Seçimi kazanamazsan İsrail’de kalman için elimden geleni yaparım RAFAEL SADO – ODATV


http://odatv.com/n.php?n=sinif-arkadasim-merak-etme-secimi-kazanamazsan-seni-israilde-agirlarim-0106151200

Seçimi kazanamazsan İsrail’de kalman için elimden geleni yaparım

ERMENİ BELGELERİYLE, RÖPORTAJLARLA, TANIKLARLA 1915 BELGESELİ! İŞTE 1915’İN GERÇEK HİKÂYESİ…
sinif-arkadasim-merak-etme-secimi-kazanamazsan-seni-israilde-agirlarim-0106151200_m2.jpg

Buyur gel sınıf arkadaşım seni Kudüs’te bekliyor olacağım. Hatta seçimleri kazanamazsan burada yeni göçmen statüsü ile de kalabilmen için elimden geleni yaparım.

MÜTHİŞ BULUŞ! İNGİLİZCE KONUŞMANIN SIRRI ÇÖZÜLDÜ. NASIL MI? TIKLAYIN!
“MAHREM” / Gizli Belgelerde Türkiye’nin Sırları Ortaya Çıkıyor. İsim isim… Olay olay…
facepaylas.png twitterpaylas.png googlepaylas.png

01.06.2015 23:46 Karakter boyutu : font_02.gif font_04.gif

Tam 7 gün sonra Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosunu seçmek için sandık başına gideceksiniz.

75 Milyon Türk Vatandaşına kimse engel olamayacak ve serbest ve hür iradeniz ile layık olduğunuz insanları ve yöneticileri seçeceksiniz.

Nasıl ve kime oy vereceğinizi her biriniz biliyorsunuzdur. Ancak seçime 1 hafta kala sizlere bazı hatırlatmalar yapmak ve bir bilanço yaparak karar vermenize yardımcı olmak isterim.

Biliyorsunuz ben Türkiye’de yaşamıyorum, İsrail’de ikamet ediyorum. Evet resmen hariçten gazel okuyacağım. Ama bilesiniz ki durumlar bazen dışarıdan, içerdekinden daha net görünüyor. Bazen içerdekiler dışarıdakilere daha samimi ve korkmadan konuşabiliyorlar.

AKP hükümetine çok haksızlık etmeyeceğim, hatta kendime de dürüst davranıp muhalif olduğum için körü körüne karalamayacağım. Türk halkı ne aptal ne de haksız değildi bu partiye oy verirken… Sebepleri vardı ve karşılığında salak politikaların oluşturduğu sebepler nedeni ile oy verdi AKP’ye.

En önemli sebep ise insanların dini duyguları ve laik bir şekilde inanma haklarına saygı göstermemiş olan yöneticilere tepki oylarıydı ve AKP bu oyları toplamayı çok da güzel becerdi. Türban meselesini en doğru şekli ile kullanan AKP’nin, bunu oy potansiyeline ve nihayetinde de iktidara çevirdiğini unutmayalım lütfen. Kabul edelim ki üniversiteye veya hastaneye başı kapalı girilmesini kimse kanun ile yasaklamamalıydı. Bu sözüm ona laiklik inadı, Türkiye’nin 12 yılına; hatta belki de geleceğine mal oldu.

Laiklik inanç özgürlüğüdür. Bunu bilmeyen açıp herhangi bir sözlükten öğrensin lütfen. Yasalar birbirleri ile çelişmemelidir. Bir taraftan "biz laikiz" diyeceğiz diğer taraftan da inanan kişinin başının veya başka bir yerinin açık veya kapalı olmasına devlet eli ile karışacağız, olmaz. Bu karşılıklı iki açıdan da olmaz. Yanı başını kapatana da karışamazsın başka bir tarafını açana da…

YEŞİL SERMAYEYİ HER TARAFA DAĞITTI

Türkiye laik partileri bu konuda resmen gol yediler….

Gelir dağılımında AKP ilginç bir yaklaşım ile eski holding ailelerine bir barikat kurup, "yeşil sermaye" veya adına ne derseniz deyin sermayeleşmeyi, sanayileşmeyi Anadolu’nun her bir yanına dağıttı ve orta sınıf oluşturdu. Eskisinden daha büyük kitleler zenginleşti. Evet, halkın tamamı zenginleşemedi ama eskiden zengin olmayan bir kitle hem de hatırı sayılır bir kitle holding aileleri gibi yaşamaya başlayabildi.

Dar gelirli aileler sadaka veya sosyal yardım derseniz bile açlık sınırının altında iken birden bire kendilerine erzak ve yakacak yardımları geliverdi. Eski yönetimlerin yapmadığı bir çalışmaydı. Bir çeşit yardımlaşma veya gelir eşitlemesi de diyebiliriz ama insanlar bundan memnun kaldı.

HASTANELER ADETA ÇAĞ ATLADI

Sağlık konusunda Türkiye AKP döneminde düşünemeyeceğimiz atılımlar kaydetti. Sağlık sigortası, hastaneler adeta çağ atladı. Köpek muamelesi gören ve hastanelerde rehin kalan insanlar, insan muamelesi gördü ve insanların yatabileceği yataklarda tedavi olmaya başladı. Kabul edin, bunları yapan adamı bu halk çok sevdi. Kendileri ile aynı lisanı konuşuyor, aynı delikanlılık ile şimdiye kadar yapılmamış olanları yapıyordu.

Yaptıkça da coşuyor , coştukça da daha bir "delikanlı" oluyordu. Resmen göğsü şişiyor kabardıkça da kabarıyordu. Bir noktadan sonra artık kimse bu "Kasımpaşa delikanlısı"nı tutamaz olmuştu. Çevresindekiler bile hizmet aşkı ile yanıp tutuşan aynı fakir yoksul mahalleden gelmiş olan bu insanın hizmet aşkını engelleyebilecek bir çare, yasa, kanun bulamıyordu.

Evet, tabii ki ülkemin, daha doğrusu iki ülkemden birinin Cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan söz ediyorum. Kimsenin tutamadığı Tayyip bey kendisini aşıyor, dağları taşları delerek, yollar, köprüler, hava alanları, kanallar (henüz olmadı ama olsun) yapıyor; memleketi yollar ile bir uçtan bir uca donatıyordu.

İhaleler gırla gidiyor, olan olmayan paralar bir yerlerden bulunup yapılması gerekenler yapılıyordu.

GÜNÜMÜZ YOLSUZLUKLARININ SIFIRLARI BİRAZ FAZLAYDI

Halk bu adamı seviyordu, sevmesi için halka daha çok daha fazla veriyor ve oyları ile de sadece ve sadece hizmet verebilmek için de iktidarda kalmanın yolunu buluyordu. Bunun için ne yapmak gerekirse mübahtı, amaç hizmet oldukça her zaman yolsuzluk olan memleketine yol yapıyordu. Günümüz yolsuzlukları eski yolsuzluklardan az bir şey daha farklı idi. sadece az bir şey daha farklı ki rakamların arkasındaki SIFIR adedi çoook daha fazla idi. Eh sıfırın da hesabı olmazdı ki.

Bu yolsuzluklar içinde sıfırlanması gereken kasalar , ayakkabı kutuları ve doldurulması gereken "Ak Saray"lar çok fazla önemli değildi. Önemli olan içindeki hizmet aşkı idi. Kimse onu durduramazdı.

TSK’NIN HADIM EDİLMESİ GEREKİYORDU

Tabii ki hizmet etmenin önünde kimse duramamalıydı. İlk sırada bu güzelim memleketin anayasasının bekçiliği görevi verilen TSK’nın adeta hadım edilmesi gerekiyordu ve Ergenekon ile Balyoz senaryoları ile ordu üst düzey komuta sistemi yerle bir edildi. Genel Kurmay Başkanı hapse atıldı. Bu darbe değildi sadece hizmet aşkı idi terör ile mücadele edenler "terör örgütü" kurmakla suçlandı ve onursuzlaştırılmaya çalışıldı.

Yargı ve Polis birbirine düşürüldü. Bir gün savcılar polisleri , ikinci gün polisler savcıları tutuklar oldu.

Halk olarak neler olduğuna bir anlam veremez olduk. Ama ortada hizmet aşkı ile yanan AKP yöneticileri olduğunu göremez olduk. Tek suçlu muhalif basındı. Taraf olmadıkları için bertaraf edilmelerine karar verildi ve 2000 kadar Gazeteci basın suçu ile değil "teröre destek" suçu ile göz altına alındılar ve her biri yıllarca tutuklu kaldılar.

İSRAİL’E KAFA TUTMAK OLUMLU BİR HAREKETTİ

Hizmet aşkı ile hareket eden yöneticiler bu ateş ile yanarken daha fazla hizmet, daha fazla para, daha fazla güç mücadelesinde olmadık herkes ile bu aşklarının uğruna kavga eder oldular. Bazı kavgalarında haklı idiler. Mesela İsrail ile kavgaları çok ama çok haklı idi. Alenen ifşa ediyorum ki İsrail’e kafa tutmak, "van minüt" çekmek çok olumlu ve yerinde bir hareket idi. O "van minüt" Sayın Erdoğan’a sayısız oylar kazandırdı ve ikinci kez iktidarı kazanmasına yaradı. Yani böylesi bir ulvi sebep varsa o hareket nasıl doğru ve haksız olmaz.

İkinci İsrail hareketi ise birincisinden çok daha haklı idi ve Mavi Marmara hareketi ile ülkemde, hem de birinci ülkemde ikinci ülkeme olmayacak bir nefret dalgası uyandırmakta baştan sona haklı idi. Oluşturulan bu ortam ve Yahudi karşıtlığı, (isterseniz İsrail karşıtlığı da diyebilirsiniz ki aralarında hiç bir fark yoktur) kesin haklı idi. Mavi Marmara da 9 kişi öldü. Sonradan bir kişi daha öldü ve ölü sayısı 10’a yükseldi. Bu sayede Türkiye’de Yahudi veya İsrail düşmanlığı tavan yaptı ve AKP 3. kez iktidar oldu. Nasıl haksız diyebiliriz ki. Evet, bu mal satıyordu, hem de çok iyi satıyor ve gelir de getiriyordu.

DÜNYAYI TİTRETEN BİR KONUMDA OLMAK İSTİYORDU

Saygıdeğer Türkiye Cumhurbaşkanı hızını alamıyordu. İktidarda kalmak yetmezdi, "Başkan" olmak, Selahaddin Eyyubi, bilemedin cihan hükümdarı Sultan Süleyman gibi önünde diz çökülen ve dünyayı titreten bir konumda olmak istiyordu.

Haklı idi çünkü sadece bu şekilde çok sevdiği biz halkına hizmet götürebilir ve götürdüklerinin (hizmetlerin) hesabının sorulmasını önleyebilirdi. Haklıydı ve tam bir hünkar gibi davranarak bir zamanlar Osmanlı ileri karakolu olan Suriye eyaletine posta koydu ve aslında "aslan" anlamına gelen "Asad" soyadını, hem de mahkeme kararı olmaksızın "Esed" yapıverdi. (Bir anlamı yok ana Asad’dan Esed’e düşürülünce Arapça’da bir hakaret algılaması olduğunu Filistinli dostlarım belirttiler- şaşıracaksınız ama çok Filistinli dostum var) Ve Suriye’yi dişine uygun bulmuş olacak ki sabah akşam adeta savaş ilan ediyor, ama çok şükür savaşmıyor. Kim bilir belki de savaşacak komutanlar kalmadığı için olsa gerek.

ÖYLE BİR YASA YOKSA DA HEMEN YAPARIZ

Son bağlamda son yılların en azgın terör örgütü IŞİD ile birlikte ismi anılır oldu. IŞİD’e giden silah dolu TIR’lar bayağı bir yılan hikayesine döndü ve saygın yazar Can Dündar’ın da başını yemeye hazır bir hal aldı. Birdenbire bu TIR’ların yayını Vatan’a İhanet sayılmaya başladı. Hangi yasaya dayanarak diye sorsanız fark etmez, öyle bir yasa yoksa hemen yaparız diyeceklerdir.

ŞİMDİLERDE SURİYE’Yİ FETHEDECEKMİŞ

Eh 13 sene bu dile kolay, belki unuttuklarım vardır. Hizmet sınırsız bir meseledir.

Ha bir de geçenlerde haberlerin birinde kulağıma çalındı. Sayın Erdoğan’ın programında şimdilerde Suriye’ye girip Suriye’yi fethetmekmiş. Yahudiler yapsaydı buna "işgal" denirdi. Osmanlı evladı ise yaparsa "fetih…"

SEÇİMLERİ KAZANAMAZSAN İSRAİL’DE KALABİLMEN İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPARIM

Bundan sonraki adımda ise Müslüman ülkelerine yaptığı çağırı ile Kudüs’ü İsrail’in elinden kurtarma niyetindeymiş. Hadi Hayırlısı Buyur gel sınıf arkadaşım seni Kudüs’te bekliyor olacağım. Hatta seçimleri kazanamazsan burada yeni göçmen statüsü ile de kalabilmen için elimden geleni yaparım. Netanyahu mu, dert etme kafa adamdır anlaşırsınız….

İşin şakası bu kadar, bilanço yukarıda bakın karar sizi nereye götürecek, bir de abartmamak için aramızın bozulduğu ülkelerin hepsini saymadım. Hele hele Besleme dediğimiz bir yavru vatanı hiç anlatmadım.

Karar sizin dostlar.

Rafael Sadi

Odatv.com

Reklamlar

Etiketlendi:,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: