Kategori arşivi: Terör

IŞİD DOSYASI : TÜRK KÖKENLİ IŞİD TERÖRİSTLERİ


IŞİD DOSYASI /// NECDET BULUZ : “IŞİD’ın yüzde 10′u Türk…”


IŞİD konusu öyle görünüyor ki daha çok baş ağrıtacak. Bir kısmı Suriye’de, bir kısmı Irak’ta İslamiyet adına vahşet sergileyen, yaptıkları eylemlerle İslam ülkelerinin de tepkilerini çekmeye başlayan IŞİD’ın, Türkiye tarafından desteklendiği iddiaları da özellikle dış basında yankılanmaya devam ediyor.

Geçenlerde Alman Die Welt Gazetesi IŞİD ile ilgili yaptığı analizde “Militanların % 10’u Türklerden oluşuyor. Arapların dışında IŞİD’a en çok Türkler katılıyor” diye yazıyor.Daha önce de gerek Amerika’da,gerekse Avrupa’nın çeşitli yerlerinde yayın yapan gazeteler IŞİD konusunda benzer yazıları okurları ile paylaşmışlardı. Yerli basında da konu ile ilgili haber ve yorumlarla karşılaşıyoruz.

Daha önce Dış basında IŞİD ile ilgili çok yazı çıktı. Gözlerden kaçan bir ayrıntıyı bu kez Die Welt yeniden gündeme taşıdı. Gazete bu ayrıntıyı “IŞİD’a katılanların dışında Türkiye’de bu örgüte sempati duyan ve pasif durumda kalan militanlar da var. Bunların kesin sayıları bilinmiyor” diyor.

Bizim için de korkutucu olan ve endişe duymamıza neden olan bu konudur. Çünkü IŞİD’ın çok tehlikeli eylemlere başlayabileceği haberleri de çıkıyor. Geçmişte Türkiye’nin de IŞİD tarafından tehdit edildiğini göz önünde bulunduracak olursak, bu konudaki sıkıntıların daha da artabileceğini sanıyoruz. Bugüne kadar bu örgüte, özellikle Suriye’de Esad’a karşı savaşması için destek verenlerin şimdi bu tehlike ile karşı karşıya kaldıklarına da dikkat çekiliyor.

Nitekim Alman Die Welt, analizindeIŞİD’e, Esad’a karşı savaşması konusunda başından beri destek verdiği belirtilen Die Welt’in analiz haberinde, şimdi IŞİD’in Türkiye’yi tehdit eder hale gelmesinin tam bir ironidirdeniliyor.

IŞİD komutanlarına ait olduğu öne sürülen bazı iddialarda da çok sayıda Türk kökenlinin IŞİD tarafından eğitildikten sonra Türkiye’ye döndüğü anımsatılıyor ve “Pasif durumdaki militanlar da zamanı geldiğinde Türkiye içerisinde harekete geçebilecek” deniliyor.

Almanya, Fransa, Belçika ve Avusturya ve diğer bazı Avrupa ülkelerinin vatandaşları olan Türk kökenlilerden de IŞİD’a katılanların sayısının 1500 olduğu, Türkiye’den katılan sayısının 1000 olarak tespit edildiği, halen IŞİD’ın militan sayısının 16-17 bin civarında bulunduğu da tahmin ediliyor. Gazetenin ve dış istihbarat birimlerinin haberlerine göre Avrupa’daki Türk kökenli militanlar önce Türkiye’ye geliyor, Türkiye üzerinden de Suriye’ye giriş yapıyorlar.

İşin en önemli tarafı da, IŞİD militanlarının savaştıktan sonra Türkiye üzerinden yeniden Avrupa’ya dönmeleri halinde Türkiye ile Avrupa Birliği arasında sorunların yaşanabileceğine de dikkat çekiliyor. Zaten AB’nin bu konuda sık sık Türkiye’nin dikkatini çektiğini de söylemliyiz.

Şimdi asıl sormak istediğimiz konuya geçelim:

IŞİD’ın bugüne kadar gerek Irak’ta gerekse Suriye’de yaptığı vahşet görüntüleri ortadadır. Öldürdükleri insanların kafalarını gövdelerinden ayıran, kanlı infazlara imza atan, kadınları sünnet etmeye başlayan ve etrafa korku salan bu militanlara halen Türkiye’nin destek verdiği iddiaları Türkiye’nin imajını da altüst etmektedir. İslamiyet adına, Islama yakışmayan görüntü çizen IŞİD’a bugüne kadar destek verenlerin, şimdi bu örgütün karşısında olduklarını görüyoruz. Kaldı ki IŞİD, sadece Şii’lere değil, Sünnilere karşı da aynı acımasızlığını sergiliyor. Peygamber mezarlarını, camileri, kutsal yerleri bombalarla ortadan kaldırıyor. Giderek de İslam dünyasının tepkisini çekiyor.

Hedefleri daha önce Bağdat olan IŞİD’ın bu atakta başarılı olamaması ve bulundukları yere sıkışmaları da örgütün gücünün abartıldığı gibi büyük olmadığı da görülmüştür. Eğer böyle bir eylem başarılı olsaydı, bölgede görülmemiş bir mezhep savaşı çıkmış olacaktı. Çünkü işin içine İran’ın da girmesi an meselesiydi. Bunun yansında Kerbela ve Necef’teki Şii’ler de silahlanarak IŞİD ile savaşmaya hazır bekliyordu.

Burada önemli bir noktaya daha değinelim:

IŞİD, tam bir Türk düşmanıdır. Kuzey Irak’taki Türkmen köylerine yapılan baskınlar, Türkmenlerin topluca katliamları, soydaşlarımızın evlerinin, topraklarının terk etmek durumda kalması IŞİD’ın korku ve baskısı sonunda gerçekleşmiştir. Üzücü olan da bugünkü AK Parti Hükümeti’nin bu olup bitenler karşısında Türkmenlere sahip çıkamamış olmasıdır.

Bu örgütün hedefinde sadece Şii’lerin olmadığını da yaptığı eylemler sonunda açık biçimde gördük.

Dikkat edilecek olursa, IŞİD’ın ilk günlerdeki hızı kesildi. Çünkü çok militan kaybetti. Örgüte destek verenlerin şimdi IŞİD’ın karşısında yer almaya başlaması da bu vahşet sergileyenlerin önünde set oluşturdu. Birçok yerde ele geçirdikleri yerleri de birer birer terk etmeye başladılar. Bazı noktalarda da savaşı kaybediyorlar. Halen Suriye’nin Güney sınırında PKK’nın kolu PYD ile çatışma halindeler.

Nereden bakılacak olursa olsun, IŞİD yanı başımızda en büyük tehlike ve tehdit olarak kalacak gibi görünüyor. Hükümet olanların bunu önleyebilecek planları var mı bilmiyoruz? Ancak, iddialar doğruysa halen bu örgüte destek veriliyorsa bunun bedelinin de çok ağır olabileceğini söylemeliyiz. Temennimiz geç de olsa gerçeklerin tümüyle görülmesi ve gereken önlemlerin de zaman geçirilmeden alınmasıdır.

FİLİSTİN DOSYASI /// VİDEO : El Kassam Tuğayları Hakkında 10 Bilgi (YANDAŞ MEDYADA YAYINLANM IŞTIR)


VİDEO LİNK :

TERÖR DOSYASI /// Doç. Dr. Ali Engin Oba : Küreselleşen Dünyada Terör, Terörizm ve Türkiye


Kreselleen Dnyada Terr, Terrizm ve Trkiye.pdf

PKK DOSYASI : PKK’ya ait mail adreslerinin takibi MİT’e uzanınca tutuklandılar


Tutuklanan polislerden 3’ü, PKK’ya ait mail adreslerini kullanan ve eşi MİT mensubu olan bir şahsın ADSL hattının takibinin "Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek" suçu sayılması sebebi ile tutuklandı.

Tutuklanan polislerden Metin Güneş, Abdülkerim Anaçoğlu ve Serkan Durmaz, PKK ile internet üzerinden irtibat sağlayan E.B. isimli bir şahsın ADSL hattını takibe aldıkları için suçlandı ve hukusuzca tutuklandı.PKK’yı takip eden polislerin tutuklanmasına tepki gösteren avukat Bilal Çalışır, "Tutuklamalara baktığınızda, tutuklananların tamamı ya bir MİT personelleriyle ilgili ya da Selam Terör örgütü çerçevesinde faaliyet gösteren kişilere dokunulması sonucu yapıldı. Bu tutuklamalar soruşturmanın 7 Şubat’ın rövanşı ve Selam Örgütü’nün deşifresini engellemeye yönelik olduğunu gösteriyor." dedi.

ADSL hattının takibi sayesinde PKK’ya operasyonlar yapılmıştı

PKK’ya ait e-posta adreslerini takip ederken, bazı adreslerinin Ankara’da bulunan bir adresten çıkış yaptığının tespiti üzerine ADSL hattı takibe alındı. Bu deşifre sayesinde 2011 ve 2012 yıllarında İstanbul Terörle Mücadele Müdürlüğü örgüte yönelik başarılı operasyonlar yaptı. Ancak bu operasyonlara istihbari destek sağlayan polisler "Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek" suçu sayılması sebebi ile hukuksuzca tutuklandı.

Eşinin MİT mensubu olması soruldu

Tutuklanan polislerden 3’üne, takibe aldıkları kişinin eşinin MİT mensubu olduğu soruldu. Ancak bunun bilinmesinin mümkün olmadığını söyleyen bir polisin, “PKK’nın elektronik posta adresi üzerinden teknik çalışma yaptığımız esnada PKK’nın kırsal alanda kullandığı bazı e-posta adreslerinin Ankara’da bulunan bu adresten çıkış yaptığını ve kullanıldığını tespit ettik. Bunun üzerine çalışmalarımızı detaylandırdık ve detaylandırma neticesinde bu ADSL numarasının teknik takibinin gerekli olduğu kanatine vardık. Bunun üzerine ilgili mahkemeye talep yazısını ilettik. ADSL numarası sahibi kişinin eşinin MİT mensubu olduğu iddiasıyla ilgili olarak bizim E.B. isimli şahsın eşinin MİT mensubu olup olmadığını bilme şahsımız o an için yoktur. Eğer onun eşi MİT mensubu ise, bu sorunun bana değil, PKK’ya ait e-posta adreslerini ADSL adresinden kullanan bu şahıslara sorulması gerekmektedir. Bizim yaptığımız tameman PKK ile mücadele kapsamında yapılmış bir faaliyettir." dediği tutanaklara yansıdı.

MİT mensupları bilinmesi çalışma prensiplerine aykırı

“Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek” suçlamasıyla tutuklanan polisler, PKK bağlantısı nedeniyle dinledikleri şahsın eşinin MİT mensubu olduğunun o an için bilinmesinin mümkün olmayacağını söyledi. Konuyla ilgili olarak bir polis savunmasında, “Şahsın MİT mensubu olduğuna dair bir bir bilgim de yoktur. Zaten MİT mensuplarının bilinmesi çalışma prensiplerine aykırıdır. Bu kişinin teknik takibinin yapılmasından herhangi bir usulsüzlük söz konusu değildir. Usulüne uygun olarak benden önce alınmış olan teknik takip kararı ve bunun uzatılmasına ilişkin mahkeme kararına istinaden teknik takip yapılmıştır. Ben görevimin gereklerini yerine getirdim. Suçlamaları kabul etmiyorum.” dedi.

KÜRT SORUNU DOSYASI : JÎN DERGİSİ’NDE KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİ


JN DERGS’NDE KRT MLLYETL.pdf

KÜRT SORUNU BUNLARA KALDIYSA HEPTEN AYVAYI YEDİK


%d blogcu bunu beğendi: