Etiket arşivi: Cemaat

FETULLAH CEMAATİ DOSYASI : CEMAATİN SIZINTI DERGİSİ BAŞYAZARINDAN BOPÇU FETO’YU YALAMA OPERASYONU :))


FETULLAH CEMAATİ DOSYASI /// SABAHATTİN ÖNKİBAR : Cemaat Bahçeli’ye şantaj mı yaptı ?


-”Hırsızlar hırsız avcılarını kovalıyor.”
Bu ifade Devlet Bahçeli’ye aittir ve önceki gün edilmiştir.. Bahçeli’nin hırsız avcılarından kastı bu aralar operasyona tabii tutulan F tipi örgütün Emniyet’te yuvalanmış mürit ya da militanlarıdır.

Oysa aynı Bahçeli MHP’li genel başkan yardımcılarına yapılan kaset operasyonlarının sorumlusu olarak açıktan okyanus ötesi ve Pensilvanya’yı işaret etmiş ve onlar hakkında ağır ifadeler kulanmıştı.

Söyleyin lütfen hangi Bahçeli’ye inanacağız ?
Böylesine temel bir konuda bile kısa zaman içinde taban tabana zıt şeyler söyleyen birinin söz itibarı olur mu?
Bahçeli’nin hırsız avcıları ifadesini televizyonda işitince birden Zaman gazetesinin cemaat mensubu bir yazarının kendisi hakkında yazdıkları geldi aklıma.

Şöyle diyordu:
-”Bahçeli’nin kasetini iğrenerek seyrettim.”

Böylesine ispatsız rezil bir ithamdan sonra o cemaat ya da örgüte hırsız avcıları diye sahipilenmeyi söyleyin nasıl izah etmeliyiz?

EVET AMA YETMEZ!

Yandaşların “Yetmez ama evet” sloganını ben tersinden kullanacağım…
-Evet ama yetmez…
Ne için mi?

F tipi örgüte yapılan operasyon için!
Bu operasyonlarda dağ fare doğurmamalı.
Polis ve yargıda ağırlıklı olmak üzere devletimizin bu emperyal çete tarafından işgal edildiğini artık uzaylılar bile biliyor.

Dolayısı ise patinaj söz konusu olmamalı, örgüt behemehal tasfiye edilmelidir.
Emniyet Teşkilatı gibi örgütün karargahı olan ve on binlerce müridin bulunduğu bir yapıda 30 tutuklu sadece ses bombasıdır. Yapılması gereken toplu tasfiye olmalıdır.
Maazallah bu operasyondan sonuç alınamaz ise F tipi örgüt dokunulamaz olarak tescil görecektir.

Bu arada CHP ile MHP’nin bu örgütü sahiplenmesi tek kelime ile Türkiye’ye ihanettir.
Hep söyledik yine tekrar edelim, bu soruşturma eşyanın tabiatı gereği Tayyip Erdoğan’ın da sonunu getirecektir.

TAYYİP – BARZANİ KUMPANYASI

Tayyip-Barzani kumpanyası gümledi..
Teksas mahkemesi Kürt petrolü için Irak Merkezi devlete ait hükmünü verdi.
Peki bunun okuması mı?

Paxamericana Ankara ile Erbil’e , “Irak petrolünün patronu benim, kararı ben veririm” dedi.
Göreceksiniz çok sürmez Bağdat’ın ifadesi ile bu petrol hırsızlığının uluslararası müeyyidesi de olacak zira Irak Merkezi hükümetin müraacatı var.
Bu şekilde Türkiye sadece rezil olmadı aynı zamanda tazminat ödeyecek!
Türkiye gibi bir ülkenin peşmerge ile işbirliği yapıp uluslararası arenada suçüstü olmuş hırsız konumuna düşmesine yorumu siz okurlarıma bırakıyorum…

IŞİD’E İSTANBUL’DA KAMP!

Her şey ispatlı…
IŞİD’in Türkiye uzantıları İstanbul’da kamp yapıyor.
Peki Tayyip Devleti ne mi yapıyor?

Sadece kamp merkezi tahsis etmedi aynı zamanda lojiistik destekler veriyor.
Evet 48 konsolosluk görevlimizi iki aya yakın zamandır rehin tutan bu rezil güruh AKP’nin kutlu misafirleri olarak İstanbul’da ağırlanıyor.
Ben zerre şaşırmadım zira IŞİD’i yaratan , ona silah-para ve türlü destekleri veren bu iktidardır.
Söylemedi demeyin çok sürmez bu sürü içerde de cihada(!) başlayacak yanı oluk gibi kan akıtacaktır.
Türkiye AKP ile nereden nereye geldi hâlâ görülemiyorsa bu toplumun milletlik vasfı sorgulanmalıdır….

FETULLAH CEMAATİ DOSYASI /// KURTULUŞ TAYİZ : Cemaat’in polis devleti


kurtulus.tayiz

Çok değil, daha üç beş ay önce Türkiye’nin "polis devletine dönüştüğü" iddiaları gündemin ilk sırasında yer alıyordu. Cemaat, Doğan Grubu, ulusalcılar, bazı liberal kalemler ve solcu yazarlar neredeyse her gün Tayyip Erdoğan’ın ülkeyi otoriterleştirdiğini, kişisel özgürlükleri yok ettiğini, yaşam biçimlerine saygı duymadığını ve ülkeyi "polis devleti"ne çevirdiğini koro halinde tekrarlıyordu.

Peki Cumhuriyet tarihinin en büyük dinleme skandalı ortaya çıkınca bu çevreler neden suskunluğa gömüldü?

Polisin sadece İstanbul’da 60 bin 500 kişiyi dinlediği belirlendi. Aralarında Doğan Grubu’nun önde gelen isimleri de bulunuyor. Ünlü işadamları, gazeteciler, akademisyenler, her siyasi partiden önemli isimler dinlenmiş. Başbakan Erdoğan, MİT Müsteşarı, hükümet üyeleri de bu dinlemelerin mağduru.

O halde neden bu çevreler açığa çıkan bu polis devletinden şikayetçi değil?

Bunun nedeni ülkeyi polis devletine dönüştüren Gülen Cemaati ile bu çevrelerin aynı ittifakın parçası olmasından kaynaklanması olabilir mi?

Gerçek şu ki ne Cemaat’in, ne Doğan Grubu’nun, ne ulusalcıların, ne liberallerin, ne solcuların polis devletiyle bir sorunu var; onların siyasal iktidar ve Başbakan Erdoğan ile sorunları var. Nitekim bunun için de son bir yılda bulaşmadıkları kötülük, çirkinlik kalmadı. Her türlü hilenin, yalanın, komplonun içinde oldular. Şu anda da açığa çıkan bu polis devleti gerçeğine karşı üç maymunu oynuyorlar.

"Polis devletine dönüşüyoruz" diye kıyameti kopardıkları sırada aslında cemaat, Türkiye’yi zaten polis devletine dönüştürmüştü. Cemaat, Başbakan’ın, bakanların, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın, Genelkurmay Başkanı’nın aldığı nefesi bile dinleyip kaydediyordu. Cemaat’in dışında bu ülkede polis devleti kuracak başka bir güç zaten yoktu. Gerçek polis devleti açığa çıktığında ise bu çevreler susmayı tercih etti. Müfettiş raporları internet sitelerine kadar düşmesine rağmen merkez medyaya bir türlü ulaşamadı. Ne gazeteler, ne televizyonlar Cumhuriyet tarihinin bu en büyük dinleme skandalını görüyor.

"Otoriterleşme", "polis devleti", "diktatör" sloganlarının arkasında aslında Cemaat ile ona bağlı liberal yazarlar ve merkez medyanın etkili kalemleri bulunuyordu. Emniyet ve Yargı’nın Başbakan Erdoğan’a karşı başlattığı darbe sürecinin psikolojik alt yapısını oluşturmak için bu kavramları piyasaya sürdüler. Komik olan şu ki Türkiye’yi tam da polis devletine dönüştürmeyi amaçlıyorlardı. Darbeci polis şeflerinin Erdoğan’ı devirerek ülkeye "demokrasi" ve "özgürlük" getireceğini savunanlara ise bu topraklarda "liberal", "demokrat", "solcu" deniyor maalesef. Cemaat ile birlikte ülkeyi polis devletine dönüştürmek için az uğraşmadılar. Polis şeflerinin peşine takılarak ortak psikolojik operasyonlar düzenlediler. Ancak başarılı olamadılar. Bugün artık gerçek polis devletinin nasıl bir şey olduğunu daha iyi görüyor ve anlıyoruz. Şimdi bu çevrelerin topluma bir açıklama yapma borcu var; polis şeflerinin peşine neden takıldıklarını bu topluma açıklamak zorundalar. Tabii hala halkın önüne çıkacak yüzleri varsa.

ARAŞTIRMA DOSYASI /// Fethullahçı Cehepeliler : Cemaat’e operasyon talimatına tepki


CHP’den Cemaat’e operasyon talimatına tepki

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Cemaat’in araştırılması için 30 ilin Emniyet Müdürlükleri’ne gönderilen gizli yazıya CHP’li vekiller tepki gösterdi.

ODATV – 08.07.2014 11:58

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, yazının korku yaratmak amacı taşıdığını iddia ederek, “Herkesi fişlemek. İkincisi ben bu adamları, bu sıfatla yargı önüne çıkarmak istiyorum, sahte delil, ne üretecekseniz üretin, bu delillerle benim yanıma gelin, diyor.” dedi.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ise olaya tepki göstererek, şüpheliden delile gidilmeye çalışıldığını ancak yapılması gerekenin delilden şüpheliye gitmek olduğunu söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da, gönderilen yazının kanundışı olduğunu belirterek, emniyet öüdürlerinin yazıda istenilenlere uymaması gerektiğini açıkladı.

Altay, “Konusu suç olan emre uyanlarda birgün yargılanacaklarını unutmamalıdırlar” dedi.

PEKİ TANRIKULU’NUN ELEŞTİRDİĞİ O TALİMATTA NE YAZIYOR

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 30 ilin emniyet müdürlüğüne gönderilen talimat yazısında Gülen cemaatinin silahlı bir yapılanmasının olup olmadığının araştırılması talep edildi.

Talep yazısında cemaatin tuttuğu iddia edilen arşivlerin yerlerinin ‘acil’ olarak tespit edilmesi ve baskın yapılması da isteniyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Serdar Coşkun daha önce ‘paralel yapıyı bulun’ talimatını emniyete göndermiş, bu talimat 24 Haziran’da medyada yayımlanmıştı.

Savcılık talimatı üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanı Turgut Aslan, 30 ilin emniyet müdürlüğüne bu belgeleri gönderdi.

Talimat yazısında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, talep edilen tüm bilgi ve belgelerin en kısa sürede gönderilmesi istendi.

‘Gizli’ ibareli talimat yazısında Fethullah Gülen ve Cemaatiyle ilgili çarpıcı talepler sıralandı.

Bunlar arasında en dikkat çeken ise Gülen Cemaati’nin elinde silahlı bir güç bulunup bulunmadığı üzerine araştırma yapılması talebi.

Talepte, ilgili kısım şöyle: “Fethullah Gülen ve cemaatinin elinde silahlı bir güç bulunup bulunmadığı, ordu, jandarma, MİT ve emniyet birimleri içerisindeki cemaate bağlı/üye olanların silahlı bir eyleme kalkışmaları halinde hükümeti yıkabilecek veya anayasayı ortadan kaldıracak güçlerinin olup olmadığının belirlenmesi…”

“SON 10 YILIN OLAYLARI ARAŞTIRILSIN”

Talimat yazısında ayrıca son 10 yılın önemli olaylarının araştırılması da talep edildi:

“Cemaat üyelerinin Türkiye ’nin son 10 yılında işlenen önemli olaylara azmettiren, yardım eden yada doğrudan suç işleyen sıfatıyla katılıp katılmadıklarının belirlenmesi, Cemaat üyelerinin rolleri bulunduğu iddia edilen Aziz Santoro cinayeti, Hrant Dink’in öldürülmesi, Danıştay saldırısı, Zirve Kitabevi Katliamı, Necip Hablemitoğlu ve Üzeyir Garih’in öldürülmesi gibi olaylar ile irtibatlarının araştırılması…”

“CEMAATİN ARŞİVİ ACİL BULUNSUN”

Talimat yazısında dikkat çeken bir diğer nokta ise Cemaat’in arşivleri ile ilgili talimat. Talimatta “Öncelikle istihbarat birimleriyle irtibat kurulup cemaatin tuttuğu arşivlerin bulunduğu yerlerin tespit edilerek acil olarak aramalar yapılması ve elde edilecek delillerin değerlendirilmeye tabi tutulması” ifadeleriyle cemaatin arşivlerinin tespiti isteniyor. Talimat yazısında ayrıca cemaat üyelerinin kimliklerinin tespit edilmesi, adreslerinin de belirlenmesi isteniyor. Bununla ilgili olarak da ülke çapında eş zamanlı arama ve delil elde etmek için ayrıntılı çalışma yapılıp, gecikmeksizin arama ve delil elde etme işlemlerinin gizlilik içinde yürütülmesi talep ediliyor. Aynı talimatta cemaat üyelerinin cep telefonları ve elektronik iletişimlerinin denetlenip izlenebilmesi için her türlü araştırmanın yapılması ve gerekli kararların mahkemelerden alınması, ayrıca geriye dönük olarak cep telefonu kayıtlarının da alınıp üzerinde çalışma yapılması talimatı veriliyor.

“O KİTAPLARI DA DOSYAYA KOYUN”

Soruşturma kapsamında il emniyet müdürlüklerine gönderilen talimatta, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve tahliye edilen eski emniyet müdürü Hanefi Avcı’nın da mağdur sıfatıyla ifadesinin alınması istendi. Avcı dışında emniyet müdürleri Emin Aslan, Celal Uzunkaya, Faruk Ünsal ve Orhan Özdemir’in de mağdur sıfatıyla ifadelerinin alınması istendi. Bunun dışında ifade alma işlemi ile ilgili olarak şu talimata da yazıda yer verildi:

“Cemaatin devleti ele geçirmeye başladığı ve aktif olduğu 2003 yılından sonraki dönemde yapılan uygulamaları, soruşturma ve davalarla mağdur edilenlerin müşteki sıfatıyla olay, kişi ve yer hatırlatması yapılarak ayrıntılı ifadelerinin alınması…”

Talep yazısında ayrıca gizli tanık oluşturulması da isteniyor. Terörle Mücadele Daire Başkanlığının gönderdiği talep yazısında Ahmet Şık’ın İmamın Ordusu, Hanefi Avcı’nın Haliç’te Yaşayan Simonlar gibi kitapların da temin edilip gönderilmesi isteniyor.

CIA ANALİSTİ, FETULLAH GÜLEN CEMAATİ DOSYASINI AÇIYOR /// Takke Düştü Kel Göründü : Cema atin ABD’deki Tüm Pislikleri Bu Dosyada


Email-ID 72289
Date 2011-06-07 10:49:29
From emre.dogru
To mesa

MESA – Charter okulları Texas’ta Türkiye’nin büyümesine bağlandı – NYTimes Bu belge çok uzun olduğundan bazı ilginç kısımları herşeyi okumaya fırsat bulamayacaklar için aşağıda kopyaladım. Not edilecek iki nokta var burada. Birincisi, NYTimes herzaman Gülen hareketlerini çok yakındı (HDN in eski editörü David bize NYTımes’in Türkiye temsilcisinin sahibinin Gülen takipçisi olduğunu söyledi.) ve herzaman bu okulların ne kadar harika olduklarını haber olarak yayınlarlar. Bu yüzden de rapor daha ilginç. Bir şey daha hatırlatmak isterim. Size ne zamandır söylediğim gibi Amerika Gülenci hareketlerin genişlemesinden ve Türkiye’deki çok büyük politik gücünden dolayı çok rahatsız. Bir kaç ay önce, gazetelerde FBI ın Gülen okulları için başlattığı araştırmalar ve özellikle de bulgularından bahseden bir haber vardı. Aşağıdaki rapor bu kadar bilgilendirici detaylarıyla sözü edilen araştırmalardan sızmış gibi görünüyor. NYTımes in haberlerinde Gülenin okullarının nasıl vize ve maddi kaynaklar ile ilgili kontrol mekanizmasının açıklarından faydalandığına yer vermesi Gülen’e çok yakında zor zamanlar yaşatabilir.

Bu güzel bir grafik. http://www.nytımes.com/imagepages/2011/06/07/education/07charter-ch.html?ref=education 2009 Ocak ayından beri,TDM ve başka bir tanınmış şirket altı büyük charter okulu kontratınını birini paylaştılar, bu inşaat işlerinden toplam olarak 50 milyon dolar demek. Ekonomi yüzünden tökezleyen diğer şirketler bu şirketlerin nasıl bu kadar büyük işlere bu kadar çabuk seçilebildiklerini şaşkınlıkla karşıladılar. Bu okullar (ki genelde Türk okulları olarak çağırılıyorlar) tepkilerle karşılaşmaya başladı, yabancı düşmanlığı da bu tepkiler arasındaydı. Bütün ülkedeki şikayetlerin merkezi yüzlerce öğretmenin ve yöneticinin Türkiye’den ithal edilmesiydi: Ohio ve İllinois de İş ve İşçi Bulma Kurumu okulların vize kurallarını suistimal ederek kendi yabancı çalışanlarını getirmesiyle ilgili sendikaların suçlamalarını araştırıyor. Fakat The New York Times’in Texas’taki Harmony Okullarında yaptığı inceleme başka bir yöne ışık tuttu: halkın parasını hangi yollarla harcadıklarına. Bunlar halkın verdiği vergileri Gülen taraftarlarına iş vererek ya da bir takım yerel vakıflarla Gülen okullarına ve Türk kültürüne reklam yaparak ve böylelikle Gülen hareketlerine çıkar sağlamak amaçlı kullanılıp kullanılmadığı sorularını da beraberinde getirdi. Okulların yöneticisi Soner Tarım’in söylediğine göre okullar her türlü ihale kurallarına uydu ve kontratları kendi tercih ettikleri şirketlere değil en düşük teklifle başvuran şirketlere verdiler veTürk şirketleri gerçekten de az teklif verenlerdi. Kayıtlara göre bütün bina işlerini ve yenileme işlerini yapanlar Türk şirketleriydi.

Bazı yerli şirketler birkaç yüz bin dolar daha az teklif verdikleri halde ihaleleri kaybettiklerini söylediler. Austin çevresindeki yakın geçmişte yapılan okul yenileme çalışmaları ihalesini daha az teklif verdiği halde kaybeden Deborah Jones, o kadar paranın harcanmasına daha az parayla kendi yapabileceğini bildiği için üzüldüğünü ifade etti. Harmonya nın tarihi gösteriyorki charter okulları sistemi halkın paralarını harcamaları için serbest bırakıldı. Değişik eyaletlerde değişiklik gösterse de charter okullarındaki onaylama hızı bu okulların çalışmalarının yeteri kadar denetlenmediğinin göstergesi. Washington’da endişe giderek çoğalmakta. Son yıllarda ülkenin çeşitli yerlerindeki charter okulları kontratlara kendi başına karar vermekten, geçiş notlarının değiştirilmesine ve kayıtlı öğrencilerinin sayılarının kanuna aykırı olarak artırılarak daha fazla finansman sağlanmasına kadar varan yolsuzluklarla suçlanmakta. Texas Okul İdare Heyeti üyesi David Bradley charter okullarının tekliflerinin incelendiği panelde görev almıştır.

Onun söylediğine göre tek istenen ilginin olduğu ifade etmekle kısıtlı. İlk defasında çok başvuran oldu ve onlardan birisi de 1996 yılında Türkiye’den Austin’de bulunan Texas Üniversitesine girmek için gelen Yetkin Yıldırım di. O aynı zamanda gönüllü olarak yerel lisede ders veriyordu. Yıldırım ve arkadaşları, Dr. Tarım’la birlikte bilim ve matematik öğretirken lise eğitiminin ne kadar kapsamsız olduğunu gördüler ve Harmony okullarının (Gülen’in charter okullarının) fikrinin doğduğunu söylediler. Şu anda Texas üniversitesinde asfalt teknolojisinde ihtisasını yapan Dr. Yıldırım o zaman birşeyler yapılabileceğini anladıklarını söyledi. Bir yıl önerilerini yazarak geçirdiler ve 2000 yılında grup ilk okullarını Houston da açtı. Söylediğine göre, okullar mısyonlarını genişleterek Türkiye’de ve dünyada yüzlerce okul ve birkaç üniversite açtılar. İnceleyen sosyal bilimcilere göre bu okullar Gülen hareketlerinin nefes alması için esas aracı oldu. Bir kaç milyon dağınık bir ağ şeklindeki takipçileri olan modernize edilmiş barış severliği bağrına basan, evrensel İslam versiyonunu vaazlarında anlatan Sayın Gülen.

Onun filozofisinin merkezi halka hizmet etmek. Hareket Türk politikacıları ve ticari yatırımların kontrolü üzerinde de etkili bunlar arasında bank Asya; Türkiye’nin en büyük günlük gazetelerinden, Zaman ve New Jersey de Amerikan kablolu yayın yapan televizyonu Ebru-TV. Loyola Üniversitesi, Maryland eğitim görevlisi Joshua Hendrick’in sunumuna göre bugün Amerika Türkiye’den sonra en çok Gülen okulu olan ülke. Texas’ta Harmony şu anda 16,000 den daha fazla çocuk eğitmekte. Sadece geçen yıl sekiz okul açıldı. Basında, Harmony okulları Türk göçmen ve yerli Amerikan öğretmenleri karışık kullandı. Fakat büyüdükçe özellikle de yeni okulların açılmasına hız verdikçe, Harmony Türk ağlarına giderek daha çok bağlandı. Sorulara cevaben Harmony senelerdir yerli Amerikan firmalarının 13 inşaat ve yenileme işini aldığını gösteren bir liste yayınladı. Fakat kontratlar incelendiğinde 2009 yılından beri toplam 82 milyon dolar değerindeki 35 kontrattan sadece 1.5 milyon değerindeki 3 kontrat haricindeki bütün kontratların Türk sahibi iş yerlerine gittiği görüldü. Yeni San Antonio okulunu inşa eden TDM bu şirketlerin sivrilenlerinden sadece bir tanesi. Çok kısa bir süredeki başarısı ya da kontratın büyüklüğü ya da bunların her ikisi de onu gözler önüne seriyor. Kayıtlar ve röportajlardan anlaşıldığı üzere TDM’in sahiplerinden bir tanesi Kemal Öksüz, Turquoise Council for American’ın ve Eurasians’ın (Gülen takipçileri tarafından kurulmuş vakıfların üzerindeki şemsiye grubu) başkanıdır. Şirketin muhasebecisinin söylediğine göreTDM Kasım 2009 da kurulduğundan beri bütün işleri Harmony okulları ve Turquoise Coincil merkezindeki çeşitli işlerle ilgili idi. Diğer TDM başkanı inşaat mühendisi Osman Özgüç tur.

San Antonio projesi hakkında sorulduğu zaman Bay Özgüç sakin benim bu alanda yeni olduğumu, tecrübesiz olduğumu düşünmeyin diye cevapladı ve 26 yıllık genellikle Türkiye’de büyük projelerde inşaat tecrübesinin olduğunu ve teklifte istenilen bütün şartları yerine getirdiğini söyledi. İşi aldıklarında çok kısa bir zamanda ve çok ekonomik olarak işi bitirdiklerini ekledi. Yapılan değişikliklerle maliyete 1 milyon dolar eklendiğini de kabul etti. Bay Özgüç TDM i Solidarity adı verilenbaşka bir Houston şirketinin bölünmesiyle oluşturduğunu ve bu eski birlikteliğin de Harmony ıcın geçen iki yılda büyük işler yaptığını söyledi. Kayıtlara göre eski birliktelik inşaat mühendisi ve eskiden Harmony ıle ilişkisi olan Levent Ulusal tarafından idare ediliyor. Levent bey 2009 yılında Solidarity’e katılana kadar okulun iş müdürü olarak görev yapıyordu. Texas charter okulları tesisler için halktan ayrıca para elde edemediklerinden Harmony’nin inşaat programı bonolar ile ödendi. Bonoların dokümanları bunların zamanla devletin okullara verdiği paralarla ödeneceğini gösteriyor.

Grup 2007 yılından beri $200 milyon bond çıkararak eyaletin en çok bond çıkaran charter okulu yaptı. Halkın parası söz konusu olunca, Texas kanunlarına göre charter okullarının kontratları en iyi teklif eden şirkete verilmesi gerekir. Fakat en düşük teklifin her zaman en iyi teklif olması gerekmez. en iyi teklif açık olmalıdır. Geçen yıl yerel inşaat şirketleri Austin civarında iki Harmony yenileme işinin tekliflerinin ne kadar dürüstlükle ele alındığını sorguladılar. Bir işte düşük 1.17 milyon dolarlık teklifle gelen iyi bilinen Texas şirketi Harvey-Cleary. İş teklifi birkaç yüzbin dolar daha fazla olmasına rağmen Atlas Texas Construction and Trading’e verildi. Atlas, Türkiye’de ve Texas’taki ofisleriyle, 2006 İstanbul’da Amerikan konsolosluğunun Gülen-taraftarı şirketler listesinde yer alıyordu. Harvey-Cleary’in başkan yardımcısı Harmony’nin hiç bir zaman verdiği kararı açıklamadığını söyledi. Atlas aynı gün Austin in başka bir yerindeki Harmony okulunun kontratını (Pflugerville) dört tane daha az teklif olmasına rağmen kazandı.

Gülen okullarının büyük çoğunluğundaki öğrenciler değişik ırklardan ve etnik grupların üyeleri. Öğrencilerin büyük çoğunluğu göçmen. 4. sınıfın başlangıcından itibaren bütün öğrenciler bilim projeleri yapmak zorundalar. Okul başarısını analiz etmek zor bir iş olmasına rağmen Harmony ve diğer charter okullarının çoğunluğu eyalet testlerinde iyi sonuçlar alıyor. Geçen yıl okulların 16sı en yüksek dereceyi aldı, 7 sı tanındı, 2 sı kabul edilebilir derecesi aldı, yeni olan 8 tanesi derecelendirilmedi. Türkiye’den gelen ve Texas A&M’de Şu ürünleri bölümünde eğitim gören Dr. Tarım okulların Türk diye çağırılmasına karşı çıkıyor. Fakat her ne kadar bu okullar Amerikan charter okulları olsalar da okulların Türk oldukları inkar edilemez. San Antonio okulunda mobilyaların çoğu Türkiye’den ithal edilmiş, girişte turkuaz renginde bir kemer var ve lobi de tavan güneş, hilal ve yıldızlarla dekore edilmiş. Harmony öğretmenlerinin bütün dünyadan geldiği yönünde reklam yapıyor. Fakat yabancı öğretmenlerin çoğu ve 33 müdürün çoğuTürk erkekleri. Standart yabancı diller yanında Türkçe açıklamalar da okullar tarafından sunuluyor. Türkiye’ye para yardımı destekli geziler için öğretmenler, öğrenciler ve aileler teşvik ediliyor. Halk tarafından para sağlanan okullar olarak dini öğretilerden uzak duruyorlar. Okullar kendilerini Türk’lükten ve Müslüman grup üyeliğinden ayrıştırıyorlar ve sürekli Gülen okullarıyla ve hareketiyle bir alakaları olmadığını inatla söylüyorlar. Ülkede, okullar açısından en çok karşı gelinen fikir ise yüzlerce Türk öğretmen ve yöneticinin özel vizelerle çalışmaları. Okullar yabancı öğretmenleri getirme nedenleri olarak Amerika’da bilim ve matematik gibi konularda ki nitelikli öğretmenlerin çok az olduklarını söylüyorlar.

Dr. Tarım’in dediğine göre Texas Harmony okullarındaki 1,500 çalışandan 292 sı H-1B vize ile çalışmakta. Bu vize çok kalifiye yabancı çalışanların Amerikan işyerlerindeki ihtiyacı karşılamak için veriliyor. Fakat bazı öğretmenler ve onların sendikaları, ve de göçmenlik uzmanları okulların ne kadar ciddiyetle Amerika’liları ise almaya çalıştığını sorguladı. Dediklerine göre kanunlardaki boşluklar diğerleriyle karşılaştırıldığında normal vasıflara sahip kişiler Amerikalıların yerine çalışmak üzere ülkeye getirildi. Vizeleri inceleyen Amerikan konsolosluğu çalışanları ülkeye giren bazı öğretmenlerin niteliklerini sorguladıllar. Konsolosluk çalışanları başvuranların büyük çoğunluğunun daha önce öğretmenlik tecrübesi olmayan ve Gülen taraftarı olan kişiler olduğunu bildirdiler. Bu öğretmenlerin hangi okullar tarafından ise alındığı belli değil. Şüpheli sicili olan bir kaç kişiye vize verilmedi. Texas hareketinin kalbi Houston Türquoise Center’dir, burası Gülen takipçilerinin kurduğu bir kaç vakfın birlikte olduğu yerdir. Onların aktiviteleri harketin Texas yaşamıyla ve Harmony okullarıyla bağlantısını gösteriyor.

Turquoise Center 2008 de Gülen takipçilerinin uzmanların söylediğine göre avaraj %10 gelirlerini bağışlamasıyla açıldı. Dr. Hendrick’in incelemesinde yazdığına göre bu paralar öğrencilerin bursları, yeni okula başlangıç sermayesi olarak, nüfuzlu Amerika’liları iki haftalık Türkiye gezisine göndermek üzere veya Fettullah Gülen’e bağlılık konferanslarını desteklemek için harcanıyor. The Raindrop Foundation (vakfının) başkanı Mehmet Okumuş’ta eski Harmony okul müdürü bazı vakıfların yıllık gelirlerinin $770,000 öldüğünü ve okullarla anlaşmalardan geldiğini söyledi. İki Raindrop Foundations birimi Zenith Learning ve Merit Learning okullarda okul sonrası programları, test hazırlanma programları ve yaz kampları düzenlemekte. Dr. Tarım’in söylediğine göre aileler Zenith’e çocuklarının okul sonrası okulda kalabilmesi için haftada $200 ödüyor. Bu paradan Harmony her çocuk için günde 25 cent topluyor. Turquoise Center’de başka bir grup The Institute of İnterfaith Dialog. Bu grup dini konferansları destekliyor ve Houston Üniversitesindeki sosyal çalışma master programının burslarını ve master öğrencilerinin Türkiye’de eğitim görmeleri için finans eden Gülen Enstitüsü’ne maddi destek sağlıyor. Mahkeme dökümanlarına göre The Institute of İnterfaith Diolog Gülen’in kendisi tarafından kurulmuş olup Harmony ıle hiç bir iş ilişkisi yoktur. Fakat onun başkanı Yüksel Alp Aslandoğan’ın var. Aslında 2002 yılında eski Austin kilisesini satın aldı ve orası Harmony’nin ikinci okulu oldu.

BİR CIA ANALİSTİNİN KALEMİNDEN GAZETECİ OPERASYONU /// CEMAAT ABD’DE HANGİ TÜRK GAZETECİYE OPE RASYON YAPTI ?


CIA ANALİSTİ MR. PARSLEY’İN MERKEZE YOLLADIĞI MAIL AŞAĞIDA

Email-ID 1098696
Date 2010-02-05 21:56:20
From bayless.parsley
To analysts

YAYIN: geçmiş/analiz

Atıf: STRATFOR kaynağı
KAYNAK TANIMI: Washington DC’de Cumhurriyet gazetecisi
KAYNAK GÜVENİLİRLİĞİ: B
MADDE GÜVENİLİRLİĞİ: 2
ÖNERİLEN DAĞITIM: analistler
KAYNAK IDARECISI: Reva

Bir gazeteci ile muhabbet ediyordum ve kendisi daha once Gulen ile basinin nasil derde girdigini anlatti. Kendisine biraz aciklamasini rica ettim. Tereddut etti ama sonra bosver, nasilsa telefonlar dinleniyor dedi. Bundan onceki ABD yonetimi doneminde Cheney’nin ofisinden Turkiye konulari uzerinde calisan biri ile kayit disi bir gorusme yaptigini soyledi. Washingtondaki Turk istihbarati bu gorusmenin oldugunu ogrendi ve dosyalari Turkiyedeki Polise teslim etti. Bunun uzerine bir sorusturma baslatiliyor ve kendisi Amerikan hukumeti ile (ozellikle Cheney’nin grubu ile) AKP’yi dusurme darbesi planlamakla suclaniyor. Turkler Amerikanin Ergenekon davalarindaki rolu konusunda son derece komplocular. Suclamalarin sacma oldugunu ancak o zamandan beri hayatini kendisine cehenneme cevirdiklerini ve Gulencilerin insanlarin gözünü korkutmak icin her yere ulasabileceklerini soyledi.

Bu islerin nasil yurudugunun baska bir ornegi iste.

CIA ANALİSTİ REVA BHALLA’NIN YAZIŞMASI /// WASHINGTON’DA EĞİTİLEN CEMAATİN BEYİN TAKIMLARI, BAŞBAKANIN ABD AJANI DANIŞMANLARI


TÜRKİYE GÜLEN OPERASYONLARI VE NÜKLEER ENERJİ TESİSLERİ NİN İÇ YÜZÜ

Reva Bhalla dan Stratfor analistler listesine 2 Şubat 2010 saat 19:25 te mesajı

Bu kaynakla çeşitli konuları konuştuk. Haftaya tekrar buluşacağız. Bana Gülen Cemaatii iç işlerinin nasıl yürüdüğünü anlatacak. (Çok heyecanlıyım.)Bu kişi Gülen Cemiyetinde yoğun bir şekilde çalıştıktan sonra ayrılmış biri. Özgürlüğüne kavuştuğu için memnun fakat cemiyetin iç işlerinin nasıl yürüdüğü hakkında geniş bilgisi olduğundan can güvenliği için endişeli. Konuştuklarımız arasında en ilgi çekicisi Gülencilerin, nasıl TSK içine sızdıkları. Askerler abartarak bunu dile getiriyorlar sürekli ancak Gülenciler ciddi baskı ve saldırı yolları bulmuşlar TSK ya sızmak için doğrusu.

80 lerin sonu 90 ların başından beri devam eden büyük, gizli bir operasyon olarak gelişiyor. Esasen, Gülenciler belli elemanlarına dini inançlarını saklıyarak nasıl yaşayacaklarını, çocuklarını nasıl yetiştireceklerini dikte ediyor. Çocuklar üniversite yaşına geldiklerinde Gülene rapor veren memurlar oluyorlar. Genç Gülenciler genellikle yüksek eğitimli, donanımlı, istedikleri her üniversiteye girebilecek kadar başarılı iken Cemaat tarafından Askeri Akedemiye gönderiliyorlar. Genellikle Askeri Akademi de okumayı seçen öğrenciler, çok akıllı, parlak olmadıklarından aralarında kolayca sıyrılıp yüksek rütbelere kolayca yerleşiyorlar ve görülecek işlerine koyuluyorlar. Bugün Askeriyede her rütbede Gülenci subay dolu. Yüzdesini tam olarak bilemesekte hatırı sayılır bir miktar olduğunu biliyoruz. Polis ve istihbarat ofiside aynı durumda.

Gülenciler tüm Ergenekon olayını yönetiyor. AKP ile olan ilişkisini konuştuk. (Hatırlarsan Türkiyede İslami ihtilaf bütüncül değil.) Erdoğan birçok defa geri adım atmak istese bile, Gülen çok daha baskıcı olduğundan Erdoğanı çeşitli meselelerde ittirmiştir. Buna örnek olarak AKP nin askerleri suçladı AKP ye karşı gerçekleştirilmek istenen sözde askeri darbeyi gösterebiliriz. Türkiye’de genel kanı Başbuğ’un cesur olmadığı. Bana son basın toplantısında, dinleyicilerin dikkatini toplayabilmekte nasıl zorlandığını anlattı.

Gülenist/AKP hareketi dünya çapında oldukça kuvvetli, özellikle DC de. Her an yeni bir beyin takımı çıkıyor ortaya. SETA bunlardan biri (Systems Engineering and Technical Assistance- American savunma bakanlığına çalışan sivil veya devlete bağlı mühendisler) Erdoğanın üst iki danışmanı bu gruptan. Kaynağım, daha önce Türkiye nin nükleer enerji projesinde çalışmış. 2007 yılında pazarlıklar başladığı sırada ona söylendiğine göre AKP nükleer enerji konusunda ciddi değilmiş. Anlaşmanın şartları çok saçma ve haksızdı. Kimsa ihaleye katılmak istemedi ve AKP nin buna itirazı yoktu. Bütün konu Türkiye yi statü sembolu olarak Nükleer enerji ile bağdaştırmak, acelemiz yok ne zaman istersek nükleer enerji tesisi kurabiliriz intibaa yaratmaktı. ( IMF ilede aynı politikayı uyguladılar) Sadece Ruslar ihaleye katıldı ve geçen sene bu anlaşmada bozuldu. Erdoğan Putin görüşmesinden sonra yeniden ihale gündeme geldi ancak, kaynağın söylediğine göre henüz kimse para yatırmadı. Gözümüz hala üzerinde.

AKP nin medya da aldığı sıkı tedbirleri başkalarından da duyduğum şekilde açıkladı bana. Gazeteci olduğundan bir çoğunu ilk elden biliyor. AKP için Ciner yeni Çalık olma yolunda( bunu ne anlama geldiğini şimdilik anlamadığınızı biliyorum. İleride açıklayacağım.) George ile konuştuğumda Türkiyedeki banka sisteminin politik olarak nasıl yürütüldüğünü araştıracağım. AKP son derece agresif ilerliyor fakat henüz finansal sistemi kontrol edemiyor. Hala ulusalcıların elinde. Devamı sonra…

2 Şubat 2010 saat 8;07 Kamran Bokharı nın mesajı

Ben SETA yı oldukça iyi biliyorum. Ankara da birçok yabancı diplomatın katıldığı bir toplantıda konuşma yapmıştım. Hepsi Gülenci değil ama eski başkanı şimdi Erdoğanın baş danışmanı. Yakın arkadaşım ve kaynağım.

Rena nın cevabı;

Evet özellikle o kişiyi tanıyor kaynağım. Tüm SETA Gülenist demedim fakat AKP tarafından yönetiliyor.

2 Şubat 2010 8:44 te Marko Papiç in mesajı

Doğrusu bu son derece komplo ve hayali geliyor kulağa. Aynı Bizans, Osmanlı, Türk… hikayeleri gibi. Ne dersen de Gülen cemiyeti AKP üzerinde etkili. Bu kesin fakat Türklerin tertipçi, komplo teorilere ne kadar düşkün olduklarını unutmamalıyız. Türkleri Moron Alex Jones( Amerikalı radyo spikeri) ile bir tutmamalıyız. Türkler böyle bir komplo deneyebilirler fakat Türkiye büyük ve gelişmiş bir ülke. Çeşitli seviyelerde değişik gruplardan güçler var. Gülenin potansiyelini fazla şişirmemeliyiz.

2 Şubat 2010 8:47 Reve Bhalla nın mesajı

İnan bana, komplo teorici türkleri yeterince biliyorum fakat bu kaynak güvenilir. Bu operasyonların başında bulunan adamlardan biri.Başka yerlerden duyduğum haberleri kanıtlıyor.Abartılmış değil. Eskiden gizli saklı yaptıklarını, Gülen kendi gücüne güvenmeye başladığından beri korkmadan ulu orta yapıyorlar.

Marko Papiç in Reva ve Kamrana mesajı

Bu konuda kararı ikinize bırakıyorum.

%d blogcu bunu beğendi: