SiyasetMeydani Re: Yuksek Turkiye — KUR’AN-ALLAH/3


Kıymetli Düsünür Arkadaslar,
Bugün yahoo da okuduğum bir haber cok ilginc.

Dünyanın en cok Müslümanın olduğu Endonezya da ,bazı kesimler Islam ı sorguluyor ve inancsızlığa gidiyor diyor.
Sebeb ,bir takım kimselerin Islam diye bir kaos u uygulamaya kalkmalarıdır.

Depresyonlu,ezilmis bir takım insanlar Cennete gideceğiz diye bir dinci topluluk
oluşturmaya kalkıyor.
Her türlü ahlak ve akıl dışı yolu seçen ,Kuran-ı Kerim i,ve Hz.Muhammed in tebliğini
anlamıyan cahiller ordusu,Davudi bir yönlendirmeyi seçip,Allah ın önerilerini burakmıs, ve gerekirse Insan katlini ön plana cıkarmıs ilerleme kaydetmektedir.

Yolsuzlugu,hırsızlıgı yalanı din adına kutsallaştıranlar,aslında Islam ı yıkma projesinin bir parçasıdır.

Yönettikleri toplumda,halkı kandıran,kendi ve ailesinin ,yandaslarının çıkarlarını
ön plana atanlar,Islam ı sorgulatmakta,inancsızlıgı ön plana çıkartmaya çalışmaktadırlar.

Bir ülkede ,petrol ,doğalgaz cıkmıssa bu gelir üc bes tane yönetici aileye mi ait olmalıdır?
Demokrasi,cahil toplumlarda nasıl uygulanacaktır?
Islam ın Kutsal yerleri,Gayrimüslüm destekli kişilerce mi yönetilmeli?

Kırsehirli ,yaslı bir bay la oturuyordum.Bu sahıs bana ,hasa Allahla ,Hz. Isa arasında geçtiği ni söylediği bir hikaye anlatmaya kalktı.Bak .Kuran-ı Kerim var dedim.
Sen bu hikayenle yoldan ve dinden çıkıyorsun.Yüce Allah,ın konuşması diye bir sey olmaz.Vahiy i bile Cebrail getirmiştir dedim.Alemlerin rabbi cümlesi öyle basit bir sey değildir.

Gayrimüslüm dünyası ,Islam sız bir dünya istiyor ve her ülkede ,Islam i eğitim almıs,
Isbirlikcileri var.
Gur-Buz

On Monday, August 31, 2015 8:31 PM, “Grbuz Guvendag gurbuz1943@yahoo.com [SiyasetMeydani]” <SiyasetMeydani@yahoogroups.com> wrote:

Sayın Kavik Bey,

Acıklamalarınız ve güzel bilginiz biz yol gösteriyor.
Sizin mcazi anlam ifadesine katılıyorum.
Zaten uran-ı Kerim ile açıklama yapmışınız buda cok sağlam olmus.

Yani ,Allah ın evi mecazi bir anlam ifade ediyor diyebiliriz.Yani ,Allah ın benim
yasadıgım degilde ,benim sizin için insa ettiğim ev anlamına gelir.
Bu Kuran-ı Kerim Ayeti açıklama ister.

Ikincisi ,benim dostum ifadesi mecazi anlam taşıyor.Benim yolumda gidenler anlamına geliyor.
Cami imamlarının dediği gibi Hac farizesini yapanlar Allah ın dostu diye bir sey yok.
Allah ın kimi dost olarak tanımladığını da bilemeyiz.
Efendim,hacca giden ,anasından yeni dogmus gibi olur diye bir sey yok.Biyolojik olarak ,beyin ve kalp sıfırlanmıyor.

Benim Kannatim,Isvicre gibi tarafsız yasıyan bir ülkede, Islam alimleri olmalı

ve bunlar,Islam ın özüne bağlı açıklamalar sunabilmeli ve yöneticileri uyarmalıdır.
Su anda ki ISID gibi örgütler,arkasında Davudileri bulunduran bir Halifelik
düzenidir.
Gur-Buz

On Monday, August 31, 2015 5:03 PM, “Yunus Kavik ykavik@gmail.com [SiyasetMeydani]” <SiyasetMeydani@yahoogroups.com> wrote:

Gürbüz Bey

“Kabe Allah ın evi diyorlar… hristiyanlar dan alınmış bir kavramdır.Allah ın evi olmaz.Allah insan değildir.”

demişsiniz.

Bakara suresi 125 nci ayette bakın C.Allah (cc) şöyle buyuruyor :

وَعَهِدْنَا إِلَىٰ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ أَن طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْعَاكِفِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ

VE AHİDNA İLA İBRAHİME VE İSMAİLE EN TAHHİRA BEYTİYE LİTTAİFİNE VEL’AKİFİNE VERRUKKEİSSUCUD
Biz İbrahim ve İsmail’e de “Evimi tafaf edenler, itikafa çekilenler,rüku ve secde edenler için temizleyin” diye ahid verdik.

Ayet-i kerimede üstü sarı ile boyalı olarak belirginleştirdiğim “BEYTİYE” kelimesi “evim” anlamına gelmektedir. Kelimenin sonundaki YE harfi iyelik ekidir.

Kabe için “evim” diyen bizzat Allah (cc) dır. Dolayısıyla oraya Beytullah “Allah’ın evi denilmesi Kuran’dan alınan bir kavramdır. Hıristiyanlıktan alınan bir kavram değildir.

Allahın evinin şirke karşı sığınılabilecek en sağlam ev olduğu Al-i imran s. 96-97. ayetlerinden anlaşılmaktadır. İnsanların oraya girmeleri demek sadece çatısının altında toplanmak şeklinde değil, beyt sembolü üzerinden anlatılmaya çalışılan kişinin şirk zulumatından tevhid nuruna girmesidir.

Allah ın dostu deniyor.Allah insan değildir.Allah ın dostu olunmaz.Iyi kulu olunur.

demişsiniz

Ankebut 41 nci ayet-i kerimede C.Allah (cc) şöyle buyuruyor :
مَثَلُ الَّذِينَ اتَّخَذُوا مِن دُونِ اللَّـهِ أَوْلِيَاءَ كَمَثَلِ الْعَنكَبُوتِ اتَّخَذَتْ بَيْتًا ۖ وَإِنَّ أَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنكَبُوتِ ۖ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

Allah’ın dışında başka veliler (dostlar) edinenlerin örneği, kendine ev edinen örümcek örneğine benzer. Gerçek şu ki, evlerin en dayanıksız olanı örümcek evidir; bir bilselerdi

Yine Yunus Suresi 62 nci ayette C.Allah (cc) şöyle buyuruyor :

أَلَا إِنَّ أَوْلِيَاءَ اللَّـهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Ela inne evliyaullahı la havfun aleyhim velahum yahzenun.
Biliniz ki Allah’ın dostları için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

Veli Allah’ın isimlerindendir. Arapçada Veli kelimesinin anlamı : Sahip, malik, dost, muin/muhafaza eden, küçük çocuklardan mesul kimse,bir şeye kudret cihetiyle mutasarrıf olmak

Allah’ın dostu kavramı bizim bildiğimiz insanlar arasındaki dostluk manasında anlamamak gerekir. Mecazi anlamda anlamak gerekir.

Selam ve sevgilerimle
Yunus Kavik

31 Ağustos 2015 13:07 tarihinde Grbuz Guvendag <gurbuz1943> yazdı:

Sayın Cüneyt Sasmaz,

Hz.Hüseyin nin Katili Yezid bir Zalim Sultandı.Ve bu zalimler ,Sultanlar,Allah ın gölgesi olduğu nu iddia ettiler.Basradaki Emeviler Kölemen Türkler tarafından iktidardan indirildi ve Abbasiler tarafından yok edildi.Allah
adildir.
Yahudilerin,Hristiyanların baskısından dolayı ,Ispanya ya cagırdıgı Emevi Sultanları da Ispanya Hristiyanları tarafından büyük zulme uğradılar.

Yüce Allah ı cisimlendiren ,onu küçültmeye calısan ,Emeviler ve ona benziyenler yok edilebilir.Bilemeyiz.

Allah ın gögesi ne demek?Firavunlar da kendilerini ,Allahın temsilcisi
zannettiler.
Gölge maddi cisimlerde olur.Gercek değildir.Putların gölgesi olur,Firavunların
gölgesi olur.Fakat yerden cisimden uzak Allah ın gölgesi olmaz.
Buna Hadis diyorlar.Böyle hadis olmaz.peygamber vahyi nakleder.

Kabe Allah ın evi diyorlar,camilere de öyle denir.hristiyanlar dan alınmış bir kavramdır.Allah ın evi olmaz.Allah insan değildir.

Camide imamlar ,Allaha ulaşmaktan bahseder.Allah a ulaşılmaz,Allah ın merhametinden bahsedilir.
Allah ın dostu deniyor.Allah insan değildir.Allah ın dostu olunmaz.Iyi kulu olunur.
CHP li dinci müftü,Sünnetten izler var demis.

Sünnet olmaz,Kuran-ı Kerime uygun olup olmamak dan bahsedilir.Esas
kuran-ı Kerimdir.

Allah Müslümanlara akıl ve bilgi versin.
Gur-Buz

On Monday, August 31, 2015 8:41 AM, “Cuneyt Sasmaz cesuryorum [YuksekTurkiyeIdeali]” <YuksekTurkiyeIdeali> wrote:

ALLAH’I TANITAN AYETLER:
“Ortak koşuculara sor:
“Ortaklarınızdan hangisinin, hiç yokken var edip, ardından öldürüp, ölümünden sonra da diriltecek bir gücü var?”
Ve cevap ver onlara:
“Hayır yok!
Hiçbir ortağı olmayan Allah yaratmayı başlatır, öldürür ve diriltir.”
Ortaklarınızdan hangisi gerçeğe ulaştırabilir?”
Ve cevap ver:
“Sadece hiçbir ortağı olmayan Allah gerçeğe ulaştırır.
O halde gerçeğe götüren mi uyulmaya daha lâyıktır, yoksa birisi götürmezse gidemeyen mi uyulmaya daha lâyıktır?
Kuşkusuz Allah onların yaptıklarını bilendir.”
(YUNUS, 34, 35, 36)

“Allah, hiçbir zaman insanlara zulmetmez; ancak insanlar kendi işlediklerinden ötürü, kendilerine zulmederler.”
(YUNUS, 44)

“Biliniz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır.
Ve unutmayın ki Allah’ın sözü tamamıyla gerçektir; fakat inkârcıların çoğu fark etmez.
Yaratan ve öldüren Allah’tır.
Ve tekrar Allah’a döndürüleceksiniz.
Allah’ın lütfu ve rahmetini kazanmak, insanların dünyada biriktirdiklerinin hepsinden daha iyidir.”
(YUNUS, 55, 56, 58)

“Allah adına yalan uyduranlar kıyamet gününü düşünmezler mi?
Allah insanlara karşı bol lütuf sahibidir; ama insanların çoğu şükretmez.
Göklerde ve yerde zerre kadar/en ufak bir şey, hatta bundan daha küçüğü ve daha büyüğü bile, Rabbinden gizli kalmaz.”
(YUNUS, 60, 61)

“Unutmayın ki Allah’ın dostları için ne bir korku vardır ne de üzülürler.
Çünkü onlar, Allah’a ortak koşmadan inandılar ve O’na saygılı davrandılar.
Dünya yaşamında da ahrette de mutluluk onlarındır.
Allah’ın verdiği söz değişmez.
Üstünlük tümüyle Allah’a aittir.
Allah işitendir, bilendir.”
(YUNUS, 62, 63, 64, 65)

“Unutmayın ki göklerde ve yerde ne varsa, hepsi Allah’ındır.
Dinlenmeniz için geceyi, çalışıp kazanmanız için gündüzü oluşturan Allah’tır.”
(YUNUS, 66, 67)

“Ortak koşanlar, ortak koştukları şeyler için, “Allah bunları çocuk edindi!” dediler.
Asla!
Allah ortak koştukları şeylerden çok yücedir.
Allah’ın hiçbir ortağa ve çocuğa ihtiyacı yoktur.
Göklerde ve yerde olanların tümü Allah’ındır.
“Allah bunları çocuk edindi” dedikleriniz konusunda, sizin elinizde hiçbir kanıtınız yoktur.
Siz, Allah hakkında bilmediğiniz bir şeyi mi uyduruyorsunuz?
Allah hakkında yalan uyduranlar asla başarıya ulaşamazlar.”
(YUNUS, 68, 69)

“Allah bozguncuların yaptıkları şeyleri boşa çıkarır.
Suçlular hoşlanmasa da, Allah sözlerinin gerçek olduğunu ortaya koyacaktır.”
(YUNUS, 81, 82)

“Eğer gerçekten Allah’a inanmış ve O’na teslim olmuş iseniz, yalnızca Allah’a güvenin.”
(YUNUS, 84)

“İnananlara Allah’ın yardım edeceğini müjdeleyin.”
(YUNUS, 87)

“Kuşkusuz Rabbin kıyamet günü, aralarında ayrılığa düştükleri konuda hüküm verecektir.”
(YUNUS, 93)

“Eğer Rabbin isteseydi, yeryüzünde yaşayan halkların tümü inanırdı.
Ve şu da bir gerçek ki hiçbir kimse kendisi istemedikten sonra, Allah, o kimseye inanma izni vermez ve yine bilin ki Allah, akıllarını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır/sürekli sıkıntı ve felaketlerden kurtulamazlar.”
(YUNUS, 99, 100)

“Eğer Allah sana bir sıkıntı verirse, o sıkıntıyı Allah’tan başka ortadan kaldıracak yoktur.
Eğer, senin için bir iyilik isterse, Allah’ın bu iyiliğini de engelleyecek hiç kimse yoktur.
Allah isteyen kullarına lütfundan verir.
Ve Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”
(YUNUS, 107)

“Allah, hüküm verenlerin en iyisidir.”
(YUNUS, 109)

“Unutmayın, en sonunda dönüşünüz Allah’adır.
Allah, her şeye gücü yetendir.”
(HÛD, 4)

“Allah, ikiyüzlülerin gizlediklerini de gizlemediklerini de çok iyi bilir.
Çünkü Allah, kalplerde olan her şeyi bilir.”
(HÛD, 5)

“Yeryüzünde yaratılmışların tümünün rızkının yaratılması, Allah’ın garantisi altındadır.
Allah, yeryüzündeki tüm canlıların nerede, nasıl yaşadıklarını ve sonunda nasıl ve nerede barınacaklarını bilir.”
(HÛD, 6)

“Allah, Arş’ı/egemenliği su üzerinde iken, yapacaklarınızın karşılığını açığa çıkarmak için, gökleri ve yeri altı günde/evrede yaratandır.”
(HÛD, 7)

“Uydurmaları Allah’a yakıştırandan daha zalim kim olabilir?
İyi bilin ki Allah’ın laneti ayetlerini karartıp çarpıtanlar üzerinedir.
Hiç kuşku yok ki ahrette de en çok kaybedenler, Allah adına yalan uyduranlar olacaktır.”
(HÛD, 18, 22)

“Allah’tan başkasına kulluk etmeyin.”
(HÛD, 26)

“Sizin Rabbiniz Allah’tır ve en sonunda Allah’a döndürüleceksiniz.”
(HÛD, 34)

“Rabbim çok bağışlayandır, esirgeyendir.”
(HÛD, 41)

“Allah’ın azabından koruyacak hiçbir şey yoktur; ancak O’nun acıdıkları hariç.”
(HÛD, 43)

“Rabbim, Senin verdiğin söz elbette gerçektir ve Sen, yargıda bulunanların en iyisisin.”
(HÛD, 45)

“Yalnızca Allah’a kulluk edin.
Sizin Allah’tan başka Tanrınız yoktur.”
(HÛD, 50)

“Tüm yaratıklar Allah’ın kontrolü altındadır.
Rabbimin yolu dosdoğru yolun tâ kendisidir.”
(HÛD, 56)

“Siz Allah’a zarar veremezsiniz.
Çünkü benim Rabbim her şeyi gözetip kontrol edendir.”
(HÛD, 57)

“Allah’a kulluk edin, Allah’tan başka ilah yoktur.
Allah sizi topraktan yarattı ve sizi yeryüzüne yerleştirdi.
Öyleyse Allah’tan bağışlanma dileyin ve sonra da tövbe edin.
Kuşkusuz benim Rabbim, kullarına çok yakındır ve duaları hemen yanıtlayandır.”
(HÛD, 61)

“O’na isyan edecek olursam, beni Allah’ın azabından kim kurtarabilir?”
(HÛD, 63)

“Rabbin, kuşkusuz güçlü ve üstündür.”
(HÛD, 66)

“Rablerinin ayetlerini inkâr ettiler; bu yüzden yok olup gittiler.”
(HÛD, 68)

“Allah’ın işine mi şaşıyorsun!
Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinizedir.
Allah, övgüye en layık olandır, yücelerin yücesidir.”
(HÛD, 73)

“Allah’a kulluk edin, sizin Allah’tan başka Tanrı’nız yoktur.”
(HÛD, 84)

“Kuşkusuz Rabbim çok acıyandır, tövbe edenleri sever.”
(HÛD, 90)

“Rabbim, sizin tüm yaptıklarınızı kuşatandır.”
(HÛD, 92)

“Rabbinin azap emri geldiği zaman, Allah’a ortak koştukları hiçbir şey onları kurtaramadı.”
(HÛD, 101)

“Kuşkusuz Allah’ın yakalaması çok acıdır, çok çetindir.”
(HÛD, 102)

“Kıyamet günü geldiği zaman, Allah’ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz.”
(HÛD, 105)

“Kuşkusuz Rabbin, dilediğini yapandır.”
(HÛD, 107)

“Kuşkusuz Rabbin, hepsinin yaptıklarının karşılığını tam olarak verecektir.
Allah, ortak koşucu Arapların/insanların yaptıkları her şeyden haberdardır.”
(HÛD, 111)

“Allah sizin yaptıklarınızı görmektedir.”
(HÛD, 112)

“Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur, sonra size yardım da edilmez.”
(HÛD, 113)

“Allah, güzellikler üretenlerin ödülünü mutlaka verir.”
(HÛD, 115)

“Rabbin isteseydi tüm insanları tek bir toplum yapardı.”
(HÛD, 118)

“Rabbinin: “Yemin olsun! Ben cehennemi cinler ve insanlarla dolduracağım” sözü geçerlidir.”
(HÛD, 119)

“Göklerin ve yerin gaybı/gizlilikleri Allah’a aittir.
Tüm işler en sonunda Allah’a döner.
Kuşkusuz Rabbin yaptığınızdan habersiz değildir.”
(HÛD, 123)

“Rabbin her şeyi bilendir, bilgedir.”
(YUSUF, 6)

“Ancak Allah’tan yardım istenir.”
(YUSUF, 18)

“Kuşkusuz Allah işini kesinlikle sonuçlandırır.”
(YUSUF, 21)

“Allah işitendir, bilendir.”
(YUSUF, 34)

“Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz.
Bu, Allah’ın bize ve insanlara olan iyiliğidir.”
(YUSUF, 38)

“Birçok ve çeşitli rabler mi daha iyidir, yoksa tek ve her şeye egemen olan Allah mı?”
(YUSUF, 39)

“Hüküm ancak Allah’ındır.
Allah, yalnızca Kendisine kulluk etmenizi istemiştir.”
(YUSUF, 40)

“Allah’ın. hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını herkesin bilmesi içindir.”
(YUSUF, 52)

“Rabbimin bana acıdığını, beni koruduğunu umuyorum, söylüyorum; kuşkusuz benim Rabbim çok bağışlayandır, çok acıyandır.”
(YUSUF, 53)

“Biz dilediğimiz kimseye, rahmetimizi eriştiririz.
Ve Biz, güzel davrananları ödülsüz bırakmayız.”
(YUSUF, 56)

“Allah en iyi koruyucudur ve Allah, esirgeyenlerin en esirgeyenidir.”
(YUSUF, 64)

“Hüküm Allah’ındır.
Ben yalnız Allah’a güvendim.
Güvenenler sadece Allah’a güvenmeli.”
(YUSUF, 67)

“Allah en iyi karar verendir.”
(YUSUF, 80)

“Allah, her şeyi bilendir, bilgedir.”
(YUSUF, 83)

“Allah, karşılıksız yardım edenleri ödüllendirir.”
(YUSUF, 88)

“Kim erdemli davranır ve güçlüklere göğüs gererse, elbette Allah güzel davrananları ödülsüz bırakmaz.”
(YUSUF, 90)

“Allah, acıyanların en acıyanıdır.”
(YUSUF, 92)

“Rabbim çok bağışlayandır, çok acıyandır.”
(YUSUF, 98)

“Rabbim dilediğine karşı çok şefkatlidir.
Kuşkusuz Rabbim, her şeyi bilendir, bilgedir.”
(YUSUF, 100)

“İnsanların çoğu, ortak koşmadan Allah’a inanmazlar.”
(YUSUF, 106)

“Ben Allah’a ortak koşmadan ibadet ederim.
Allah’ı ortaklardan tenzih ederim.
Ben asla ortak koşan birisi değilim.”
(YUSUF, 108)

“Kuşkusuz, senin Rabbin onların hepsini kıyamet gününde toplayacaktır.
Çünkü Allah bilgedir, bilendir.”
(HİCR, 25)

“Ey Muhammed!
Kullarıma, Benim çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olduğumu söyle.
Ve azabımın da çok acı bir azap olduğunu hatırlat.”
(HİCR, 49, 50)

“Sapkınlardan başka, Rabbinin rahmetinden kim umut keser?”
(HİCR, 56)

“Kuşkusuz senin Rabbin yaratandır, bilendir.”
(HİCR, 86)

“Sen, Rabbini yüceltip coşkuyla an ve O’na saygıda kusur etme.
Ve ölüm/şaşmaz ve kesin bilgi gelinceye kadar Rabbine kulluk/ibadet et ki, sana kesin bilinç gelsin.”
(HİCR, 98, 99)

“Hamd/övgü ve övülme, gökleri ve yeri yaratan, karanlığı ve aydınlığı var eden Allah içindir.
Sizi balçıktan yaratan ve sonra da size normal bir yaşama süresi belirleyen, işte o övgüye layık olan Allah’tır.
Sizin için belirlenmiş bu yaşam süresini de, ancak O bilir.
O, göklerin ve yerin tek Allah’ıdır.
Sizin gizlinizi de açığınızı da ve ne kazanacağınızı da bilir O.”
(EN’AM, 1, 2, 3)

“Sor onlara: “Göklerde ve yerde olanlar kimin?”
Cevapla: “Allah’ındır.”
O Allah ki, Kendisine merhametli olmayı/sevgiyi zorunlu kıldı.
Allah, asla kuşku olmayan “Diriliş Günü”nde sizi toplayacaktır.
Gecenin ve gündüzün içinde barınan her şey Allah’ındır.
Allah işitendir, bilendir.”
(EN’AM, 12, 13)

“Gökleri ve yeri yoktan var eden, yemeyip yediren besleyen ama Kendisi yedirilip beslenmeyen Allah’tan başkasını mı dost edineyim?”
(EN’AM, 14)

“Eğer sana bir zarar dokundurulmuşsa, o zararı Allah’tan başkası gideremez.
Eğer Allah, sana bir iyilikte bulunmuşsa, o iyiliği de Allah’tan başka hiç kimse geri alamaz.
Allah her şeye gücü yetendir.
Allah, kullarına tam anlamıyla egemendir.
Allah bilgedir, her şeyden haberdardır.”
(EN’AM, 17, 18)

“Allah bir tek Tanrı’dır.”
(EN’AM, 19)

“Kaybedenler, Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlardır.”
(EN’AM, 31)

“Allah istediği an bir mucize indirebilir; fakat çoğu bunu bilmez.”
(EN’AM, 37)

“En sonunda hepsi, Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.”
(EN’AM, 38)

“Allah sapıklığı dileyen kimseyi saptırır, doğruluğu dileyen kimseyi de dosdoğru yola yöneltir.”
(EN’AM, 39)

“Allah’ın azabı yakanıza yapışsa yahut saat vakti/dünyanın sonu gelip çatsa, Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız?
Hayır!
Bilakis, yalnız Allah’a yalvarırsınız.
Ortak koştuklarınızı filan unutursunuz.
O zaman Allah da, dilerse yalvardığınız konudaki sorununuzu giderir.”
(EN’AM, 40, 41)

“Övme ve övülme/hamd, yalnızca âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”
(EN’AM, 45)

“Allah sizin işitme ve görme duyunuzu alıp, belleğinizi kapasa, Allah’tan başka hangi tanrı onları size geri verebilir?
Allah’ın azabı size ansızın veya duyurudan sonra gelse…”
(EN’AM, 46, 47)

“Onların Allah’tan başka bir dostları ve şefaatçileri yoktur.”
(EN’AM, 51)

“Allah güzel davrananları daha iyi bilir.”
(EN’AM, 53)

“Rabbiniz merhametli davranmayı ilke edindi. Bunun için, her kim bilmeyerek işlediği bir kötülükten sonra, tövbe ederek kendini düzeltirse, bilsin ki, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”
(EN’AM, 54)

“Karar ancak ve ancak Allah’ın elindedir.
Allah gerçeği anlatıyor.
Ve Allah karar verenlerin en iyisidir.
Allah zalimleri en iyi bilendir.”
(EN’AM, 57, 58)

“Gizliliklerin anahtarı Allah’ın elindedir.
Allah’tan başkası onları bilmez.
Karada ve denizde ne varsa hepsini bilir.
Allah’ın bilgisi dışında bir yaprak bile kımıldamaz.
Yerin karanlığındaki bir tek taneyi bile bilir.
Geceleyin sizi ölü gibi uyutan, sonra belirlenmiş yaşam sürenizi tamamlamak için, sabahleyin uyandıran Allah’tır.
Allah gün boyu neler yapıp neler kazandığınızı bilir.
Sonra dönüşünüz Allah’adır.
Ve Allah yaptıklarınızı size haber verecektir.
Allah kulları üzerinde tam egemendir.
Allah üzerinize koruyucu melekler gönderir.
Ve ne zaman, sizden birine ölüm gelirse, görevli elçi meleklerimiz, eceli gelmiş kimsenin canını hiç vakit geçirmeden alırlar.
Sonra insanlar, gerçek Mevlâları olan Allah’a döndürülürler.
Dikkatli olun, tek yargı gücü Allah’tır.
Ve Allah, en hızlı hesap görendir.”
(EN’AM, 59, 60, 61, 62)

“O, tehlikelerden ve daha nice sıkıntılardan sizi kurtaran Allah’tır.
Ama siz yine de Allah’a ortak koşuyorsunuz.”
(EN’AM, 64)

“Allah, gökten/üstünüzden veya yerden/ayaklarınızın altından size bir azap göndermeğe yahut sizleri birbirinize düşürüp, kiminizi kiminizden intikam aldırmaya gücü yeter.”
(EN’AM, 65)

“Kazandıklarının tutsağı haline gelmiş kimselerin, Allah’tan başka bir dostu ve şefaatçisi yoktur.”
(EN’AM, 70)

“Allah’tan başka, bize yarar ve zarar veremeyenlere mi tapalım?
Allah bizi dosdoğru yola ulaştırdıktan sonra, tekrar gerisin geriye, sapıklığa mı dönelim?
Gerçek yol gösterici Allah’tır.”
(EN’AM, 71)

“Huzurunda toplanacağınız O’dur/Allah’tır.
O, gökleri ve yeri gerçekle yaratan Allah’tır.
“Ol” dediği an hemen oluverir.
Sözü mutlak doğrudur.
Sûr’a üfürüldüğü gün egemenlik tümüyle Allah’ındır.
O, gizliyi ve açığı bilendir, bilgedir, her şeyden haberdardır.”
(EN’AM, 72, 73)

“Rabbimin isteği dışında hiçbir şey olmaz.
Rabbim, bilgice her şeyi kuşatmıştır.”
(EN’AM, 80)

“Rabbin bilgedir, bilendir.”
(EN’AM, 83)

“Allah’ı kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar.”
(EN’AM, 91)

“Allah, toprağa atılan kupkuru bir taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir.
Ölüden/kurudan diriyi/yeşili meydana getiren ve diriden/yeşilden de ölüyü/kuruyu çıkarandır.
İşte budur Allah.
Nasıl kabullenemiyorsunuz?”
(EN’AM, 95)

“Allah, şafağı yararak sabahın aydınlığını ortaya çıkarandır.
Allah, geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ay’ı da bir hesaplama aracı yapmıştır.
Bu, her şeyden üstün ve her şeyi bilenin planıdır.
Karanın ve denizin karanlıklarında yollarınızı bulasınız diye, sizin için yıldızları yaratan Allah’tır.”
(EN’AM, 96, 97)

“Allah’tır sizi bir tek nefisten yaratan.
Gökten su indiren, onunla her çeşit bitkiyi çıkaran, o bitkiden meydana gelen yeşil madde ile de sayısız taneler üreten, tomurcuğundan salkımlar sarkan hurma ağaçları, üzüm bağları, zeytin ve nar gibi, birbirine benzeyen ve benzemeyen ürünler çıkaran Allah’tır.”
(EN’AM, 98, 99)

“Cinleri de Allah yaratmıştır.
Allah’ın şanı yücedir, Allah, ortak koşucuların nitelemelerinden çok üstündür.”
(EN’AM, 100)

“Allah gökleri ve yeri yoktan var edendir.
Eşi olmadığı halde, nasıl olur da çocuğu olur?
Her şeyi Allah yaratmıştır ve Allah, her şeyi bilendir.
Rabbiniz Allah işte budur.
Allah’tan başka Tanrı yoktur.
Allah her şeyin yaratıcısıdır.
Sadece Allah’a kulluk edin.
Güvenilip dayanılacak tek varlık Allah’tır.
O, her şeyi kontrol edendir.”
(EN’AM, 101, 102)
(Devamı var)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: