası Türklerde Tarih Bili nci ve Tarih Yazıcılığı ve Sempozyumu


Sempozyum Çağrısı: Bülent Ecevit Üniversitesi’nde 23 Ekim 2014 – 25 Ekim 2014 tarihinde I. Uluslararası Türklerde Tarih Bilinci ve Tarih Yazıcılığı Sempozyumu düzenlenecektir.

Ayrıntılı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşılabilir.

Sempozyum Bilim Kurulu Adına ;

Yrd. Doç. Dr. Zekiye TUNÇ

Yrd. Doç. Dr. Canan KUŞ

http://karsamsempozyumu.beun.edu.tr/

ÇOK ÖNEMLİ DUYURU : “TÜRKİYE’NİN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ PROJESİ” DEVREYE Mİ SOKULDU ?? / // ÇOK GEÇ OLMADAN HAREKETE GEÇİN


Değerli üyelerimiz,

WIKILEAKS’e sızan bir bilgiye göre AK PARTİ’nin gizli ajandası ortaya çıkmış. İddiaya göre TÜRKİYE’NİN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ PROJESİ kısa zaman devreye sokulacak. Biz aşağıdaki uygulamaları acil olarak BAŞBAKANLIĞA ve ilgili birimlere soracağız. Bu e-postanın bir kopyası devlet birimlerine de gönderilmektedir. Eğer sizler de merak ediyorsanız sormanızı tavsiye ederiz. Eğer lütfedipte bir cevap verirlerse verilen cevapları da sizlerle paylaşacağız.

EK’TE DEVLET YETKİLİLERİNE AİT E-POSTA ADRESLERİ VAR.

İÇİNDE EMNİYET, İÇ İŞLERİ BAKANLIĞI, BAŞBAKANLIK, CUMHURBAŞKANLIĞI, JANDARMA, KARA KUVVETLERİ VE GENELKURMAY BAŞKANLIĞI’na ait e-posta adresleri var.

Eğer bu ülke de özgür bir şekilde yaşamak istiyorsanız, aşağıdaki iddialar şu an için sadece bir iddia bile olsa vatandaşlık hakkınızı korumak ve Atatürk’e, Cumhuriyet rejimine olan sadakatinizi göstermek için bu iddiaları ilgililerine sorun. Eğer sessiz kalırsanız bir sabah uyandığınızda her şey için geç olabilir. Aynen İran’da olduğu gibi.

Eğer İran’da bu süreç nasıl oldu diye merak ediyorsanız lütfen aşağıdaki yazıyı bir okuyun.

İRAN DOSYASI : İRAN DEVRİMİ VE TÜRKİYE BENZERLİĞİ /// Iran devrimini yaşamış bir yaz arın kitabından derlenmiştir (tıklayın)

Sizi bilemeyiz ama biz hemen soracağız.

***

Çok yakın bir tarihte Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığına gönderilen çok özel bir not (KRİPTO) WikiLeaks aracılığı ile sızdırılmış. Şok belgede Adalet ve Kalkınma Partisinin 2015 seçimlerinde elde edeceği büyük çoğunlukla Türkiye dini esaslara dayalı bir yönetime geçeceği iddia edilmiş. ABD Büyükelçisi Francis J. Ricciardone’nin imzasıyla (ABD’nin stratejik çıkarlarına uygun, Kürt sorunu konusunda uzlaşmaya vardığınız anlaşmaya sadık. "İslami bir Türkiye" yorumuyla gönderilen şok belgede, dönüştürme sürecinin yol haritasının şöyle açıklandığı belirtiliyor:

· Önce yeni bir Anayasa süreci başlatılacak. Bu paket en fazla 10 maddeden oluşacak. Paketin esasını Cumhuriyetin temel ve değiştirilemez ilkelerinin yeniden yapımı, başta laikliğin temel dayanağı olan 24 madde olmak üzere laikliğe atıf yapan maddelerin değiştirilmesi,

· Vatandaşlık tanımının yeniden yapılması,

· Ülkenin gevşek bir islami Türk-Kûrt federasyonuna dönüştürülmesi, paketin ana konusunu oluşturacak.

· Anayasa değişikliği içinde başkanlık rejimine geçilecek. Başkana her türlü konuda karar alıp uygulama yetkisi verilecek. İslami amaçları olmayan siyasi parti kurulmayacak.

· Bugünkü ordu yapısı tamamen değişecek, yeni düzen ve küresel amaçlara uygun yeni bir ordu kurulacak.

· Yargıda büyük reformlara girişilecek. Dini kural ve esaslar sosyal esaslara üstün kabul edilecek.

· Bütün okullarda türban serbest bırakılacak. Başını açana bir şey denilmeyecek.

· Ancak kapatmanın dini bir zorunluluk olduğu vurgulanarak ikna yöntemi uygulanacak. Bütün kamu kurumlarında kadınların başını kapatması istenecek. Kapatmayanlar önce ikna edilmeye çalışılacak, yine de kapatmıyorsa kamusal alan dışındaki işlere gönderilecek. Kamusal alanda kadınların başını açması ve genel ahlaka ve islami kurallara uygun olmayan tarzda giysi ile dolaşmaları yasaklanacak. Uymayanlara önce para, sonra hapis cezası öngörülecek.

· Ülke çapında bütün içkili mekânlar dönüştürülecek. Uymayanlar kapatılacak. İçki satanlara ağır cezalar getirilecek. Kamu çalışma saatleri dini ibadet ve saatlere göre düzenlenecek.

· Cuma yine çalışma günü olacak, ancak cuma namazı dolayısıyla 2 saat tatil ilan edilecek. İş yerlerinde vakit namazı kılınması özendirilecek. Namaz kılan personele gereken özen gösterilecek.

· Ülkeye gelen yabancılar da kurala uyacak. Ancak turizm merkezlerinde belirlenen sanırlar içinde her şey serbest olacak.

· Atatürk’ün resmi tüm resmi dairelerden kaldırılacak. Anıt-kabir müzeye dönüştürülecek. Anıtkabir bahçesi ve Atatürk Orman Çiftliği merkezi kurulması için imara açılacak.

· Açık alandaki heykeller kaldırılacak. Bütün resmi daireler ve okullara cumhurbaşkanı ile din büyükleri ve üstatların fotoğrafları asılacak.

· İslam ülkeleriyle çok yoğun bir işbirliğine gidilecek. Dış politikada ABD ile strateji ortaklık daha ileri düzeylere götürülecek. ABD’ye stratejik amaçlı her türlü kolaylık sağlanacak.

· Kadınların çalışma yaşamına girmesini zorlayan koşullar uzun vadede düzeltilecek.

· Kadın çalışmaya gerek kalmadan devletten maaş alacak. Böylece ortaya çıkan iş boşluğu erkekler tarafından doldurulacak, büyük bir istihdam yaratılmış olacak. Kadınlar yalnız hemcinslerinin bulunduğu yerlerde özeI izinle çaIışabilecek.

· Kız çocuklar, okula gönderilmeye gerek olmadan evde uzaktan eğitim görecek. Ekonomik durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarına iş sağlanacak, onlar da okula gitmeden iş yaşamına girebilecek, uzaktan eğitimle yetiştirilecek.

· Eğlence yerleri meskûn mahallin dışına çıkarılacak ve belirtilen kurallara bağlanacak.

· Okullar cemaat ya da özel sektöre devredilecek. Kuran’ı Kerim öğrenilmesi zorunlu olacak. İlkokul birden itibaren zorunlu arapça dersleri konulacak. İlkokul bittiğinde Arapça öğrenmesi sağlanacak.

· Ülkenin bütün kaynak ve zenginlikleri küresel dostların kullanımına ve yatırımına açılacak. Böylece işsize iş sağlanacak, yeni sermayeye geniş alanlar yaratılmış olacak.

· Yeni düzenlemeye karşı çıkanlar hakkında adli takibat yapılacak. Gösteriler en sert biçimde cezalandırılacak.

Sayın Yetkili,

İddialar yukarıda ki gibi. Lütfen açık ve net bir şekilde bilgi alma hakkımız çerçevesinde bu iddiaların doğru olup olmadığı konusunda bilgi veriniz. Lütfen cevabınızda dürüst olun.

Teşekkürler,

ÖZEL BÜRO GRUBU

KAMPANYA : Hayata Bağışa Var Mısın? /// ORGAN NAKLİ İÇİN SEN DE DESTEK OL ///


Beni Hatırlamak İçin ;

Gözlerimi; gün ışığını,bir bebeğin yüzünü, bir kadının gözlerindeki sevgiyi görmemiş bir adama verin.

Kalbimi; kendi kalbi ona acı vermekten başka bir şeye yaramayan birine verin.

Kanımı; bir otomobilin enkazı altından çıkarılmış olan gence verin.

Verin ki; torunlarının oynadığını görene dek yaşayabilsin.

Böbreklerimi; haftadan haftaya yaşaması makineye bağlı olan birine verin.

Kemiklerimi; alın ve sakat bir çocuğun yürüyebilmesinin yolunu bulun.

Eğer birşeyleri gömmeniz gerekiyorsa; hatalarımı, kusurlarımı, insanlara olan önyargılarımı gömün.

Günahlarımı şeytana, ruhumu tanrıya verin.

Eğer yeri gelir de beni hatırlamak isterseniz, bunu size ihtiyacı olan birine yardım ederek yapın.

Eğer tüm bu isteklerimi yapıyorsanız ben sonsuza dek yaşayacağım…

Bir kişiye hayat vermek, bütün insanlara hayat vermeye eşdeğerdir !!!

Hayat vermeye hazırsan ;

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=Mo01RI2-DdU

DUYURU : “I. Dünya Savaşı Sürecinde Ortadoğu’nun Şekillenmesi”


Sempozyum Çağrısı

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Osmanlı Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi (BOTAM) ve Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Derneği (ORDAF)

Uluslararası Sempozyum

“I. Dünya Savaşı Sürecinde Ortadoğu’nun Şekillenmesi”

Anadolu’nun jeopolitiği yaygın deyimiyle Kafkaslar, Balkanlar ve Ortadoğu coğrafyasıdır. Bu coğrafyalardaki toplumlar ve devletler daima birbirleri ile ilişkiler geliştirmişlerdir. Akrabalık derecesine ulaşan bu ilişkiler bazen barış ve bazen de savaş ortamında sürdürülmüştür. Ancak bu coğrafyalar, jeopolitik değeri yüzünden sürekli dış müdahalelere de açık olmuşlardır. Tarih boyunca bu coğrafyanın en az dış müdahaleye maruz kaldığı asırlar Osmanlı asırlarıdır. Ancak Osmanlı Devleti’nin çöküşe başlaması ve son darbe olan I. Dünya Savaşı bu coğrafyaları yeniden şekillendirmiştir. Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika I. Dünya Savaşı’ndan en çok etkilenen bölgeler olmuştur.

Hatta bu coğrafyada tarihte var olamayan yeni yapılanmalar meydana gelmiştir. I. Dünya Savaşı’nın yüzüncü yılında hala istikrarın sağlanamadığı bu coğrafyanın şekillenme tarihinin yeniden yorumlanması bir zarurettir. Bu vesile ile Osmanlı Devleti’nin Dağılma süreci ve bunun Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın şekillenmesine etkileri geçmişte tartışıldığı gibi daha da tartışılmaya devam edilecektir. Bu bağlamda Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Osmanlı Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi (BOTAM) ile Afrika ve Ortadoğu Araştırmaları Merkezi’nin (ORDAF) işbirliğinde 12-14 Aralık 2014 tarihleri arasında “I. Dünya Savaşı Sürecinde Ortadoğu’nun Şekillenmesi” konulu uluslararası bir sempozyum gerçekleştirecektir. Bu sempozyumda “I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin tasfiye süreci ile Ortadoğu’nun şekillenmesini” konu alan bildirilere yer verilecektir.

Sempozyum dili Türkçe, İngilizce ve Arapça olacaktır.

Bu konu ile ilgili özgün çalışmalarınızı ve deneyimlerinizi bizimle paylaşmak üzere siz kıymetli bilim insanlarını aramızda görmek bizi mutlu edecektir.

Sempozyum Düzenleme Kurulu Adına

Prof. Dr. Zekeriya KURŞUN

Doç. Dr. İlhami YURDAKUL

Sempozyum programı ektedir.

I. DNYA SAVAI SRECNDE ORTADOUNUN EKLLENMES.pdf

DUYURU : ATATÜRK Biyografisi’nin yazarı ünlü İngiliz tarihçi-yazar 88 yaşındaki Andrew Mango , bugün hayatını kaybetti.


Andrew Mango

Andrew Mango

ATATÜRK Biyografisi’nin yazarı ünlü İngiliz tarihçi-yazar 88 yaşındaki Andrew Mango, bugün hayatını kaybetti.

Mango’nun Londra’daki evinde yatağında uyurken yaşamını yitirdiği belirtildi. Türkiye ile ilgili araştırmaları ve yazıları ile tanınan İstanbul doğumlu Mango, BBC Türkçe yayınlar servisinin yöneticiliğini de yapmıştı.

Londra’daki School of Oriental Studies’de Farsça ve Arapça öğrenen Andrew Mango, Büyük İskender olayının İslamiyet içinde yer alan biçimleri üzerine yaptığı araştırmayla doktorasını verdi. 1947’de öğrenciyken katıldığı BBC’de 14 yıl boyunca Türkçe Yayınlar bölümünün yöneticiliğinde bulundu.

Burada Güney Avrupa ve Fransızca Yayınlar Müdürüyken 1986’da emekliye ayrıldı. O günden bu yana, bütün çalışmalarını Türkiye ile ilgili konularda araştırmalara ayırdı. Andrew Mango’nun, sık ziyaret ettiği Türkiye ile ilgili ilk yazısı 1957 yılında Political Quarterly adlı dergide yayınlandı. Mango’nun, ‘Modern Türkiye’nin Kurucusu Atatürk’, ‘Sultan’tan Atatürk’e Türkiye’, ‘Türkiye ve Türkler, Türkiye’nin Terörle Savaşı’ ve ‘Türkiye’nin Yeni Rolü’ adlı kitapları bulunuyor.

ÖZEL BÜRO NOTU : ÖZEL BÜRO OLARAK MERHUMA RAHMET DİLİYORUZ. ATATÜRK’Ü DOĞRU BİR BİÇİMDE TÜM DÜNYAYA ANLATTIĞI İÇİN ŞÜKRAN BORÇLUYUZ. NUR İÇİNDE YATSIN.

DUYURU : “Altay Toplulukları : Göçler ve Ulusların Doğuşu” kitab ının ikinci baskısı çıktı


Değerli Üyeler,

18-19 Temmuz 2011 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası “Altay Communities: Migrations and Emergence of Nations” (Altay Toplulukları: Göçler ve Ulusların Doğuşu) Sempozyumu bildirileri, 2013 yılında basılmış ve bilim dünyasının istifadesine sunulmuştu.

İlk baskının kısa sürede tükenmesi üzerine İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İSTESOB) tarafından kitabın gözden geçirilmiş ikinci baskısı bilim dünyasına sunulmuş bulunmaktadır.

Nefis bir kapak kompozisyonu ve mükemmel bir baskı ile bu kitabı bilim dünyasına tekrar sunan İSTESOB yönetimini can u gönülden kutluyoruz. Ayrıca hem sempozyumun organizasyonunda, hem de kitabın basımında büyük gayret gösteren sayın hocamız Prof. Dr. İlhan Şahin’i yürekten tebrik ediyoruz.

Kitabın kapak, önsöz ve içindekiler kısmı ekte verilmiştir.

Selam ve saygılarımla…

Yrd. Doç. Dr. M. Bilal ÇELİK

Sakarya Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Esentepe Kampüsü, 54187, Serdivan, SAKARYA

Tel: 0 264 295 60 23

Fax: 0 264 295 59 50

e-mail: bcelik

kapak.pdf

contents.pdf

introduction.pdf

/// DUYURU /// ERGENEKON SANIĞININ AĞZINDAN “ERGENEKON OPERASYONUNDA CIA’NİN ROLÜ” ///


Ek’te bulunan 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne arz ettiğim savunmamda ABD GİZLİ SERVİSİ CIA’nin ERGENEKON OPERASYONU’na müdahilliğine dikkat çektim.

Dikkatinize sunar, iyi günler dilerim.

Erkut ERSOY

Ergenekon Sanığı

01.06.2012 FADEM.pdf

/// DUYURU /// İNTERNETTEKİ SAHTE ATATÜRKÇÜ HESAPLARA DİKKAT EDİN /// LÜTFEN BİZE İHBAR EDİN / //


SAHTE ATATÜRKÇÜ HESAPLARI LÜTFEN BİZE BİLDİRİN.

***

İHBAR HATTIMIZ AŞAĞIDA …

İHBAR HATTINA GİTMEK İÇİN BURAYA TIKLAYIN.

DUYURU : STRATEJİK İSTİHBARAT adlı bloğumuzun paylaştığımız AK PARTİ ALEYHTARI yaz ılar ve videolar nedeniyle erişime kapandığını öğrendik.


Değerli Takipçilerimiz;

STRATEJİK İSTİHBARAT adlı bloğumuzun paylaştığımız AK PARTİ ALEYHTARI yazılar ve videolar nedeniyle erişime kapandığını öğrendik.

Bazı üyelerimiz bloğa girmek istediğinde ekranda “TİB TARAFINDAN ERİŞİME KAPATILMIŞTIR” yazısı çıktığını bildirdiler.

YENİ BLOGUMUZ AÇILDI : https://stratejikoperasyon.wordpress.com

ÖZEL BÜRO NOTU :

AK PARTİ VE TARAFTARI TÜM KURUMLARA SESLENİYORUZ.

Bİ TARAFINIZI DA YIRTSANIZ ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU GERÇEKLERİ ANLATMAYA DEVAM EDECEKTİR. KEMALİST DURUŞUNDAN VE KİŞİLİĞİNDEN ASLA TAVİZ VERMEYECEKTİR. GEREKİRSE BUNDAN SONRA DA ERGENEKON BENZERİ DAVALARDA HAPİS YATMAYA HAZIRIZ. HATTA BU SEFER PARTİZAN POLİSLERİNİZİ GÖNDERMEYİN, BİR TELEFONUNUZLA AYAĞINIZA KADAR GELECEK KADAR VATANSEVERİZDİR. BUNU DA BÖYLE BİLİN !!!

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

DUYURU : Grup moderasyonuna bakabilecek zamanı müsait gönüllü arkadaşlar arıyoruz.


Değerli ÖZEL BÜRO Üyeleri,

Araştırma konularında bize destek olacak, grup moderasyonuna bakabilecek zamanı müsait gönüllü arkadaşlar arıyoruz.

İsteklilerin www.ozel-buro-istihbarat.com adresimizdeki iletişim bölümünden yada Skype (Private.Post) üzerinden irtibat kurması rica olunur.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

DUYURU : Uluslararasi Sempozyum


Hollanda’ya Türk işçi göçünün 50’inci yılı kutlamaları, Türkiye-Hollanda İlişkileri Sempozyumu ile başladı.

*Merkezi Ankara’da bulunan Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu ile Hollanda Türkevi Araştırmalar Merkezi’nin organizasyonu muhteşem geçti.

*Türkiye’den 60 akademisyenin, Almanya, Ukrayna ve Azerbaycan ve Hollanda’dan 180 konuğun katıldığı sempozyum büyük ilgi topladı.

*Katılımcılara hediye edilen İlhan Karaçay’ın ‘Göçün 50’inci yılı’ kitabı sempozyuma damgasını vurdu.

Sempozyum%20Katilimcilari%202.JPGSempozyum%20katilimcilari%201.JPG2-%20irfan%20Nasrattinoglu'dan%20Veyis%20Gungor'e%20plaket.jpg

AMSTERDAM (ÇAYPRESS),- Hollanda’ya Türk işçi göçünün 50’inci yılı kutlamaları çerçevesinde Amsterdam Vrije Üniversitesi’nde yapılan sempozyum muhteşem geçti.
Hollanda Türkevi Araştırmalar Merkezi ve Merkezi Ankara’da bulunan Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu’nun ortaklaşa organize ettikleri “Hollanda’ya Türk İşgücü Göçünün 50. Yılında Uluslararası Türkiye-Hollanda İlişkileri Sempozyumu ve Karma Türk Sanatları Sergisi”ne Türkiye’den 60 akademisyenin, Almanya, Ukrayna ve Azerbaycan ve
Hollanda’dan 180 konuk katıldı.

Akademisyen, gazeteci, sivil toplum temsilcileri, düşünce ve kanaat önderlerinin bildiri sundukları sempozyum, program açılışı ve protokol konuşmalarıyla başlayıp, beş ayrı oturum halinde icra edildi.

Program’da, T. C. Halk Kültürü Araştırmaları Merkezi tarafından, Hollanda Türkevi Araştırmalar Merkezi Başkanı Veyis Güngör’e Türk kültürüne hizmet ödülü de verildi.

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Türkevi Araştırmalar Merkezi Başkanı Veyis Güngör, 2014 yılının Türkiye ile Hollanda arasında imzalanan ilk misafir işçi anlaşmasının 50’inci yıldönümü ve 2014 yılının aynı zamanda Tüırkiye – Hollanda diplomatik ilişkilerinin de 402’nci yıldönümü olduğuna dikkat çekti.
Güngör konuşmasında,”Bu sempozyumda bir çok katılımcı Türkiye Hollanda ilişkilerine parmak basarken, önemli bir farklılığın da, bildiri sunacak olan bilim adamlarının arasında, Hollanda’da yetişen 3’üncü nesil Türklerin de olmasıdır. Genç akademisyenler Hollanda Türkleri’nin yani kendi sorunlarıyla ilgili bildiriler sunacaklar. Bu sempozyum, bu gençlere böyle bir imkan ve fırsat hazırlıyor. Onları Türk bilim dünyasıyla tanıştırarak, düşüncelerini Türk dünyasına iletme fırsatı veriyor” diye konuştu ve bu sempozyumun aynı zamanda Hollanda Türkleri’nde bir dönüşümün de sembolünü oluşturduğunu belirtti.

Veyis Güngör, İlhan Karaçay’ın, ‘Hollanda’ya Türk Göçünün 50’inci Yılı’ kitabını katılımcılara hediye olarak sunacaklarını belirtti. Karaçay’ın kitabı sempozyuma damgasını vurdu.

Veyis Güngör’den sonra, T. C. Halk Kültürü Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. İrfan Nasrattinoğlu da yapmış olduğu konuşmasında, Kurum olarak yıllardır eski Sovyetler Birliği’ndeki ülkeleri ziyaret edip, o ülkelerde programlar yaptıklarına dikkat çekti ve şöyle devam etti: ”Bir kısım arkadaşlarımız, ‘ Batı ülkelerinde de neden programlar yapmıyorsunuz’ sorusunu yönelttiler. Biz de, Bulgaristan’dan başlayıp, Romanya, Moldova, Belçika ve bugün de Hollanda’da Türk işçi göçünün ellinci yılında bu sempozyumu, Hollanda Türkevi Araştırmalar Merkezi ile birlikte gerçekleştirmekteyiz. Türkiye, Ukrayna, Azerbaycan ve Almanya’dan aramıza katılan akademisyenler göç ve Türk kültürü ile ilgili hazırladıları bildirileri siz değerli sempozyum üyelerine takdim edeceklerdir. Önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın değişik ülkelerinde bu tür çalışmalarımız devam edecektir.”

IMG_3389.JPG

Rotterdam%20Baskonsolosu%20Togan%20Oral.jpgVeyis%20Gungor.jpg

T.C. Rotterdam Başkonsolsu Togan Oral yapmış olduğu konuşmasında, katılımcılara Hollanda Türkleri hakkında spesifik bilgiler sundu. Türkler’in Hollanda’da sayılarının beşyüzbine ulaşmış olduğunu belirten Oral şöyle devam etti: ”Türkler’in Hollanda’da bulunuşlarının 50’nci Yılı. Hollanda’ya gelen insanlarımız Anadolu’da tarladaki işlerini bırakıp bizim şu anda sempozyum yaptığımız bu büyük binaların bulunduğu şehre geldiler. Artık bu insanların üçüncü kuşaktan olan gençlerimiz bugün sizlere bilimsel bildiriler sunacaklar. Bu olay bile tek başına Hollanda’da Türk insanının başarısıdır. Türk Dünyası ulu bir çınardır. Bu çınarın kökleri orta Asya’ya uzanır. Semerkant’a, Buharaya. Bu çınarın kökleri Selanik’ten, Üsküp’ten en önemlisi de Anadolu’dan beslenmektedir. Bu millet berebarinde getirmiş olduğu değerlerle gitmiş olduğu ülkelerin medeniyetinin değerleriyle birleştirip, zenginleştirmekte ve kendine bir yaşam biçimi oluşturmaktadır.

Hollanda’daki insanınımız elli yıl önceki düşüncesi, bir kaç yıl çalışıp hemen geri dönmekti. Üç yıl, beş yıl en fazla. Ancak hikaye böyle gelişmiyor. Türk insanı hırslı, çalışkan. Günde sadece sekiz saat değil belki oniki saat, on altı saat çalışmıştır. Ancak bu noktada bir eksiklik vardır. Ne biz, ne onlar ne de içinde bulundukları ülkelerin bu insanlarla ilgili herhangi bir planları, politikaları olmamıştır. Bunu kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Kimsede bir plan yoktu. Ve şartlar bu insanları buraya adeta mahkum etmiştir. Çünkü sevecekleri torunları burada, çocukları burada. İşte bu gerçeklerden hareketle insanımız daha çok içe kapalı bir hayat tarzı geliştirerek mutlu olmayı denemiştir. Tabiiki bu demek değildirdir, içinde bulundukları toplum ile ilişkide bulunmuyorlar. Diğer ülkelerin diplomatları bizim bu ülkede insamızla ilişkilerimizi adeta kıskanmaktalar. Çünkü Türk devleti artık insanımızla iç içedir. Onların acıları ve sevinçleriyle birlikteyiz.

Hollanda yetkilileri Türkler’in bu organize olmuş halinden gayet memnunlar. Bir eleştiri de var elbette. Türk toplumunun fazla içeri kapanık olması ki, bu yıllar önce Türklerin birarada yaşama refleksinden kaynaklanmaktadır. Ama yeni yetişen genç nesilerimizle, ulu çınarın köklerinden beslenerek, Hollandalı Türkler olarak toplumun içinde hakkıyla yer alacaklardır. Bu yönde örneğin eğitim alanında çok bariz bir gelişme var.

Kızlarımızın yüzde 40’ı üniversite eğitimi almaktadır. Evet bu benzeri toplantılar Hollanda’daki Türk toplumunun gelişimine katkıda bulunmaktadır.’

Sempozyumda bir bildiri sunan Drs. Mehmet Tütüncü de kendi göç hikayesinden örnekler verdi. Tütüncü şunları söyledi: ‘Elli yıllık göçün, kırk yılını bilinçli olarak yaşadım. Göç tarihinin canlı şahidiyim. İlk yıllarda en çok çektiğim zorluk, sokakta Türkçe konuşan kimse yoktu. Sadece annemle, babamla Türkçe konuşuyorduk. Yıkllar sonra Amsterdam Üniversitesine yazıldım. Benim zamanımda Üniversitede okuyan Türk çocuklarının sayısı binde bir di. İki yıl önce Hollanda Türkiye ilişkilerinin 400. Yılını kutladık. Bu çerçevede bir çok etkinlik oldu. Biz örneğin Prens ve Paşa adında bir kitap hazırladık. Göçün 50. Yılında da bu ve benzeri çalışmaların devam etmesi gerekir. Ancak yılın yarısına geldik, ciddir bir etkinlik olmadı. Bugünkü etkinlik, 50. Yıl kutlamalarına örnek teşkil etmektedir. Bunun için İrfan Nasrattinoğlu hocaya bizi böyle bir Sempozyumu organize etmeye teşvik ettiği için kendisine teşvik ederim.’

Sempozyum’da T. C. Lahey Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri Prof. Dr. Mustafa Ünver, “Göç ve Kimlik Bilinci Bağlamında Hollanda’da Din Hizmetleri"; Rotterdam Üniversitesi Öğretim görevlisi Prof. Dr. Özcan Hıdır,"Göçün 50. Yılında Hollanda’da Entegrasyon ve (Dini) Özgürlük Tartışmaları Bağlamında Türkler"; Hacettepe Üniversitesinden Prof.Dr.Meliha Demet Ulusoy “Tarih Bir Anahtar Olabilir mi? Entegrasyon ve Exchange Teorileri Bağlamında Türkiye -Hollanda İlişkilerinin Analizi”; Kastamonu Üniversiteinden Prof.Dr.Ali Rafet Özkan, “Reform Sürecinde Avrupa’da Din Hürriyeti Mücadelesi”; Vrije Universitesi Öğretim Görevlisi Dr. Arslan Karagül ,“Göç ve Hollanda’da Din ve İlahiyat Eğitimi”; Hacettepe Üniversitesinden Yrd.Doç.Dr.Nilüfer Demir ,“Küreselleşme, Çokkültürlülük; Göç ve Çelişkiler”; Almanya’dan Dr. Latif Çelik, “Mehter Müziğinin Avrupa Bando Takımlarındaki İzleri” olmak üzere göç ve Türkiye Hollanda ilişkileri alanında 52 bildiri sunuldu.

Sempozyumda sunulan bildiriler önümüzdeki aylarda kitap olarak yayınlanıp, geniş kitlelere ulaştırılacak.

Program’da ayrıca Cemile Didem Özışık Kahkia, Elif Özdoğlar, Valida Pashayeva, Melek Şahan, Özlem Uslu, Çağrı Yalçın, Funda Yeşilyurt ve Hacer Yılıkoğlu koleksiyonundan oluşan ve Türk halk kültürünü konu alan Karma Türk Sanatları Sergisi katılımcıların beğenisine sunuldu.

http://www.turkevi.org

DUYURU : ADALET BAKANI DİKKATİNE /// Cezaevi’nde çocuk mahkumlara işkence yapılıyor LÜTFEN GEREĞİN İ YAPIN !!!


B-11 adı verilen, Adana Ceyhan M Tipi Cezaevi Çocuk Koğuşu’nda, Pozantı Cezaevi’nde yaşananlara benzer bir şekilde çocukların dövüldüğü, taciz ve tecavüz vakalarının yaşandığı ortaya çıktı.

Adana’da Pozantı cezaevinde çocuklara uygulanan vahşetin ardından bu kez Adana Ceyhan M Tipi Cezaevi’nin Çocuk Koğuşu’nda çocuklara dayak, taciz ve tecavüz vakalarının yaşandığı ortaya çıktı!

CHP Tekirdağ Milletvekili, Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu Sözcüsü Candan Yüceer ile Bursa Milletvekili ve aynı komisyonun üyesi Sena Kaleli, B-11 adı verilen, Adana Ceyhan M Tipi Cezaevi Çocuk Koğuşu’nda incelemelerde bulundu. CHP’li vekiller, buradaki sosyal hizmetler uzmanından, tecavüze uğrayan F.O. hakkında bilgi alırken, diğer çocuk mahkumlar ve ceza infaz memurlarıyla da görüşerek rapor hazırladılar.

Koğuşta şiddet ve tecavüz

Hürriyet’ten Umut Erdem’in haberine göre, raporda, F.O. ve çocuk cezaevindeki diğer koşullar hakkında şu tespitler yer aldı: “F.O. 15 yaşında. Yoksul bir ailenin çocuğu. Okula gitmiyor. Uyuşturucu satmaktan 4 yıl ceza aldı. Olay koğuşta taciz ve şiddetle başladı. Koğuştaki 4 kişi darp edince, ‘Beni koğuştan alın’ talebinde bulundu. Talep kabul görmedi. Daha sonra tuvalette, koğuştaki arkadaşının tecavüzüne uğradı. Kameralara durumu işaretle anlatmaya çalışsa da idare önlem almadı. Koğuşta sürekli şiddet gördü. Son tecavüz olayından sonra bağırınca şikâyetçi oldu ve tek kişilik hücreye konuldu. Burada iki hafta kadar kaldı. Ancak ne psikolojik ne de sosyal bir yardımda bulunuldu. Tecavüz olayı ortaya çıkınca tahliye oldu.”

Cezaeviyle ilgili tespitler

Milletvekilleri, raporda cezaeviyle ilgili şu tespitlere de yer verdi: “Koğuştaki mahkum sayısı 8 ile 20 arasında. 2 genç koğuşunda 7 kişi var. Aile hekimi üç gün geliyor. Toplam 227 personelin hizmet verdiği cezaevinde, iki sosyal hizmet uzmanı, iki psikolog ve iki öğretmen var. Günde iki saat sıcak su veriliyor. Çocuk koğuşu B-11’de beş mahkum var. Çocuklardan üçü 17, ikisi 16 yaşında. İki katlı olan her koğuşun kendi havalandırması, banyo ve tuvaleti var. Alt katta tuvalet banyo ve mutfak, üst katta ranzalar bulunuyor. Kamera yalnızca alt katı izliyor. Bina çok eski.”

ÖZEL BÜRO NOTU :2014 YILINA GELDİK HALA CEZAEVLERİNDE ÇOCUKLARIMIZI KORUYAMIYORUZ. BU NASIL BİR CEZAEVİ YÖNETİMİDİR ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL. HİÇ Mİ KONTROL EDİLMEZ, HİÇ Mİ ÖNLEM ALINMAZ ? BURADAN TÜM DEVLET YÖNETİCİLERİNE SESLENİYORUZ. LÜTFEN TÜM TÜRKİYE’DE BULUNAN ÇOCUK CEZAEVLERİNİ KONTROL EDİN VE ÇOCUKLARA MUSALLAT OLANLARI TESPİT EDİP BU TÜR MAHKUMLARI AYRI BİR YERDE İSLAH EDİN, GEREKİRSE AĞIR CEZALAR VERİN. O ÇOCUKLARIN TÜM BEDENİ VE ZİHNİ DEVLET GÜVENCESİ ALTINDADIR. SİZLERİN ÇOCUKLARINA AYNI MUAMELE YAPILSA DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIRSINIZ AMA KONU FAKİR AİLELERİN ÇOCUKLARI OLUNCA NE YAZIK Kİ HİÇ BİR ŞEKİLDE ÖNEM VERİLMİYOR VE SAVSAKLANIYOR. ÇOCUK CEZAEVLERİNDE GARDİYANLAR VE DİĞER GÖREVLİLERİN ÇOCUK PEDAGOJİSİ VE ÇOCUK PSİKOLOJİSİ EĞİTİMİNDEN GEÇİRİLMELERİ İÇİN LÜTFEN GEREKLİ AYARLAMALARI YAPIN. YOKSA BU KONUYU ÖZEL BÜRO OLARAK AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE GÖTÜRECEĞİZ.

DEĞERLİ ÜYELERİMİZ SİZLERDEN DE BEKLENTİMİZ LÜTFEN BU KONUYU TÜM İRTİBATLARINIZA VE SOSYAL MEDYA ÇEVRENİZE DUYURMANIZDIR. EĞER HEP BİRLİKTE DEVLET GÖREVLİLERİNİ FAX VE POSTA YAĞMURUNA TUTARSAK BAKARSINIZ KAPLUMBAĞA HIZINDAKİ BÜROKRATİK OLİGARŞİ HAREKETE GEÇER. BİZ BU MAILI AYNI ZAMANDA BAZI DEVLET KURUMLARINA DA YOLLUYORUZ. BİR SÜRE BEKLEYECEĞİZ, BAKALIM DEVLET BABA KÜÇÜK ÇOCUKLARI İÇİN NE YAPACAK ??

DUYURU : Aşağıda ki listede yer alan KİTAP YAYINEVİ ve HELİKOPTE R YAYINEVİ kitaplarını www.kitapyayinevi.com’dan % 50 indirimle alabilirsiniz.


Merhaba,

Aşağıda ki listede yer alan KİTAP YAYINEVİ ve HELİKOPTER YAYINEVİ kitaplarını www.kitapyayinevi.com’dan % 50 indirimle alabilirsiniz.

İyi günler dileriz.

Güngör Tekgümüş

Kitap Yayınevi Ltd.Şti.

0.212.294.65.55

KİTAP YAYINEVİ
Kitap Adı Yazar Dizi Tam Fiyat % 50 İNDİRİMLİ
Marx 2000 Ronaldo Munck İnsan ve Toplum Dizisi 12,00 6,00
Köpekler Aşk Hakkında Asla Yalan Söylemez Jeffrey Moussaieff Masson Doğa ve Bilim Dizisi 15,00 7,50
Kedilerin Dokuz Duygusal Canı Jeffrey Moussaieff Masson Doğa ve Bilim Dizisi 10,00 5,00
Yaşamak Hatırlamaktır / Anılar Kitabı Ülkü Tamer Anı ve Yaşam Dizisi 20,00 10,00
Kötü Yönetilen Türkiye Haluk Özdalga İnsan ve Toplum Dizisi 15,00 7,50
Nezihe Muhiddin Bütün Eserleri 1.Cilt Nezihe Muhiddin Mor Kitaplık 30,00 15,00
Nezihe Muhiddin Bütün Eserleri 2.Cilt Nezihe Muhiddin Mor Kitaplık 30,00 15,00
Nezihe Muhiddin Bütün Eserleri 3.Cilt Nezihe Muhiddin Mor Kitaplık 30,00 15,00
Ailem ve Öteki Hayvanlar Gerald Durell İnsan ve Toplum Dizisi 20,00 10,00
Alay’ı Hümayun Karin Adahl (Ed.) Tarih ve Coğrafya Dizisi 100,00 50,00
Osmanlı Ressamlar Cemiyesi Gazetesi Ed.: Yaprak Zihnioğlu Sahaftan Seçmeler 150,00 75,00
Sermet Muhtar Alus 1887-1952 Meral Demiryürek Anı ve Yaşam Dizisi 30,00 15,00
Bulgaristan’da Alevi Bektaşi Kültürü Lyubomir Mikov İnsan ve Toplum Dizisi 50,00 25,00
İstenmeyen Komşu / Türkiye’nin Kürt Politikası Åsa Lundgren İnsan ve Toplum Dizisi 15,00 7,50
Şehzadelerin Sünnet Düğünü Hâfız Mehmed Efendi Sahaftan Seçmeler 100,00 50,00
Yaşadığımız Şu Korkunç Otuz Yıl Halil Berkatay İnsan ve Toplum Dizisi 7,00 3,50
Şukufe Nihal Bütün Eserleri – 2 Haz.Yaprak Zihnioğlu Mor Kitaplık 20,00 10,00
Şukufe Nihal Bütün Eserleri – 3 Haz.Yaprak Zihnioğlu Mor Kitaplık 20,00 10,00
Şukufe Nihal Bütün Eserleri – 4 Haz.Yaprak Zihnioğlu Mor Kitaplık 15,00 7,50
Şukufe Nihal Bütün Eserleri – 5 Haz.Yaprak Zihnioğlu Mor Kitaplık 35,00 17,50
Zamandan Bir Ses – Milliyetçi Olmayan Yorumlar Herkül Milas İnsan ve Toplum Dizisi 25,00 12,50
Kitâbü’t- Tabih Muhammed b. El-Kerim İnsan ve Toplum Dizisi 15,00 7,50
Semavi Eyice S.Doğan-Y.Akçaoğlu Başvuru Kitaplığı 10,00 5,00
Bağdat’ta Bir Aile Minka Nijhuis Anı ve Yaşam Dizisi 12,00 6,00
Yasa’nın Gözü Michael Stolleis İnsan ve Toplum Dizisi 10,00 5,00
Bulgar Gözüyle Bursa Hüseyin Mevsim Anı ve Yaşam Dizisi 10,00 5,00
Özgürlük Dersleri, Taraf Yazıları2 Halil Berktay İnsan ve Toplum Dizisi 20,00 10,00
Ak Parti Ed.: Hakan Yavuz İnsan ve Toplum Dizisi 28,00 14,00
On Bin Yıl Sonra Dünya Salomon Kroonenberg Doğa ve Bilim Dizisi 22,00 11,00
Türkiye Üzerine Basmakalıp Düşünceler Ali Kazancıgil İnsan ve Toplum Dizisi 12,00 6,00
Şehrin Sesleri Bernard Bouwman İnsan ve Toplum Dizisi 15,00 7,50
Konstantinopolis’in Düşüşü D.Nicolle-J. Haldon – S. Turnbull Başvuru Kitaplığı 80,00 40,00
Sözde Masum Milliyetçilik Ed.: Herkül Milas İnsan ve Toplum Dizisi 20,00 10,00
Kalyonlar ve Kadırgalar John F. Guilmartin, Jr. Başvuru Kitaplığı 75,00 37,50
%d blogcu bunu beğendi: