Etiket arşivi: CHP

DUYURU /// CHP MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART : “Şaibeli ve Gizli” İli şkileri Olan Bir Cumhurbaşkanı Adayı….


8 Ağustos 2014

Basın Toplantısı Metni ;

(Konuşmaya esas metin)

“Şaibeli ve Gizli” İlişkileri Olan Bir Cumhurbaşkanı Adayı….

(I) Türkiye Cumhuriyeti Yurttaşları arasında “Sünni, Alevi, Zaza, Kürt, Türk, Laz….” diye gruplandırma ve sıralama yapan bir aday…..

“Affedersiniz bana Ermeni bile dediler….” diyerek, nefret ve ayırımcılığa dayalı olan zihniyetinden kurtulamadığını bir kez daha ifade ve itiraf eden bir aday….

Recep Tayyip Erdoğan’ın bâriz vasıflarından söz ediyoruz. Recep Tayyip Erdoğan’ın 10-11 yıldan bu yana uyguladığı politikalar, Türkiye’nin toplumsal barışını tehdit eder hale gelmiştir. R.T.Erdoğan ; Orta Doğu coğrafyasındaki çatışma ortamını körükleyen ve buradan siyaseten nemalanmak isteyen bir “siyasi vakadır”.

Ayırımcılık, nefret dili ve hamasetten beslenen bu anlayış; Recep Tayyip Erdoğan’ın ve aile bireylerinin doğrudan ve dolaylı olarak gerçekleştirdikleri yolsuzlukların ve hukuksuzlukların üstünü örtmek için; kutuplaşma siyasetini yöntem ve araç olarak kullanmıştır.

(II)Bir Diğer Önemli Vakıa;

(1)Recep Tayyip Erdoğan ve aile bireyleriyle ilgili yolsuzluk bulguları….

Recep Tayyip Erdoğan ile 1 ve 2. dereceye kadar kan ve sıhri akrabalığı bulunan kişiler hakkında; 3628 sayılı Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele yasasına muhalefetten dolayı yapılmış olan suç duyuruları vardır.

Bu suç duyurularına konu olan iddialar hakkında, bugüne kadar kamuoyuna hiçbir tatminkar açıklama getirilememiştir.

(2) TÜRGEV İlişkileri-Rüşvet Havuzu….

(3) İsviçre Bankalarındaki hesaplar…..

(4) Üsküdar – Bağlarbaşı’nda – Kısıklı’daki taşınmazla ilgili gelişmeyi ve yeni bir bulguyu kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz;

Sorun şudur; Recep Tayyip Erdoğan’ın aile bireyleriyle birlikte yaşamını sürdürdüğü Üsküdar-Bağlarbaşı-Kısıklı’daki taşınmaz, mevcut tapu kayıtları öncesinde Kime/Kimlere aitti?

Bu taşınmaz , Recep Tayyip Erdoğan’a ne yolla intikal etti?

Bu taşınmaz , Cemal Sarıca isminde bir kişiye ait iken, miras yoluyla eşi Flor Tortor ve devamında da kızı Elizabeth Tortor’a neden intikal etmemiştir?

Öncesinde Cemal Sarıca’ya ait olan bu taşınmaz hakkında, Milli Emlak Müdürlüğü kayyum tayini ve müteakiben de gaiplik davası açmış mıdır

Bu davanın sonucunda, taşınmaz “gaiplik kararıyla” Hazine’ye ve müteakiben de Belediye’ye intikal etmiş midir?

Bu taşınmazın Recep Tayyip Erdoğan’a intikali öncesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyet durumu nedir?

(III) Cumhur’un ve Devletin Başı, Silahlı Kuvvetlerin Başkomutanı olma vasıflarını bünyesinde barındırması gereken R.T.Erdoğan’da bu vasıfların hiçbirisi mevcut değildir.

Aksine, toplumsal barışı sabote eden, anayasal kurumları çatışma içine sokan ve bu Kurumların işlevini kaybetmesine yol açan politikaları 10 yıl boyunca uygulamıştır.

Mal varlığını edinme yolları şaibeli olan, rüşvet ve yolsuzlukla Mücadele Yasasına muhalefet ederek 1 ve 2. Derece akrabalarına haksız kazanç sağlayan , garip-gurebanın, öksüz ve yetimlerin hak ve hukukunu gasbeden ;

Devlet nüfuzunu kötüye kullanarak, kamu ihaleleri üzerinden ve vakıf ilişkileriyle rüşvet havuzu oluşturan,

İsviçre Bankalarındaki gizli hesaplarla ilgili uluslararası düzeye intikal eden suçlamalara cevap veremeyen, bu konuda dava açmaya cesaret edemeyen ,topluma karşı ahlaki ve yasal sorumluluğunu yerine getiremeyen , yüz kızartıcı nitelikteki suçlamalara rağmen dava açamaz hale gelen,

Toplumu her dönem husumet ve intikam duygularıyla ve ayrıştırarak yöneten ,

Cumhuriyetin kazanımları ve demokrasiyle kavgalı olan bir kişinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olması ;

Türkiye’nin ve Orta Doğunun hayrına olmayacaktır.

Türkiye, “kifayetsiz ve muhteris” bir Cumhurbaşkanı Adayına mahkûm değildir. Geçen 10 yıldaki politikaları, R.T.Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasına engeldir.

Buna karşılık; uluslararası saygınlığı olan; Müslüman dünyada ve uluslararası ilişkilerde kadın hakları, kadın-erkek eşitliği , yoksullukla mücadele konularında ciddi başarılar gösteren ;

Türkiye’yi kucaklayan, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları arasında ayırım yapmayan, toplumsal barışımızı tesis edecek, anayasal kurumlarımızın işlevlerini yerine getirmesini sağlayacak ; Cumhuriyetin kazanımlarına ve demokrasiye sahip çıkan Ekmeleddin İhsanoğlu;

Cumhur’un ve Devlet’in Başı olarak , Türkiye’de; siyaseten de , anayasal olarak da “normalleşme” dönemini başlatacak ehliyet ve birikime sahip olan bir Aday’dır.

AKP’ye oy veren yurttaşlarımızın da dahil olduğu halkımız; engin sağduyusu ve sorumluluk anlayışıyla, bu değerlendirmeyi ve elemeyi yapacak ve Türkiye’de yeni bir dönemi başlatacaktır.

8 Ağustos 2014 basın toplantısı metni şaibeli ve gizli ilişkiler i olan bir Cumhurbaşkanı Adayı.doc

CHP MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART : Yüksek Seçim Kurulu’nu İvedi Olarak Göreve Davet Ediyoruz.


06 Ağustos 2014

Basın Duyurusu ;

Yüksek Seçim Kurulu’nu İvedi Olarak Göreve Davet Ediyoruz.

Konya Sanayi Odası’nın; yasalara, mevzuata ve etik ilkelere aykırı olarak ve seçim güvenliğini ihlal ederek, Recep Tayyip Erdoğan’a haksız oy teminine yol açacak şekilde bağış yapılması yönünde kampanya başlattığı haricen öğrenilmiştir.

Konya Sanayi Odası’nın tüzel kimliğini istismar ederek, görev ve yetkilerini kötüye kullanan yetkililer hakkında ayrıca suç duyurusu sürecini başlatacağız.

Şimdiki hal; görev ve yetkisini kötüye kullanmak suretiyle Anayasal ihlal içinde bulunan Sanayi Odası’nın bu kampanyasına yönelik olarak, Yüksek Seçim Kurulu’nun Anayasa’dan doğan denetim görevini yapması için göreve davet ediyor ve duyuruda bulunuyoruz.

Kamuoyunun bilgilerine saygıyla duyurulur.

Atilla Kart

CHP Konya Milletvekili

06.08.2014 Konya Sanayi Odasnn R.T. Erdoan iin balatt ba kampanyas hakknd a duyuru.docx

06.08.2014 Konya Sanayi Odasnn R.T. Erdoan iin balatt ba kampanyas hakknd a duyuru.pdf

CHP MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART : “Haksız Kazancın” Yeni Örnekleri !!!


06 Ağustos 2014

TBMM Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Efkan ALA tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını Anayasa’nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince saygıyla talep ederim.

Atilla Kart

CHP Konya Milletvekili

Bilindiği gibi, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesinde; “ ……Kamu Kurum ve Kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, Belediye Başkanının talebi, kendilerinin ve Kurumlarının muvafakatiyle Belediyelerin birim müdürü ve üst yönetici kadrolarında geçici olarak görevlendirilebileceği ve bu personelin görevlendirildikleri süre zarfındaki, kadroya ait her türlü mali hakları ile Kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer haklarının belediye tarafından ödeneceği……” düzenlemesine yer verilmiştir.

Bir başka ifadeyle; İçişleri Bakanlığı’nda görev yapan bir kamu görevlisi, Belediyelerde birim müdürü veya üst yönetici olarak görevlendirildiğinde, bu dönemdeki sosyal güvenlik ve diğer haklarının, görevli bulunduğu Belediye bütçesinden ödenmesi yasal bir zorunluluktur.

Ancak, İçişleri Bakanlığının yaptığı görevlendirmelerin yasanın 49. maddesine açıkça aykırı olduğu, aykırılığın yanında ayrıca AKP’li ve CHP’li belediyelere göre ayırımcılık yapıldığını gösteren uygulama örnekleri vardır.

AKP’li Kayseri Büyükşehir Belediyesinde görevlendirilen Teftiş Kurulu Başkanı, yine İktidar partisine mensup Belediye Başkanlarının yönetiminde bulunan Denizli Belediyesi, Ankara-Keçiören Belediyesi, Bursa-Osmangazi Belediyelerinde, Belediye Başkan Yardımcısı olarak Bakanlık onayıyla görevlendirilen ve 2005 yılından bu yana görev yapan ve halen görevleri devam eden bu Kamu görevlilerinin aylık ve diğer sosyal haklarının Bakanlık bütçesinden ödendiği ; bu durumun yukarıda sözü edilen yasaya aykırı olduğu; yerel yönetimler üzerinde yasal denetim yapmak durumunda olan İçişleri Bakanlığı’nın; aslında tüm bu eylem ve ihlallerin “asli sorumlusu” durumunda olduğunu gösteren bu örnekler; Türkiye’nin, Kamu yönetimindeki tıkanmışlığının ve tükenmişliğinin de bir resmidir.

Bu bilgi ve değerlendirmeler ışığında soruyoruz.

1- Ankara Büyükşehir Belediyesi, Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Denizli Büyükşehir Belediyesi, Keçiören Belediyesi, Bursa Osmangazi Belediyesinde; 5393 Belediye Kanununun 49. maddesine açıkça aykırı olarak yapılan bu görevlendirmeleri neden iptal etmiyorsunuz? Bu ihlallerin sürmesine neden göz yumuyorsunuz?

2- Türkiye genelinde benzeri uygulamalar söz konusu mudur?

3- Yasaya aykırı olarak yapılan bu görevlendirmelerden dolayı oluşan kamu zararı tutarı nedir? Doğmuş olan bu zararın yasal faiziyle birlikte tazmini yoluna başvuracak mısınız?

4-Mevzuata aykırı görevlendirme işlemlerinde imzası bulunan üst düzey yöneticiler hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanunun ilgili hükümleri uyarınca ön inceleme ve müteakip yasal işlemler, bugüne kadar neden yapılmamıştır?

5- Mevzuata açıkça aykırı olan personel görevlendirme işlemini onaylamak suretiyle, işlemi sonuçlandıran ve idari işlemde siyasi sorumluluğu bulunan kişiler hakkında bugüne kadar Cumhuriyet Savcılıklarına neden suç duyurusunda bulunmadınız?

06 Austos 2014 Belediyelerdeki grevlendirmeler hakknda soru nergesi.docx

06 Austos 2014 Belediyelerdeki grevlendirmeler hakknda soru nergesi.pdf

CHP MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART : Kulu Belediyesi’nin Dokunulmazlığı !!!!


06 Ağustos 2014

TBMM Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Efkan ALA tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını Anayasa’nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince saygıyla talep ederim.

Atilla Kart

CHP Konya Milletvekili

AKP Hükümetleri döneminde; hem kamu yönetimleri ve hem de yurttaşlarımız arasında, her anlamda ayırımcılık yapıldığını gösteren yeni olaylar ortaya çıkmaktadır.

Konya-Kulu Belediyesinde de, bu anlamda ayırımcılık ve yolsuzlukların yapıldığına dair bulgular Tarafımıza ulaşmıştır.

İçişleri Bakanlığı; Kulu Belediyesiyle ilgili yasal inceleme sürecini başlatmış, inceleme sonucunda kontrolörler tarafından “Ön İnceleme Raporu” düzenlenmiştir.

Ön İnceleme Raporuna göre;

1– Atatürk Caddesi – Kulu Site Alışveriş Merkezinde 11.07.2013 tarihinden itibaren faaliyet gösteren marketin bulunduğu binanın, yapı kullanma izin belgesi olmadığı halde faaliyetini sürdürdüğü, bu sebeple Belediye Başkanı hakkında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanunun 6. maddesi gereğince soruşturma izni verilmesi gerektiği;

2– 01.07.2011 Tarih -34 Sayılı, 01.03.2012 Tarih -16 Sayılı, 04.04.2013 Tarih – 27 Sayılı Belediye Meclis kararlarıyla bağlantılı olarak tesis olunan işlemler hakkında; 5393 Sayılı Belediye Kanunun 68. maddesinin ilgili bendlerine göre, İller Bankasından kredi talebi aşamasında, İçişleri Bakanlığından izin alınması gerektiği halde, izin alınmadan kredi alındığı – borçlanıldığı; bu sebeple izin alındığına dair bir belgenin ibraz edilemediği, daha doğrusu bu yönde bir belgenin mevcut olmadığı anlaşıldığından; Kulu Belediye Başkanı hakkında , 4483 sayılı Yasanın 6. Maddesi gereğince soruşturma izni verilmesi gerektiği;

3– 2009, 2011, 2012 ve 2013 Yıllarında, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 21. maddesinin (b ve f bendi) hükümlerine göre gerçekleştirilen 2009/8786, 2009/14997, 2009/82844, 2011/71322, 2012/66895, 2013/42281 ve 2013/42993 Kayıt Numaralı7 ihalede; en az 3 isteklinin davet edilerek ihalelerin yapılması gerekirken , davet yapılmadan ihalelerin gerçekleştirildiği; ayrıca 2009/8786 kayıt Numaralı ihalenin ise İhale Komisyonu kurulmadan yapıldığı, İhale Komisyonu kararının 23.01.2009 tarihinde Belediye Başkanı tarafından onaylandığı, komisyon üyelerinin isim ve imzalarının kararda bulunmadığı anlaşılmakla ve bu ihlallere rağmen yüklenicilere ödeme yapılmak suretiyle; 4734 sayılı İhale Kanununun 6. ve 21. maddelerine aykırı hareket eden Belediye Başkanı, Belediye Başkan Vekili, İhale Komisyonu Üyesi ve Muhasebe Yetkilisi, İhale Komisyonu Üyeleri hakkında; 4483 Sayılı Yasanın 6. Maddesi gereğince soruşturma izni verilmesi gerektiği;

4-19.08.2011, 22.09.2011, 23.11.2011, 15.12.2011, 01.10.2012, 14.10.2011 ve 01.07.2013 tarihlerinde açık artırma usulü – ihale yöntemiyle satışa çıkarılan mülkiyeti Belediye’ye ait taşınmazların satışına ilişkin toplam 7 ihalede; bu ihalelerin Basın İlan Kurumunca belirlenen günlük gazetelerin birinde en az 10 gün önce ilan edilmesi gerekirken, sadece yerel gazetede ve Belediye ses yayın cihazıyla ilan edilmesi suretiyle, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun hükümlerine aykırı hareket eden Belediye Başkanı ve İhale Komisyonu üyeleri hakkında, 4483 Sayılı Yasanın 6. Maddesi uyarınca soruşturma izni verilmesi gerektiği;

yönünde rapor düzenlenmiştir.

Yukarıda sözü edilen “Ön İnceleme Raporunda” yapılan tespitler resmi belgelere dayalıdır. Siyasi İktidarın açık himayesine rağmen, AKP’li Belediyelerin yolsuzluklarının üstü örtülemez hale gelmiştir.

İçişleri Bakanlığının yukarıda sözü edilen bulguları göz ardı ederek, Belediye Başkanı ve diğer yetkililer hakkında “soruşturma izni” sürecini engellediği yönünde algı ve beklenti ortaya çıkmış olmakla;

1-Yukarıda sözü edilen Ön İnceleme Raporuna rağmen; Kulu Belediye Başkanı ve diğer yetkililer hakkında, soruşturma izni verilmesi sürecini engelleyecek misiniz?

2-Bu durumun sürdürülmesi, yolsuzlukların Bakanlık tarafından himaye edildiği, kamu hizmetlerinin zarar uğratıldığı, yurttaşlarımız arasında ayırımcılık yapıldığı anlamına gelmez mi?

06 Austos 2014 Kulu Belediyesi’nin dokunulmazl.docx

06 Austos 2014 Kulu Belediyesi’nin dokunulmazl.pdf

CHP MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART : “Araç” Saltanatı…


05 Ağustos 2014

TBMM Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Efkan ALA tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını Anayasa’nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince saygıyla talep ederim.

Atilla Kart

CHP Konya Milletvekili

Bilindiği üzere; Türkiye Belediyeler Birliği, ulusal ve uluslararası düzeyde Belediyeleri temsil yetkisine sahip olan ve ülke düzeyinde faaliyet gösteren bir Kamu idaresidir.

Birliğin en önemli geliri; Genel Bütçe Vergi Gelirleri tahsilat toplamından Belediyeler için ayrılan pay üzerinden, kaynağından kesilerek İLBANK A.Ş. tarafından her ay Birlik hesaplarına düzenli olarak yatırılan üye belediyelerden alınan katılım payından oluşmaktadır.

Ancak, Belediyeler Birliğinin kaynaklarının kullanımında da ciddi suiistimal ve ayırımcılık yapıldığını gösteren bulgular ortaya çıkmıştır.

Halen mevcut 1395 Belediye idaresi Türkiye Belediyeler Birliğinin doğal üyesi olduğuna göre;

1-Türkiye Belediyeler Birliğinin taşınır malenvanterine kayıtlı araçlar ile Birlik Başkanlığınca; ihale ya da doğrudan temin yöntemiyle hizmet alımı suretiyle çalıştırılan ve üçüncü kişi ve kuruluşlara ait toplam araç sayısının ne kadar olduğunun bildirilmesi,

2- Birliğe ait ya da ihale veya doğrudan temin yöntemiyle hizmet alımı suretiyle çalıştırılan araçlardan kaç adedi, hangi tarih itibariyle hangi belediyelere tahsis edilmiş ya da kiralama yöntemiyle verilmiştir?

3- Halen Belediye Başkanlıklarınca belediye hizmetlerinde kullanılan Birliğe ait ya da Birlik yetkililerince belediyelere tahsis edilen araçlar için belediyelerden kira ücreti alınmakta mıdır? Kira ücreti alınıyorsa yıllar itibariyle ne kadar araç kiralama ücreti alınmıştır?

4- Kahramanmaraş İli Türkoğlu ve Afşin Belediye Başkanlıklarınca (yönetimleri AKP’li Belediye Başkanları tarafından sürdürülmektedir.) halen kullanılan Türkiye Belediyeler Birliğine ait binek araçları, belirtilen Belediye Başkanlıklarına hangi yöntemle verilmiştir? İhale yapılmış mıdır?

İhalesiz verilmiş ise kira ücreti alınıp alınmadığının bildirilmesi, belirtilen binek araçlarının hangi tarihten bu yana belirtilen belediyelere verildiğinin bildirilmesi, söz konusu araçlar için ihale yapılmamış ve kira ücreti alınmamış ise, Birlik yöneticileri hakkında; 4483 sayılı Yasa kapsamında Ön İnceleme başlatmayı düşünüyor musunuz?

5- CHP’li Belediyelere; Türkiye Belediyeler Birliğince araç tahsisi yapılmış mıdır? Ya da kiraya verilmiş midir? Yapılmış ise hangi belediyelere, hangi tarihler arasında kaç adet araç tahsisi yapıldığı ya da kiraya verildiğinin bildirilmesi?

6- Yukarıda anlatımı yapılan tablo, İktidar gücü ve nüfuzuyla, Belediyeler Birliğinin kaynaklarını siyasi partiler arasında keyfi ve ayırımcı bir anlayışla kullanıldığı anlamına gelmez mi?

05 Austos 2014 Belediyeler Birlii’nin tanr mal envanterinde kaytl aralar hakknda so ru nergesi.docx

CHP MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART : Vakıf ve “Aile Şirketi” İlişkileri !


05 Ağustos 2014

TBMM Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını Anayasa’nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince saygıyla talep ederim.

Atilla Kart

CHP Konya Milletvekili

Kamu kaynaklarının partizan bir şekilde ve ayırımcı bir anlayışla kullanıldığını gösteren yeni bulgular ortaya çıkmıştır.

Bir Vakıf Yönetim Kurulunca, 13.11.2003 tarihinde İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’ne “Genelde Siyasette Özelde de Yerel Siyasette Kadınların Sayısını ve Niteliklerini Artırmayı Amaçlayan” bir proje sunulduğu; Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünce, Başbakanlık Tanıtma Fonu Kurulu Genel Sekreterliğine iletilen bu proje önerisi için Kurulun; 05.02.2004 günlü toplantısında, başvuruda bulunan Vakfa, 300.000 USD yardım yapılmasının kabul edildiği, bu kararın 23.02.2004 tarihinde yürürlüğe girdiği, ilgili Vakıf tarafından söz konusu Konferansın, 25-27 Şubat 2004 tarihinde gerçekleştirildiğinin belirtildiği, konuyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı yetkilileri ile Başbakanlık Tanıtma Fonu Kurulu arasında 03.03.2004 tarihli protokolün düzenlendiği, protokolde; İçişleri Bakanlığına “Koordinatörlük Görevinin” verildiği, görev mahiyetinin ise: “proje sahibinin yaptığı harcamalarla ilgili belgeleri ve projenin tanıtmaya katkısını içeren raporları Tanıtma Fonu Kurulu Genel Sekreterliğine iletmek” olarak belirlendiği;

Söz konusu Protokol ile İçişleri Bakanlığına verilmiş olan Koordinatörlük görevi gereğince, Vakfın sunduğu harcama belgeleri ve raporları incelemek üzere İçişleri Bakanlığınca 3 Kontrolörün görevlendirildiği, harcamalar usulüne uygun olmadığı halde, Kontrolörlerin; harcamalar usulüne uygunmuş gibi kendilerine inceleme görevi 08.03.2004 tarihinde görev verilmiş olmasına rağmen, 24 saat içinde, çok hızlı bir şekilde 09.03.2004 tarihli ve gerçeği yansıtmayan bir rapor düzenledikleri, Kontrolörlerce düzenlenen 09.03.2004 tarihli inceleme raporunun gerçeği yansıtmadığı ve 300.000 USD’nin harcanması konusunda usulsüzlük yapılıp yapılmadığı, İnceleme Raporunu düzenleyen 3 Kontrolör ile İçişleri Bakanlığı üst düzey yöneticilerinin görevlerini görevlerinin gereklerine uygun yapıp yapmadıkları konusunda ilgililer hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı, Cumhuriyet Başsavcılığınca bilirkişi heyetinin görevlendirildiği, bilirkişilerin yaptıkları inceleme sonucunda; 4.500 USD’lik harcama belgesinin eksik olduğu, “proje ücreti” adı altında yapılan harcamaya ilişkin olarak 4.500 USD’lik belgenin ibraz edilmesi gerektiğini, aksi taktirde inceleme raporunu düzenleyen Kontrolörlerin ve İçişleri Bakanlığı üst düzey yetkililerinin “Görevlerini ihmal ettiklerinin kabul edilmesi gerektiğinin” belirtildiği,

Daha sonra, Cumhuriyet Başsavcılığınca; İçişleri Bakanlığı Kontrolörleri ile Bakanlığın üst düzey yetkilileri hakkında 4483 sayılı Kanun kapsamında Ön İnceleme yapılabilmesi için dosyanın, İçişleri Bakanlığına gönderildiği, İçişleri Bakanlığınca konuyu incelemek üzere bir mülkiye müfettişinin görevlendirildiği, mülkiye müfettişinin düzenlediği 27.02.2009 tarih ve 6/7 sayılı Ön İnceleme Raporuna istinaden dönemin İçişleri Bakanı tarafından 04.03.2009 tarih ve 2009/37 sayılı gerekçeli karar ile harcamaların incelemesini yapan 3 kontrolör ile Bakanlığın üst düzey yetkilileri hakkında; “Soruşturma İzni Verilmemesi” ne karar verilerek proje karşılığı verilen yardımın usulüne uygun harcanmış gibi rapor düzenleyerek, denetim görevlerini gereği gibi yerine getirmeyen Bakanlık yetkilileri hakkındaki soruşturma dosyasının, bu şekilde kapatılmış olduğuna dair bilgi ve bulgular Tarafımıza ulaşmıştır.

Yukarıda anlatımı yapılan konular ve iddialar, hem Başbakan’ı ve hem de Hükümet Üyelerini ilgilendirmiş olmakla, iş bu önergenin Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yöneltilmesi zorunluluğu doğmuştur.

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda;

1-Söz konusu Vakfa proje karşılığı yardım olarak verilen 300.000 USD’nin; ne kadarlık kısmı protokol yapılmadan önce sarf edilmiştir?

2- Vakfa, proje karşılığı olarak verilen 300.000 USD’nin tamamen veya kısmen, AKP Kadın Kolları Teşkilatının 2004 mahalli idareler seçimleri öncesindeki seçim çalışmaları için kullanıldığı yönündeki bilgiler doğru mudur? Kullanılmış ise ne kadarı, amacı dışında kullanılmıştır?

3- Vakfa, proje karşılığı olarak verilen 300.000 USD’ nin, sarfına ilişkin karar, protokol, proje belgeleri, sarf belgeleri ve eklerini, yeniden tarafsız (3) kişilik bir heyete inceletmeyi ve tüm gider belgelerinin içeriğini kamuoyuna açıklamayı ve kamuoyou ile paylaşmayı düşünüyor musunuz?

4- Başbakanlık Tanıtma Fonu Genel Sekreterliğinden, Vakfa verilen 300.000 USD’nin;

a) Ne kadarı kimlerin yol ücretinin sarfında kullanılmıştır?

b) Ne kadarı, kimlerin transferi ve hangi çevre gezilerinin finansmanında kullanılmıştır. Hangi firmalara ne kadar, ne miktarda ödeme yapılmıştır.?

c) Kimlere ait yol, yemek ve konaklama gideri için hangi otel ve lokantalara, hangi firmalara ne kadar ödeme yapılmıştır?

d) Çeviri gideri olarak, hangi şahıslara ve firmalara hangi tarihlerde ne kadar ödeme yapılmıştır?

e) Tanıtım malzemesi gideri olarak kimlere, hangi tarihlerde ne kadar ödeme yapılmıştır?

f) Ses, görüntü kaydı ve fotoğraflar için kimlere hangi tarihlerde ne kadar ödeme yapılmıştır.?

g) Yönetim Gideri ve Proje Yöneticisi olarak kime hangi tarihte, ne kadar süre için kaç aylık ödeme yapılmıştır.

h) Ofis gideri olarak, hangi adresteki ofisin giderleri karşılanmış ve hangi numaralı ve kimlere ait telefonların faturaları ödenmiştir.?

i) Günlük yemek bedeli olarak; kimlere ait yemek bedelleri ödenmiş ve ödemeler hangi firmalara yapılmıştır?

5- (3) Kontrolörün düzenlediği 09.03.2004 tarihli inceleme raporu ve ek rapor ile Cumhuriyet Başsavcılığınca görevlendirilen bilirkişi heyetinin düzenlediği bilirkişi raporları arasında fark olması nedeniyle, bilirkişi heyetinin raporunda belirtilen; 4.500 USD’lik proje ücretine ilişkin olduğu, ancak ibraz edilemeyen belge için rapor düzenleyen Konrolörler ile İçişleri Bakanlığı üst düzey yöneticileri hakkında inceleme bugüne kadar neden başlatılmamıştır?

6- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca İçişleri Bakanlığı Kontrolörleri ile Bakanlığın üst düzey yetkilileri hakkında 4483 sayılı Kanun kapsamında Ön İnceleme yapılabilmesi için dosyanın, İçişleri Bakanlığına gönderildiği, İçişleri Bakanlığınca muhakkik olarak görevlendirilen ve 27.02.2009 tarih ve 6/7 sayılı Ön İnceleme Raporunu düzenleyen mülkiye müfettişinin; müfettişliğe atanma tarihi nedir?

7- 09.03.2004 tarihli ve gerçeği yansıtmayan bir rapor ve ek rapor düzenleyen ve gerçeğe aykırı düzenlenen bu raporları; 27.02.2009 tarih ve 6/7 sayılı Ön İnceleme Raporuyla kamufle etmeye çalışan denetim elemanı ile 04.03.2009 tarih ve 2009/37 sayılı gerekçeli kararı düzenleyen ve imzalayan İçişleri Bakanlığının bürokratları hakkında, Ön İnceleme başlatılabilmesi için bir çalışma yapacak mısınız?

Yoksa, anlatımı yapılan bu somut bulgulara rağmen, inceleme ve soruşturmayı kamufle etmeye devam mı edeceksiniz?

8- Gerek, 2009 yılındaki belediye seçimlerinden önce ve gerek 2014 yılı yerel yönetim seçimleri öncesinde; Başbakanlık Tanıtma Fonu Genel Sekreterliğinden başkaca vakıf ya da derneklere proje karşılığında ödenek tahsis edilmiş midir?

Ödenek tahsis edilmiş ise, hangi Dernek veya Vakıflara, ne kadar ödenek tahsis edilmiştir? Ayrıca başka Vakıf ya da Derneklere, Başbakanlık Tanıtma Fonundan ödenek tahsis etmeyi sürdürecek misiniz?

05 Austos 2014 Vakf ve aile irketi ilikileri !.docx

CHP MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART : Gelecek nesillere intikal edecek bir sorun…


04 Ağustos 2014

TBMM Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Efkan ALA tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını Anayasa’nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince saygıyla talep ederim.

Atilla Kart

CHP Konya Milletvekili

Suriye’deki savaş sebebiyle, Türkiye’ye sığınmak zorunda kalan Suriyelilerin 1,5 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Savaş şartları sonucunda Türkiye’ye sığınmak durumunda kalan Suriyelilere, en başta insani sebeplerle yardımcı olmak gerektiği tartışmasızdır. Türkiye, bu amaçla Suriye sınırında bütçesini zorlayarak kamplar açmıştır. Ancak bu kamplara gelen Suriyelilerin, gerçekten sığınma amacıyla mı yoksa başka sebeplerle mi geldikleri konusunda soru işaretleri vardır. Türkiye Cumhuriyetinin ilgili mercileri, bu anlamda üstüne düşen denetim görevini yapmamış ve bu konuda özen göstermemiştir.

Hatta ve maalesef, Suriye’de çatışan gurupların bir bölümüne, Türkiye’nin silah ve mühimmat desteği sağladığına dair ciddi ve somut bulgular vardır. Hükümetin yarattığı iklim sonucunda, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarından “cihada” gidenler olmuştur. Çatışma ortamında hayatlarını kaybeden yurttaşlarımızın sayısı bilinmemektedir.

Suriyeli sığınmacılar başta İstanbul, Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa, Mardin, Adana, Konya olmak üzere muhtelif illerimizde yaşantılarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Suriyelilerin yoğunlaşmaya başladığı bu illerde ciddi sorunlar yaşanmaya başlanmıştır. Kayıt dışı ve kaçak bir şekilde Türkiye’ye yapılan girişler sonucunda asayiş sorunları yaşanmaya başlanmıştır. Suriyelilerin bir bölümü “kayıt dışı işyerleri” açarken, bir bölümü de “inşaat, ayakkabı” sektörü gibi alanlarda “ucuz işçi ihtiyacı” için ve yine kayıt dışı bir şekilde çalışmaktadır. Bazı İl’lerimizde “yağma” olayları yaşanmaktadır. Her türlü provokasyona açık olan bir ortam yaratılmıştır.

Suriye’li sığınmacılar olayı, Türkiye’nin sosyal yapısını ve güvenliğini tehdit eden boyutlara ulaşmıştır. Bu sorun, artık Türkiye’nin “kronik” sorunlarından birisi haline gelmiştir.

Bu bilgi ve değerlendirmeler ışığında soruyoruz;

1- Türkiye’de ve Konya’da mevcut olan Suriyeli sayısı nedir?

2- Bu insanların ne kadarı kamplarda, ne kadarı kamplar dışındadır? Kampların kapasitesi nedir?

3- Suriyelilerin akıbeti ve geleceklerine yönelik olarak; Birleşmiş Milletler ve diğer ilgili kuruluşlar nezdinde yapılan çalışmalar hangi aşamadadır?

4- Suriyeli sığınmacılar için yapılan toplam harcama tutarı nedir? Sığınmacılara hangi isimle- hangi harcama kalemiyle ödeme yapılmaktadır?

04 Austos 2014 Suriyeli snmaclar hakknda soru nergesi.docx

04 Austos 2014 Suriyeli snmaclar hakknda soru nergesi.pdf

%d blogcu bunu beğendi: