Bu hatayı yaptılarsa Başbakan da Cumhurbaşkanı da “vatana ihanet”ten yargılanır rafael sadi -odatv


http://odatv.com/n.php?n=bu-hatayi-yaptilarsa-basbakan-da-cumhurbaskani-da-vatana-ihanetten-yargilanir-1608151200

Bu hatayı yaptılarsa Başbakan da Cumhurbaşkanı da "vatana ihanet"ten yargılanır

BÜYÜK YAZ KAMPANYASI! YÜZLERCE KİTAP 5TL. İncelemek İçin Tıklayın…
bu-hatayi-yaptilarsa-basbakan-da-cumhurbaskani-da-vatana-ihanetten-yargilanir-1608151200_m2.jpg

facepaylas.png twitterpaylas.png googlepaylas.png

16.08.2015 01:01 Karakter boyutu : font_02.gif font_04.gif

Hiç ticaret yaptınız mı bilmiyorum ama yapanlar vardır mutlaka. Bilirsiniz ki ortaklık yapmak kolay iş değildir. Hatta ortak olurken "nasıl çalışacağınızı değil de nasıl ve hangi şartlar dahilinde ayrılacağınıza karar vererek ortak olmak gerekir" derlerdi büyüklerimiz. En başta da rahmetli babam… Keşke dinleyebilseydim kendisini.

Bir de dünyanın en kârlı işi de olsa bazı insanların karakteri, huyu ortak olmaya müsait değildir. Bu tür insanlar tek başına çok başarılı olabildikleri gibi, tek başına zarara da uğrayabilirler.

İyi de bu ticari olguların koalisyon ile ilgisi nedir?

Hepiniz takdir edersiniz ki, bir AKP koalisyonunda son karar, partinin sahibi ve "ülkenin patronu" olarak kabul edilen Sayın Erdoğan’ındır. Onun onayı olmaksızın değil koalisyon, kendi partisinin tek başına kuracağı bir Hükümetteki her elemanın nerede ve ne yetkide olacağı bile belirlenemez.

Peki neden…

Nedeni çok… İsterseniz saymaya başlayalım;

Sayın Erdoğan ve AKP bu yetki tekeli nedeni ile 13 yılda bir çok hukuki hata yapmıştır. Ak Saray dahil… Bu hataların bir kısmı bilahare çıkartılan karar ve kararnameler ile kendince düzenlemiş olsa da, ne arşiv, ne de tarih kronolojisi, bazıları suç niteliğinde olan bu hataları unutmaz.

Bu hataların belli başlı olanlarını genel hatları ile sıralayacak olursak :

1- Dış Politikada Türkiye’nin getirildiği konum diyebiliriz. "Sıfır sorun" politikası nedeni ile güvenilen bütün dağlara kar yağmıştır. Mart kar yağsaydı ne olurdu düşünmek bile istemiyorum.

2- Terör örgütleri ve liderleri ile verilen kardeş pozları Türkiye’ye saygınlık kazandırmamış, aksine güvenilmez birtakım siyasi kuşku içine sokmuştur birçok ülkede. AB ve ABD dahil… Bakmayın şu andaki sözüm ona savaşta İncirlik üssü nedeni ile ABD’nin iyi geçinir gibi göründüğüne. Adamlar gün geçmiyor ki Türkiye’nin PKK terörüne karşı kendisini koruma hakkı olduğunu, ama IŞİD ile de savaşması gerektiğini vurgulamıyor olsun.

IŞİD’e destek verildiği iddiaları silah dolu Tırlar ve MİT bağlantıları çok temiz işler değil. Devlet öyle işler yapar ama yakalanmadan yapar. Yakalanırsa suçtur, acemiliktir.

3- Açılım süreci olduğu gibi karanlık ve kuşku dolu bir süreçtir.

Öyledir çünkü bu sürecin ne olduğunu kimseler bilmiyor. Basına ve halka değil danışmak, haber bile verilmediği, hatta diğer partilerin de bu konuda bilgilerinin basının bilgisinden fazla olmadığı açıktır.

Yıllardır "bebek katili", "canavar Apo" diye beynimize kazılan kişi ile devletin en üst kademeleri direkt olarak konuşurken olay adeta bu kişiden izinler seviyesine kadar geldi.

Sorulması gereken, hatta en başta muhalif partilerin alenen sormaları gereken sorular arasında şunlar var:

-Bu süreç için neler teklif ettiniz?

-Türkiye toprak verecek mi?

-Apo serbest bırakılacak dediniz mi?

-Özerklik lafı geçti mi?

-Bu barış süreci nasıl bir pazarlıktır ?

-Ne alıyor ve ne veriyoruz?

TOPRAK TEKLİFİ VARSA "VATANA İHANET"TİR VE BAŞBAKAN İLE CUMHURBAŞKANI YARGILANIR

Şayet bir toprak talebi/teklifi varsa bu TCK 302’nci maddesi gereğince "vatana ihanet"sayılır ve hükümet üyelerini, hatta Başbakan ile Cumhurbaşkanı’nın yargılanmasını gerektirecek oldukça önemli bir hatadır. "Biz yapmadık" demeleri kimseleri kurtaramayacaktır, çünkü Kürt tarafı ve HDP eninde sonunda, bıçak kemiğe dayandığında patlak verecek ve "bize söz verdiklerinizden yan çizdiniz" deyip açık edeceklerdir.

Türkiye’yi karanlık ve nereye götürebileceği belirsiz bir savaşa sürükleyen sebeplerin başında da bu "açılım süreci"nin bilerek ve isteyerek Sayın Erdoğan ve AKP hükümetince askıya alınması vardır.

HDP’nin yüzde 13 oy alması, hatta seçimlere oldukça başarılı bir kişilikle katılmasını ve çok iyi organize olmasını bile hazmedememiş olan Sayın Erdoğan, işi milliyetçiliğe vurup, bir zamanlar günah keçisi olarak gördüğü İsrail-Filistin çatışması üzerinden oy kapmanın yerine bu sefer "milliyetçi" rolü ile Kürtlere ve teröre karşı durarak daha iyi oy kapacağını sanması oylarını yüzde 41’e düşürdü.

Böylece ortaklık yapamayacak olan bir kişilikle adeta organize olan bir kaos yaratılmıştır. Bu da suçtur.

BU PALAVRALARI KİMSE YEMEZ

4- Bu suçların sadece bir kısmı olan ekonomik yolsuzluklar, Ergenekon, Balyoz ,Odatv davaları da sözüm ona "usta" manevralar ile Fethullah Gülen Cemaatine "Paralel yapı" adı uygun görülerek mal edilmeye çalışıldı. Bu çabalar da aklı başında olan hiçbir vatandaşın yemeyeceği bir palavra gibi durmaktadır. İnsan demez mi; ”Yahu ne paralel yapısı, siz değil misiniz ki bu insanları bu mevkilere atadınız. Siz değil misiniz ki Gülen Cemaati ile yıllar yılı ortaklık yaptınız."

Kim yer bunu?

17-25 Aralık ve ayakkabı kutularındaki dolarlar halen herkesin dimağında. "Montaj" denilen kasetler halen bir yerlerde facebook’ta filan her an yayında.

Sonuç olarak Sayın Erdoğan’ın suç dosyası oldukça kabarık. Bir ortaklık ortamında bu suçların kaynaklarına inebilecek bakanlıkları ve yetkileri kimseye vermesi mümkün değildir. Bu nedenle de ne AKP ne de Erdoğan, kimse ile ortak olamaz.

PEKİ NE OLABİLİR?

1- Erken Seçim

Erdoğan bu savaş oyunu ile "Milli Kahraman" olabileceğini ve oy kazanacağını düşünüyor olabilir. Böyle düşünüyor ve buna göre bir strateji mevcutsa, önümüzdeki aylarda külliyetli miktarda kan akışına şahit olacağız demektir. PKK kamplarına, belki Suriye’deki Kürt kamplarına daha fazla bomba yağacak demektir.

2- AKP azınlık hükümeti

Bu da ya MHP desteği ile, ya da 18 milletvekili transferi ile olabilir. Bu vekiller hem CHP’den hem de MHP’den olabilir.

3- AKP-MHP koalisyonu… Zor ama imkansız değil (Yetkisiz bir MHP isteyecektir)

4- Bombalamaları kesmenin karşılığı olarak özür dileyen ve suya sabuna karışmayacağına söz verecek olan bir HDP ile de anlaşabilir. Ben ihtimal vermiyorum ama hayatta, hele Türkiye’de hiçbir şey imkansız değil.

15 gün içinde her şey daha açık olacak.

"Hayırlısı" demekten başka bir şey gelmez elimizden….

Rafael Sadi

Odatv.com

Etiketlendi:,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: