BÖYLE YÜRÜYOR BU İŞLER // Ahmet Kılıçaslan Aytar


BÖYLE YÜRÜYOR BU İŞLER

Rusya’nın Kırım’ı ilhakı, Avrupa’nın 21. yüzyılda liderlik yapamayacağını, Rusya’yı kendisine benzetemeyeceğini ama Rusya’nın güçler dengesine veya nüfuz alanlarına geri dönüşünü de kabul etmeyeceğini göstermiştir.
O yüzden Batı ve Rusya arasında restleşme varoluşsal bir aşamaya girmiş, taraflar ölüm kalım meselesi olarak gördüğü şiddetli bir siyasal ve ideolojik savaş başlatmıştır.

*
Kırım’ın ilhakı, Soğuk Savaş’tan bu yana Doğu ile Batı arasındaki en ciddi restleşmeyi tetiklemesinin ardından Moskova’nın çok net bir asimetrik üstünlüğe sahip olmasına yol açmış,
Sonra Moskova’nın kısa vadeli asimetrik avantajlarının uzun vadeli yapısal zaafları tarafından gölgelendiği görülmüştür.

*
İşte Rusya; ABD ve AB’nin ekonomik ilişkilerini sınırlaması, Japonya’nın stratejik bağ kurma fikrinden vazgeçmesiyle karşı karşıyadır.
Amerikan firmalarının Rus petrol ve doğalgaz tedarikçisi şirketlere finansal destek sağlaması yasaklanmış, Japonya ülkesinde faaliyet gösteren Rus doğalgaz ve petrol firmalarının varlıklarını dondurmuştur.
AB Rus gazını Karadeniz üzerinden Avrupa’ya taşımayı hedefleyen Güney Akım projesini askıya almış, petrolün ucuzlatılmasıyla Ruble’nin değer kaybetmesi Rusya’da enflasyona ve uzun vadeli resesyona yol açıyor.
Nihayet Rusya Devlet Başkanı Putin’in başı, seçkinlerin son yirmi küsur yıl boyunca ülkenin varlığını para, altın ve elmas olarak Batı’ya kaçırmış olmaları yüzünden ağrıyor.
Rusya 2011’de ABD Maliye Bakanlığı’nın Libya’nın tüm malvarlıklarının dondurulduğuna ilişkin açıklamasının kendisi için tekrarlanmasından endişeleniyor.

*
Batı ve Rusya arasında varoluşsal restleşme Ortadoğu barışına yansıyor.
Bu yüzden İsrail ile Filistinliler arasında sağlanacak iki devletli barış anlaşması,
Suriye’de Esad’ın iktidarını koruma konusunda büyük bir potansiyele sahip olduğunun anlaşılmasıyla İsrail’i bir Yahudi Devleti olarak tanıyacak, İslamiyet’ten ziyade Araplığı temel alan rejimin BAAS partisinin Sünni güçle dengelenmesi,
Irak’ın güç-gelir paylaşımına dayalı bir federalizme doğru gitmesi,

İran’ın nükleer silah ele geçirmesinin önlenmesi için yürütülen müzakereler,
İslamcı teröristlerle Suriye’de ve Irak’taki mücadelede, bölgede kök salmış aşırılık ideolojisi ve mezhepsel- siyasi ayrılıkların yok edilmesi,
Hatta siber işgal altında Türkiye’nin 2023 vizyonu ve Kürdistan Sorunu ile Türkiye’deki çözüm süreci de beklemede kalıyor…

*
Bu sıra ABD Temsilciler Meclisi’nin Rusya’nın saldırganlık politikasını tescil ettiği ve ABD Başkan’ına, Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması çerçevesinde yükümlülüklerini ihlal etmekle suçlanan Rusya’ya hesap sorulması için çağrıda bulunma yetkisinin verildiği süreçtir.

ABD Senatosu’nda Cumhuriyetçi çoğunluğun yanı sıra bazı Demokratlar da, İran’a yönelik yaptırımların ağırlaştırılmasını öngören yasa tasarısı üzerinde çalışıyor…

*
Charlie Hedbo saldırısından sonra ABD Başkanı B.Obama, İngiltere Başbakanı D.Cameron ile ortak basın toplantısındadır.
Başkan Obama terörizm tehdidini, IŞİD ile mücadeleyi, terörün sadece istihbarat ve askeri güçlerle çözülemeyeceğini, terörizme katılmayı önleyecek stratejileri, güvenlik güçleriyle yerel toplumların iletişimin geliştirilmesi benzeri konuları ele aldıklarını açıklıyor.
Başbakan Cameron ise Avrupa, Amerika ve dünyanın çok ciddi İslami aşırılık yanlısı terörist tehdidiyle karşı karşıya olduğunu, birlikte bunlarla mücadele edeceklerini söylüyor…

*
Başkan Obama,Kongre’de İran’a yönelik yeni bir yaptırım tasarısı için yürütülen hazırlıklara dair soruyu yanıtlıyor.
Cameron ile İran’ın nükleer silah elde etmesini önlemeye yönelik, kapsamlı, diplomatik bir çözüm arayışını sürdürülürken uluslararası toplumun birlik halinde kalması gerektiğinde mutabık olduklarını belirtiyor.
Bu aşamada İran’a ilave yaptırımlar getirmenin ise bu uluslararası birliğe zarar vereceği ve diplomatik çözüm ihtimallerini gerileteceği uyarısında bulunuyor.
"Neden önümüzdeki 60-90 gün içerisinde bir anlaşmaya varabilme olasılığını tehlikeye atabilecek adımları atalım?Ancak Kongre şunun farkında olmalı ki, eğer bu diplomatik çözüm başarısız olursa, o zaman bunun bir noktada askeri sürtüşmeyle neticelenmesi riski ve ihtimali de artar ve Kongre bunun da sorumluluğunu almak zorunda kalır" diyor.

*
Başkan Obama İslami aşırılık yanlısı terörist tehdidiyle karşı karşıya olunduğu ve bununla mücadelenin yapıldığı, üstelik Batı ve Rusya arasında varoluşsal restleşmede;
Bir yanda Temsilciler Meclisi’nden aldığı " Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması çerçevesinde yükümlülüklerini ihlal eden Rusya’nın saldırganlık politikasını tescil eden kararı ve Rusya’ya hesap sorulması için çağrıda bulunma yetkisi" ni kullanmanın arefesindedir.
Öte yanda İran’la müzakerelerin başarısız olması halinde geçecek 60-90 gün sonrası için İran’ı baskılıyor, Rusya cephesinde gedik açmayı istiyor.

*
Neden?
Yoksa ABD, Ortadoğu’da barış süreci için Ortadoğu’nun bölünmesini göze alarak Türkiye’nin önerdiği ve Fransa’nın desteklediği 35.paralel üstünde "güvenli bölge, uçuşa yasak bölge, eğit-donat " başlıklarını içeren üç aşamalı bir plana destek sağlamak üzere İran’ı baskılayarak sorunun çözümünden dışlamayı, dolayısıyla Rusya’yı Ortadoğu’da yalnızlaştırmayı öngören bir tavır mı geliştiriyor?

Yoksa Türkiye’nin 60-90 gün sonrasında her türlü çözümsüzlüğün çeşitlendiği ve bir kıvılcımla alev alacak bir çatışma alanına dönüşmesi mi öngörülüyor?

19.1.2015
cleardot.gif

cleardot.gif

cleardot.gif

Ahmet Kılıçaslan AYTAR
ahmetkilicaslanaytar

Reklamlar

Etiketlendi:,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: