Kategori arşivi: istihbarat

21 Aralık 1963 (9) … Prof. Dr. Ata ATUN


İsmail Bedasi kendisine kimin seslendiğini görmek için geri döndüğünde yan yana duran iki adamdan bir tanesi elindeki silahı kendisine doğrulttu ve ateş etti. Bedasi “Ah vuruldum” diyerek Mecidiye sokağa doğru dönüp oradan uzaklaşmak için hamle yapmak isteyince bir el daha ateş etti ve sağ kalçasından vurdu kendisini. Sonra bir el daha ateş etti. Bu merminin nereye isabet ettiğini görmedim, daha doğrusu göremedim.

İsmail Bedasi olduğu yere, yarı yüzükoyun yatar halde, belden yukarısı yüzü koyun, belden aşağısı yan yatmış vaziyette yolun ortasına yıkıldı kaldı. Hiç başka bir hareket yapmadı veya yapamadı. Pantolonunun arka sağ cebinden ve ön kısmında nereden çıktığını bilemediğim bir yerden asfalta kan akmaya başlamıştı. O an mı ölmüştü, yoksa biraz can çekişip mi ölmüştü hiç hatırlamıyorum. Zaten şok olmuştum.

Silahı ile ateş eden adam, yanındaki arkadaşına hemen silahı uzattı. Arkadaşı silahı kaptı, gömleğinin içine koydu, gerisin geriye dönerek Asmaaltı Sokağa doğru koşmaya başladı. Köşede kendisine birisinin verdiği koyu yeşil renkli bir bisiklete binerek saniyeler içinde gözden kayboldu.

Diğeri de yani ateş eden adam, bana taraf koşmaya başladı. Yanımdan geçerken bana fena bir bakış fırlattı ve Mecidiye Sokağa doğru koşmaya devam etti. Köşeye gelince Abdi Çavuş Sokak yönüne yani bana göre sağa dönerek gözden kayboldu. Bir olasılıkla ona da birileri, hemen bölgeden uzaklaşabilsin diye köşe başında bir bisiklet verdi.

Ben hala basamakların üstünde, yaşadığım heyecan nedeni ile dona kalmıştım. Heykel gibiydim… Kemal Deniz bey kapıya kadar geldi ve dışarı bir göz attı. Son derece soğukkanlıydı. Hiçbir telaş gösterisinde bulunmadı, paniklemedi de. Yerde yarı yüzükoyun yatan adama kaçamak bir bakış fırlattı ve “Bedasi’yi kim vurdu acaba” gibi veya da ona benzer sözcükler çıktı ağzından, hepsi o kadar. Sonra da bana döndü ve “Sen hemen arka yollardan eve git. İngiliz Polisleri gelince seni görmesinler. Gördüklerini de kimseye söyleme sonra başın derde girer” diyerek beni girdiğim şoktan çıkardı ve oradan uzaklaşmamı sağladı.

Ben giriş kapısının kenarına bıraktığım bisikletimi kaptığım gibi önce hızla Mecidiye Sokak tarafına sürdüm, oradan Abdi Çavuş Sokağa döndüm, oradan da ara yolların içinden gözden kayboldum. Eve de çok uzak bir yoldan birkaç saat sonra ancak dönebildim.

Döndüğüm zaman bir müddet ağzımı açmadım, daha doğrusu açamadım. Sonra da, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı sonrasında Gazimağusa’nın ilk Belediye Başkanı seçilecek olan rahmetlik ağabeyim Bora Atun’a gördüklerimi anlatmak amacı ile korka korka, kalbim küt küt atarak yanına gittim.

Ağabeyim herhalde yüzümden ve tavırlarımdan olağan dışı bir şeyler olduğunu veya da sıra dışı bir olay yaşadığımı anlamış olmalı ki, her zaman ki şakacı yaklaşımını bir kenara bırakıp, gayet ciddi tavırlarla bana ne olduğu sordu.

Konuyu anlatmak için ağzımı açtım ama ne ses çıktı ne de bir seda ağzımdan. Yaşadığım olay kafamda bir sinema şeridi gibi geçiyordu ama kafamın içinde seyrettiğim bu filmi bir türlü sözlere döküp anlatamıyordum. Kekemeye dönüşmüş olsam neyseydi ama tam bir dilsiz olmuştum……

İşte 22 Aralık 1963 gecesi, silah sesleri altında korku ile dolu yaşadığım o dakikalar içinde bir an, 4 yıl önce yaşadığım bu olay sinema şeridi gibi gözümün önünden geçmişti. Kaderde silahla tanışmak, silahla yaşamak ve savaşmak da varmış demek ki, hepsini zamanı gelince sıra ile yaşadım…..

Ata ATUN

e-mail: ata.atun veya ata.atun

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

8 Ocak 2016

Sevgi ve Saygılarımla

Prof. Dr. Ata ATUN
GSM : +90 – 548 871 1111
E-mail: ata.atun veya ata.atungmail.com
Twitter: @ataatun
Facebook: Ata Atun

Web: http://www.ataatun.org

Evin en öksüzü babalardır … Prof. Dr. Ata ATUN


Son günlerde okuduğum en gerçekçi yazı diyebilirim. Bana da eşim, Yurdagül Atun gönderdi “bu yazıda babamı ve seni gördüm” diye bir ekleme yaparak. İnternette yaptığım araştırmaya göre başka kişiler de bu yazıyı yayınlamış ve altına adını koymuş ama bu güzel, anlamlı ve gerçekçi yazının yazarının Remzi Karakuş olduğu inancındayım. Yanlış bulgum varsa affola.

“Evin en öksüzü babalardır, en yalnız, en kimsesizi, herkese kimse olurken. Evin direği olurken kendisi direksizdir, dayanacağı kimsesi pek yoktur. Çünkü o hep güçlü olmak zorundadır. O zayıf olamaz Çünkü o kahramandır, o güçsüz olamaz Çünkü o kahramandır, o ağlayamaz Çünkü o kahramandır, hep kahraman olmak, öyle kalmak zorundadır. Yoksa silebilir herkes onu. Küçümser, erkekten bile saymaz.

Batan gemiyi en son terk eden baba iken, uçan bir balonda, fazla ağırlıkların atılması aksi halde balonun düşme ihtimalinin olduğu anlarda, aileden ilk atılacak kişi babadır.

Hayatını ailesine adasa da, ne eşine ne de çocuklarına yaranabilir tam anlamıyla. Kimsesi kalmaz zaten memleketi belli olduğunda. Hani sormuşlar ya adama nerelisin diye. O da demiş henüz evlenmedim diye. Ne ilk ailesine, ne de yeni ailesine yaranamaz, arada kalır. O yüzden ailelerde hep dayılar, teyzeler sevilir ya. Amca hele ki hala pek bilinmez genelde.

Aile içi yetmez gibi, hep annelik yüceltilir onun yanına ayıp olmasın diye babalık da eklenir. Anneler gününün bütün ihtişamına, şatafatına, her yerde vurgulanması ve insanları harekete geçirmesine rağmen, babalar günü unutulur, ya da babalar gününde hatırlanır ve öylesine geçiştirilir.

Evin dış kapı mandalı gibidir çoğu zaman. Evin en yalnızıdır. Bu yüzden en son babalar duymaz mı? Ya saklanır, ya yalan söylenir ya da paylaşma gereği duyulmaz. Bunda elbet hoşgörüsü az babanın da suçu ve katkısı vardır ama yine de ne yapsa yaranamaz, yakınlaşamaz. Belki çocuklarıyla yakınlaşmak ister ama malum ataerkil kurallar, toplum baskısı, utanç duygusu buna engel olur, ne sevdiğini gösterebilir ne de sevilmek istediğini…

Babanın ailede en sevdiği birey kadındır, eşidir. Eşinin ise en sevdiği çocuklarıdır, kendisi değil. En büyük aşk evliliklerinde bile, sevgilisi doğum yaptığında bir anda artık sevgilisi değil, anne olur, kendine biçtiği en büyük rolü olur sevgilisi.

Baba en çok anneyi sever, anne en çok yavrusunu sever, yavrusu ise en çok eşini sever, eşi ise en çok yavrusunu sever. Bu böyle devam eder durur, hayatın kanunu gereği.

Bir yeri acıyan çocuğun hiç babam dediğini duydunuz mu? Babası yanındayken bile anam demez mi?

İyi bir işi olması gerekir, zengin olması gerekir. Çocuklar bile birbirlerini heyecanlandırmak için, iki kişinin omuzlarında daha fazla ileri gitmek için, bakalım kimin babası daha zengindir, derler.

Anne ya da çocuklar işsiz olabilir, kimse bunu çok görmez onlara. Ama baba işsiz olamaz. Düşünün erkek çalışır kadın ev hanımı ise sorun yok ama tersi durumda erkekten bile sayılmaz. Evin geçimini karşılamak zorundadır, hem de şartlar ne olursa olsun. Dışarıda onca karşılaştığı kötülük ve güçlüklerle uğraşırken, eve gelip sığınmak, salmak isterken kendini, evde eşinin kaprislerini çekmek, çocukların sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalır.

Belki ağlamak ister onların yanında, onlarla… Yapamaz!

Evin şerefini, evin namusunu korumak zorundadır. Kızının ilk aşkı kendisi olsa da, büyüyünce kızı artık aldatır babasını ve başka gençlere kayar gönlü. Babasına bin bir naz yapan o kız ise sevgilisinin, eşinin her dediğini yapar. Evde yıllarca babası ile çatışan, özgürlüklerini elde etmeye çalışan, oğlu ise eşinin yanında muma döner. En acısı ise yıllarca gözünden bile koruduğu o güzeller güzeli kızını, gözbebeğini gelir adamın biri alır elinden, gözünden sakladığını başka gözlere verir. Değil birinin ona dokunması yan gözle bile bakmasına dayanamayan baba, teslim eder bir başkasına elleriyle. Üstelik bir de düğün dernek yapmak zorundadır, oynamak zorunda kalır sanki eğlenirmiş gibi.

Yıllarca dışarıda deli gibi çalışırken, bebekken hiç büyümeyeceğini düşündüğü yavrularının değiştiğini bile fark edemez, birey olduklarını. Ona bağımlı iken onlar, bir anda bağımsızlıklarını ilan etmeye başlarlar, küçük bir hayal kırıklığıyla karşılar, yapacak bir şey yoktur.

Bizim gibi toplumlarda, erkek evladından çok kızına değer veren, her şeye rağmen onun için her şeyini feda eden babaların önünde sevgiyle eğiliyorum.

Sizler büyük insanlarsınız…”

(Alıntıdır. http://blog.milliyet.com.tr/evin-en-oksuzu-babalardir/Blog/?BlogNo=492354)

Ata ATUN

e-mail: ata.atun veya ata.atun

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

18 Aralık 2015

Müslüman Dünyası Niye Geri kaldı


MÜSLÜMAN DÜNYASI NİYE GERİ KALDI?

Hz.Muhammed in Vahiy yolu ile kendisine gelen Kuran-ı Kerimi büyük bir mücadele ile yaymaya calısması ile Putlara tapan ve ondan çıkar ve güc saglıyan aileleri rahatsız etti.
Hz.Muhammed ,Medineye hicret edince de burdaki Davudi hakim güçler
rahatsız oldu.
Müslmanlıgın yayılması ve genişlemesi ile işgal edilen topraklarda eni bir burjuvazi dogdu.Bu burjuvazi ile birlkte catısmada başladı.
Hz.Muhammed ve ondan sonra gelen Hz.Ebubekir döneminde manevi bir baskı ile tutulan geniş toplumlarda ,diğer halifeler döneminde muhalif gruplar
yükelmeye başladı.
Kuran-ı Kerim farklı yorumlanmaya başlandı.Bazı ayetler göz ardı edilid ve
Islam dini karmakarışık hale getirildi.
Bunda,Islam karşıtı gruplarında katkısı oldu.

Camii lerin yapılması cok güzel bir sey fakat is Camii yapmaktan cıkmıs
gösterisli ,abartılı yapı yapmaya dönmüs.

Kuran-ı Kerimi anlamak icin okuma,anlamadan,Kuran- ı Kerimin arabcasını
ezberlemeye dönmüs.
Islam ı yasamak ,Islami ritüelleri uygulama haline gelmiş
Allah ı tanıma ve ona biat etme ,öne seyhe sonra Allah a biat etmeye
degismis.
Kısacası,Islam ilk cıktıgı andaki ,sade anlaşılır halnden,karısık bir inanç
siatemi haline gelmiş.
Bir yanda,Islaı bilmiyen Batıcı ayadınlar,bir yanda,Islam düşmanları diğer yanda da,Islam ı bir yobaz düzeni halne getirenler.
Kuran -ı Kerimde gayet acık ayetler var. ”Yarabbi bana bu dünya da da,ahrette
de iyilik ver” deniyor.
Alllah Magfiret sahibi Insanların sahibidir.
Insanlıga hizmet etmek ,Allah a bir ibadettir.Allah ın yarattığı kullara
yardımcı olunuyor.Bu hizmet kötülenemez.

Gur-Buz

Teröre karşı birlik olma zamanı


Sayın Bülent Bey,

Bildim bileli milli birlikten bahsedilir.Fakat o birlikte sağlanamaz.

Seneler önce bir arkadasım bana Ahlak toplumda neden önemlidir diye sormuştu.Pek cevap verememistim.
Bak dedi,toplumda ahlak fertlerin birbirine güvenmesi ni ve birliği sağlar dedi.
Bir grup düşünün burda fertler yalan söylüyor,birbirlerinin haklarını gaspediyor
bu toplumda birlik olurmu?
Bir devlet yönetimi düşünün çarklar bir takım burjuvazi ve zenginlerden yana
çalışıyor.
Bunu yapanlarda ,Birlik ve Beraberlikten bahsediyor.
Olmıyacak bir hikaye.
Bir ülkede ,saf ve cahil halkı kandırmaya yönelik bir siyasi politika var ise bir gün,bu sistem çatırdar.Sahipler ve kulların olduğu bir toplum gelişemez.
Ülkemizde,bir kere gelir ve zenginlik kontrolü yok.Kim nasıl zengin olmuş,Sahipleri nası ortaya cıkmıs ve halk nasıl kulluk yapıyor belli değil.
Ben solcu değilim,fakat hakca,adil bir ekonomik yapıdan yanayım.
Zaten ,Sol düsünce de,kapitalist düşünce gibi ,Davudi bir ekonomik harekttir.

Müslümanlıkda,Adil Ekonomik bir yapıdan söz edilebilir.

Ne yazıkki,dinci cıkarcı kesimler Adil Ekonomik düzeni ağızlarına bile almazlar.

Eger ,devlet yönetiminde yöneticiler acık,temiz ve halkı koruyorsa ,o toplumda,
ortaya cıkan ceteciler destek bulamaz.

Almanya da bir kasabaya gitmiştim.Her yer tertemiz.Yaslı insanlar bile calısyor
okulları ise pırıl pırıl.
Burda ,yola cop atılsa,halk ne güzel bakın bunu yapan ne başarılı is mi yaptı diyecek?

Kısacası ,ahlaklı ,adil bir yöneti birlik ve beraberliği sağlar.
Gur-Buz

On Monday, September 7, 2015 1:55 PM, Bülent Esinoğlu <bulentesinoglu@gmail.com> wrote:

Teröre karşı birlik olma zamanı
BÜLENT ESİNOĞLU
Terörle savaşın, iç siyasete oy olarak yansıtılmaya çalışılmasının bedelini maalesef günahsız güvenlik güçlerimiz ve halkımız ödüyor.
Nasıl ki ekonomik krizlerin nimetlerini birileri toplayınca; zararlar da halka pay edilince, birileri de çıkıp, zararların sosyalizasyonu diyorlar ya, işte öyle bir şey…
Terörün bedelini de maalesef gene halkımız ödüyor.
Terörün OSLO Görüşmelerinden beri silah stokladığını bilmeyen sağır sultan kalmamıştı ama…
Erdoğan bugün çıkmış şu cümleleri söyleyebiliyor.
Çözüm Süreci aslında bunlar tarafından bir ihanetle değerlendirildi… Güneydoğu’da, kısmen doğuda kendileri için silah stoklama süreci olarak değerlendirdiler ve çok ciddi bir silah stoklaması yaptılar. Burada bu süreç içerisinde, güvenlik güçlerimiz tabi ‘herhangi bir çatışmaya, şuna buna girmeyelim’ dediler ama daha sonra anladık ki bu süreç içerisinde bunlar bunu yaptılar”.
Gelin bu cümlenin anlamını teker teker analiz edelim.
Birincisi; bu öyle büyük bir itiraftır ki, devletin en sorumlu kişisinin devletle ilgili işleri doğru değerlendirmediğini gösterir.
İkincisi; terörün çözüm sürecini değerlendirmesinin ihanet olduğunu söylüyor. Terör; ihanetin zaten ta kendisidir. Başka türlü değerlendirme, zaten değerlendirme bile değildir. Terörün süreci başka türlü değerlendirmesi de beklenemezdi…
Üçüncüsü; Silah ve mühimmat stokladılar diyor. Siz değil misiniz? Ordu komutanlarını valilere bağlayan, kışlalara mahkûm eden.
Dördüncüsü; içerisinde, güvenlik güçlerimiz tabi ‘herhangi bir çatışmaya, şuna buna girmeyelim’ dediler Bu cümle de, kendi sucunu gene ordunun üzerine ve ölenlerin üzerine atma gayretini görüyoruz.
Bir de, 400 milletvekili meselemiz var. İnsanlar çok konuşursa çak itirafta bulunuyorlar. Sonra da kalkıp, istediğin kadar tevil etmeye çalış olmuyor.

Sen bu cümleyi hangi maksatla kurarsan kur, içinde 400 milletvekilliği geçtiği sürece; insanlar tek bir şey anlar. PKK ile savaş 400 milletvekilliği içidir.
Önce şunu ifade etmek gerekir. Terörle savaş devlet olmanın gereğidir. Terörle savaşmayan devlet, devlet olarak kalamaz.
Sen terörle savaşmasan bile, terör gelip seninle savaşır.
Terörle savaş; Erdoğan istiyor veya istemiyor ile ilgili bir şey değildir. Onun için bu saray savaşı değildir. Bu vatan savaşıdır.
Bunu birbirinden ayırmak gerekir. Erdoğan olmasa da terörle savaş sürecektir.
Doğrudur. Çözüm süreci terörle mücadeleye çok büyük zarar vermiştir. İtiraf da edilmiştir.
Bu kadar, devletin bekasıyla ilgili, yaşamsal konularda yanlış kararlar alan yönetimlerin, oylarla ödüllendirilmesi asıl felaketimizdir.
Şimdi iç hesaplaşma zamanı değildir. Terörle savaş zamanıdır.
Terörle mücadelede birlik olmak; Türk halkının Erdoğan’a rağmen görevidir. Erdoğan var diye terörün yanında olmak, asıl ihanet budur.
Halkımız, yavaş da olsa, kavramakta ve birlik olma yolunda mesafe alınmaktadır.
Türk halkı bunlara rağmen kazanacaktır.
7.9.2015, bulentesinoglu

Ozel-Buro-Istihbarat SURİYE DOSYASI /// SABAHATTİN ÖNKİBAR : Bu tablo se nin eserin Tayyip Erdoğan !


Kapital,Zenginlik ve Burjuva,

Avrupa nın ,yeni kıtaları bulması ,ona büyük zenginlik kazandırdı.Merkantalizm ,Avrupalı tüccarların desteklenmesi sonucu,bankacılar,Kapitalistler güclendi ve bunların coguda Davudi kayanaklı
oldu.

Fransız devriminin arkasında Davudi sermaye vardı.
Marks ,Davudi sermayeden destek buldu.
Rusya da Kominizm devrimi ,Trocki-Lenin ,Davudi sermayeden destek aldı.

Amac para oyunları ile ,ülke yönetimleri ister sağcı ,ister solcu ister dinci olsun ele geçirmekti.

I.Elizabet ,Günes batmıyan imparatorluğunu kurdu,Davudi başbakanı da,Elzabet I i,
yöneten krallığını kurdu.
Kanuni,Osmanlı imparatorluğunu genişletti,onun üzerinde de Davudiler krallıklarını
kurdular.
Kovboy güc kuruldu,Kovboy gücüde Davudi sermaye yönetir duruma geldi.

Ortadogu petrol seyhleri,Ortadogu politikasını yönetmeye calıstı,bircok ülke siyasetçilerine para dağıttılar,onların arkasında da ,Davudi Sermaye yer aldı.

Iran la bir anlaşma yapıldı buna en cok sevinen de ,Davudi sermaye oldu.

TC de de küçük bir azınlık,Dinci ,ritüeller ile kendi burjuvazisi ni ve Kapitalistleri ni kurma pesinde.Asker ölmüş,vatan satılmış umurlarında bile değil.Kendi sırca
köşklerinde yasama pesindeler.

Aristonun dediği doğru.
Ülkede zenginler,ülkeyi daha cok sömürmek ,güclenmek ve krallar gibi yasamak pesindeler.

Mekkede ,Allah vardır ,birdir ve tektir diyen ,Hz.Muhammed ,putları yıkınca,put
ticaretinden cıkar saglıyanlar,Islam dan cıkar sağlamak pesine düştüler.
Bizans,Pers ,Mısır toprakları ellerine geçince,bu zenginliklere sahip olak isediler.
Bu ,çıkarcılar,Hz.Muhammed in yaşamını özlemediler.
Hz. Aliyi de sehit ettikten sonra ,karsılarında,o ıslam ahlakını savunacak güc de kalmadı.

Müslümanlıgı savunanlar,Islam ın yüksek ahlak prensiplerini yasatmak pesinde değiller,sadece çıkarlarının pesindeler.

Gur-Buz

On Monday, September 7, 2015 1:06 AM, “Digi Security (İşnet) Digi.Security@isnet.net.tr [Ozel-Buro]” <Ozel-Buro-noreply@yahoogroups.com> wrote:

– Suriye dün, yani ABD hücum emrini vermeden ve Tayyip Erdoğan saldırmadan önce barış içinde bir ülkeydi. Bugün, cehennem!

– Suriye’de dün Hıristiyanı-Müslümanı, Alevisi-Sunnisi, Arabı-Kürdü, Dürzisi-Marunisi kardeşçe yaşıyordu. Bugün, pek çoğu birbirine hasım!
– Suriye, dün istikrar adasıydı. Bugün, küçük Irak!
– Suriye, dün Büyük Kürdistan projesine setti. Bugün değil!
– Suriye, dün Kürdistan’ın Akdeniz’e açılamaması için kaleydi. Bugün tünel!
– Suriye, dün Güney sınırımızın güvencesiydi. Bugün, yeni güney komşumuz fiili PKK devleti!
– Suriye, dün tek parçaydı. Bugün, fiilen birkaç parça!
– Suriye, dün Müslüman komşumuzdu. Bugün Haçlı’larla beraber yıkmaya çalıştığımız hasım ülke!
– Suriye, dün dış ticarette en çok artı verdiğimiz ülkeydi. Bugün, tek kuruşluk bir ticari ilişki yok!
– Suriye, dün Ortadoğu’ya açılan kapımızdı. Bugün, sınırlarımızı kapattığımız ülke!
– Suriye ile dün dost iken, Rusya, İran ve Irak’la da dosttuk. Bugün, Suriye ile beraber bu ülkelerin tamamı ile düşmanız!
Burada bir parantez açıp soralım:
Sahi, Türkiye hangi çıkarı adına Suriye’ye hasım oldu ve örtülü bir savaşı başlattı, bilen var mı?
Zerre bir çıkarı yok ise, istikrar adası olan bir ülkeye yani Suriye’ye, Haçlı’nın amaçları ve de Irak -Libya tarumar örnekleri ortada iken nasıl ve niçin saldırır?
Sadece gerekçesiz bu saldırı tutumu bile Tayyip Erdoğan’ın neye ve kime hizmet ettiğini ortaya koymuyor mu?
Altını çizerek yazıyorum, Suriye’deki yıkımın ve ölen on binlerin birinci derecede ki sorumlusu ABD değil, Tayyip Erdoğan ile şurekasıdır!
Bir başka şey daha:
Dünyanın en önemli stratejisyenlerini toplasanız ve Türkiye’yi bölme senaryonuzu yazın deseniz, emin olun Türkiye’nin bugün izlediği Suriye politikasından daha etkili bir şey yazamazlar! Düşünebiliyor musunuz, hem Suriye’de hem de Irak’ta Kürdistan’a karşı olan Esad ile Maliki bugün Türkiye’nin can düşmanları konumunda!
Evet, bugün izlenen Suriye politikası dışında hiç bir şey Türkiye’yi bölemezdi ki, hicap ile yazıyorum artık bölünmede geri sayım sürecindeyiz!
Bahçeli’nin Kerkük tezgahına dikkat!
Kaynağım emin.
Anlattığı şu:
Bahçeli, kongre öncesi panikte ya, hizmetinde olduğu ve yardım talep ettiği malum derin çevrelerden, “imaj atağı yap” önerisini almış ve bir oyun kurulmuş.
Buna göre, Bahçeli, ülkücü taban için özel anlamı olan Kerkük’ü kongre öncesi ziyaret edecek!
Diyeceksiniz ki, tek başına ziyaret imaj oluşturmaya yetmez!
Devamı var dinleyin:
İşte, o ziyaret esnasında bir tiyatro sergilenecek ve bir grup, Bahçeli’yi güya protesto edip heyetine saldıracak!
Kameraların çekeceği o an sürecinde, Bahçeli birden, “One minute” tavrı takınacak, yani onlara meydan okuyup kahramanlık taslayacak ve çok sert mesajlar verip, işte lider böyle olur dedirtecek!
Yemezler, Devlet efendi, ağzınla kuş tutsan, kongreden sonra senin gideceğin yer Çayyolu’ndaki trilyonluk malikanendir!
Öyle, çünkü senin Türk dünyası ya da Kerkük diye bir derdin olsa, bugüne kadar bir kez olsun ağzına alırdın. Şimdi yapacağın kurultay gezisidir!
Şu tabloya bakar mısınız!
PKK, Suriye’de devlet kurdu, Bahçeli’den tık yok. Ondan sonra Kerkük’te bayram namazı imiş!
Yahu, sen 10 yıldır MHP Genel Merkezi’ndeki büyük mescitte bir kez olsun Cuma namazı kıldın mı ki Kerkük’te namaz diyorsun!
Çamlıca camisi bu günahlarınızı örter mi?
Tayyip Erdoğan, bir şeyi iyi biliyor!
İnanç üzerinden yapılacak bütün tartışmalar, kendine artı yazar.
Bunun için de, sürekli yeni yeni inanç konularını gündeme taşıyor ki, bu aralar bu konu Çamlıca’daki cami inşa olayıdır.
Peki ama, Çamlıca’ya cami inşa etmek AKP ya da Erdoğan’ın bu devasa günahlarını örtebilecek mi?
– Suriye’de, Haçlı ile işbirliği yapıp Müslümanları boğazlamak!
– BOP hedefi bağlamında, Büyük Kürdistan’ı adım adım inşa etmek!
– İsrail’i korumak için füze kalkanını Türkiye’ye monte etmek!
– 9 Türk vatandaşının Gazze yolunda, İsrailliler tarafından katledilmesine, fiili, zerre bir tepki vermemek!
– Türkiye’nin en önemli enerji ve ticari partnerleri Rusya ve İran ile hasım olup hedef ülke olmak!
– Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama olayında Kıbrıs’lı Rumlardan bile kötek yemek
– İncirlik’ten kalkan uçaklarla bir buçuk milyon Irak’lı Müslümanın öldürülmesine ortak olmak!
Ahmet Davutoğlu, Barzani’ye “Kak Mesud” diye hitap eder!
Kak Kürtçe’de ağabey anlamına geliyor ve dolayısı ile Mesut ağabey demek istiyor!
Davutoğlu özel yaşamında, Barzani’ye isterse baba da diyebilir, ama Türkiye’nin Dışişleri Bakanı sıfatı ile; “Tepemi attırırsanız Diyarbakır’a da karışırım” deyip Türkiye’yi tehdit eden ABD ajanı bir peşmergeye ağabey diye hitap edemez! Ederse, bu ülkeyi küçük düşürmek olur!
Gelelim konumuza:
Tayyip Erdoğan, Davutoğlu’nu Kak’ına pardon, ağabeyine gönderiyor!
Niçin mi?
Barzani’nin Suriye Kürtlerini sahiplenmemesi için!
Komikliğe bakar mısınız?
Yahu adam, Suriye Kürtlerini bölükler halinde eğittiğini kendi ifade ediyor. İlgilenmemek nerede kaldı! Hal bu iken, bu seyahat neyin nesi?
Hayır, bunu Tayyip’te, derin stratejisti Davutoğlu da biliyor. Lakin, gayeleri iç kamuoyunu manipüle etmek!
Hani, AKP’nin bir şarkısı var ya o misal. Bunların tamamı, “aynı dağın yelleri” yani ABD’nin inzibatları!

__._,_.___

DİNSİZ-İMANSIZ DİNCİLERE…


UYUTMAYA DEVAM EDİN MİLLETİ…

DAHA NE KADAR SÜRDÜREBİLECEKSİNİZ?

Zenginlerin Catısması


Degerli Düsünürler,

Dünyamız da ,yoğun bir güc gösterisi var.Rusya ve Cin ileri derece de silah üretirken,Global gücte,dünya hakimiyetini kaybetmemek için,yeni silah yatırımleri yapıyor.

Rusya ,Suriye deki hegemonyasını yaybetmek istemiyor.Su anda ,dünyanın en güclüpatlayıcısını üretmiş durumda.
Suriyeye,silah ve uck gönderiyor.
TC de bazı politikacılar,Suriye ye müdahale etmek istiyor.Sonunda ,karsısında,Rusya yı bulabilecek.Iste Felaketin başlangıc adımları.

TC ,Devletci Osmanlı devleti yapısın dan,Yerli Burjuvaziye geçmek istedi.
Tanzimat Bildirgesi ,aslında ,Müslüman Tüccarın yok oluş fermanıydı.
Bundan kurtulmak için,cesitli yollar denendi.

Simdi ise ,büyük ölçüde ,Islam ahlakının ,adaletinin dışında ,bir dinci Burjuva ve
Kapitalizm yetistirlmek isteniyor.
Toplumda,haksızlık ,adaletsizlik ve ahlak dışılık had safhaya ulaşmıs durumda.
Güneydogu ceteleri ile mücadele edilmek isten se de,Kara ticarete dayalı ,bir
Kapitalist Burjuva hedewflenmis durumdadır.Belki HDP nin destekçileri,Kurt ırkcılıgı
yapan ,Kürt burjuvazisi olmaktadır.

TC deki,büyük ölcüde ,adaletsiz ekonomiden fışkıran ,Dinci Burjuvazi,bir yandan Islam
ın Temel ahlak kurallarından uzaklaşmış fakat ,dinci ritüellere sığınmış bir dinci
Burjuva oluşturmak pesindedir.
Bundan dolayı ,laik belki mahfilci ,Cumhuriyet kuşağından gelen ,Ticaret ve sanayii,
burjuvazisi istenmiyor.
Dinci Burjuvazi,gelismek için ,Global Davudi sermaye ye muhtac halde iken,onun
kapitalist ahlakını almaya çalışırken ,bir yandan da ,Davudi düsmanlıgı yapabilmektedir.
Burda ikileme düşmüş ve toplumda ruhsal ve düşünce bozzuklugu had safhaya çıkmıştır.

Bir yandan ,par mühim değil diyen bir yandan da ,Batı standardlarında yasamak istiyen
celiskili bir toplum yapısı oluşmuştur.
Toplumda ,dıs güçlerin planları ile hareket eden fakat TC nin celiskisinden güc bulan
çeteci gruplar ortaya çıkmıştır.

Devlet kaynaklarından ,hak -hukuk tanımadan hareket eden Dinci Burjuva ortaya
cıkan dengesiz yapnın sorumlusu olduğunun farkında degilidr.

Toplum da adalet,hak -hukuk ,ahlak olmadan ,toplum huzurunun saglanmıyacagı bilinmelidir.
Gur-Buz

SiyasetMeydani Re: Yuksek Turkiye — KUR’AN-ALLAH/3


"…Yolsuzluğu,hırsızlığı yalanı din adına kutsallaştıranlar, aslında Islam’ı yıkmak projesinin bir parçasıdır…" G. Güvendağ

Ateistin biri, kitaplarıyla edindiği servetini yoksul çocuklara adadı. Ölümünden sonra kendisi için şatafatlı mezar yapılmadı; hatta mezarının yeri bilinmiyor. Yüzlerce yoksul çocuğa, onun kurduğu Vakıf ve bıraktığı eserlerin geliriyle eğitim olanağı sağlanıyor.

Dincinin biri, akıl almaz ve şaibeli bir servetin sahibi oldu. Şatafatlı düğünler, ailesinin lüks hırsı ve kendisine emanet edilen trilyonlar, kendi partisi tarafından bile sorgulandı. Mahkeme kendisini suçlu buldu; talebeleri onu Hapisten kurtarmak için özel yasa çıkardı. Bugün evlatları o şaibeli mal varlığı için birbirine düşmüş durumdalar!

1 Eylül 2015 02:27 tarihinde Grbuz Guvendag <gurbuz1943> yazdı:

Kıymetli Düsünür Arkadaslar,
Bugün yahoo da okuduğum bir haber cok ilginc.

Dünyanın en cok Müslümanın olduğu Endonezya da ,bazı kesimler Islam ı sorguluyor ve inancsızlığa gidiyor diyor.
Sebeb ,bir takım kimselerin Islam diye bir kaos u uygulamaya kalkmalarıdır.

Depresyonlu,ezilmis bir takım insanlar Cennete gideceğiz diye bir dinci topluluk oluşturmaya kalkıyor. Her türlü ahlak ve akıl dışı yolu seçen ,Kuran-ı Kerim i,ve Hz.Muhammed in tebliğini
anlamıyan cahiller ordusu, Davudi bir yönlendirmeyi seçip, Allah ın önerilerini bırakmıs, ve gerekirse Insan katlini ön plana cıkarmıs ilerleme kaydetmektedir.

Yolsuzlugu,hırsızlıgı yalanı din adına kutsallaştıranlar,aslında Islam ı yıkma projesinin bir parçasıdır.

Yönettikleri toplumda,halkı kandıran,kendi ve ailesinin ,yandaslarının çıkarlarını
ön plana atanlar,Islam ı sorgulatmakta,inancsızlıgı ön plana çıkartmaya çalışmaktadırlar.

Bir ülkede ,petrol ,doğalgaz cıkmıssa bu gelir üc bes tane yönetici aileye mi ait olmalıdır?
Demokrasi,cahil toplumlarda nasıl uygulanacaktır?
Islam ın Kutsal yerleri,Gayrimüslüm destekli kişilerce mi yönetilmeli?

Kırsehirli ,yaslı bir bay la oturuyordum.Bu sahıs bana ,hasa Allahla ,Hz. Isa arasında geçtiği ni söylediği bir hikaye anlatmaya kalktı.Bak .Kuran-ı Kerim var dedim.
Sen bu hikayenle yoldan ve dinden çıkıyorsun.Yüce Allah,ın konuşması diye bir sey olmaz.Vahiy i bile Cebrail getirmiştir dedim.Alemlerin rabbi cümlesi öyle basit bir sey değildir.

Gayrimüslüm dünyası ,Islam sız bir dünya istiyor ve her ülkede ,Islam i eğitim almıs,
Isbirlikcileri var.
Gur-Buz

On Monday, August 31, 2015 8:31 PM, "Grbuz Guvendag gurbuz1943 [SiyasetMeydani]" <SiyasetMeydani> wrote:

Sayın Kavik Bey,

Acıklamalarınız ve güzel bilginiz biz yol gösteriyor.
Sizin mcazi anlam ifadesine katılıyorum.
Zaten uran-ı Kerim ile açıklama yapmışınız buda cok sağlam olmus.

Yani ,Allah ın evi mecazi bir anlam ifade ediyor diyebiliriz.Yani ,Allah ın benim
yasadıgım degilde ,benim sizin için insa ettiğim ev anlamına gelir.
Bu Kuran-ı Kerim Ayeti açıklama ister.

Ikincisi ,benim dostum ifadesi mecazi anlam taşıyor.Benim yolumda gidenler anlamına geliyor.
Cami imamlarının dediği gibi Hac farizesini yapanlar Allah ın dostu diye bir sey yok.
Allah ın kimi dost olarak tanımladığını da bilemeyiz.
Efendim,hacca giden ,anasından yeni dogmus gibi olur diye bir sey yok.Biyolojik olarak ,beyin ve kalp sıfırlanmıyor.

Benim Kannatim,Isvicre gibi tarafsız yasıyan bir ülkede, Islam alimleri olmalı

ve bunlar,Islam ın özüne bağlı açıklamalar sunabilmeli ve yöneticileri uyarmalıdır.
Su anda ki ISID gibi örgütler,arkasında Davudileri bulunduran bir Halifelik
düzenidir.
Gur-Buz

On Monday, August 31, 2015 5:03 PM, "Yunus Kavik ykavik [SiyasetMeydani]" <SiyasetMeydani> wrote:

Gürbüz Bey

"Kabe Allah ın evi diyorlar… hristiyanlar dan alınmış bir kavramdır.Allah ın evi olmaz.Allah insan değildir."

demişsiniz.

Bakara suresi 125 nci ayette bakın C.Allah (cc) şöyle buyuruyor :

وَعَهِدْنَا إِلَىٰ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ أَن طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْعَاكِفِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ

VE AHİDNA İLA İBRAHİME VE İSMAİLE EN TAHHİRA BEYTİYE LİTTAİFİNE VEL’AKİFİNE VERRUKKEİSSUCUD
Biz İbrahim ve İsmail’e de "Evimi tafaf edenler, itikafa çekilenler,rüku ve secde edenler için temizleyin" diye ahid verdik.

Ayet-i kerimede üstü sarı ile boyalı olarak belirginleştirdiğim "BEYTİYE" kelimesi "evim" anlamına gelmektedir. Kelimenin sonundaki YE harfi iyelik ekidir.

Kabe için "evim" diyen bizzat Allah (cc) dır. Dolayısıyla oraya Beytullah "Allah’ın evi denilmesi Kuran’dan alınan bir kavramdır. Hıristiyanlıktan alınan bir kavram değildir.

Allahın evinin şirke karşı sığınılabilecek en sağlam ev olduğu Al-i imran s. 96-97. ayetlerinden anlaşılmaktadır. İnsanların oraya girmeleri demek sadece çatısının altında toplanmak şeklinde değil, beyt sembolü üzerinden anlatılmaya çalışılan kişinin şirk zulumatından tevhid nuruna girmesidir.

Allah ın dostu deniyor.Allah insan değildir.Allah ın dostu olunmaz.Iyi kulu olunur.

demişsiniz

Ankebut 41 nci ayet-i kerimede C.Allah (cc) şöyle buyuruyor :
مَثَلُ الَّذِينَ اتَّخَذُوا مِن دُونِ اللَّـهِ أَوْلِيَاءَ كَمَثَلِ الْعَنكَبُوتِ اتَّخَذَتْ بَيْتًا ۖ وَإِنَّ أَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنكَبُوتِ ۖ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

Allah’ın dışında başka veliler (dostlar) edinenlerin örneği, kendine ev edinen örümcek örneğine benzer. Gerçek şu ki, evlerin en dayanıksız olanı örümcek evidir; bir bilselerdi

Yine Yunus Suresi 62 nci ayette C.Allah (cc) şöyle buyuruyor :

أَلَا إِنَّ أَوْلِيَاءَ اللَّـهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Ela inne evliyaullahı la havfun aleyhim velahum yahzenun.
Biliniz ki Allah’ın dostları için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

Veli Allah’ın isimlerindendir. Arapçada Veli kelimesinin anlamı : Sahip, malik, dost, muin/muhafaza eden, küçük çocuklardan mesul kimse,bir şeye kudret cihetiyle mutasarrıf olmak

Allah’ın dostu kavramı bizim bildiğimiz insanlar arasındaki dostluk manasında anlamamak gerekir. Mecazi anlamda anlamak gerekir.

Selam ve sevgilerimle
Yunus Kavik

31 Ağustos 2015 13:07 tarihinde Grbuz Guvendag <gurbuz1943> yazdı:

Sayın Cüneyt Sasmaz,

Hz.Hüseyin nin Katili Yezid bir Zalim Sultandı.Ve bu zalimler ,Sultanlar,Allah ın gölgesi olduğu nu iddia ettiler.Basradaki Emeviler Kölemen Türkler tarafından iktidardan indirildi ve Abbasiler tarafından yok edildi.Allah
adildir.
Yahudilerin,Hristiyanların baskısından dolayı ,Ispanya ya cagırdıgı Emevi Sultanları da Ispanya Hristiyanları tarafından büyük zulme uğradılar.

Yüce Allah ı cisimlendiren ,onu küçültmeye calısan ,Emeviler ve ona benziyenler yok edilebilir.Bilemeyiz.

Allah ın gögesi ne demek?Firavunlar da kendilerini ,Allahın temsilcisi
zannettiler.
Gölge maddi cisimlerde olur.Gercek değildir.Putların gölgesi olur,Firavunların
gölgesi olur.Fakat yerden cisimden uzak Allah ın gölgesi olmaz.
Buna Hadis diyorlar.Böyle hadis olmaz.peygamber vahyi nakleder.

Kabe Allah ın evi diyorlar,camilere de öyle denir.hristiyanlar dan alınmış bir kavramdır.Allah ın evi olmaz.Allah insan değildir.

Camide imamlar ,Allaha ulaşmaktan bahseder.Allah a ulaşılmaz,Allah ın merhametinden bahsedilir.
Allah ın dostu deniyor.Allah insan değildir.Allah ın dostu olunmaz.Iyi kulu olunur.
CHP li dinci müftü,Sünnetten izler var demis.

Sünnet olmaz,Kuran-ı Kerime uygun olup olmamak dan bahsedilir.Esas
kuran-ı Kerimdir.

Allah Müslümanlara akıl ve bilgi versin.
Gur-Buz

On Monday, August 31, 2015 8:41 AM, "Cuneyt Sasmaz cesuryorum [YuksekTurkiyeIdeali]" <YuksekTurkiyeIdeali> wrote:

ALLAH’I TANITAN AYETLER:
"Ortak koşuculara sor:
“Ortaklarınızdan hangisinin, hiç yokken var edip, ardından öldürüp, ölümünden sonra da diriltecek bir gücü var?”
Ve cevap ver onlara:
“Hayır yok!
Hiçbir ortağı olmayan Allah yaratmayı başlatır, öldürür ve diriltir.”
Ortaklarınızdan hangisi gerçeğe ulaştırabilir?”
Ve cevap ver:
“Sadece hiçbir ortağı olmayan Allah gerçeğe ulaştırır.
O halde gerçeğe götüren mi uyulmaya daha lâyıktır, yoksa birisi götürmezse gidemeyen mi uyulmaya daha lâyıktır?
Kuşkusuz Allah onların yaptıklarını bilendir."
(YUNUS, 34, 35, 36)

"Allah, hiçbir zaman insanlara zulmetmez; ancak insanlar kendi işlediklerinden ötürü, kendilerine zulmederler."
(YUNUS, 44)

"Biliniz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır.
Ve unutmayın ki Allah’ın sözü tamamıyla gerçektir; fakat inkârcıların çoğu fark etmez.
Yaratan ve öldüren Allah’tır.
Ve tekrar Allah’a döndürüleceksiniz.
Allah’ın lütfu ve rahmetini kazanmak, insanların dünyada biriktirdiklerinin hepsinden daha iyidir."
(YUNUS, 55, 56, 58)

"Allah adına yalan uyduranlar kıyamet gününü düşünmezler mi?
Allah insanlara karşı bol lütuf sahibidir; ama insanların çoğu şükretmez.
Göklerde ve yerde zerre kadar/en ufak bir şey, hatta bundan daha küçüğü ve daha büyüğü bile, Rabbinden gizli kalmaz."
(YUNUS, 60, 61)

"Unutmayın ki Allah’ın dostları için ne bir korku vardır ne de üzülürler.
Çünkü onlar, Allah’a ortak koşmadan inandılar ve O’na saygılı davrandılar.
Dünya yaşamında da ahrette de mutluluk onlarındır.
Allah’ın verdiği söz değişmez.
Üstünlük tümüyle Allah’a aittir.
Allah işitendir, bilendir."
(YUNUS, 62, 63, 64, 65)

"Unutmayın ki göklerde ve yerde ne varsa, hepsi Allah’ındır.
Dinlenmeniz için geceyi, çalışıp kazanmanız için gündüzü oluşturan Allah’tır."
(YUNUS, 66, 67)

"Ortak koşanlar, ortak koştukları şeyler için, “Allah bunları çocuk edindi!” dediler.
Asla!
Allah ortak koştukları şeylerden çok yücedir.
Allah’ın hiçbir ortağa ve çocuğa ihtiyacı yoktur.
Göklerde ve yerde olanların tümü Allah’ındır.
“Allah bunları çocuk edindi” dedikleriniz konusunda, sizin elinizde hiçbir kanıtınız yoktur.
Siz, Allah hakkında bilmediğiniz bir şeyi mi uyduruyorsunuz?
Allah hakkında yalan uyduranlar asla başarıya ulaşamazlar."
(YUNUS, 68, 69)

"Allah bozguncuların yaptıkları şeyleri boşa çıkarır.
Suçlular hoşlanmasa da, Allah sözlerinin gerçek olduğunu ortaya koyacaktır."
(YUNUS, 81, 82)

"Eğer gerçekten Allah’a inanmış ve O’na teslim olmuş iseniz, yalnızca Allah’a güvenin."
(YUNUS, 84)

"İnananlara Allah’ın yardım edeceğini müjdeleyin."
(YUNUS, 87)

"Kuşkusuz Rabbin kıyamet günü, aralarında ayrılığa düştükleri konuda hüküm verecektir."
(YUNUS, 93)

"Eğer Rabbin isteseydi, yeryüzünde yaşayan halkların tümü inanırdı.
Ve şu da bir gerçek ki hiçbir kimse kendisi istemedikten sonra, Allah, o kimseye inanma izni vermez ve yine bilin ki Allah, akıllarını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır/sürekli sıkıntı ve felaketlerden kurtulamazlar."
(YUNUS, 99, 100)

"Eğer Allah sana bir sıkıntı verirse, o sıkıntıyı Allah’tan başka ortadan kaldıracak yoktur.
Eğer, senin için bir iyilik isterse, Allah’ın bu iyiliğini de engelleyecek hiç kimse yoktur.
Allah isteyen kullarına lütfundan verir.
Ve Allah bağışlayandır, esirgeyendir."
(YUNUS, 107)

"Allah, hüküm verenlerin en iyisidir."
(YUNUS, 109)

"Unutmayın, en sonunda dönüşünüz Allah’adır.
Allah, her şeye gücü yetendir."
(HÛD, 4)

"Allah, ikiyüzlülerin gizlediklerini de gizlemediklerini de çok iyi bilir.
Çünkü Allah, kalplerde olan her şeyi bilir."
(HÛD, 5)

"Yeryüzünde yaratılmışların tümünün rızkının yaratılması, Allah’ın garantisi altındadır.
Allah, yeryüzündeki tüm canlıların nerede, nasıl yaşadıklarını ve sonunda nasıl ve nerede barınacaklarını bilir."
(HÛD, 6)

"Allah, Arş’ı/egemenliği su üzerinde iken, yapacaklarınızın karşılığını açığa çıkarmak için, gökleri ve yeri altı günde/evrede yaratandır."
(HÛD, 7)

"Uydurmaları Allah’a yakıştırandan daha zalim kim olabilir?
İyi bilin ki Allah’ın laneti ayetlerini karartıp çarpıtanlar üzerinedir.
Hiç kuşku yok ki ahrette de en çok kaybedenler, Allah adına yalan uyduranlar olacaktır."
(HÛD, 18, 22)

"Allah’tan başkasına kulluk etmeyin."
(HÛD, 26)

"Sizin Rabbiniz Allah’tır ve en sonunda Allah’a döndürüleceksiniz."
(HÛD, 34)

"Rabbim çok bağışlayandır, esirgeyendir."
(HÛD, 41)

"Allah’ın azabından koruyacak hiçbir şey yoktur; ancak O’nun acıdıkları hariç."
(HÛD, 43)

"Rabbim, Senin verdiğin söz elbette gerçektir ve Sen, yargıda bulunanların en iyisisin."
(HÛD, 45)

"Yalnızca Allah’a kulluk edin.
Sizin Allah’tan başka Tanrınız yoktur."
(HÛD, 50)

"Tüm yaratıklar Allah’ın kontrolü altındadır.
Rabbimin yolu dosdoğru yolun tâ kendisidir."
(HÛD, 56)

"Siz Allah’a zarar veremezsiniz.
Çünkü benim Rabbim her şeyi gözetip kontrol edendir."
(HÛD, 57)

"Allah’a kulluk edin, Allah’tan başka ilah yoktur.
Allah sizi topraktan yarattı ve sizi yeryüzüne yerleştirdi.
Öyleyse Allah’tan bağışlanma dileyin ve sonra da tövbe edin.
Kuşkusuz benim Rabbim, kullarına çok yakındır ve duaları hemen yanıtlayandır."
(HÛD, 61)

"O’na isyan edecek olursam, beni Allah’ın azabından kim kurtarabilir?"
(HÛD, 63)

"Rabbin, kuşkusuz güçlü ve üstündür."
(HÛD, 66)

"Rablerinin ayetlerini inkâr ettiler; bu yüzden yok olup gittiler."
(HÛD, 68)

"Allah’ın işine mi şaşıyorsun!
Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinizedir.
Allah, övgüye en layık olandır, yücelerin yücesidir."
(HÛD, 73)

"Allah’a kulluk edin, sizin Allah’tan başka Tanrı’nız yoktur."
(HÛD, 84)

"Kuşkusuz Rabbim çok acıyandır, tövbe edenleri sever."
(HÛD, 90)

"Rabbim, sizin tüm yaptıklarınızı kuşatandır."
(HÛD, 92)

"Rabbinin azap emri geldiği zaman, Allah’a ortak koştukları hiçbir şey onları kurtaramadı."
(HÛD, 101)

"Kuşkusuz Allah’ın yakalaması çok acıdır, çok çetindir."
(HÛD, 102)

"Kıyamet günü geldiği zaman, Allah’ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz."
(HÛD, 105)

"Kuşkusuz Rabbin, dilediğini yapandır."
(HÛD, 107)

"Kuşkusuz Rabbin, hepsinin yaptıklarının karşılığını tam olarak verecektir.
Allah, ortak koşucu Arapların/insanların yaptıkları her şeyden haberdardır."
(HÛD, 111)

"Allah sizin yaptıklarınızı görmektedir."
(HÛD, 112)

"Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur, sonra size yardım da edilmez."
(HÛD, 113)

"Allah, güzellikler üretenlerin ödülünü mutlaka verir."
(HÛD, 115)

"Rabbin isteseydi tüm insanları tek bir toplum yapardı."
(HÛD, 118)

"Rabbinin: “Yemin olsun! Ben cehennemi cinler ve insanlarla dolduracağım” sözü geçerlidir."
(HÛD, 119)

"Göklerin ve yerin gaybı/gizlilikleri Allah’a aittir.
Tüm işler en sonunda Allah’a döner.
Kuşkusuz Rabbin yaptığınızdan habersiz değildir."
(HÛD, 123)

"Rabbin her şeyi bilendir, bilgedir."
(YUSUF, 6)

"Ancak Allah’tan yardım istenir."
(YUSUF, 18)

"Kuşkusuz Allah işini kesinlikle sonuçlandırır."
(YUSUF, 21)

"Allah işitendir, bilendir."
(YUSUF, 34)

"Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz.
Bu, Allah’ın bize ve insanlara olan iyiliğidir."
(YUSUF, 38)

"Birçok ve çeşitli rabler mi daha iyidir, yoksa tek ve her şeye egemen olan Allah mı?"
(YUSUF, 39)

"Hüküm ancak Allah’ındır.
Allah, yalnızca Kendisine kulluk etmenizi istemiştir."
(YUSUF, 40)

"Allah’ın. hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını herkesin bilmesi içindir."
(YUSUF, 52)

"Rabbimin bana acıdığını, beni koruduğunu umuyorum, söylüyorum; kuşkusuz benim Rabbim çok bağışlayandır, çok acıyandır."
(YUSUF, 53)

"Biz dilediğimiz kimseye, rahmetimizi eriştiririz.
Ve Biz, güzel davrananları ödülsüz bırakmayız."
(YUSUF, 56)

"Allah en iyi koruyucudur ve Allah, esirgeyenlerin en esirgeyenidir."
(YUSUF, 64)

"Hüküm Allah’ındır.
Ben yalnız Allah’a güvendim.
Güvenenler sadece Allah’a güvenmeli."
(YUSUF, 67)

"Allah en iyi karar verendir."
(YUSUF, 80)

"Allah, her şeyi bilendir, bilgedir."
(YUSUF, 83)

"Allah, karşılıksız yardım edenleri ödüllendirir."
(YUSUF, 88)

"Kim erdemli davranır ve güçlüklere göğüs gererse, elbette Allah güzel davrananları ödülsüz bırakmaz."
(YUSUF, 90)

"Allah, acıyanların en acıyanıdır."
(YUSUF, 92)

"Rabbim çok bağışlayandır, çok acıyandır."
(YUSUF, 98)

"Rabbim dilediğine karşı çok şefkatlidir.
Kuşkusuz Rabbim, her şeyi bilendir, bilgedir."
(YUSUF, 100)

"İnsanların çoğu, ortak koşmadan Allah’a inanmazlar."
(YUSUF, 106)

"Ben Allah’a ortak koşmadan ibadet ederim.
Allah’ı ortaklardan tenzih ederim.
Ben asla ortak koşan birisi değilim."
(YUSUF, 108)

"Kuşkusuz, senin Rabbin onların hepsini kıyamet gününde toplayacaktır.
Çünkü Allah bilgedir, bilendir."
(HİCR, 25)

"Ey Muhammed!
Kullarıma, Benim çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olduğumu söyle.
Ve azabımın da çok acı bir azap olduğunu hatırlat."
(HİCR, 49, 50)

"Sapkınlardan başka, Rabbinin rahmetinden kim umut keser?"
(HİCR, 56)

"Kuşkusuz senin Rabbin yaratandır, bilendir."
(HİCR, 86)

"Sen, Rabbini yüceltip coşkuyla an ve O’na saygıda kusur etme.
Ve ölüm/şaşmaz ve kesin bilgi gelinceye kadar Rabbine kulluk/ibadet et ki, sana kesin bilinç gelsin."
(HİCR, 98, 99)

"Hamd/övgü ve övülme, gökleri ve yeri yaratan, karanlığı ve aydınlığı var eden Allah içindir.
Sizi balçıktan yaratan ve sonra da size normal bir yaşama süresi belirleyen, işte o övgüye layık olan Allah’tır.
Sizin için belirlenmiş bu yaşam süresini de, ancak O bilir.
O, göklerin ve yerin tek Allah’ıdır.
Sizin gizlinizi de açığınızı da ve ne kazanacağınızı da bilir O."
(EN’AM, 1, 2, 3)

"Sor onlara: “Göklerde ve yerde olanlar kimin?”
Cevapla: “Allah’ındır.”
O Allah ki, Kendisine merhametli olmayı/sevgiyi zorunlu kıldı.
Allah, asla kuşku olmayan “Diriliş Günü”nde sizi toplayacaktır.
Gecenin ve gündüzün içinde barınan her şey Allah’ındır.
Allah işitendir, bilendir."
(EN’AM, 12, 13)

"Gökleri ve yeri yoktan var eden, yemeyip yediren besleyen ama Kendisi yedirilip beslenmeyen Allah’tan başkasını mı dost edineyim?"
(EN’AM, 14)

"Eğer sana bir zarar dokundurulmuşsa, o zararı Allah’tan başkası gideremez.
Eğer Allah, sana bir iyilikte bulunmuşsa, o iyiliği de Allah’tan başka hiç kimse geri alamaz.
Allah her şeye gücü yetendir.
Allah, kullarına tam anlamıyla egemendir.
Allah bilgedir, her şeyden haberdardır."
(EN’AM, 17, 18)

"Allah bir tek Tanrı’dır."
(EN’AM, 19)

"Kaybedenler, Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlardır."
(EN’AM, 31)

"Allah istediği an bir mucize indirebilir; fakat çoğu bunu bilmez."
(EN’AM, 37)

"En sonunda hepsi, Rablerinin huzurunda toplanacaklardır."
(EN’AM, 38)

"Allah sapıklığı dileyen kimseyi saptırır, doğruluğu dileyen kimseyi de dosdoğru yola yöneltir."
(EN’AM, 39)

"Allah’ın azabı yakanıza yapışsa yahut saat vakti/dünyanın sonu gelip çatsa, Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız?
Hayır!
Bilakis, yalnız Allah’a yalvarırsınız.
Ortak koştuklarınızı filan unutursunuz.
O zaman Allah da, dilerse yalvardığınız konudaki sorununuzu giderir."
(EN’AM, 40, 41)

"Övme ve övülme/hamd, yalnızca âlemlerin Rabbi olan Allah içindir."
(EN’AM, 45)

"Allah sizin işitme ve görme duyunuzu alıp, belleğinizi kapasa, Allah’tan başka hangi tanrı onları size geri verebilir?
Allah’ın azabı size ansızın veya duyurudan sonra gelse…"
(EN’AM, 46, 47)

"Onların Allah’tan başka bir dostları ve şefaatçileri yoktur."
(EN’AM, 51)

"Allah güzel davrananları daha iyi bilir."
(EN’AM, 53)

"Rabbiniz merhametli davranmayı ilke edindi. Bunun için, her kim bilmeyerek işlediği bir kötülükten sonra, tövbe ederek kendini düzeltirse, bilsin ki, Allah bağışlayandır, esirgeyendir."
(EN’AM, 54)

"Karar ancak ve ancak Allah’ın elindedir.
Allah gerçeği anlatıyor.
Ve Allah karar verenlerin en iyisidir.
Allah zalimleri en iyi bilendir."
(EN’AM, 57, 58)

"Gizliliklerin anahtarı Allah’ın elindedir.
Allah’tan başkası onları bilmez.
Karada ve denizde ne varsa hepsini bilir.
Allah’ın bilgisi dışında bir yaprak bile kımıldamaz.
Yerin karanlığındaki bir tek taneyi bile bilir.
Geceleyin sizi ölü gibi uyutan, sonra belirlenmiş yaşam sürenizi tamamlamak için, sabahleyin uyandıran Allah’tır.
Allah gün boyu neler yapıp neler kazandığınızı bilir.
Sonra dönüşünüz Allah’adır.
Ve Allah yaptıklarınızı size haber verecektir.
Allah kulları üzerinde tam egemendir.
Allah üzerinize koruyucu melekler gönderir.
Ve ne zaman, sizden birine ölüm gelirse, görevli elçi meleklerimiz, eceli gelmiş kimsenin canını hiç vakit geçirmeden alırlar.
Sonra insanlar, gerçek Mevlâları olan Allah’a döndürülürler.
Dikkatli olun, tek yargı gücü Allah’tır.
Ve Allah, en hızlı hesap görendir."
(EN’AM, 59, 60, 61, 62)

"O, tehlikelerden ve daha nice sıkıntılardan sizi kurtaran Allah’tır.
Ama siz yine de Allah’a ortak koşuyorsunuz."
(EN’AM, 64)

"Allah, gökten/üstünüzden veya yerden/ayaklarınızın altından size bir azap göndermeğe yahut sizleri birbirinize düşürüp, kiminizi kiminizden intikam aldırmaya gücü yeter."
(EN’AM, 65)

"Kazandıklarının tutsağı haline gelmiş kimselerin, Allah’tan başka bir dostu ve şefaatçisi yoktur."
(EN’AM, 70)

"Allah’tan başka, bize yarar ve zarar veremeyenlere mi tapalım?
Allah bizi dosdoğru yola ulaştırdıktan sonra, tekrar gerisin geriye, sapıklığa mı dönelim?
Gerçek yol gösterici Allah’tır."
(EN’AM, 71)

"Huzurunda toplanacağınız O’dur/Allah’tır.
O, gökleri ve yeri gerçekle yaratan Allah’tır.
“Ol” dediği an hemen oluverir.
Sözü mutlak doğrudur.
Sûr’a üfürüldüğü gün egemenlik tümüyle Allah’ındır.
O, gizliyi ve açığı bilendir, bilgedir, her şeyden haberdardır."
(EN’AM, 72, 73)

"Rabbimin isteği dışında hiçbir şey olmaz.
Rabbim, bilgice her şeyi kuşatmıştır."
(EN’AM, 80)

"Rabbin bilgedir, bilendir."
(EN’AM, 83)

"Allah’ı kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar."
(EN’AM, 91)

"Allah, toprağa atılan kupkuru bir taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir.
Ölüden/kurudan diriyi/yeşili meydana getiren ve diriden/yeşilden de ölüyü/kuruyu çıkarandır.
İşte budur Allah.
Nasıl kabullenemiyorsunuz?"
(EN’AM, 95)

"Allah, şafağı yararak sabahın aydınlığını ortaya çıkarandır.
Allah, geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ay’ı da bir hesaplama aracı yapmıştır.
Bu, her şeyden üstün ve her şeyi bilenin planıdır.
Karanın ve denizin karanlıklarında yollarınızı bulasınız diye, sizin için yıldızları yaratan Allah’tır."
(EN’AM, 96, 97)

"Allah’tır sizi bir tek nefisten yaratan.
Gökten su indiren, onunla her çeşit bitkiyi çıkaran, o bitkiden meydana gelen yeşil madde ile de sayısız taneler üreten, tomurcuğundan salkımlar sarkan hurma ağaçları, üzüm bağları, zeytin ve nar gibi, birbirine benzeyen ve benzemeyen ürünler çıkaran Allah’tır."
(EN’AM, 98, 99)

"Cinleri de Allah yaratmıştır.
Allah’ın şanı yücedir, Allah, ortak koşucuların nitelemelerinden çok üstündür."
(EN’AM, 100)

"Allah gökleri ve yeri yoktan var edendir.
Eşi olmadığı halde, nasıl olur da çocuğu olur?
Her şeyi Allah yaratmıştır ve Allah, her şeyi bilendir.
Rabbiniz Allah işte budur.
Allah’tan başka Tanrı yoktur.
Allah her şeyin yaratıcısıdır.
Sadece Allah’a kulluk edin.
Güvenilip dayanılacak tek varlık Allah’tır.
O, her şeyi kontrol edendir."
(EN’AM, 101, 102)
(Devamı var)

”Muhterem Milletim’e şunu tavsiye ederim ki; sinesinde yetiştirerek başına taç ettiği adamların kanındaki ve vicdanındaki cevheri asliyi çok iyi tahlil etmek dikkatinden, bir an tevakki etmesinler…”
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ATATÜRK

”Bizler;
Gözünde Vatanını,
Gönlünde ATATÜRK ilke ve İnkılaplarını tutabilen,
Vicdanında dinini saklayabilen,
Milliyetçilik ve laiklik düşüncesi içinde görev yapanlardanız…”
Nusret DEMİRAL, DGM Onursal Cumhuriyet BaşSavcısı

__._,_.___

SiyasetMeydani Re: Yuksek Turkiye — KUR’AN-ALLAH/3


Kıymetli Düsünür Arkadaslar,
Bugün yahoo da okuduğum bir haber cok ilginc.

Dünyanın en cok Müslümanın olduğu Endonezya da ,bazı kesimler Islam ı sorguluyor ve inancsızlığa gidiyor diyor.
Sebeb ,bir takım kimselerin Islam diye bir kaos u uygulamaya kalkmalarıdır.

Depresyonlu,ezilmis bir takım insanlar Cennete gideceğiz diye bir dinci topluluk
oluşturmaya kalkıyor.
Her türlü ahlak ve akıl dışı yolu seçen ,Kuran-ı Kerim i,ve Hz.Muhammed in tebliğini
anlamıyan cahiller ordusu,Davudi bir yönlendirmeyi seçip,Allah ın önerilerini burakmıs, ve gerekirse Insan katlini ön plana cıkarmıs ilerleme kaydetmektedir.

Yolsuzlugu,hırsızlıgı yalanı din adına kutsallaştıranlar,aslında Islam ı yıkma projesinin bir parçasıdır.

Yönettikleri toplumda,halkı kandıran,kendi ve ailesinin ,yandaslarının çıkarlarını
ön plana atanlar,Islam ı sorgulatmakta,inancsızlıgı ön plana çıkartmaya çalışmaktadırlar.

Bir ülkede ,petrol ,doğalgaz cıkmıssa bu gelir üc bes tane yönetici aileye mi ait olmalıdır?
Demokrasi,cahil toplumlarda nasıl uygulanacaktır?
Islam ın Kutsal yerleri,Gayrimüslüm destekli kişilerce mi yönetilmeli?

Kırsehirli ,yaslı bir bay la oturuyordum.Bu sahıs bana ,hasa Allahla ,Hz. Isa arasında geçtiği ni söylediği bir hikaye anlatmaya kalktı.Bak .Kuran-ı Kerim var dedim.
Sen bu hikayenle yoldan ve dinden çıkıyorsun.Yüce Allah,ın konuşması diye bir sey olmaz.Vahiy i bile Cebrail getirmiştir dedim.Alemlerin rabbi cümlesi öyle basit bir sey değildir.

Gayrimüslüm dünyası ,Islam sız bir dünya istiyor ve her ülkede ,Islam i eğitim almıs,
Isbirlikcileri var.
Gur-Buz

On Monday, August 31, 2015 8:31 PM, “Grbuz Guvendag gurbuz1943@yahoo.com [SiyasetMeydani]” <SiyasetMeydani@yahoogroups.com> wrote:

Sayın Kavik Bey,

Acıklamalarınız ve güzel bilginiz biz yol gösteriyor.
Sizin mcazi anlam ifadesine katılıyorum.
Zaten uran-ı Kerim ile açıklama yapmışınız buda cok sağlam olmus.

Yani ,Allah ın evi mecazi bir anlam ifade ediyor diyebiliriz.Yani ,Allah ın benim
yasadıgım degilde ,benim sizin için insa ettiğim ev anlamına gelir.
Bu Kuran-ı Kerim Ayeti açıklama ister.

Ikincisi ,benim dostum ifadesi mecazi anlam taşıyor.Benim yolumda gidenler anlamına geliyor.
Cami imamlarının dediği gibi Hac farizesini yapanlar Allah ın dostu diye bir sey yok.
Allah ın kimi dost olarak tanımladığını da bilemeyiz.
Efendim,hacca giden ,anasından yeni dogmus gibi olur diye bir sey yok.Biyolojik olarak ,beyin ve kalp sıfırlanmıyor.

Benim Kannatim,Isvicre gibi tarafsız yasıyan bir ülkede, Islam alimleri olmalı

ve bunlar,Islam ın özüne bağlı açıklamalar sunabilmeli ve yöneticileri uyarmalıdır.
Su anda ki ISID gibi örgütler,arkasında Davudileri bulunduran bir Halifelik
düzenidir.
Gur-Buz

On Monday, August 31, 2015 5:03 PM, “Yunus Kavik ykavik@gmail.com [SiyasetMeydani]” <SiyasetMeydani@yahoogroups.com> wrote:

Gürbüz Bey

“Kabe Allah ın evi diyorlar… hristiyanlar dan alınmış bir kavramdır.Allah ın evi olmaz.Allah insan değildir.”

demişsiniz.

Bakara suresi 125 nci ayette bakın C.Allah (cc) şöyle buyuruyor :

وَعَهِدْنَا إِلَىٰ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ أَن طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْعَاكِفِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ

VE AHİDNA İLA İBRAHİME VE İSMAİLE EN TAHHİRA BEYTİYE LİTTAİFİNE VEL’AKİFİNE VERRUKKEİSSUCUD
Biz İbrahim ve İsmail’e de “Evimi tafaf edenler, itikafa çekilenler,rüku ve secde edenler için temizleyin” diye ahid verdik.

Ayet-i kerimede üstü sarı ile boyalı olarak belirginleştirdiğim “BEYTİYE” kelimesi “evim” anlamına gelmektedir. Kelimenin sonundaki YE harfi iyelik ekidir.

Kabe için “evim” diyen bizzat Allah (cc) dır. Dolayısıyla oraya Beytullah “Allah’ın evi denilmesi Kuran’dan alınan bir kavramdır. Hıristiyanlıktan alınan bir kavram değildir.

Allahın evinin şirke karşı sığınılabilecek en sağlam ev olduğu Al-i imran s. 96-97. ayetlerinden anlaşılmaktadır. İnsanların oraya girmeleri demek sadece çatısının altında toplanmak şeklinde değil, beyt sembolü üzerinden anlatılmaya çalışılan kişinin şirk zulumatından tevhid nuruna girmesidir.

Allah ın dostu deniyor.Allah insan değildir.Allah ın dostu olunmaz.Iyi kulu olunur.

demişsiniz

Ankebut 41 nci ayet-i kerimede C.Allah (cc) şöyle buyuruyor :
مَثَلُ الَّذِينَ اتَّخَذُوا مِن دُونِ اللَّـهِ أَوْلِيَاءَ كَمَثَلِ الْعَنكَبُوتِ اتَّخَذَتْ بَيْتًا ۖ وَإِنَّ أَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنكَبُوتِ ۖ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

Allah’ın dışında başka veliler (dostlar) edinenlerin örneği, kendine ev edinen örümcek örneğine benzer. Gerçek şu ki, evlerin en dayanıksız olanı örümcek evidir; bir bilselerdi

Yine Yunus Suresi 62 nci ayette C.Allah (cc) şöyle buyuruyor :

أَلَا إِنَّ أَوْلِيَاءَ اللَّـهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Ela inne evliyaullahı la havfun aleyhim velahum yahzenun.
Biliniz ki Allah’ın dostları için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

Veli Allah’ın isimlerindendir. Arapçada Veli kelimesinin anlamı : Sahip, malik, dost, muin/muhafaza eden, küçük çocuklardan mesul kimse,bir şeye kudret cihetiyle mutasarrıf olmak

Allah’ın dostu kavramı bizim bildiğimiz insanlar arasındaki dostluk manasında anlamamak gerekir. Mecazi anlamda anlamak gerekir.

Selam ve sevgilerimle
Yunus Kavik

31 Ağustos 2015 13:07 tarihinde Grbuz Guvendag <gurbuz1943> yazdı:

Sayın Cüneyt Sasmaz,

Hz.Hüseyin nin Katili Yezid bir Zalim Sultandı.Ve bu zalimler ,Sultanlar,Allah ın gölgesi olduğu nu iddia ettiler.Basradaki Emeviler Kölemen Türkler tarafından iktidardan indirildi ve Abbasiler tarafından yok edildi.Allah
adildir.
Yahudilerin,Hristiyanların baskısından dolayı ,Ispanya ya cagırdıgı Emevi Sultanları da Ispanya Hristiyanları tarafından büyük zulme uğradılar.

Yüce Allah ı cisimlendiren ,onu küçültmeye calısan ,Emeviler ve ona benziyenler yok edilebilir.Bilemeyiz.

Allah ın gögesi ne demek?Firavunlar da kendilerini ,Allahın temsilcisi
zannettiler.
Gölge maddi cisimlerde olur.Gercek değildir.Putların gölgesi olur,Firavunların
gölgesi olur.Fakat yerden cisimden uzak Allah ın gölgesi olmaz.
Buna Hadis diyorlar.Böyle hadis olmaz.peygamber vahyi nakleder.

Kabe Allah ın evi diyorlar,camilere de öyle denir.hristiyanlar dan alınmış bir kavramdır.Allah ın evi olmaz.Allah insan değildir.

Camide imamlar ,Allaha ulaşmaktan bahseder.Allah a ulaşılmaz,Allah ın merhametinden bahsedilir.
Allah ın dostu deniyor.Allah insan değildir.Allah ın dostu olunmaz.Iyi kulu olunur.
CHP li dinci müftü,Sünnetten izler var demis.

Sünnet olmaz,Kuran-ı Kerime uygun olup olmamak dan bahsedilir.Esas
kuran-ı Kerimdir.

Allah Müslümanlara akıl ve bilgi versin.
Gur-Buz

On Monday, August 31, 2015 8:41 AM, “Cuneyt Sasmaz cesuryorum [YuksekTurkiyeIdeali]” <YuksekTurkiyeIdeali> wrote:

ALLAH’I TANITAN AYETLER:
“Ortak koşuculara sor:
“Ortaklarınızdan hangisinin, hiç yokken var edip, ardından öldürüp, ölümünden sonra da diriltecek bir gücü var?”
Ve cevap ver onlara:
“Hayır yok!
Hiçbir ortağı olmayan Allah yaratmayı başlatır, öldürür ve diriltir.”
Ortaklarınızdan hangisi gerçeğe ulaştırabilir?”
Ve cevap ver:
“Sadece hiçbir ortağı olmayan Allah gerçeğe ulaştırır.
O halde gerçeğe götüren mi uyulmaya daha lâyıktır, yoksa birisi götürmezse gidemeyen mi uyulmaya daha lâyıktır?
Kuşkusuz Allah onların yaptıklarını bilendir.”
(YUNUS, 34, 35, 36)

“Allah, hiçbir zaman insanlara zulmetmez; ancak insanlar kendi işlediklerinden ötürü, kendilerine zulmederler.”
(YUNUS, 44)

“Biliniz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır.
Ve unutmayın ki Allah’ın sözü tamamıyla gerçektir; fakat inkârcıların çoğu fark etmez.
Yaratan ve öldüren Allah’tır.
Ve tekrar Allah’a döndürüleceksiniz.
Allah’ın lütfu ve rahmetini kazanmak, insanların dünyada biriktirdiklerinin hepsinden daha iyidir.”
(YUNUS, 55, 56, 58)

“Allah adına yalan uyduranlar kıyamet gününü düşünmezler mi?
Allah insanlara karşı bol lütuf sahibidir; ama insanların çoğu şükretmez.
Göklerde ve yerde zerre kadar/en ufak bir şey, hatta bundan daha küçüğü ve daha büyüğü bile, Rabbinden gizli kalmaz.”
(YUNUS, 60, 61)

“Unutmayın ki Allah’ın dostları için ne bir korku vardır ne de üzülürler.
Çünkü onlar, Allah’a ortak koşmadan inandılar ve O’na saygılı davrandılar.
Dünya yaşamında da ahrette de mutluluk onlarındır.
Allah’ın verdiği söz değişmez.
Üstünlük tümüyle Allah’a aittir.
Allah işitendir, bilendir.”
(YUNUS, 62, 63, 64, 65)

“Unutmayın ki göklerde ve yerde ne varsa, hepsi Allah’ındır.
Dinlenmeniz için geceyi, çalışıp kazanmanız için gündüzü oluşturan Allah’tır.”
(YUNUS, 66, 67)

“Ortak koşanlar, ortak koştukları şeyler için, “Allah bunları çocuk edindi!” dediler.
Asla!
Allah ortak koştukları şeylerden çok yücedir.
Allah’ın hiçbir ortağa ve çocuğa ihtiyacı yoktur.
Göklerde ve yerde olanların tümü Allah’ındır.
“Allah bunları çocuk edindi” dedikleriniz konusunda, sizin elinizde hiçbir kanıtınız yoktur.
Siz, Allah hakkında bilmediğiniz bir şeyi mi uyduruyorsunuz?
Allah hakkında yalan uyduranlar asla başarıya ulaşamazlar.”
(YUNUS, 68, 69)

“Allah bozguncuların yaptıkları şeyleri boşa çıkarır.
Suçlular hoşlanmasa da, Allah sözlerinin gerçek olduğunu ortaya koyacaktır.”
(YUNUS, 81, 82)

“Eğer gerçekten Allah’a inanmış ve O’na teslim olmuş iseniz, yalnızca Allah’a güvenin.”
(YUNUS, 84)

“İnananlara Allah’ın yardım edeceğini müjdeleyin.”
(YUNUS, 87)

“Kuşkusuz Rabbin kıyamet günü, aralarında ayrılığa düştükleri konuda hüküm verecektir.”
(YUNUS, 93)

“Eğer Rabbin isteseydi, yeryüzünde yaşayan halkların tümü inanırdı.
Ve şu da bir gerçek ki hiçbir kimse kendisi istemedikten sonra, Allah, o kimseye inanma izni vermez ve yine bilin ki Allah, akıllarını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır/sürekli sıkıntı ve felaketlerden kurtulamazlar.”
(YUNUS, 99, 100)

“Eğer Allah sana bir sıkıntı verirse, o sıkıntıyı Allah’tan başka ortadan kaldıracak yoktur.
Eğer, senin için bir iyilik isterse, Allah’ın bu iyiliğini de engelleyecek hiç kimse yoktur.
Allah isteyen kullarına lütfundan verir.
Ve Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”
(YUNUS, 107)

“Allah, hüküm verenlerin en iyisidir.”
(YUNUS, 109)

“Unutmayın, en sonunda dönüşünüz Allah’adır.
Allah, her şeye gücü yetendir.”
(HÛD, 4)

“Allah, ikiyüzlülerin gizlediklerini de gizlemediklerini de çok iyi bilir.
Çünkü Allah, kalplerde olan her şeyi bilir.”
(HÛD, 5)

“Yeryüzünde yaratılmışların tümünün rızkının yaratılması, Allah’ın garantisi altındadır.
Allah, yeryüzündeki tüm canlıların nerede, nasıl yaşadıklarını ve sonunda nasıl ve nerede barınacaklarını bilir.”
(HÛD, 6)

“Allah, Arş’ı/egemenliği su üzerinde iken, yapacaklarınızın karşılığını açığa çıkarmak için, gökleri ve yeri altı günde/evrede yaratandır.”
(HÛD, 7)

“Uydurmaları Allah’a yakıştırandan daha zalim kim olabilir?
İyi bilin ki Allah’ın laneti ayetlerini karartıp çarpıtanlar üzerinedir.
Hiç kuşku yok ki ahrette de en çok kaybedenler, Allah adına yalan uyduranlar olacaktır.”
(HÛD, 18, 22)

“Allah’tan başkasına kulluk etmeyin.”
(HÛD, 26)

“Sizin Rabbiniz Allah’tır ve en sonunda Allah’a döndürüleceksiniz.”
(HÛD, 34)

“Rabbim çok bağışlayandır, esirgeyendir.”
(HÛD, 41)

“Allah’ın azabından koruyacak hiçbir şey yoktur; ancak O’nun acıdıkları hariç.”
(HÛD, 43)

“Rabbim, Senin verdiğin söz elbette gerçektir ve Sen, yargıda bulunanların en iyisisin.”
(HÛD, 45)

“Yalnızca Allah’a kulluk edin.
Sizin Allah’tan başka Tanrınız yoktur.”
(HÛD, 50)

“Tüm yaratıklar Allah’ın kontrolü altındadır.
Rabbimin yolu dosdoğru yolun tâ kendisidir.”
(HÛD, 56)

“Siz Allah’a zarar veremezsiniz.
Çünkü benim Rabbim her şeyi gözetip kontrol edendir.”
(HÛD, 57)

“Allah’a kulluk edin, Allah’tan başka ilah yoktur.
Allah sizi topraktan yarattı ve sizi yeryüzüne yerleştirdi.
Öyleyse Allah’tan bağışlanma dileyin ve sonra da tövbe edin.
Kuşkusuz benim Rabbim, kullarına çok yakındır ve duaları hemen yanıtlayandır.”
(HÛD, 61)

“O’na isyan edecek olursam, beni Allah’ın azabından kim kurtarabilir?”
(HÛD, 63)

“Rabbin, kuşkusuz güçlü ve üstündür.”
(HÛD, 66)

“Rablerinin ayetlerini inkâr ettiler; bu yüzden yok olup gittiler.”
(HÛD, 68)

“Allah’ın işine mi şaşıyorsun!
Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinizedir.
Allah, övgüye en layık olandır, yücelerin yücesidir.”
(HÛD, 73)

“Allah’a kulluk edin, sizin Allah’tan başka Tanrı’nız yoktur.”
(HÛD, 84)

“Kuşkusuz Rabbim çok acıyandır, tövbe edenleri sever.”
(HÛD, 90)

“Rabbim, sizin tüm yaptıklarınızı kuşatandır.”
(HÛD, 92)

“Rabbinin azap emri geldiği zaman, Allah’a ortak koştukları hiçbir şey onları kurtaramadı.”
(HÛD, 101)

“Kuşkusuz Allah’ın yakalaması çok acıdır, çok çetindir.”
(HÛD, 102)

“Kıyamet günü geldiği zaman, Allah’ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz.”
(HÛD, 105)

“Kuşkusuz Rabbin, dilediğini yapandır.”
(HÛD, 107)

“Kuşkusuz Rabbin, hepsinin yaptıklarının karşılığını tam olarak verecektir.
Allah, ortak koşucu Arapların/insanların yaptıkları her şeyden haberdardır.”
(HÛD, 111)

“Allah sizin yaptıklarınızı görmektedir.”
(HÛD, 112)

“Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur, sonra size yardım da edilmez.”
(HÛD, 113)

“Allah, güzellikler üretenlerin ödülünü mutlaka verir.”
(HÛD, 115)

“Rabbin isteseydi tüm insanları tek bir toplum yapardı.”
(HÛD, 118)

“Rabbinin: “Yemin olsun! Ben cehennemi cinler ve insanlarla dolduracağım” sözü geçerlidir.”
(HÛD, 119)

“Göklerin ve yerin gaybı/gizlilikleri Allah’a aittir.
Tüm işler en sonunda Allah’a döner.
Kuşkusuz Rabbin yaptığınızdan habersiz değildir.”
(HÛD, 123)

“Rabbin her şeyi bilendir, bilgedir.”
(YUSUF, 6)

“Ancak Allah’tan yardım istenir.”
(YUSUF, 18)

“Kuşkusuz Allah işini kesinlikle sonuçlandırır.”
(YUSUF, 21)

“Allah işitendir, bilendir.”
(YUSUF, 34)

“Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz.
Bu, Allah’ın bize ve insanlara olan iyiliğidir.”
(YUSUF, 38)

“Birçok ve çeşitli rabler mi daha iyidir, yoksa tek ve her şeye egemen olan Allah mı?”
(YUSUF, 39)

“Hüküm ancak Allah’ındır.
Allah, yalnızca Kendisine kulluk etmenizi istemiştir.”
(YUSUF, 40)

“Allah’ın. hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını herkesin bilmesi içindir.”
(YUSUF, 52)

“Rabbimin bana acıdığını, beni koruduğunu umuyorum, söylüyorum; kuşkusuz benim Rabbim çok bağışlayandır, çok acıyandır.”
(YUSUF, 53)

“Biz dilediğimiz kimseye, rahmetimizi eriştiririz.
Ve Biz, güzel davrananları ödülsüz bırakmayız.”
(YUSUF, 56)

“Allah en iyi koruyucudur ve Allah, esirgeyenlerin en esirgeyenidir.”
(YUSUF, 64)

“Hüküm Allah’ındır.
Ben yalnız Allah’a güvendim.
Güvenenler sadece Allah’a güvenmeli.”
(YUSUF, 67)

“Allah en iyi karar verendir.”
(YUSUF, 80)

“Allah, her şeyi bilendir, bilgedir.”
(YUSUF, 83)

“Allah, karşılıksız yardım edenleri ödüllendirir.”
(YUSUF, 88)

“Kim erdemli davranır ve güçlüklere göğüs gererse, elbette Allah güzel davrananları ödülsüz bırakmaz.”
(YUSUF, 90)

“Allah, acıyanların en acıyanıdır.”
(YUSUF, 92)

“Rabbim çok bağışlayandır, çok acıyandır.”
(YUSUF, 98)

“Rabbim dilediğine karşı çok şefkatlidir.
Kuşkusuz Rabbim, her şeyi bilendir, bilgedir.”
(YUSUF, 100)

“İnsanların çoğu, ortak koşmadan Allah’a inanmazlar.”
(YUSUF, 106)

“Ben Allah’a ortak koşmadan ibadet ederim.
Allah’ı ortaklardan tenzih ederim.
Ben asla ortak koşan birisi değilim.”
(YUSUF, 108)

“Kuşkusuz, senin Rabbin onların hepsini kıyamet gününde toplayacaktır.
Çünkü Allah bilgedir, bilendir.”
(HİCR, 25)

“Ey Muhammed!
Kullarıma, Benim çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olduğumu söyle.
Ve azabımın da çok acı bir azap olduğunu hatırlat.”
(HİCR, 49, 50)

“Sapkınlardan başka, Rabbinin rahmetinden kim umut keser?”
(HİCR, 56)

“Kuşkusuz senin Rabbin yaratandır, bilendir.”
(HİCR, 86)

“Sen, Rabbini yüceltip coşkuyla an ve O’na saygıda kusur etme.
Ve ölüm/şaşmaz ve kesin bilgi gelinceye kadar Rabbine kulluk/ibadet et ki, sana kesin bilinç gelsin.”
(HİCR, 98, 99)

“Hamd/övgü ve övülme, gökleri ve yeri yaratan, karanlığı ve aydınlığı var eden Allah içindir.
Sizi balçıktan yaratan ve sonra da size normal bir yaşama süresi belirleyen, işte o övgüye layık olan Allah’tır.
Sizin için belirlenmiş bu yaşam süresini de, ancak O bilir.
O, göklerin ve yerin tek Allah’ıdır.
Sizin gizlinizi de açığınızı da ve ne kazanacağınızı da bilir O.”
(EN’AM, 1, 2, 3)

“Sor onlara: “Göklerde ve yerde olanlar kimin?”
Cevapla: “Allah’ındır.”
O Allah ki, Kendisine merhametli olmayı/sevgiyi zorunlu kıldı.
Allah, asla kuşku olmayan “Diriliş Günü”nde sizi toplayacaktır.
Gecenin ve gündüzün içinde barınan her şey Allah’ındır.
Allah işitendir, bilendir.”
(EN’AM, 12, 13)

“Gökleri ve yeri yoktan var eden, yemeyip yediren besleyen ama Kendisi yedirilip beslenmeyen Allah’tan başkasını mı dost edineyim?”
(EN’AM, 14)

“Eğer sana bir zarar dokundurulmuşsa, o zararı Allah’tan başkası gideremez.
Eğer Allah, sana bir iyilikte bulunmuşsa, o iyiliği de Allah’tan başka hiç kimse geri alamaz.
Allah her şeye gücü yetendir.
Allah, kullarına tam anlamıyla egemendir.
Allah bilgedir, her şeyden haberdardır.”
(EN’AM, 17, 18)

“Allah bir tek Tanrı’dır.”
(EN’AM, 19)

“Kaybedenler, Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlardır.”
(EN’AM, 31)

“Allah istediği an bir mucize indirebilir; fakat çoğu bunu bilmez.”
(EN’AM, 37)

“En sonunda hepsi, Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.”
(EN’AM, 38)

“Allah sapıklığı dileyen kimseyi saptırır, doğruluğu dileyen kimseyi de dosdoğru yola yöneltir.”
(EN’AM, 39)

“Allah’ın azabı yakanıza yapışsa yahut saat vakti/dünyanın sonu gelip çatsa, Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız?
Hayır!
Bilakis, yalnız Allah’a yalvarırsınız.
Ortak koştuklarınızı filan unutursunuz.
O zaman Allah da, dilerse yalvardığınız konudaki sorununuzu giderir.”
(EN’AM, 40, 41)

“Övme ve övülme/hamd, yalnızca âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”
(EN’AM, 45)

“Allah sizin işitme ve görme duyunuzu alıp, belleğinizi kapasa, Allah’tan başka hangi tanrı onları size geri verebilir?
Allah’ın azabı size ansızın veya duyurudan sonra gelse…”
(EN’AM, 46, 47)

“Onların Allah’tan başka bir dostları ve şefaatçileri yoktur.”
(EN’AM, 51)

“Allah güzel davrananları daha iyi bilir.”
(EN’AM, 53)

“Rabbiniz merhametli davranmayı ilke edindi. Bunun için, her kim bilmeyerek işlediği bir kötülükten sonra, tövbe ederek kendini düzeltirse, bilsin ki, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”
(EN’AM, 54)

“Karar ancak ve ancak Allah’ın elindedir.
Allah gerçeği anlatıyor.
Ve Allah karar verenlerin en iyisidir.
Allah zalimleri en iyi bilendir.”
(EN’AM, 57, 58)

“Gizliliklerin anahtarı Allah’ın elindedir.
Allah’tan başkası onları bilmez.
Karada ve denizde ne varsa hepsini bilir.
Allah’ın bilgisi dışında bir yaprak bile kımıldamaz.
Yerin karanlığındaki bir tek taneyi bile bilir.
Geceleyin sizi ölü gibi uyutan, sonra belirlenmiş yaşam sürenizi tamamlamak için, sabahleyin uyandıran Allah’tır.
Allah gün boyu neler yapıp neler kazandığınızı bilir.
Sonra dönüşünüz Allah’adır.
Ve Allah yaptıklarınızı size haber verecektir.
Allah kulları üzerinde tam egemendir.
Allah üzerinize koruyucu melekler gönderir.
Ve ne zaman, sizden birine ölüm gelirse, görevli elçi meleklerimiz, eceli gelmiş kimsenin canını hiç vakit geçirmeden alırlar.
Sonra insanlar, gerçek Mevlâları olan Allah’a döndürülürler.
Dikkatli olun, tek yargı gücü Allah’tır.
Ve Allah, en hızlı hesap görendir.”
(EN’AM, 59, 60, 61, 62)

“O, tehlikelerden ve daha nice sıkıntılardan sizi kurtaran Allah’tır.
Ama siz yine de Allah’a ortak koşuyorsunuz.”
(EN’AM, 64)

“Allah, gökten/üstünüzden veya yerden/ayaklarınızın altından size bir azap göndermeğe yahut sizleri birbirinize düşürüp, kiminizi kiminizden intikam aldırmaya gücü yeter.”
(EN’AM, 65)

“Kazandıklarının tutsağı haline gelmiş kimselerin, Allah’tan başka bir dostu ve şefaatçisi yoktur.”
(EN’AM, 70)

“Allah’tan başka, bize yarar ve zarar veremeyenlere mi tapalım?
Allah bizi dosdoğru yola ulaştırdıktan sonra, tekrar gerisin geriye, sapıklığa mı dönelim?
Gerçek yol gösterici Allah’tır.”
(EN’AM, 71)

“Huzurunda toplanacağınız O’dur/Allah’tır.
O, gökleri ve yeri gerçekle yaratan Allah’tır.
“Ol” dediği an hemen oluverir.
Sözü mutlak doğrudur.
Sûr’a üfürüldüğü gün egemenlik tümüyle Allah’ındır.
O, gizliyi ve açığı bilendir, bilgedir, her şeyden haberdardır.”
(EN’AM, 72, 73)

“Rabbimin isteği dışında hiçbir şey olmaz.
Rabbim, bilgice her şeyi kuşatmıştır.”
(EN’AM, 80)

“Rabbin bilgedir, bilendir.”
(EN’AM, 83)

“Allah’ı kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar.”
(EN’AM, 91)

“Allah, toprağa atılan kupkuru bir taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir.
Ölüden/kurudan diriyi/yeşili meydana getiren ve diriden/yeşilden de ölüyü/kuruyu çıkarandır.
İşte budur Allah.
Nasıl kabullenemiyorsunuz?”
(EN’AM, 95)

“Allah, şafağı yararak sabahın aydınlığını ortaya çıkarandır.
Allah, geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ay’ı da bir hesaplama aracı yapmıştır.
Bu, her şeyden üstün ve her şeyi bilenin planıdır.
Karanın ve denizin karanlıklarında yollarınızı bulasınız diye, sizin için yıldızları yaratan Allah’tır.”
(EN’AM, 96, 97)

“Allah’tır sizi bir tek nefisten yaratan.
Gökten su indiren, onunla her çeşit bitkiyi çıkaran, o bitkiden meydana gelen yeşil madde ile de sayısız taneler üreten, tomurcuğundan salkımlar sarkan hurma ağaçları, üzüm bağları, zeytin ve nar gibi, birbirine benzeyen ve benzemeyen ürünler çıkaran Allah’tır.”
(EN’AM, 98, 99)

“Cinleri de Allah yaratmıştır.
Allah’ın şanı yücedir, Allah, ortak koşucuların nitelemelerinden çok üstündür.”
(EN’AM, 100)

“Allah gökleri ve yeri yoktan var edendir.
Eşi olmadığı halde, nasıl olur da çocuğu olur?
Her şeyi Allah yaratmıştır ve Allah, her şeyi bilendir.
Rabbiniz Allah işte budur.
Allah’tan başka Tanrı yoktur.
Allah her şeyin yaratıcısıdır.
Sadece Allah’a kulluk edin.
Güvenilip dayanılacak tek varlık Allah’tır.
O, her şeyi kontrol edendir.”
(EN’AM, 101, 102)
(Devamı var)

islamin-dogusu], Koalisyon neden olmadı? Yorumsuz


Sayın Düsünür Arkadaslar,

TC 80 milyon nüfusu büyük işsizlik oranı,zayıf ekonomisi ile
problemli bir yapıya sahiptir.

Bunun yanında ,silahlanmış ceteler,TC yi zayıflatmak,onun temel yapısını yıkmak ve Müslüman Türkleri Anadolu dan sürme politikasını israrla sürdürmektedirler.Bunların destekcisi,global güçler ve bu güçleri yöneten Davudi Global Sermayedir.

Bir ülkede ,niye isyan olur ve silahlı ceteler silahla devleti yıkmak ister?

Bir ülkede ,yönetimi ele geciren azınlık gruplar,adaletsiz ,haksız,

yönetim yapmıslarsa ,ya da yapıyorlarsa,ülkenin kaynakları ,küçük bir haksızlık yapan azınlığın eline geçmişse,bu azınlık inansız grup iktidarda kalmak için
her türlü tilkiliği yapıyor halkı da kus kafalı olarak görüyors,bu ülkede barısı,huzuru sağlamanız zordur.
Ekonomiyi,Medya yı ,Güvenlik güçlerini,adaleti ele geciren
güçlü küçük azınlığın elinden halkın demokratik yollardan iktidarı alması cok zordur.

Vatandaslar,güvenlik güçlerine,hakimlere,büroklara,egitimcilere,
din adamlarına güvenmiyorsa,o ülkede Devlet denen mekanizmaya da güven azalır.

Bir takım adamlar bazı bölgelerde ,ceteler oluşturup ,adaletsiz gördükleri devlete ayaklanır ve bu ayaklanmanın sebebini de adaletsiz devlet yönetimi ni gösterebilirler.

Bu ülkede ,yolsuzluklar arttıkça,halk kandırıldığını düşündükçe,cetecilik azalmaz ve çoğalır.

Cetelerin silah gücü ile azaltılması imkanı oldukça zordur,etkisiz
hale getirilen 1 silahlı grubun yerine 10 tane yenic ceteci
çıkar.

Silahla ,adaletin kurulması zordur.
Halka ,is imkanları sağlanmadıkça,vatandaslar calısıp ,kazanıp,mal mülk sahibi olmadıkça,kazanımlarını
korumak için bir gayret göstermezler.

Çetecilik ,adaletsiz bir toplumda,kötü niyetli global Güclerin desteği ile genişler.Önlenemez olur.Gelir dağılımı tabana yayılmadıkça ,halk çetecilere karsı gerekli tepkiyi göstermez
Bozuk bir ekonomik adalet,saklanmaya calısılan yolsuzluklar,
halkın tepkisini artırır.
Gur-Buz

On Thursday, August 27, 2015 11:09 PM, ahmet dogan Simsek <ahmetdogan.simsek@gmail.com> wrote:

YorumsuzA.D.Şimşek

Koalisyon neden olmadı?

İftara doğru
M.Necati Özfatura
necati.ozfatura

Facebook

CHP ve MHP koalisyon görüşmelerinde AK Partiyi yıkmak istediler. CHP imam hatiplilerin orta kısmının kaldırılması ve din derslerinin mecburi olmasının seçmeli ders olmasında ısrar etti. Ayrıca rotasyon hükümeti istedi. Bunun manası “AK Parti iktidarı 13 yıl içinde tahripler yaptı. Bunu kabul edin ve bu tahribatı tamir edelim” demektir.
Dış politikada ise istedikleri; Türkiye sadece Avrupa Birliğinin dış politikasına entegre olacak. Suriye, Irak, Filistin, Bosna, Türkmenler, Azerbaycan, Somali ve diğerleri Türkiye’yi ilgilendirmez olmuştur. CHP sadece kendini akıllı karşısındakileri de geri zekâlı görmektedir.
Tabii CHP’nin bu dayatmalarını AK Parti kabul etmedi. Zaten bunları kabul etse idi AK Parti tabela partisine dönüşürdü…
MHP’ye gelince… MHP’nin tavrını kendi milletvekilleri dahi anlamış değildir! MHP’nin erken seçime karşı oluşunun sebebi oy kaybedeceğini bildiği içindir. Bu yüzden CHP ile AK Parti koalisyonunda ısrar etmiş, böylece AK Parti’den kopan oyların MHP’ye akacağını öngörmüştü.
Bazı TV kanallarında MHP’ye son derece ağır tenkitler yapılıyor. “Bundan sonra asla milliyetçiyim demesinler” diye.
CHP ve bilhassa MHP koalisyon karnesinden sınıfta kalmıştır. Bu saatten sonra Türkiye’nin yararına oldukları konusunda kamuoyunu ikna etmeleri çok zordur.
İçeride ve dışarıdaki bazı medya kan ve terör medyasıdır. Silahlı kuvvetler terörün karşısındadır. Medyanın çoğu ise terörden yanadır. Ülkede ekonomik kriz çıkarmak için bir algı meydana getirmek isteyenler (hainler) sahnededir.
ABD, Irak’ı işgal etmeden önce çıkarma gemileri ile 20 televizyon kanalını Irak’a getirmiş, hazırlıklarını yapmış idi. Medya hazırız dediği anda, Amerikan askeri işgale başladı. Yeri gelmişken söyleyeyim; aynı durum Gezi olayları patlak vermeden hemen önce normalden çok daha fazla yabancı televizyon kanalının canlı yayın araçları Taksim’e getirilmişti. Bu bir algı operasyonudur.
Ben teğmen iken, askerî mühimmatın birçoğu ABD yardımı idi. Oysa şimdilerde Türkiye savunma sanayiinin yıllık cirosu 5 milyar doları geçmiştir. Dış ülkelere ihracat ise 2 milyar doları bulmuştur. Kısacası savaş gemisinden tanka, insansız hava aracından füzeye kadar çok sayıda ihtiyaç (yüzde 70’e yakın) Türkiye’de imal edilmektedir. Savunma sanayiimizde en az yüz firma görev almaktadır.
Bu bir başarıdır. Ve bu başarı emperyalist güçlerin hazmedebileceği bir başarı değildir!..

27.8.2015

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/m-necati-ozfatura/587694.aspx

SiyasetMeydani Re: SiyasetBahçesi PKK-KCK’nın ağababası Almanya-Fransa


Kıymetli Düsünür Arkadaslar,

Siyaset nedir ve nasıl olusur diye sorarsak bunun bir Toplum Mühendisligi olduğunu
görürüz.

Toplumda ,yönetenler ve yönetilenler vardır.

Osmanlı yönetiminde iken,Müslümanlara sağlanan ticari ayrılacıklar ,Ada Krallıgı
ve Fransanın baskısı ile Gayri Müslümlere de uygulandı.
Gayri Müslüm tüccarlar,tüm Islam dünyasında etkin oldular.Ada krallığının buharlı gemileri ile gelen ticari mallar,Gayrimüslüm tüccarlar vasıtası ile tüm Ortadoguya
yayıldı.Arab tüccarlar,Kurt Tüccarlar bundan rahatsız oldular.Ada krallığında
dokunan makine kumaşlar,ucuz bir sekilde satıldı.Orta Doguda Bir Osmanlı
düsmanlıgı bas gösterdi.

Ayrıca ,Filistinde bir Davudistan kurmak istiyen Davudi ler ,Osmanlının yıkılısını
hazırladı.
Davudistan ın ,kurulma gayretleri,Davudi Global sermayenin dünya hakimiyeti,bilinmiyen seyler değildir.

Su anda Davudi düsmanlıgı yapanlar onların Filistine yerlesmesine karsı cıkanlar
da Davuidi Global Gücün emrinde ve hizmetinde olmuşlardır.

Kralice Dünya yı yönetir,Kralice yi de Davudi yönetir esası temeldir.

Osmanlının Kanuni Sultan Süleyman döneminde yükselişinin arkasında da saraya
hakim Davudiler ve Devlet hazinesini destekiyen Davudi Bankerler vardır.
Ülkemize bakalım ,rantcı müteahhit sistemi bir Davudi Plandır.
Teknolojinin olmadığı,demir ve çimentodan bina yapılması,bu binalarda,paralarının
hesabı bilinmiyen insanların oturması ,yine paralı olanların alısveris yaptığı

AVM merkezleri projesi de ,bir Davudi Sermaye projesidir.

Siyasete bakalım.Siyaset kapitalle olur.Bir partinin arkasında ,masum Türk vatandaşlarının haklarına el koyanlar ,rantçılarının parası ,baska bir partide,
TC topraklarının bir kısmanda Kara ticaret yapan bir kesimin kara parası
olunca,ortaya gayri demokratik yönetimler çıkacaktır.

Namuslu,uran-ı Kerim ahlakını temel almıs,partilerin yasaması ve güclenmesi
mümkün değildir.
Kovboy ülkeye bakalım.
Iktidar,kapital gücünü elinde tutan kücük bir azınlığın elindedir.

Kuran-ı Kerim Ahlakından uzak ,uydurma sözlerle Dincilik yapan ,Islam düşmanları,hem Davudi köleliği yapmakta,davudi sermayenin desteği ile ayakta
durmakta ,bir de tikilik yaparak Davudi düsmanlıgı yapmaktadır.
Bazı ,tilki kafalı Siyasiler,Halk Tavuk Kafalıdır.Otur ,onları kandıracak projeler hazırla ve iktidarı ele gecir mantığı içindeler.
Hergün halkı ,tavuk kafasını yönetecek planlar hazırlanıyor.
Fakat yüce Allah Kuran-ı Kerimde ,aklını kullan ,Allahını yaratılışını tefekkür et diyor.
Düsünmeden ,Müslümanlık olmaz.
Gur-Buz

On Tuesday, August 25, 2015 1:39 AM, “ahmet dogan Simsek ahmetdogan.simsek@gmail.com [SiyasetMeydani]” <SiyasetMeydani@yahoogroups.com> wrote:

Sevgili Cengiz Bey KardeşÖncelik ile AKP ile PKK arasında diye bir şey yok. Bunları milletin uyanmaması için Sömürge valiliği ve Siyonizme hizmet amaçlı devşirildiklerinin tamab kısmının haberi olmayan Fetö Siyonist örgütünü kullanarak böyle imiş gibi gösteriyorlar. PKK Batının bölgemizdeki çıkarlarını korumak amaçlı Türkiyeyi bölüp küçültmek ve sonrada AB içinde asimile ederek yok etmek Doğusunada İsraile bağlı bir Kürt ve bir de Ermeni devleti kurmak ve Orta doğunun yer altı zenginliklerini tamamen zimmetlerine geçirmek amaçlı, Ordumuz içindeki Gladioya kurdurulmuş bir NATO birNATO taşeron örgütüdür. Tıpkı Daiş, FETÖ ve DHKP-C, benzeri diğer örgütler gibi Batının taşeron örgütleridir. PKK ile savaş aslında Doğrudan Batı dünyası ile savaştır. ABD de kızılderililerin kökünü kurutanlar bu bölgede de başta Türkler olmak üzere Kürtlerinde diğer Müslüman halklarında köklerini kurutmak amaçlı kullanmaktadırlar. BU yüzden PKK ile barış Süreci aslında Kürt vatandaşlarımıza PKK nın barışa yakınlarını devletin yanına çekerek Doğrudan batıya bağlı çalışanlarını Kürtlerinde düşmanları olduğunu göstermekte kullanmak ve ülkemiz ve devletimizin yok edilmesini önlemek amaçlıdır.
Bunlarla nasıl sizi iknada zorluk çekiyor isem. Osmanlıdaki çok değerli Münevverleride Sultan Abdülhamit Hana düşman ederek, Abdülazizi öldürenlerin kullanıldığı masonlar aynı şekildeAbdülhamitide çoğunluğu kripto kişiler olan Selanik ordusuna indirtilirken Aslında İslam alemini de dahil Bütün osmanlının yağmalanacağını ve kurulacak Türkiyeninde bir gizli sömürge ülkesi yapılacağını nasıl akıllarına bile getirmediler ise sizlerde aynı oyunun benzerinin kurbanları ve bazılarıda bilinçli figüranları durumundasınız. Devletin AKP hükümetini istihdam ederek şimdiye kadar geliştirdiği politikalar ekonomik ve sosyal gelişmeler silah ve mühimmat üretimi. Kürt vatandaşlarının PKK nın nasıl melun bir Türkiye Türk Kürt Müslüman ve islam alemine karşı kullanılan silahlardan biri olduğunu ortaya çıkarıp halkı gerçekler ile buluşturmak harekatıdır.
CHP ye Bakınız. İktidara gelince Türkiyeyi Irak ve Suriyenişn durumuna düşürmek için heyecanla sıranın kendilerine gelmesi için halk onları seçmeyeceği için mevcut hükümetin darbe ile düşürülmesi hayalleri kurmakta ve Batının bunu mutlaka gerçekleştireceğine inanmaktadır.
MHP ye bakın.laftan başka hiç bir çözüm öneriside devleti kalkındırma ticareti ekonomiyi geliştirme gibi bir projesi yoktur. Eline bu seçimde Hükümet ortağı olmak ve olsaydı projelerini hayata geçirip geleceğin ana muhalefeti ve sonrada iktidar olmanın yolları açılmış iken Asla Devletin yanında yer almayıp Tıpkı yanına Erbakan ve Çilleri alıp başbakan olacağı Kemal derviş döneminin yaşanmasını önleyeceği yerde Ecevir ile birlikte Türkiyeyi Kemal Derviş projesinde dünya Siyonizminin ağına atmıştır. Siyaset Diplomasi sıcak ve soğuk savaşlar Derin devlet projeleridir. Türkiyede Muhalefet partilerinden işe yarayanlar siyonist ve batılılar ile içimizdeki adamları ve medyaları ile Meclis dışına itilmiş. Ortalıkta Muhalefet partisi diye dolaşanlarda FETÖ casus teşkilatınnın seks kazetleri ile şantajla esir alınmış siyasiler yüzünden Türkiye lehine değil batı çıkarlarına hizmet eder ve basında şişirilen içi boş balonlar halinde kendileri hükümeti patlatırken canlı bomba olarak kullanıldıklarının ve kendilerininde patlayacağının farkında bile olmayan ahmaklar durumuna düşürülmüşlerdir.
Tavsiyen Bildiklerinizin esiri olmamamnızdır. Çünkü ortada bilgi gibi dolaşan beyin programlama verileri aslında insanların akıllarını bağlamakta kullanılmaktadır. Hiç bir konu böyle ayak üstükonuşulmakla derinliğine anlaşıla bilecek kadar vasit değildir
Gönülden selamlar.
A.D.Şimşek
24 Ağustos 2015 19:35 tarihinde Cengiz ŞAHİN <bencesahin> yazdı:

Ahmet Abiciğim: AKP ile HDP/PKK arasında sözümona “çözüm süreci” denilen ama içinde neyin olduğu, hangi anlaşmaların yapıldığı, hangi tavizlerin verildiği tam ve esrarengiz bir sır olan sürecin ağababası kim sence? bir de onu anlatıversen bizlere? Abiciğim “baldıran zehirini” kim içmeye söz vermişti? şimdi kim içiyor baldıran zehirini? Bu işler elbise yerine “kefen” giyerek gösteriş yapmakla olmuyor! hele kurşun geçirmez makam arabalarına binip, yanına da 20 tane koruma alıp, sonra da “ben de şehit olmak istiyorum” diyerek vatandaşın aklı ile alay etmekle hiç olmuyor! Abiciğim anlayın artık! Kimse inanmıyor bu safsatalara! Ergün Diler’in komplo tarzı senaryolarını boş yere gruba göndermek için Siz bari zahmet edip kendinizi yormayın.
Av. Cengiz ŞAHİN
Cep Tel: 0 533 310 78 80
E-Posta: bencesahin
Skype: sahincengiz

SiyasetMeydani Re: desifre Re: Peygamber hadisleri din olamaz!


Kuran-ı Kerimin Türkce okunması ve anlaşılması,

Sayın Yunus Kavik Hocam,

Tartısmalarımız da ,cok önemli bir noktaya geldik.

Bu ,Tüm ıslam Alemini ilgilendiriyor.

Cüneyt Sasmaz Bey ,İyiniyetli olduğuna inanıyorum,Kuran-ı Kerim Arabcası bilmeden,Türkce tercümesini yapıyor.
Burda da hataya düşüyor ve eger böyleyse kabul edilemez bir durum.

Yalnız bir gerçek var. O da ,Kuran-ı Kerimin ana başvuru kaynak olmasıdır.
Burdan hareketle ayetlerin ,ilim ile bilgi ile tercüme edilmesi ve bunun halka acıklanması gerekir.

Bu yapılmadığı takdirde,halk cahil bırakılır ve Anti-Kuran-I Kerim diyebilecgimiz
:Islam dışı bir düzen Islam Dünyasının üzerine cöker.
Cahil imamların,Sıhların,Seyhlerin ,Tarikat ve Siyaset Liderlerinin söylediklerini
Kuran-ı Kerim zanneden bir cahil ler toplulukları ortaya çıkar.

Trabzonda ,berbere gitmiştim,Berber dindarlık diye Hz. Alinin Atının Mezarlık
maceralarını anlatıyordu.
Camilerde ,imamlar ,Kuran-ı Kerimin ayetlerini açıklamazlar.
Bir siyasi canım sehid olmak istiyor diyor.Sehitligin Kuran daki anlamını bilmiyen bir cahil.Sorumluluk tasıdıgı Madenler de yüzlerce isçi sehid oldu, kılı kıpıdamadı.
Hergün Asker ve Polis sehit oluyor adamın umurunda değil.

Hazine Paraları gözü önünde yağmalanırken,görmezlikten geliyor.
Toplumun bir kesimi,bazı siyasilerin söylediklerini Kuran-ı Kerimin üstüne koyuyor.
Hasa ,bazı siyasiler,elestirilemez put sanılıyor.

Bence ,önce Kuranın gerçek anlamını bilmeliyiz.

Gur-Buz

On 20.08.2015 13:08, Yunus Kavik ykavik [desifre] wrote:

Şaşmaz Cüneyt

Şu kafana göre meal verme işinden vaz geç demedim mi?

Deveye sormuşlar neren eğri? nerem doğru ki?

Ben senin şimdi hangi mealindeki hatanı düzelteyim ki. her tarafı dökülüyor.
Başından sonuna kadar tashih gerektiriyor. Buna hiç zamanım yok.

Hemen ilk baştaki ayetten örnek verebileceğim.

“Ortak koşucular; artık bu Kur’an’dan başka neye/hangi hadise inanacaklar?!”
(MÜRSELAT, 50)

Allahım sen aklımı koru. Himalaya dağı büyüklüğünde koskoca hata. neresini düzelteyim ki.

فَبِأَيِّ حَدِيثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ

FEBİ EYYİ HADİSİN BA’DEHU YU’MİNUN

Manaya en yakın meal aşağıdaki şekildedir.
“ARTIK ONLAR BUNDAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR.”

Gördüğünüz gibi
“ORTAK KOŞUCULAR” ifadesi var mı? YOOOOK
“KURAN” kelimesi var mı ? YOOOK

“HADİS” kelimesi şu bildiğimiz Allah Rasulü’nün (sav) sözleri için kullandığımız Hadis anlamında sınırlandırılamaz, daraltılamaz. Arapçada genel anlamda her söz Hadistir. Allah’ın yarattıkları kullarının tamamının söyledikleri söz hadistir. Burada da sadece Allah’ın elçisinin sözü anlamında tahsis içeren bir daraltma yapılacak hiç bir istisna , zamir, atıf gibi edatlar yok.

Bu ayet öncesindeki ayetlerde inkar edenlere apaçık delillerle gerçekleri beyan ediyor. Bu ayette de bu kadar açık seçik deliller serdeden Allah’ın bu delillerine inanmayanlar için Allah (cc) “artık bundan başka daha hangi söze inanabilecekler ki” buyurmaktadır.

Şaşmaz soyadlı şaşırmış arkadaşım sen kendine kendi çapını fevkalade aşan çok yanlış bir meşgale seçmişsin.
Gruplarda arapça bilen insan sayısı hemen hemen yok gibi.
İnsanların arapça bilmemesinden istifa ederek meydanı boş bulmuş gelişi güzel kafana göre meallerle insanlara bilgiçlik taslıyorsun.
Bu gidişin çıkmaz sokak. Sen sadece bu gidişle şeytanları memnun edersin.
Vazgeç bu şaşkınlıktan. Senin çapın değil. İnsanları kendinle birlikte dalalete sürükleme.
Tevbe et ve en kısa zamanda dön bu şaşkınlıktan.

Selam ve hürmetler.

19 Ağustos 2015 20:44 tarihinde Cuneyt Sasmaz <cesuryorum> yazdı:

“Peygamber Hadislerinin Hüküm Kaynağı Olamayacağı” AYETLERİ:

“Ortak koşucular; artık bu Kur’an’dan başka neye/hangi hadise inanacaklar?!”
(MÜRSELAT, 50)

“Bunlar Kur’an’dan başka hangi hadise inanıyorlar?!”
(A’RAF, 185)

“Allah size Kitabı/Kur’an’ı en ayrıntılı bir şekilde/açıklanmış olarak/uzunca anlatarak indirmişken/içinde her şey ayrıntılı bir şekilde açıklanmış olarak göndermişken, Allah’tan başkasının hakemliğine/sözlerine mi uyayım?!”
(EN’AM, 114)

“İnsanlardan öyle kimseler var ki, insanları Allah’ın yolundan saptırmak için, hiçbir bilimsel dayanağı olmayan çelişkili hadisleri/boş sözleri, hikmet dolu Kitabın/Kur’an’ın ayetleriyle bir tutarlar/herhangi bir bilgiye dayanmaksızın boş boş konuşurlar.
Böylece Allah yolundan bilgisizce saptırmak ve onunla dalga geçmek isterler/o yolu/onu oyalanma aracı/eğlence konusu yapmak için boş sözler/lâf/hadis eğlencesi satın alır/satın alanlar/güldürücü sözleri satın alıp, Allah’ın yolunu alaya alanlar vardır.
İşte böylelerine rezil edici/aşağılık/acıklı bir azap vardır.
Bu çelişkili hadisleri üretenlere, hikmet dolu Kitabın ayetleri/ilkeleri/Kur’an okunduğu zaman, sanki onu hiç duymamış gibi, sanki kulakları sağırmış gibi büyüklük taslayarak duymazlıktan gelirler/hiç oralı olmaz, küstahça sırtını dönerler.”
(LOKMAN, 6, 7)

“Ortak koşucular, Allah’tan ve ayetlerinden sonra/belgelerinden başka hangi hadise/söze inanıyorlar?!”
(CASİYE, 6)

“Allah’tan daha doğru bir hadisi/sözü kim söyleyebilir/Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir ki?!”
(NİSA, 87)

“Eğer Peygamber kendi sözlerini, Allah’ın Kur’an’ıyla eş tutmuş olsaydı/Allah’a atfen/Bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı/Bizim adımıza, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz Peygamberi kıskıvrak yakalar, sonra onun can/şah damarını keserdik.
Kuşkusuz bu Kur’an, erdemliler/sakınanlar için/saygılı olanlara/Allah bilincinde olanlara tam bir uyarıcı ve düşündürücü/bir hatırlatma/bir öğüttür.”
(HAKKA, 44, 45, 46, 47, 48)

Islam ve Toplum


Sayın Düsünür Arkadaslar,

Kemal Kelleci Bey le ,sohbet ediyorum.Kendini,Kuran-ı Kerimi tanıtmaya adamış,garip bir adam.Servet ve iktidar onu ilgilendirmemis.Genclere ve öğrencileri aydınlatmak la
gecen bir hayat.

Saf ve temiz Anadolu Müslümanları ,Türkler ,daha gelismemis cocuk durumundalar
diyor.Karakoc Bey; bunu yazılarında ifade etmis.

Gercekten ,Islam ın temel kitabı ,vahiy edilen Kuran-ı Kerim ,ciddi olarak okunamıyor,üzerinde düşünülmüyor ve bazı kesimler tarafından anlasılmaz olduğu ifade ediliyor.

Islam ın temel kitabı tam olarak anlaşılmaz.Hz.Muhammedin Islam ı yayma cabası
iyi incelenmez,sadece kutsal ritüeller yaratılırsa,toplum Yuce Allah ı bırakıp,birbirine
tapmaya baslar.

O,gelismemis büyümemiş,cahil imamların her dediğini doğru kabul eden halk en sonunda aldatılmış duruma düser.

Ben bilmem ,agam bilir,sıhım bilir yolu en sonunda din iman tanımaz ;cetelerin ,toplumlarda hakim olmasını sağlar.
Toplumlar,gercek liderlerini secemez.

Müslüman toplumlar ,cok iyi yetişmiş,gayri Müslüm aydınların hakimiyetine girer.
Kötü niyetli cemaat liderleri toplumları alır Emperyalist,sömürgeci güclerin kucağına
iter.
Neyin doğru ,neyin yanlış olduğu anlasılmaz.

Tanıdıgım bir bayan ,annesini de alır,bir din bilgisi olan üfürükcüye gider.
Amacı bu adamın kocasının kendisine daha sıcak davranmasını sağlamaktır.
Kocası ile kendi arasında büyü olduğuna inanmaktadır.
Üfürükcü,eger Annesi ve genc kadın,kendisi ile samimi olursa,büyünün cözülecegini
söyler.Bunun üzerine ordan ayrılırlar.

Demekki bu seytani adam,kac Müslüman kadının namusunu kirletmiş.Ünü
olduğuna göre,bu adamın kirli emellerine alet olan kadınlar var demektir.

Müslüman Türk milleti de,bunun sunun din bilgisi var,dini eğitim almış gibi kanılarla ,bazı
uyanıkların pesinde gidebilmekte
ve aldatılmaktadır.

Cocukları sekerle kandırmaya benziyen durum söz konusudur.

Bu futbol u bilmeden futbol maçı seyretmeye benziyor.

Yahoo daki bir haberde,ISID karsısında,Ürdün ve Aglama Duvarı Devletinin ,askeri isbirliğine girdiğini yazıyor.Bu isbirligine ,Müslüman ların Kutsal topraklarına hakim,aile de katılacakmış.

ISID in ortaya cıkarılısının sebebi hikmeti ortaya cıktı.
Ortadogu ,yavaş yavaş ”Aglama Duvarı Devletinin hakimiyetine giriyor.
Böylece ,Suriye ye de girilecek burdaki 250 trilyon m3 tahmin edilen doğal gaz yatakları,Batının hizmetine verilecektir.
TC ye de ,bu gazdan pay verileceği söyleniyor.Hangi sartlarla bu gerçekleşecek.
Iraktaki,Siiler de korkudan ,”Aglama Duvarı Devletine sığınacaktır.
Böylece,Büyük Davudistan kurulacaktır.

Iran daki büyük petrol ve Dogalgaz yatakları da ,Global Gücün Emrine veriliyor.
Basrada ,senede 80 Milyar dolarlık petrol çıkarılıyor bu da Davudistan ın emrine girecek .

Müslüman lara,Kubbeli camilerde Paranın ,servetin önemi yok ,paranızı bze verin diyenler,Gayrimüslüm ilerlemesinden hic bahsetmiyorlar.

TC y ibölmek istiyen çetelerle ilgileri yok.Ülke savunması umurlarında değil.

Buhara Katilleri gibi,BUHARA emiri çıkarcı bürokratlar,zengin ler ve sahtekar dincilerle
ülkeyi soyar ve Carın ülkesini işgal edeceğini göremez.Sonunda Car askerleri,
Buharayı işgal eder.

Pakistan daki fakir köylüleri anlatan ”Ömer Han” isimli bir romanda ,Pakistanlı zenginlerin halkı nasıl baskı altına aldıkları anlatılmaktadır.Fakir ,Ömer Han en sonunda
arazilerini kaybeder,isci olur.

Bazı ,dinciler,müslüman nasıl olursa olsun ,zengin olsun ,zekat ve sadaka versin ,kafasındadırlar;helal mi ,harammı gözden kaçırılmaktadır.

Müslüman lar ,Kuran-ı Kerimi,peygamberin hayatını okumalı ve kendisine ınsan dan
putlar yaratmamalıdır.

Gur-Buz

SiyasetMeydani Bir gecede terör örgütüne büyük darbe


Sayın Gürbüz BeyKuranı anlayarak okumak elbette iyidir.Ama şunu unutmayınızki Kurandan herkes kedi anlayabileceği daha doğrusu doldurabileceği kabı kadar bilgidoldurur. En cahil sanılan bir çoban allame kabul edilen bir zattan çok daha fazla ilim ve irfana kavuşacak kadar şeyleri bilgileri tahsil edebilir.
Akide mümkündür. Herkes kendine açılan kadarına kavuşur. Türkiyenin durumunu bilmeden ne konuşursak konuşalım derde çare değildir.
Az önce gruplara bir hukukcu arkadaşa cevap olan yazımı gönderdiğim belki hukukçu olmasanızda sizinde dikkatinizi çeker.

Selamlar
A.D.Şimşek
Anayasa sorunumuz.

Sevgili ve Değerli Cengiz Şahin BeyBu yazdıklarınızın hiç biri CHP nin bağlı olduğu Türkiyeyi sömürge etmiş ülkelerizin vermedikçe hiçbir hükümet tarafından çözülemez.
Öncelikle söyleyeyimki Türkiye bağımsız bir ülkedeğildir.
Türkiyede bmeclis %99 ile bir araya gelse dahi anayasadaki kilitleri acamaz ve Anayasa mahkemesinide bağlayan uluslar arası gizlianlaşmalar ile kurulu düzene aykırı hiç biryasaya izin vermemek bilakisAnayasada görünen yetkilerini aşan hükümleri dahivermek zorundadır.
1) İstabulda yerleşik Müstemleke valiliği sadece İngiliz milletler topluluğunun tek gizli sömürgesi iken. ABD tarafından yaptırılan 1960 ve 1980 ihtilalleri ile İngilizlerin Türkiye ve bölgedeki hisselerinin bir kısmı ABD nin eline geçmiştir.
2) CHP asla seçimle iktidar olmak istemez. Çünkü CHP Sömürge valiliğine bağlı ve sömürge ülkleri adına TC.Devletinin idari bürokrasisi emrine verilmiş ve Sömürgeciler izin vermedikçe asla değişiklik yaptırmaz. Yapılacak olsa Anayasa mahkemesine götürüp gizli anlaşmalardaki gerekçeleri de yanı sıra ekleyerek ya da kaynaklarını işaret ederek iptalettirir. AYM üyelerinin tamamını iktidar partisi atasa dahibu durum değişmez.
Bu dediklerim kesindir. CHP genel Başkanıiken Deniz Baykal bir TV de o zaman Başbakan olan Erdoğana sizin devlet iktidarı olabilmeniziçin yenibirdünya savaşı çıkması ve galip gelenlerin bu ülkedekidevlet iktidarını sizevermeleri gerekir demiştir. Bu sözlerinepekçok kişigibi bende şahidim. Ama şaşırmadım çünküzaten böyleolduğunu biliyordum. Çocuklarınız için ortaya çıkarılan bütün sıkıntılar yapılan düzenlemelerin Sömürge merkezlerinden gelen talimat ile halkın istiklalini ilan etmeye çalışan Erdoğanı iktidara getiren 28 şubatta ve öldürülen devlet adamları paşar başbakanlar bakanlar Cumhur başkanları sonucu uyanmış olan devletin içindekiistiklal savaşını başlatan güçlerdir.
3) AKP ve MHP birlikte yaptıkları baş örtüsünüserbest bırakan ve 550 kişilik mecliste 411 oy ile geçiren Anayasa değişikliğinin Sadece şekil yönünden inceleme yetkisi olan AYM şekil yönünden hiçbir hata olmadığı için Sömürge valiliğinin medyadaki amiral gemisi Hürriyet gazetesinin o zamanki baş yazarı tarafından sekizsütuna 411 el kaosa kalktı başlıklı talimatı ile AYM. Esas yönünden inceleme yetkisi olmadığı halde esasdan incelemiş ve iptal etmiştir. Buna yetkisiolmadığı hade nasıl olupda iptaledebilmiş ve üstelik AKP ye bu yüzden kapatma davası açabilecek yetkiyi nereden ve kimlerden almıştır. Sorusu kendim dışında kimse tarafından sorgulandığına şahit olmadım.
4) AYM görev ve tetkilerine bir bakalım. Ben bunu onlarca defa tekrar tekrar yazdım. Siz madem eskibir hukukçusunuz daha iyi anlayacağınızı umarım.
Buya aktarıyorum.
Anayasa Mahkemesinin temel görevi, yasama organının kimi işlemlerinin Anayasa’ya uygunluğunu denetlemek ve bireysel başvuruları karara bağlamaktır. Anayasa Mahkemesinin görevleri bizzat Anayasa’da sınırlı sayıda belirtilmiştir. 1982 Anayasası’nın başta 148. maddesi olmak üzere ilgili diğer maddelerinde Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkileri aşağıdaki şekilde ifade edilmiştir:

1. Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasa’ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.

Yorum sorum: Bu durumda AYM ana yasa değişikliğini esastan incelemek yetkisini nereden almıştır Cevap yine AYM görev ve yetkilerinin içindegizi olarak anlaşılamayacak şekilde örtülüama aktif durumda durmaktadır

1. Madde Anayasanın 148 ve 90. maddesinden söz ederek devam etmektedir.

Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesine dava açılamaz (Madde 148). Ayrıca usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası antlaşmalar kanun hükmünde ise de, bunlar hakkında Anayasa’ya aykırı oldukları gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurulamaz (Madde 90).

Şekil bakımından denetim kanunlarda son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme sadece Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz; şekil denetimi def’i yoluyla da talep edilemez (Madde 148). Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır (Madde 149).

Buradan anlıyoruz ki. İstiklal savaşı sonrası TC.Devletinin teslim olup sömürgeliği kabul ettiği gizli anlaşmalar üzerinde oynama yetkisi olmayan AYM ayrıca bu anlaşmaları dikkate alarak hükümler vermek zorundadır. Yani sizin zannettiğiniz hukuka değil anlaşmalara uygunluğa göre meclisin kararlarını iptal etmektedir. CHP nin işi deSömürge valiliğinin hizmetinde seçilmesine gerek kalmadan Devlet iktidarını elinde tutmak ve İngiliz Kraliçesi adına yüksek mahkemeyi kullanmaktır.

Bundan sonrası ise AYM sinin üyelerini CB. Erdoğan seçmiş olsa dahi TC devletinin bütün üst görevlilerini yargılama suçlama ve görevine son verme ile mahkum etme yetkilerihalka açık olmayan gizli anlaşmaları değiştirme yetkiside olmayan maddelere göre AYM since karara bağlanmaktadır.Yazının kısa yolunu ekliyorum. İlgialanınıza gireceğinidüşünüyorum. Bilelimki İktidar istiklal savaşı vermektedir ve devam eden işgalin sömürgecileride o gizli anlaşmalar ile seçimle gelen iktidarları kullanıp istedikleri anda anlaşmalara aykırı davrandığı için halkın nefretşine sebep olacak karar iptalleri ile iktidarlardan halkın nefretini sağlamak ile düşürmektedir. Umarım belki kısmende olsa bir şeyleri anlata bilmişimdir. Kısa yol altta ve adımın üstündedir.

http://www.anayasa.gov.tr/Hakkinda/Gorevler/

Selamlar A.D.Şimşek

8 Ağustos 2015 19:17 tarihinde Grbuz Guvendag <gurbuz1943> yazdı:

Kıymetli Düsünür Arkadaslar,

Deckart ,”Düsünüyorum demekki varım ” der.

Toplumlar da akıllarını kullanır ve düşünüyor ve ,milli bilinclere sahip iseler: vardırlar.

Kus gibi,sürekli konuşan siyasileri ,yazarları dinliyen toplumlar yok olur gider.Bu toplumlar demekki düşünmüyorlardır.

Kuran-ı Kerimin mealini ve manasını okumıyan , Kitabsız Müslümanlar,
Kuran-ı Kerim dısı yorumları ,Kuran diye halka yuttuıruyorlar.

Onlara ,göre halk cahildir,geri zekalıdır ve halkı aldatmak, kandırmak ,soyup sovana çevirmek helaldir.

Kuran-ı Kerimde ,Yüce Allah ,mealen ,”hic kimse,kendini Allah ın Gazabından ,kurtulmus sayamaz diyor.”

Bazı kisilerin yaptığı gibi,”ben abdest alıyorum,Namaz kılıyorum ,Hacca gidiyorum,oruc tutuyorum,Cami yaptırıyorum,dolayısı ile günah islesem ,çalsam çırpsam ,yalan söylesem zulüm yapsam,benim Cennete gitmem engellenemez
diyemez.

Allah ,kalptekini ,zihindekini ve niyeti de bilir.

Güneydogu ceteleri,kötü yoldadır.Fakat ,devleti yönetmeye talip olanlarda tedbirlerini almıyorsa,halkın bir kısmına güven vermiyorlarsa,amacları halkı kandırarak,sadece
iktidarda kalmak ise,onlarda ceteciler kadar sorumludurlar.
Suriye de Assad halka baskı yapmıs sa bunun karsısına ülke dısından ceteciler getirilmiş,bu ülkeye dısardan silah sokuluyorsa,buna imkan verip ülkede catısma
çıkaranlar da ,Saddam kadar sorumludur.
Bir devlet yönetimin birinci görevi ülke yi savunmaktır.Ülkeyi savunacak insanlara destek vermektir.Lüks rezidanlar yapanlar,ülkeye lüks arabaları sokanlar,gösteris
için cami yapanlar,eger ülke savunmasını ihmal ediyorlarsa,vatanı 3-5 bin ceteciye
gasp ettiriyorlarsa,iyi yönetiyorum diyemezler.

30 senedir TC ye ,Türk ordusuna ve güvenlik güçlerine saldıran Çetecilere karsı,savunma mekanizması kuramıyanlar,nasıl olurda iyi dinci olabilir.

Vatanı savunmak ,kadının sacının tek kılını korumaktan cok daha önemlidir.
Vatan olmaz sa ,kadın ezilir,cocuklar ezilir,müslümanlar ezilir.
Gur-Buz

On Saturday, August 8, 2015 5:16 PM, "ahmet dogan Simsek ahmetdogan.simsek [SiyasetMeydani]" <SiyasetMeydani> wrote:

YorumsuzYazının kısa yolu, yazının altındadır.
A.D.Şimşek

Bir gecede terör örgütüne büyük darbe

Haberler
Güncel Haberleri
Bir gecede terör örgütüne büyük darbe haberi

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Kandil’de terör örgütü PKK’ya yönelik düzenlenen hava harekatında 6 günde 390 teröristin öldürüldüğü ortaya çıktı. Saldırılar sırasında PKK’ya ait milyonlarca dolar paranın ve uyuşturucu deposunun bulunduğu ev yanınca, PKK olayda ihmali olan 10 militanını öldürdü.

Bir gecede terör örgütüne büyük darbe
AA
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak’ın kuzeyindeki terör örgütüne ait hedeflere yönelik hava harekatında şimdiye kadar 390 terörist etkisiz hale getirildi. Harekatta, örgütün bir sözde tabur komutanı ile 4 büyük grup lideri de öldürüldü. Operasyonda 150’si ağır, 400’ün üzerinde terörist yaralanırken, terör örgütüne ait yüklü miktarda uyuşturucu ve paranın bulunduğu bir sığınak imha edildi. Terör örgütünün, uyuşturucu ve paranın kaybedilmesinden sorumlu tuttuğu 10 teröristi infaz ettiği öğrenildi
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak’ın kuzeyindeki bölücü terör örgütüne ait hedeflere yönelik hava harekatında şu ana kadar 390 terörist etkisiz hale getirildi, 400 terörist yaralandı. Hava harekatında örgütün yönetici kadrolarında bulunan teröristlerden bazıları da öldürülürken örgüte ait yüklü miktarda uyuşturucu ve paranın bulunduğu bir sığınak imha edildi.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 1 Ağustos’ta bölücü terör örgütünün Irak’ın kuzeyinde Kandil bölgesindeki kamplarına düzenlediği hava harekatında örgüte büyük zarar verildi.
Bokriskan bölgesindeki terör örgütünün barınma alanına düzenlenen hava harekatında örgütün sözde "Şehit Dilan" tabur komutanı Şerevan Fatuvan kod adlı terörist ile örgütün 4 büyük grup lideri etkisiz hale getirildi. Söz konusu harekatta 30 terörist yaralandı.
– Terör örgütünün Zergele Kampı
Zergele Kampı’na yönelik hava harekatında ise örgütün kadın grubu "Şervan" sorumlusu "Gülten" kod adlı teröristin de aralarında bulunduğu 20’nin üzerinde bölücü terör örgütü üyesi etkisiz hale getirildi.
Hava harekatının Enze’deki barınma alanındaki bölümünde ise terör örgütüne ait karargah olarak kullanılan binalar vuruldu. Harekatta 25-30 kadın terörist öldürüldü.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin teröristlere ait hedeflere yönelik hava harekatında dün itibarıyla 390 terörist etkisiz hale getirildi, 150’si ağır olmak üzere 400’ün üzerinde terörist yaralandı.
– Uyuşturucu ve parayı korumaya çalıştılar
Öte yandan, teröristler hava harekatının başlaması üzerine Bokriskan köyü bölgesindeki bir sığınakta muhafaza ettikleri örgüte ait para ve uyuşturucuyu daha güvenli olacağı gerekçesiyle Zergele bölgesindeki bir eve taşıdı.
Hava harekatı nedeniyle çıkan yangında söz konusu evde hasar oluştu. Teröristlerin uyuşturucu ve parayı kurtarmak için harcadığı yoğun çabaya rağmen uyuşturucunun tamamının imha edildiğinin, paranın ise çok az bir miktarının evden çıkarıldığı öğrenildi. Yaşanan maddi kaybın bölücü terör örgütünün üst düzey yöneticilerinde moral bozukluğu ve öfkeye neden olduğu belirtildi.
Bu olaydan sorumlu tutulan 10’a yakın terörist örgüt tarafından hemen infaz edilirken, olayın ortaya çıkmaması için Zergele bölgesinde yoğun çaba harcanıldığı öğrenildi.
http://haber.star.com.tr/guncel/pkk-kendi-militanlarini-infaz-etti/haber-1048894

__._,_.___

SiyasetMeydani Bir gecede terör örgütüne büyük darbe


Kıymetli Düsünür Arkadaslar,

Deckart ,”Düsünüyorum demekki varım ” der.

Toplumlar da akıllarını kullanır ve düşünüyor ve ,milli bilinclere sahip iseler: vardırlar.

Kus gibi,sürekli konuşan siyasileri ,yazarları dinliyen toplumlar yok olur gider.Bu toplumlar demekki düşünmüyorlardır.

Kuran-ı Kerimin mealini ve manasını okumıyan , Kitabsız Müslümanlar,
Kuran-ı Kerim dısı yorumları ,Kuran diye halka yuttuıruyorlar.

Onlara ,göre halk cahildir,geri zekalıdır ve halkı aldatmak, kandırmak ,soyup sovana çevirmek helaldir.

Kuran-ı Kerimde ,Yüce Allah ,mealen ,”hic kimse,kendini Allah ın Gazabından ,kurtulmus sayamaz diyor.”

Bazı kisilerin yaptığı gibi,”ben abdest alıyorum,Namaz kılıyorum ,Hacca gidiyorum,oruc tutuyorum,Cami yaptırıyorum,dolayısı ile günah islesem ,çalsam çırpsam ,yalan söylesem zulüm yapsam,benim Cennete gitmem engellenemez
diyemez.

Allah ,kalptekini ,zihindekini ve niyeti de bilir.

Güneydogu ceteleri,kötü yoldadır.Fakat ,devleti yönetmeye talip olanlarda tedbirlerini almıyorsa,halkın bir kısmına güven vermiyorlarsa,amacları halkı kandırarak,sadece
iktidarda kalmak ise,onlarda ceteciler kadar sorumludurlar.
Suriye de Assad halka baskı yapmıs sa bunun karsısına ülke dısından ceteciler getirilmiş,bu ülkeye dısardan silah sokuluyorsa,buna imkan verip ülkede catısma
çıkaranlar da ,Saddam kadar sorumludur.
Bir devlet yönetimin birinci görevi ülke yi savunmaktır.Ülkeyi savunacak insanlara destek vermektir.Lüks rezidanlar yapanlar,ülkeye lüks arabaları sokanlar,gösteris
için cami yapanlar,eger ülke savunmasını ihmal ediyorlarsa,vatanı 3-5 bin ceteciye
gasp ettiriyorlarsa,iyi yönetiyorum diyemezler.

30 senedir TC ye ,Türk ordusuna ve güvenlik güçlerine saldıran Çetecilere karsı,savunma mekanizması kuramıyanlar,nasıl olurda iyi dinci olabilir.

Vatanı savunmak ,kadının sacının tek kılını korumaktan cok daha önemlidir.
Vatan olmaz sa ,kadın ezilir,cocuklar ezilir,müslümanlar ezilir.
Gur-Buz

On Saturday, August 8, 2015 5:16 PM, “ahmet dogan Simsek ahmetdogan.simsek@gmail.com [SiyasetMeydani]” <SiyasetMeydani@yahoogroups.com> wrote:

YorumsuzYazının kısa yolu, yazının altındadır.
A.D.Şimşek

Bir gecede terör örgütüne büyük darbe

Haberler
Güncel Haberleri
Bir gecede terör örgütüne büyük darbe haberi

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Kandil’de terör örgütü PKK’ya yönelik düzenlenen hava harekatında 6 günde 390 teröristin öldürüldüğü ortaya çıktı. Saldırılar sırasında PKK’ya ait milyonlarca dolar paranın ve uyuşturucu deposunun bulunduğu ev yanınca, PKK olayda ihmali olan 10 militanını öldürdü.

Bir gecede terör örgütüne büyük darbe
AA
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak’ın kuzeyindeki terör örgütüne ait hedeflere yönelik hava harekatında şimdiye kadar 390 terörist etkisiz hale getirildi. Harekatta, örgütün bir sözde tabur komutanı ile 4 büyük grup lideri de öldürüldü. Operasyonda 150’si ağır, 400’ün üzerinde terörist yaralanırken, terör örgütüne ait yüklü miktarda uyuşturucu ve paranın bulunduğu bir sığınak imha edildi. Terör örgütünün, uyuşturucu ve paranın kaybedilmesinden sorumlu tuttuğu 10 teröristi infaz ettiği öğrenildi
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak’ın kuzeyindeki bölücü terör örgütüne ait hedeflere yönelik hava harekatında şu ana kadar 390 terörist etkisiz hale getirildi, 400 terörist yaralandı. Hava harekatında örgütün yönetici kadrolarında bulunan teröristlerden bazıları da öldürülürken örgüte ait yüklü miktarda uyuşturucu ve paranın bulunduğu bir sığınak imha edildi.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 1 Ağustos’ta bölücü terör örgütünün Irak’ın kuzeyinde Kandil bölgesindeki kamplarına düzenlediği hava harekatında örgüte büyük zarar verildi.
Bokriskan bölgesindeki terör örgütünün barınma alanına düzenlenen hava harekatında örgütün sözde “Şehit Dilan” tabur komutanı Şerevan Fatuvan kod adlı terörist ile örgütün 4 büyük grup lideri etkisiz hale getirildi. Söz konusu harekatta 30 terörist yaralandı.
– Terör örgütünün Zergele Kampı
Zergele Kampı’na yönelik hava harekatında ise örgütün kadın grubu “Şervan” sorumlusu “Gülten” kod adlı teröristin de aralarında bulunduğu 20’nin üzerinde bölücü terör örgütü üyesi etkisiz hale getirildi.
Hava harekatının Enze’deki barınma alanındaki bölümünde ise terör örgütüne ait karargah olarak kullanılan binalar vuruldu. Harekatta 25-30 kadın terörist öldürüldü.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin teröristlere ait hedeflere yönelik hava harekatında dün itibarıyla 390 terörist etkisiz hale getirildi, 150’si ağır olmak üzere 400’ün üzerinde terörist yaralandı.
– Uyuşturucu ve parayı korumaya çalıştılar
Öte yandan, teröristler hava harekatının başlaması üzerine Bokriskan köyü bölgesindeki bir sığınakta muhafaza ettikleri örgüte ait para ve uyuşturucuyu daha güvenli olacağı gerekçesiyle Zergele bölgesindeki bir eve taşıdı.
Hava harekatı nedeniyle çıkan yangında söz konusu evde hasar oluştu. Teröristlerin uyuşturucu ve parayı kurtarmak için harcadığı yoğun çabaya rağmen uyuşturucunun tamamının imha edildiğinin, paranın ise çok az bir miktarının evden çıkarıldığı öğrenildi. Yaşanan maddi kaybın bölücü terör örgütünün üst düzey yöneticilerinde moral bozukluğu ve öfkeye neden olduğu belirtildi.
Bu olaydan sorumlu tutulan 10’a yakın terörist örgüt tarafından hemen infaz edilirken, olayın ortaya çıkmaması için Zergele bölgesinde yoğun çaba harcanıldığı öğrenildi.
http://haber.star.com.tr/guncel/pkk-kendi-militanlarini-infaz-etti/haber-1048894

__._,_.___

UNITED-TURKS Re: SiyasetMeydani (Cevap) Baronlar ve ağalar rahatsız (Ergün Diler)


Doğru mu söylüyorsunuz.Bende bir Cumhuriyet çocuğu olduğuma göre anlamını bildiğim kelimeleri bile
çala kalem yazdığım yazılarda alışkanlıkla yanlış kullanabiliyorum galiba.
Hatırlattığınız için teşekkür ederim. Sadece Nüans ve Fark tam eş anlamlı mı acaba.
Acaba doğrusunu hatırlayıp sizin bana Şimşek yerine, Şahin diye yanlış hitap etmenize de,
Şimşek diye yazma hatanız da da olduğu gibi, bende sadece Nüans ve ya Fark kelimesi ile
meramımı anlatmaya çalışsa idim. Fark kelimesi Nüans kelimesinin anlamını kapsayıp
anlatmamda yeterli olabilir mi idi acaba diyede sormamız gerekirdi.
Mesela iki çocuk arasındaki boy nüansı mı demem gerekirdi yoksa farkı mı?
Renkler ve sesler farklı duygular skalasın da ki milyonlarca farklılıklardan iki tanesi
arasındaki nüans ya da skalada ki yer ve mana farkını dile getirmek için fark kelimesi
anlatılmak istenen amaca yeterli olur muydu acaba. Eğer Nüans kelimesini skala (Sacala) kelimesi ile
Acaba ben nüans farkları der iken aslında Nüans kelimesinin fark kelimesi tarafından
anlatılması imkansız çok daha ince ve hassas bir frekansını mı, farklı bir halini mi
dile getirmek istemiştim.
İstanbul da Osmanlı döneminde öğretmen okulunu bitirip Cumhuriyet döneminde öğretmenliğe
başlamış bir annenin çocuğu olarak ben ve tıb eğitimi almış hastalıkların isimlerini Türkçedeki
öldürülmüş kelimeler yerine Fransızca yada diğer batı ülkelerinden alıntı kelimeleri, deyimleri
kullanan siz ve meslektaşlarınız dahi milletimiz ile tam anlaşmakta zorluk çekerken,
sınırlandırılmış aklınız ile dil devriminin bir ülkenin insanları arasında anlaşmazlıkları
çoğaltıp halkını bedevileştirerek (şehirler dolusu köylüler üreterek) TV ler de açık
oturumlarda güncel konular dışında meramını anlatmaktan aciz kalan sözde aydınların
cehaletinde boğulup milletçe imha edilmekte olduğumuzu fark edemiyor musunuz. Osmanlı
pek çok halkları bir arada tutan bir kültür birliği oluşturmuşken bizler yarım asırda o
kültürü kaybedip diğer yarım asırda da sokakları yakıp yıkan. Milletin ve devletin can ve
mal varlıklarını yakan yıkan bir sürü anarşist terörist cahil ve bağnaz çakalı aydın denilen
cahillerin eli ile ürettik. Dilimizin ahlak namus şeref gibi merhamet milli ortak mala hıyanet
etmenin aşağılıklarını da ifade eden kelimelerin manalarını dahi değiştiren kelimelerin
hangi amaçla yerinde dursalar dahi manalarının farklılaştırılarak kullanılmış olabileceğini
şu andaki tartışmamızdan olsun niçin anlayamıyorsunuz.
Bizler anlaşamıyor isek gençler tarafından temelli argolaştırılıp bozulan lisanımız sokak
çocuklarını ne hale getirirdi diyede düşünmek zorundayız.
Ortak bir anlayışı yaşatan kemale ermiş kelimelerden oluşan bir lisanı olmayan ülkeler
hayatta kalamazlar.
Sonuc:
Nüans Fransızca: nuance ince farklılık olarak tercüme edilebiliyor.
Fransızca Fark kelimesi: différence olarak ifade ediliyor.
Yani Türkçede nüans kelimesini tercüme edecek bir kelime yok.
Osmanlıcasını da ben bilmiyorum.
A.D.Şimşek

7 Ağustos 2015 11:18 tarihinde Oraj Poyraz cimcime [UNITED-TURKS] <UNITED-TURKS> yazdı:

Sayın Şahin,
Hem kullanıyorsunz, hem bilmiyorsunuz.
Nüans farkları olmaz.
Ya nüansdır, ya farkdır.
Aynı anlamda iki farklı kelimenin peş peşe kullanımıdır.
Ve her iki kelime arasında bir nüans ya da fark yoktur.

Oraj POYRAZ(cimcime / oraj.poyraz) L2fSIJNoA0xfSNxA

On 07.08.2015 09:26, ahmet dogan Simsek ahmetdogan.simsek [SiyasetMeydani] wrote:

Türkçe dil devrimine uğramak ile pek çok kelimeyi bir kelimede toplayıp kelimeler arasındaki nüans farklarını katletmiştir.

Genclik cabuk gecer derler, maalesef ihtiyarlik da oyle.

Cenap sehabeddin

Baskinlar
1021 – Abdullah Ibnu avn anlatiyor: nafi ye yazarak savastan once (musrikleri Islam a) davet etme hususunda sordum.
Su cevabi verdi: bu Islam in basinda idi.
Resulullah (Aleyhissalatu Vesselamesselam) beni mustalik e ani baskin yapti.
Adamlari gafildi, hayvanlari su kenarinda sulanmakta idi.
Savasabilecekleri oldurdu, kadin ve cocuklarini da esir etti.
O gun cuveyriye (Radiy Allahu anha) validemizi esir almisti.
Bunu bana Abdullah Ibnu Omer (Radiy Allahu anhuma) rivayet etti.
Abdullah bu orduya asker olarak katilmisti
Buhari, itk 13; muslim, cihad 1, (1730); ebu davud, cihad 100, (2633).

Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin tamamina safsata denir.
Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir.
Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur.
Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir.

Abrakadabra Safsatasi (Fallacy of Red Herring) :
Savunulan sey hakkindaki bir elestiriyi konuyu baska bir yere cekerek goz ardi etmekten olusan hata.
Ornek 1:
Olum cezalarinin suc islemeye karsi caydiriciligi yetersizdir diyorsunuz.
Peki, suclular hakkinda ne dusunuyorsunuz?
Oglu oldurulen bir anne ne hissedecektir?
Oglunu olduren katilin hapishanede beslenmesi ve barinmasi icin vergi vermesi dogru mudur?
Ornek 2:
Evin taksitlerini zamaninda odemelisin, aksi takdirde buradaki komsularimizi gormeye devam edemeyecegiz, zaten karsi komsu beni hic sevmedi.
Guncel Ornek 1:
Icinde Ataturk ismi gecmeyen namaz, namazdan sayilir mi, sayilmaz mi?
Haydi bakalim cikin isin icinden cikabilirseniz?
30 Agustos Ordu Gunu, Cottarelli hazretleri Ankara ya geliyor, elinde 300 milyon dolarlik bir yardim ve destek ceki ile birlikte!
(Atilla Ozdur, 1.9.2000, Akit)
Yazar, Icinde Ataturk ismi gecmeyen namazin namazdan sayilip sayilmayacagini soruyor, akabinde de 30 Agustos ta Ordu Gununde Cotarelli nin 300 milyon dolarlik cekle gelmesini anlatiyor.
Birbirinden bagimsiz Iki konu arasinda alaka kurmaya calisiyor
Guncel Ornek 2:
Konu dinle iliskili oldugu icin FP lideri Recai Kutan a da sormuslar:
Dinen kadin dovme dogru mudur degil midir diye tartisiliyor, siz ne dersiniz?
Kutan in yaniti tarihe gececek bir sey:
Ben konunun uzmani degilim, demis!
Kadinlara dayak atmanin bir uzmanlik isi oldugunu ilk kez isitiyorum.
(Turker ALKAN, 6.8.2000, Radikal)
Yazar, Recai Kutan in kadin dovme hakkindaki soruya verdigi ben konunun uzmani degilim, cevabini saptirarak kadin dovmenin uzmanligi seklinde cikarim yapiyor.

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

__._,_.___

SiyasetMeydani (Cevap) Baronlar ve ağalar rahatsız (Ergün Diler)


Sayın Gürbüz BeyKelimeler farklı ise anlamlar da farklıdır.
Cezası da eğer aynı kategoriye girmiyor ise farklı olur.
Bildiğim kadarı ile Hırsızlık bir şeyi sahibinin haberi olmadan hırsızlık amaçlı almak yani çalmaktır.
Bunun cezası kişinin yaşı akli melekeleri suçu kaçıncı defadır işlediğine bakılarak cezalandırmak sonunda eğer akıl baliğ ise yani cezai ehliyeti var ise ve ıslah olmaz ise elini kesmektir.
Dolandırıcılık ise aldatmaktır. Peygamber efendimiz pazarda hububat satan adamın sattığı hububatın içine elini sokup altlardan bir avuç alıp ağırlaştırmak amaçlı ıslatıldığını görünce bizi aldatan yani dolandıran bizden değildir değildir demiştir. Bunun da hırsızlıkta olduğu gibi cezai sıraları vardır. Dolandırıcı eğer hırsızlıktaki saydığım cezai ehliyetlere sahip ise ve ilaz ihtar dönemlerini aşmış ve bu işe devam ediyor ise İslamdan çıkmış yani mürted sayılır. mürtedin cezası ise daha önce gerçekten Müslüman olarak yaşıyor idi ise ölüm cezasıdır. Yani hırsızlıktan çok daha ağır bir ceza olur.
Türkçe dil devrimine uğramak ile pek çok kelimeyi bir kelimede toplayıp kelimeler arasındaki nüans farklarını katletmiştir. Bu yüzden dilimiz islami elimeler ve geleneksel kültürden arındırılıp, Roma Grek, Yahudiliğin Altın buzağı (bilimi putlaştırma dili) ve Hristiyan kültürüne tebdil edilmek istenirken insanlarımızın kendi aralarında dahi ancak sıradan köylü dilini aşamayan bir dile (bedendeki dile gibi görünse de Lisan kelimesi yerine ikame edilmiş kelimeye) mahkum edilmesi gibi hem sosyolojideki gelişme durdurulmuş hemde batıdaki yüz binlerce kelime ile konuşulan dillerden sadece teknik kelimeler o aygıtın adı olarak alınmış ve ilerleme her açıdan durdurulmuştur. Sonuç olarak sizin karşılaştığınız kişiler hırsızlık ile dolandırıcılık aynı değildir diye doğru söylemişler ama açıklamasını yapamamışlardır. Sizde kültürü tam anlamı ile devrilip gelişen büyüyen ağaçtan sobalık oduna dönmüş bir lisan ile Muallimlik kabiliyeti imha edilmiş, olan bir öğretmen olarak fizik dalında öğretmenlik yaparken çoğumuz hatta hepimiz gibi batılılaşalım derken ne kendi medeniyetimizi devam ettirebilmiş nede Batı kültürünün teknolojik ve felsefi dilini benimseyemediğimiz den Cami ile Kilise arasında sıkışıp kalmış. Sonrada ikisine de boş verip televizyon karşına oturup ömrümüzü biran önce boşu boşuna tüketmeye dalmışız. İslam aleminin medeniyet merkezi Türkiye düşmüş ve zaten içtihat açıklarından giren Yahudi ve batılılarda İslam alemini binlerce cemaate tarikata bölüp her birini bir balon gibi şişirilmiş adama bağlayıp parçalamışlardır.
Bir İngiliz devlet adamına, (Çorçil,Winston Churchill olabilir, adını hatırlayamadım) Eğer size İngiltere mi daha önemlidir Şekspir (William Shakespeare)mi diye sorsam ne cevap verirsiniz diye sorulduğunda Şekspir demiştir. Nedeni sorulduğunda ise Şekspir Lisanı ile İngiltereyi yeniden birleştirebilir.Ama İngiltere bir daha kolay kolay bir Şekspir yetiştiremez demiştir.
Sürçü lisan etti isek Af ola.
Selam ve saygılarımla
A.D.Şimşek

7 Ağustos 2015 06:21 tarihinde Grbuz Guvendag <gurbuz1943> yazdı:

Milleti aptal yerine koymak,

Bir Batılı Avukatla ,alacak verecek meselesinde görüsmem oldu.
Avukat bana ,Roma-Batı hukukunda,bir kisinin hakkını-malını ,hangi sekilde olursa
olsun gaspetmek,haksız yere ele geçirmek ,Hırsızlıktır demisti.

Ben bunu ,bir kahvede söyleyince,sen siyaset yapıyorsun,Hırsızlık baska ,dolandırıclık baska itirazlar geldi.
Kuran-ı Kerim ve Islam hukunda da ,kul hakkı yemek,yetimin hakkını yemek suctur dedim.
Sen Arabca bilmiyorsun,niye Kuran-ı Kerimden bahsediyorsun dediler.

Kuran-ı Kerimin meali var,Türkcesi var dedim.Bunu sen anlamazsın,acıklayamazsın dediler.
Peki sizde Kuran-ı Kerimin Türkcesini ve Arabcasını bilmiyorsunuz dedim.Bu nasıl müslümanlıktır deyince,isler karıstı.Anlasamadık.

Demekki biraz Arabca bilen ,iyi niyetli olmıyan kişiler,Kuran-ı Kerimi ve Hz.Muhammedin hayatını saptırabiliyorlar.

Ayetlerin ,islerine geleni öne çıkarıp,islerine gelmiyeni gözden ırak tutabiliyorlar.
Din üzerinde istedikleri gibi tahrifat yapabiliyorlar.

Halkı ,enayi yerine koyabiliyorlar.

Tabiatiyle,Gayrimüslüm din adamları,papazlar içinden cok iyi Arabca ve Kuran-ı Kerim
bilenler var ve bunlar rahatlıkla Islam dünyasının icine sızabiliyor.Sayhlik,sıhlık ve imamlık yapabiliyorlar.Cemaat liderliği yapabiliyorlar.

Adalet nedir?Müslüman dünyasının yüzde kaçı adaleti,adaletin önemini izah edebiliyor?
Allah tan yardım istemek nasıl oluyor?Bunu anlayıp,uygulayanımız ın oranı nedir?

Türkiye de Güneydogu ceteleri nin bukadar etkili olmasının sebebi de budur.

Vatan,millet ve din konusu nu yeterince anlamamıs ,Türk milletini baskı altına alma
girişimi var.

Bilincsiz ve kültürsüz bir toplumda yasıyoruz.
Ekmek artıklarını ağaçlara asıp,kurumasına ve küflenmesine sebeb olanlar,nimeti
koruduğunu zannediyor.Sokaklar ,ağaçlara asılmıs ekmek kuruları ile doluyor.
Aklını kullanmıyan bir toplumda yasıyoruz.
Toplum düşünürse ,yasar.
Düsünmiyen toplumlar ölmüş demektir.
Almanya da ,yabancı unsurlar ,Alman toplumunu baskı altına alamaz.Toplum hemen tepki verir.
Türküm ,Müslümanım diyen insanların ,Gayrimüslüm kafasındaki bir azınlık tarfından ezilmeye kalkılması acı bir durumdur.

Bir Ermeni yetkili,Kurdlerden toprak,Turklerden kan alacağımız var demiş.
Olayların gerçek aslı budur.

Bir toplumun ,servetlerinin bir takım cıkarcı gruplar tarafından yağmalanması
cok daha acıdır.Toplumların servetlerinin gasp edilmesi,o toplumun katledilmesi

demektir.Servet gidince,toplumlar da yok olur.Hic bir sekilde ,toplumlar ahrete
kolayca gidemezler.
Dünyadaki gelismeleri takip etmiyen ,elindeki servetin gösteriş yatırımlarına harcanmasına ses cıkarmıyan ,dıs borclarla geçimini sağlamaya calısan gruplar,en sonunda silinir gider.

Güneydogu ceteleri bu topluma cok acı veriyor.
Fakat bu cetelerin zulmü,belkide Türk milletinin aklını basına getirecektir.
Bunlar ,Kurt deyip ,acımasız saldırlar yaparken,Türk milleti de yahu biz de Türküz
niye esarete boyun egelim,niye bu güzel vatanın kaynakları Millet düşmanlarının
eline geçsin diyebilir.
Uranyum ,Kritik kütleye gelince patlar.Kanser hücreleri,hızla büyürse,Insanı bitirir.

Allah ın bize bahsettigi Kuran-ı Kerimi okuyup ,anlıyan ,peygamberin cabalarının
hakkını veren Türk Milleti güclenme ve ayakta kalma imkanına sahip
olabilir.Olacaktır demiyorum.O nu Allah bilir.

Gur-Buz

On Thursday, August 6, 2015 1:19 PM, "ahmet dogan Simsek ahmetdogan.simsek [SiyasetMeydani]" <SiyasetMeydani> wrote:

Sayın Deyam Dediğiniz Doğrudur. Ama tavsiyenizin uygulanması dediğiniz kadar kolay değildir. Türkiye’nin diplomasi mutfağında nelerin pişirildiğini bilmiyoruz ama,
ABD dönüp dolaşıp Türkiye’nin diplomasi mutfağında pişenlere dönmek zorunda kalıyor.
Bu artık Türkiye’nin aklının İngiliz ve İsrail aklından geride kalmak bir yana onları aşmaya başladığı ancak güç sınırlamasını yeteri kadar aşamadığı için siyasi diplomatik kartları ile masada yer almaya başladığı anlaşılmaktadır.
C.B. Erdoğan yakında Rusya ya ve sonrada ABD ye iki seyahat edeceği anlaşılmıştır.
İngiliz eyaletlerinin Müstemleke valilerinin, (Avusturalya, Yeni Zelanda gibi)
Cumhurbaşkanı düzeyinde karşılanacak şekilde Türkiye ye gelmelerinin nedenini henüz çözemedim. Bu İngiltere’nin Çöktüğüne mi yoksa İngiltere’nin gizli sömürgesi Türkiyeyi iknaya mı, yada Türkiye ile dayanışma içinde kendileri de İngiltere den bağımsızlık ilan edebilmek için Türkiye’ye danışmaya mı geldiler sorularını, iki ABD den birinin İngilizler ve Siyonist egemenliğinden kurtulmak için İngiliz müstemleke valiliklerinden bazılarını bağımsızlaştırmak anlamına da gelebilir.Çünkü ABD nin bu tarafı Para imparatorluğuna karşı Rusya ve Türkiye ile ortak savaş vermektedir. Diğer ABD ise kendisi zaten İngiliz Siyonist ittifakının sömürgesi kalmaya çalışmaktadır. Bazen İngiltere ile birlikte AB ülkelerinin de akşamı oluyor gibi görünüyor.
Böyle düşününce Papa’nın bir yıldızı Türklerin yıldızı parlamaya başladı diye lanetlemesini hatırlıyorum. O zamanlar komik bulmuştum ama şimdi gerçek oluyor galiba diye düşünmeye başladım. Türkiye’nin yıldızı parlıyor. Şimdilik ortalık toz duman. Daha berrak görüntülerin geleceği yakın zaman kesitlerini takip edeceğiz. Unutmayalım ki, Gladio’nunda onun yerine yerleştirilmeye çalışılan FETÖ’nün de, PKKnın da bu iki ABD den bize yakın olanların öne çıkması ile tamamen tasfiyeleri sürecine girildiğini ve ABD içindeki siyasi savaşın değişmesi halinde dahi Türkiye aldığı mesafeden geri dönmeyeceğini düşünüyorum.
Selamlar
A.DŞimşek

6 Ağustos 2015 12:01 tarihinde ‘abu.deyam’ abu.deyam

Sayin Şimşek

İki Amerika vardır. Bosna Savaşında olduğu gibi, birinci Amerikayi ABD’DE durduramayan İSRAİL FİRSTERS ikinci amerika bunu İngiltere üzerinden yapar. Birinci Amerikanin ikinci Amerikanin elini baglamadan uygulamaya koyacagi her politika sancılar ve büyük kayıplara sebep olur. Türkiye, PKK PYD ile savaşa daha fazla angaje olmadan önce ABD’DEN İgilterenin denklemden çıkarılmasını talep etmelidir.

Samsung cihazımdan gönderildi

SiyasetMeydani (Cevap) Baronlar ve ağalar rahatsız (Ergün Diler)


Milleti aptal yerine koymak,

Bir Batılı Avukatla ,alacak verecek meselesinde görüsmem oldu.
Avukat bana ,Roma-Batı hukukunda,bir kisinin hakkını-malını ,hangi sekilde olursa
olsun gaspetmek,haksız yere ele geçirmek ,Hırsızlıktır demisti.

Ben bunu ,bir kahvede söyleyince,sen siyaset yapıyorsun,Hırsızlık baska ,dolandırıclık baska itirazlar geldi.
Kuran-ı Kerim ve Islam hukunda da ,kul hakkı yemek,yetimin hakkını yemek suctur dedim.
Sen Arabca bilmiyorsun,niye Kuran-ı Kerimden bahsediyorsun dediler.

Kuran-ı Kerimin meali var,Türkcesi var dedim.Bunu sen anlamazsın,acıklayamazsın dediler.
Peki sizde Kuran-ı Kerimin Türkcesini ve Arabcasını bilmiyorsunuz dedim.Bu nasıl müslümanlıktır deyince,isler karıstı.Anlasamadık.

Demekki biraz Arabca bilen ,iyi niyetli olmıyan kişiler,Kuran-ı Kerimi ve Hz.Muhammedin hayatını saptırabiliyorlar.

Ayetlerin ,islerine geleni öne çıkarıp,islerine gelmiyeni gözden ırak tutabiliyorlar.
Din üzerinde istedikleri gibi tahrifat yapabiliyorlar.

Halkı ,enayi yerine koyabiliyorlar.

Tabiatiyle,Gayrimüslüm din adamları,papazlar içinden cok iyi Arabca ve Kuran-ı Kerim
bilenler var ve bunlar rahatlıkla Islam dünyasının icine sızabiliyor.Sayhlik,sıhlık ve imamlık yapabiliyorlar.Cemaat liderliği yapabiliyorlar.

Adalet nedir?Müslüman dünyasının yüzde kaçı adaleti,adaletin önemini izah edebiliyor?
Allah tan yardım istemek nasıl oluyor?Bunu anlayıp,uygulayanımız ın oranı nedir?

Türkiye de Güneydogu ceteleri nin bukadar etkili olmasının sebebi de budur.

Vatan,millet ve din konusu nu yeterince anlamamıs ,Türk milletini baskı altına alma
girişimi var.

Bilincsiz ve kültürsüz bir toplumda yasıyoruz.
Ekmek artıklarını ağaçlara asıp,kurumasına ve küflenmesine sebeb olanlar,nimeti
koruduğunu zannediyor.Sokaklar ,ağaçlara asılmıs ekmek kuruları ile doluyor.
Aklını kullanmıyan bir toplumda yasıyoruz.
Toplum düşünürse ,yasar.
Düsünmiyen toplumlar ölmüş demektir.
Almanya da ,yabancı unsurlar ,Alman toplumunu baskı altına alamaz.Toplum hemen tepki verir.
Türküm ,Müslümanım diyen insanların ,Gayrimüslüm kafasındaki bir azınlık tarfından ezilmeye kalkılması acı bir durumdur.

Bir Ermeni yetkili,Kurdlerden toprak,Turklerden kan alacağımız var demiş.
Olayların gerçek aslı budur.

Bir toplumun ,servetlerinin bir takım cıkarcı gruplar tarafından yağmalanması
cok daha acıdır.Toplumların servetlerinin gasp edilmesi,o toplumun katledilmesi

demektir.Servet gidince,toplumlar da yok olur.Hic bir sekilde ,toplumlar ahrete
kolayca gidemezler.
Dünyadaki gelismeleri takip etmiyen ,elindeki servetin gösteriş yatırımlarına harcanmasına ses cıkarmıyan ,dıs borclarla geçimini sağlamaya calısan gruplar,en sonunda silinir gider.

Güneydogu ceteleri bu topluma cok acı veriyor.
Fakat bu cetelerin zulmü,belkide Türk milletinin aklını basına getirecektir.
Bunlar ,Kurt deyip ,acımasız saldırlar yaparken,Türk milleti de yahu biz de Türküz
niye esarete boyun egelim,niye bu güzel vatanın kaynakları Millet düşmanlarının
eline geçsin diyebilir.
Uranyum ,Kritik kütleye gelince patlar.Kanser hücreleri,hızla büyürse,Insanı bitirir.

Allah ın bize bahsettigi Kuran-ı Kerimi okuyup ,anlıyan ,peygamberin cabalarının
hakkını veren Türk Milleti güclenme ve ayakta kalma imkanına sahip
olabilir.Olacaktır demiyorum.O nu Allah bilir.

Gur-Buz

On Thursday, August 6, 2015 1:19 PM, “ahmet dogan Simsek ahmetdogan.simsek@gmail.com [SiyasetMeydani]” <SiyasetMeydani@yahoogroups.com> wrote:

Sayın Deyam Dediğiniz Doğrudur. Ama tavsiyenizin uygulanması dediğiniz kadar kolay değildir. Türkiye’nin diplomasi mutfağında nelerin pişirildiğini bilmiyoruz ama,
ABD dönüp dolaşıp Türkiye’nin diplomasi mutfağında pişenlere dönmek zorunda kalıyor.
Bu artık Türkiye’nin aklının İngiliz ve İsrail aklından geride kalmak bir yana onları aşmaya başladığı ancak güç sınırlamasını yeteri kadar aşamadığı için siyasi diplomatik kartları ile masada yer almaya başladığı anlaşılmaktadır.
C.B. Erdoğan yakında Rusya ya ve sonrada ABD ye iki seyahat edeceği anlaşılmıştır.
İngiliz eyaletlerinin Müstemleke valilerinin, (Avusturalya, Yeni Zelanda gibi)
Cumhurbaşkanı düzeyinde karşılanacak şekilde Türkiye ye gelmelerinin nedenini henüz çözemedim. Bu İngiltere’nin Çöktüğüne mi yoksa İngiltere’nin gizli sömürgesi Türkiyeyi iknaya mı, yada Türkiye ile dayanışma içinde kendileri de İngiltere den bağımsızlık ilan edebilmek için Türkiye’ye danışmaya mı geldiler sorularını, iki ABD den birinin İngilizler ve Siyonist egemenliğinden kurtulmak için İngiliz müstemleke valiliklerinden bazılarını bağımsızlaştırmak anlamına da gelebilir.Çünkü ABD nin bu tarafı Para imparatorluğuna karşı Rusya ve Türkiye ile ortak savaş vermektedir. Diğer ABD ise kendisi zaten İngiliz Siyonist ittifakının sömürgesi kalmaya çalışmaktadır. Bazen İngiltere ile birlikte AB ülkelerinin de akşamı oluyor gibi görünüyor.
Böyle düşününce Papa’nın bir yıldızı Türklerin yıldızı parlamaya başladı diye lanetlemesini hatırlıyorum. O zamanlar komik bulmuştum ama şimdi gerçek oluyor galiba diye düşünmeye başladım. Türkiye’nin yıldızı parlıyor. Şimdilik ortalık toz duman. Daha berrak görüntülerin geleceği yakın zaman kesitlerini takip edeceğiz. Unutmayalım ki, Gladio’nunda onun yerine yerleştirilmeye çalışılan FETÖ’nün de, PKKnın da bu iki ABD den bize yakın olanların öne çıkması ile tamamen tasfiyeleri sürecine girildiğini ve ABD içindeki siyasi savaşın değişmesi halinde dahi Türkiye aldığı mesafeden geri dönmeyeceğini düşünüyorum.
Selamlar
A.DŞimşek

6 Ağustos 2015 12:01 tarihinde ‘abu.deyam’ abu.deyam

Sayin Şimşek

İki Amerika vardır. Bosna Savaşında olduğu gibi, birinci Amerikayi ABD’DE durduramayan İSRAİL FİRSTERS ikinci amerika bunu İngiltere üzerinden yapar. Birinci Amerikanin ikinci Amerikanin elini baglamadan uygulamaya koyacagi her politika sancılar ve büyük kayıplara sebep olur. Türkiye, PKK PYD ile savaşa daha fazla angaje olmadan önce ABD’DEN İgilterenin denklemden çıkarılmasını talep etmelidir.

Samsung cihazımdan gönderildi

UNITED-TURKS RE: PKK-İNGİLİZ VE AMERİKA GERÇEĞİ, BİR PKK lının itirafı..


Sayın Kıymetli düşünürler,

Toplum olarak okumuyoruz,düsünmüyoruz ve diplomalı cahiliz.
Insan ,insanın kurdudur.
Arılar birbiri ile boğuşmaz.Insan bogusur.
Müslüman dünyası tam bir celiski içinde yasıyor.
Neymis efendim ,mal mülk sahibi olmak kötüymüş,malınız varsa,Kuran-ı Kerim Kursu icin imamlara verecekmişiz.Peki bu kurslarda,haram ve Helal in ne olduğu
ögretilecekmi?
Hesap sorulursa,biz ibadetli, insanız ,bize güvenmek zorundasınız derler.
Niye , hesapsız gelirin Emanete hıyanet olmadığını açıklamıyorlar?
Kuran-ı Kerimde ,ibadet yapanlara güvenin ,onları evinize alın mı deniyor?

Hz.muhammed ,peygamberdi fakat evi önüne gelenin girdiği -cıktıgı yer değildi.

Müslümanların namaz kılıp bir araya geldiği yer mescittir.
Mescidin ,Ayasofya gibi kubbeli olması olma gereği yok.

Rizede ,kus uçmaz ,kervan geçemez yere gösterisli cami yapılıyor,Rusyada,
hava savunmalı gemiler yapıyor.Global güc ,100m derinliğe kadar etkili
akıllı bomba yapıyor.Vatanlarını savunmaya çalışıyorlar.Bizde ,ise vatanı savunmak
suc oluyor.

Kuran-ı Kerim i okuyup ,anlayamıyan insanlar ,ibadet yaptığı zaman daha cok sevap mı kazanacak?
Türkiye de ,Müslümanların yüzde kaçı Rabbil Alemin in anlamını biliyor?
Her namazda okunan Fatiha suresinde ,Alemlerin ve Insanın Rabbi cümlesinde ki,
Alem ve Insan ı tarif edebilecek kac milyon kişi var?
Yüce Allah ın ,”Adil Olun ”emrindeki Adalet i acıklıyacak ,kac imam hatip mezunu vardır?
Senelerdir ,camilere giderim ,Adalet in önemini anlatan bir vaaz dinlemedim.

Güneydogu ceteleri cok can yaktı.
Fakat Müslüman Türk milleti,Türklügünü ,müslümanlıgını bu acımasız insanlar sayesinde bir gün anlıyacaktır.
Sahtekar ,din ticareti yapanlar sayesinde de Gercek ,Kuran-ı Kerim de anlatılan Islam anlasılacaktır.

Bir cay ocağında ,yolsuzluğun ,Hırsızlık olduğunu söyledim.Ordaki bir kac kişi itiraz etti.Insanları ,kandırarak malını mülkünü almak Hırsızlık değil dediler.
Bunu ,Kuran -ı Kerimden mi öğrendiniz :
Kul hakkını gaspetmek Hırsızlıktır dedim.

O zaman ,bu toplum ,Kuran-ı Kerimi bilmiyor.Haram ve Helal den haberi yok.
Dolayısı ile cahil insnlar,yalancı ve sahtekarları Kutsal adam diye seçebilir.
Normaldir.
Gur-Buz

On Thursday, August 6, 2015 10:52 AM, “Ali Aslan DUMANOL dumanol@hotmail.com [UNITED-TURKS]” <UNITED-TURKS@yahoogroups.com> wrote:

Katil Siyonist mangalar ve kan ortakları göstere göstere Kürdistan ayağına Türkiye’yi parçalayarak “Satanik Siyonistan”ı kurarken siz(ler) “NE”yi tartışıyorsunuz?
NEDEN?

CIA ve MOSSAD’ın dağ köpekleri PYD/PKK şımarıklığı karşısındaki ATATÜRK’çü AKP’ci CHP’ci MHP’ci DİN’ci çareleriniz ne(ler)dir?
Eminmisiniz?

Dünya’da yalnızca 2 çeşit insan yaşamaktadır! Siyonist (şeytana tapanlar) olanlar ve İnsan (Tanrıya tapanlar) olanlar! Hangisi iseniz ona göre yazın…
Açık yazın…

Selam, Sevgi Ve Saygılar

ALİ ASLAN DUMANOL
STRATEJİK DANIŞMANLIK
STRATEGIC CONSULTANCY

E-Mail dumanol
G.S.M + 90 (532) 216 17 95
Skype (Ali Aslan) DUMANOL
P.O.B. 222 Y.Şehir 06420 Ankara

TÜRKLER KAZANACAK!
BİZ KAZANACAĞIZ!

Müzakerelerde Neler Oluyor (3/4)


BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide tarafından “Varılacak çözümün “AB müktesebatına değil, AB prensiplerine uyumlu olacaktır” açıklaması Kıbrıslı Türklerin adadaki varlığını sürdürebilmesi ve çözümün sürekliliği bakımından son derece tehlikeli bir düşünce tarzı ve uygulamadır. Çözümün ertesi günü, Rum mülkü kullanan tüm KKTC vatandaşlarına ve Üçüncü ülke vatandaşlarına, mülkün ilk sahipleri tarafından açılacak tazminat davalarının sayısı binleri, belki de on binleri bulacaktır, eğer referanduma sunulacak Çözüm Planı “AB’nin Birincil Hukuku” olarak AB kayıtlarına geçmezse

Rum basınında çıkan haberlere istinaden AB’nin müzakerelere dahil olması, hele de arabuluculuğunun kabul edilmesinin Türk tezlerine inanılmaz zararlar vereceğinden kimsenin şüphesi olmasın.

2004 yılında Rumların “hayır” dedikleri Annan Planı’nda bile olmayan, Kıbrıs Türk Devleti’nde yaşam sürdürmeyi kabul eden Rumların Kıbrıs Türk Devleti’nin Meclisine giremeyeceği kuralının değiştirildiği haberi ise uzun vadede Kıbrıs Türk halkının Federal ve yerel yönetimlerden nüfus farkı nedeni ile dışlanacağı ve asimile edilecekleri mesajını vermektedir. 2004 yılında referanduma sunulan Annan Planı’nda, “hangi eyalette ikamet ettiğine bakılmaksızın kişilerin ana dillerine uygun eyaletlerin Meclislerinde yer alabilecekleri” kuralı vardı. Kıbrıs Türk Devleti Meclisinde Rumlar yer alırsa, Kıbrıslı Türklerin haklarını kimin savunacağını gerçekten de çok merak ediyorum.

Anastasiadis’in Rum Ortodoks Kilisesi Sen Sinod Meclisinde ne söylediği pek basına yansımadı ama Piskopos ve Metropolitler tarafından coşkuyla alkışlandığı neredeyse tüm Rum gazetelerinde yer aldı. Demek ki söyledikleri pek de bizim için hayrın olan şeyler değildi. Herhalde- Rum din adamlarının duymak istediği şekli ile- “Türkiye’nin Garantörlüğü kalkacak, Türk askeri Anadolu’ya dönecek ve Türkiye’den gelip yerleşenler de geri gidecek. Bunun garantisini BM’den ve AB’den aldık demiştir” böylesi coşkulu bir alkış almak için.

2004 Annan Planı içeriğince, adada bulunan ve vatandaş olmuş Türkiye’den gelip yerleşmiş kişilerin 45 bini adada kalacak ve yeni devletin de vatandaşları olacaklardı, geri kalanlar ise “son gelen ilk gider” ilkesi ile adayı terk edecekti. Bula bula sadece 41 bin kişi bulabilmiştik o dönemde ve eğer Rumlardan “Evet” çıksaydı, geri gidecek hiç kimse olmayacaktı. Rumların 2015 yılındaki nüfusuna orantıladığımızda, Türkiye’den gelip te KKTC vatandaş olmuş KKTC vatandaşlarından adada kalacakların sayısının günümüzde 71 bin civarında olması gerekmektedir. Ben, bu sayının üstünde geri dönüş kriterlerine uyacak KKTC vatandaşı olduğunu da hiç sanmıyorum.

Beni en çok korkutan, bu sefer liderler arasında varılacak anlaşmanın referanduma yani halkın onayına sunulmaması olasılığıdır. 2004 yılında BM Genel Sekreteri Kıbrıs özel temsilcisi Desoto’dan Referandum sonrası veda ederken işittiklerim, eğer bir gün ikinci bir anlaşma zemini oluşursa referandum yapılmayacağı ve sadece halkın vekillerinden oluşan Rum Temsilciler Meclisinden ve KKTC Meclisinden onay isteneceğinin BM’nin ajandasında olduğuydu. Bir taraftaki Mecliste 56 milletvekili, diğer tarafta da 50 milletvekili bulunduğu ve toplamda 53 kişiyi “Evet” demeye ikna etmenin, toplamda her iki taraftaki seçmenlerin yüzde 50’sini oluşturan 375 bin kişiyi ikna etmekten çok daha kolay olacağı varsayımı üzerine inşa edilmiş bu düşünce…(devam edecek)

Ata ATUN

e-mail: ata.atun veya ata.atun

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

5 Ağustos 2015

%d blogcu bunu beğendi: