Gazze çatışmasıyla ilgili gerçekler ve yalanlar


02/08/14

Gazze çatışmasıyla ilgili gerçekler ve yalanlar

Kaynak: Aish.com

Yazan: Yvette Alt Miller

Tercüme : Selim Amado

Harpte ilk kurbanın gerçek olduğu söylenir. Burada, son haftalarda İsrail ile ilgili olarak söylenmekte olan bazı yalanları ele alacağız. Gerilimlere gerçekçi bir hal çaresi getirmek istiyorsak, olaylara açıklık getirmek önümüzdeki yegane yoldur.

(1) Bu harbi , öldürülen üç genci bahane ederek İsrail başlattı

2014 yılının ilk yarısında –yani çarpışmalar henüz başlamadan- Hamas İsrailli sivillerin üzerine takriben 200 roket fırlattı. İsrailli üç genç hunharca kaçırıldığında İsrail onları Batı Yakasında aramağa başladı, bir müddet sonra onların maalesef katledilmiş olarak buldu. Hamas adlı terör örgütü, o sıralarda bu olaydaki sorumluluğunun hesabını vermekte dikkati dağıtmak için İsrail’in boyuna ve enine yüzlerce roket göndermeğe başladı, ve bu şekilde İsrail nüfusunun yüzde 80’ini bombalardan koruyan sığınaklara koşmağa mecbur etti.

28 Haziran 2014 te Sderot’ta roketlerle vurulan fabrikagaza-myths-1-sderot-factory.jpg

Gazzeden fırlatılan bu roketlerin kökünü kurutmak üzere İsrail cevap verirken, bu süreç içinde ve aynı zamanda Hamas’ın günün birinde kütle olarak adam kaçırma ve Yahudi öldürme amaçlı yeraltı tüneller zinciri planlayıp inşa ettiğini tespit eder.

(2) Kendi halkına daha iyi bir hayat inşa etmek için Hamas’ın elinde olan tek yol İsrail ile mücadele etmektir.

Eğer Hamas kendi halkına cidden daha iyi bir hayat sağlamak amacını gütseydi, 2006 yılında Gaze şeridinde iktidarı şiddet yoluyla elde etmez, ileride yapılacak seçimleri gaza-myths-2-greenhouse-destruction.jpg Ağustos 2005: Amerikan Yahudileri tarafından hibe edilen seraların Gazzeliler tarafından talan edilmesi

iptal etmezdi. Hamas, kendisine siyasi karı olanları hapsetmekte veya öldürmektedir. Hamas’ın ”ahlak polisi”, sigara içen veya kot pantolon veya ti-şört gibi ‘’islami olmayan’’ giysiler giyen kadınları cezalandırmaktadır. Kadınların namus suçu iddiasıyla katledilmelerinin cezası sadece altı ay hapis cezası gibi hafif bir ceza olmaktadır.

Gazze’den İsrail’e uzanan bir yeraltı tünelin inşası milyonlarca dolar, tonlarca çimento sarfını , ve bir yıl kadar süren bir çalışmayı gerektirmektedir. Son iki haftada İsrail böyle 30 tünel keşfetmiştir. Bunlar milyonlarca dolara mal olmuştur. Hamas bu parayı kendi halkına sarfetmeği değil, İsrail ile savaşmak için kullanmayı tercih etmiştir.

Eğer Hamas Gazzelilerin gerçekten daha iyi bir hayat yaşamalarını isteseydi ticaret ve gelişmeyi seçer, terör ve diktatörlüğü seçmez, ticaret ve gelişmeyi seçerdi. 2005 yılında İsrail Gazze bölgesinden tüm asker ve sivillerini çektiğinde, Hamas ve diğer çapulcular Amerikan Yahudilerinin teberru etmiş olduğu ve ülke tarımındaki acemiliği yenecek 3000 adet serayı yıkmazdı. Yıkılan seralar Hamas’ın yolsuzluk ve terörünün simgesi olmuştur.

(3) Hamas Filistinlerin kayıplarını azaltmağa çalışıyor.

Hamas Filistinlilerin can kayıplarını azaltmağa çalışacağına onlardan yararlanmağa çalışıyor. Okulların , camilerin, hastanelerin ve halkın yaşadığı evlerin yanından veya içinden İsrail’e binlerce roket fırlattılar. 2005 yılından beri fırlatılan roketlerin sayısı 11.000 . İsrail’in yaptığı gibi kendi halklarını bombalardan koruyacak sığınaklar inşa edeceklerine Hamas kasten kendi sivil halkını canlı siper olarak kullanmıştır.

Hamas, Gazzenin en önemli tıp ve sağlık müessesesi olan Shifa hastanesini, İsrail’in yüksek ahlak prensibiyle o bölgeye ateş etmeyeceğini bildiğinden, emin bir askeri kumanda merkezi haline getirmiştir.

0,50 dakikalık video için linki tıklayabilirsiniz.

(4) Filistinlilerde sivillerin ölüm oranı korkutucu oranda yüksektir.

Hamas şu anda cereyan eden kavgada ölenlerin % 75’inin sivil olduğunu iddia etmektedir. İsrail kaynakları ise ölenler arasında ezici çoğunluğun –üçte ikisi – 18 ila 60 yaşları arasında erkek olduğunu tesbit etmiştir. Halbuki bu yaş dilimi Gazze nüfusunun sadece % 20’sini oluşturur.

24 Temmuz tarihinde ilan edilen kısa ömürlü ‘’insani ateşkes’’ esnasında Hamas , İsrail lehine casusluk yaptıkları iddiasıyla 25 kişiyi yargısız idam etti. Bu 25 kişi daha sonra İsrail’in öldürdükleri arasına dahil edilmiş ve ‘’şehit’’ olarak ilan edilmişlerdir. ‘’Filistin insan hakları gözlem grubundan Bassem Eid’in sözleriyle, Filistinli kayıplar eninde sonunda ‘’Hamas’ın menfaatinedir’’.

(5) İsrailin eylemleri Uluslararası hukuka aykırıdır.

İnsan Hakları Gözlemcileri ( Human Rıghts Watch) İsraili ‘’savaş kanunlarını ihlal etmekle’’ suçladı ve ve Birleşmiş Milletler, İsrail’i sivil halkı hedef alan kasıtlı roket fırlatma politikasını değil, İsrail’in iddia edilen savaş suçlarını araştıracak bir komisyon kurdu. Siviller arasında bulunan yasal askeri hedeflere hücum edildiği hallerde uluslararası hukuk , herhangi bir sivilin ölümü halinde sorumluluğun tümünü siviller arasına askeri hedefi yerleştirenlere yükler. ( The conduct of hostilities Under the Law of International armed conflict, Cambridge University Press 2004)

Sivil yerleşim yerlerinden gönderilen roket ateşine karşılık vermek gibi çok zor bir konumda bulunan İsrail ordusu, insan kaybını en düşük düzeyde tutmak için görülmemiş tedbirler almıştır: orada veya yakınında oturanların yaklaşan bir hava saldırısı ve bombalama nedeniyle yeri terketmeleri için cep telefonlarına telefon edilmiş , Arapça bildiriler yağdırılmış, veya (kapıyı çalmak) mahiyetinde binaya hafif ateş yoluyla haber verilerek uyarılmışlardır.

Sivil kayıpların azalacağından endişe eden Hamas, saklanan roketatarların bulunduğu evlerin sakini Gazzelileri oradan uzaklaşmayıp canlı siper olmalarına mecbur etmiştir. . The New York Timesgazetesi böyle bir uyarıyı alan, çocuklar dahil bir aile mensuplarının aldıkları uyarıya rağmen hedef olan binanın içinde canlı siper olmaya zorlandıklarını dramatik olarak tasvir etmiştir.

(6) İsrailin eylemleri ‘’orantısız’’.

Brezilya, İsrail’in Hamas’a verdiği ‘’orantısız’’ karşılığı protesto etmek maksadıyla elçisini geriye çağırmıştır. Fakat ‘’orantı’’ her iki tarafın ölü sayısını karşılaştırarak saptanmaz: İsrail halkını bombalardan koruyacak sığınaklara, şehirlerini roket yağmurundan koruyacak roket-savar (anti roket) sistemlere yatırım yapmıştır ve kendi roketatarlarını meskun yerlere yerleştirmemiştir, Bu şekilde halkını korumuştur, ülkenin güneyindeki oyun alanları dahi milyonlar sarfedilerek zırhlı çelikle füze-geçirmez hale getirilmiştir. Vatandaşlarını korumasını başardığı için İsrail’in suçlanması mı gerekir?!

İkinci dünya savaşında 67000 İngiliz ve 12000 Amerikan sivil vatandaşı öldürüldü, Naziler ise bir miyonun üstünde sivil insan kaybettiler. Harbi başlatan Naziler bu ölümlerden kesin olarak sorumludurlar. Daha yakın bir tarihte, 2004’te Irak’ta Fallujah kentsel savaş bölgesinde ABD 800 sivil öldürdü ve 9000 ev yıktı. Hiç bunun ‘’orantısız’’ olduğu duyuldu mu?

Askeri yorumcu Richard Kemp : ‘’ Savaş tarihinin hiçbir döneminde, herhangi bir ordunun sivil kayıpları ve suçsuzlar arasında ölü sayısını azaltmak için İsrail Savunma Kuvvetlerinin Gazze’de sarfettiği çabadan daha fazlasını sarfettiği görülmemiştir’’ demektedir.

(7) Hamas bir insani yardım kuruluşudur.

Hamas kendisini bir ‘’insani yardım kuruluşu’’ olarak tanıtıyor, fakat bununla hiç ilgisi yok. Gazze halkı işsizlik ve çok sınırlı ekonomik gelişme durumunda iken, Hamas’ın üst düzey yöneticileri ülke gelirlerinin kaymağını yemekte, ticari işlemlerden yıkıcı vergi toplamakta ve uluslararası kaynaklardan gelen yardımlardan düpedüz çalmaktadır. Hamas lideri İsmail Haniyah’ın Gazze’de çok sayıda ev sahibi olduğu, 2014 yılında Lübnan’da 4 milyon dolara denize nazır bir villa satınaldığı biliniyor. Yardımcısı Halit Mashal ise Katar ve Mısır hükumetlerinin bağışlarıyla kurulan 2,6 milyar dolarlık bir vakfı kontrol etmekte.

Gazzeliler yokluk içinde. Liderleri özel jetlerle seyahat ederlergaza-myths-4-hamas-corruption.jpg

Eğer Hamas cidden alelade Filistinlilerin hakları için mücadele etmiş olsaydı, aynı zamanda seçimlerin yapılmasını sağlayacak, insan haklarını güvence altına alacak ve siyasi rakiplerini takip etmeyi durdururdu. Onun yerine terör yaymağı tercih ediyor.

(8) Hamas sadece huzur içinde yaşamak istiyor.

Hamas liderleri şiddeti teşvik etmekte, İslami Cihad örgütünün ‘’ terör yaz kampları’’ düzenlemesine izin vermektedir. Bu kamplarda 6 yaşından başlayarak çocuklara İsrail askerlerinden nefret ve onları nasıl kaçıracakları öğretilmektedir. Birleşmiş Milletler Genel sekretei Ban-Ki-Moon Hamas’ı İsrailli sivillere gelişigüzel ateş etmekle suçlamakta, bunun ‘’Uluslararası hukuku ihlal etme’’ olduğunu söylemektedir.

Hamas tüzüğü İsrail’in yıkılmasını, dünyadaki Yahudilerin öldürülmesini öngörmektedir : ‘’ Siyonistlerin planları sınırsızdır’’, ‘’ Yahudilere karşı verdiğimiz mücadele çok büyüktür… ta ki düşmanımızı tamamen yenilgiye uğratıncaya kadar’’ demektedir. Eğer fırsat verilirse, Hamas’ın İsrail ve Yahudilere kitlesel kayıplar vereceğinden kim şüphe edebilir? Varoluşsal tehdit göz önüne alındığında İsrail’in, Hamas’ın silahsızlandırılması ve yeraltı tünellerinin yok edilmesine çalışmaktan başka çaresi yoktur.

2013 yılında Hamas lideri İsmail Haniyeh Tel Aviv’i dahi vurma yeteneğine sahip roketler satın aldığını övünerek ilan ederken, kız torunu Tel Aviv yakınlarındaki Schneider Çocuk Hastanesinde tedavi görmekte olması gülünç bir gerçektir.!!

(9) Gazze’deki bütün kayıplara sebep olan İsrail’dir.

Hamas’ın İsraile fırlattığı roketlerden bir çoğu başarısız olarak kısa mesafede düşmüş ve İsrail yerine Gazze’deki hedeflere zarar vermiştir. Bu gibi raketlerin verdiği zarar ve sivil insan kayıpları için çok kere İsrail suçlanmıştır. ‘’Yüksel profilli’’ denebilecek bir vaka, 24 Temmuz 2014 günü 16 kişinin ölümüyle sonuçlanan ve Birleşmiş Milletlerin işlettiği okul bombalanmasıdır. İsrail kesinlikle okulda insan var iken orayı bombalamadığını ifade etmiş, havadan çekilen video ile bunu kanıtlamıştır.

Bundan 4 gün sonra Gazze’de bir park bombalandı ve 9 çocukla bir yetişkin insan hayatını kaybetti. İsrail ordusu, teröristlerin başarısızca fırlattığı roketin kısa mesafede düşerek Shifa Hastanesi ve Shati kampının deniz kıyısı tarafında kayıplara sebep olduğunu açıkladı.

Bundan başka, asgari 160 çocuğun Hamas’ın geniş yeraltı tünelleri ağı inşaatında öldüğü biliniyor.

(10) İsrail Gazze’yi işgalini durdurmalıdır , insani yardımın varmasını engellememeli ve soykırım uygulamaya son vermelidir.

İsrail Gazze’yi işgal etmemektedir, 2005 yılında o bölgeden tüm asker ve sivillerini tek taraflı olarak geri çekmiştir. Yıllardır Gazze şeridinden kendisine fırlatılan binlerce terörist roket ve füzeye rağmen İsrail, – bu son kriz dahil- her gün Gazze’ye , kamyonlar aracılığıyla binlerce ton sağlık malzemesi, gıda, insani yardım malzemesi ve akaryakıt göndermeğe devam ediyor.

Harbe rağmen İsrail, insani yardım malzemesinin düzenli olarak akışını sağlamak üzere Kerem Şalom geçiş noktasını devamlı açık tutmuştur. Gazze’nin kuzeyindeki Erez geçiş kapısı insan geçidine açık tutulmakta ve aynı yerde tam teşkilatlı bir hastane tesis ederek Gazzeli hastaların tedavisini sağlamaktadır. Her iki geçiş noktası devamlı olarak Hamas kuvvetleri tarafından hücuma maruz kalmaktadırlar.

gaza-myths-5-areikat-lie.jpg

Gazze’de insanlar ihtiyaç maddeleri sıkıntısı yaşarken, Hamas bu sıkıntıları mübalağa ederek İsrail aleyhine propaganda unsuru haline getirmektedir. Bu arada canlı bir karaborsa oluşmakta ve Hamas haydutlarının ceplerini doldurmasına sebep olmaktadır.

Pek yakında Gazze’nin ‘’yeniden inşası’’ için binlerce ton çimento ihtiyacı gündeme getirilecektir. Daha önceki bçimento sevkiyatı yeraltı tünellerinin inşasında kullanılmıştır. Acaba uluslararası yardım kuruluşları yeniden aldanacaklar mı?

Eğer İsrail bir soykırım uygulamakta ise, bunu çok başarısız bir şekilde yapıyor. Neden İsrail daha kötü şekilde davranmıyor. Esirlere eziyet için çalışma kampları, gece katliamları nerede? ‘’Soykırımcı İsrailliler’’ ile çarpışmalarda hayatını kaybeden, çoğu savaşçı 1000 kişiyi birbiriyle bağdaştırmak çok zor.

Avrupadaki Yahudi nüfusunun üçte ikisi Naziler tarafından yok edildi, işte (Soykırım) budur. 800.000 Tutsi (10’da 7) Rwanda’da öldürüldü. Soykırım budur.

Israil Gazze’de zor tercihlerle karşı karşıya. Kayıpları en düşük seviyede tutmak için, vatandaşlarını korumak için ve bölgede her milletin -Yahudiler ve Araplar- hayatının daha iyi olması için her adımı atıyor.

–****************************************************************

Yvette Alt Miller Harward üniversitesinden B.A unvanına sahiptir. Oxford üniversitesinde Yahudilik Etüdleri dalında Lisans (post graduate) diploması, London School of Economics’ten de Uluslararası İlişkiler dalında Ph.D unvanına sahiptir. Ailesiyle birlikte Chicago’da yaşar ve Yahudilikle igilimevzularda konferanslar verir. (Angels at the Table: a practıcal guıde to Celebratıng Shabbat) kitabı okurlarını Shabat dua ve anlamına götürüyor, Yahudilik geleneklerini sıcaklık ve mizah yoluyla izah ediyor. Kitap, ‘’lıfe changıng – hayat değiştirici’’, ‘’modern klasik’’ olarak büyük takdir gördü ve dünyadaki değişik tartışma grupları kidabı ‘’ders kitabı’’ olarak kullanmakta.

http://www.hasturktv.com/carpitmalar_ve_gercekler/6683.htm

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Gazze çatışmasıyla ilgili gerçekler ve yalanlar


02/08/14

Gazze çatışmasıyla ilgili gerçekler ve yalanlar

Kaynak: Aish.com

Yazan: Yvette Alt Miller

Tercüme : Selim Amado

Harpte ilk kurbanın gerçek olduğu söylenir. Burada, son haftalarda İsrail ile ilgili olarak söylenmekte olan bazı yalanları ele alacağız. Gerilimlere gerçekçi bir hal çaresi getirmek istiyorsak, olaylara açıklık getirmek önümüzdeki yegane yoldur.

(1) Bu harbi , öldürülen üç genci bahane ederek İsrail başlattı

2014 yılının ilk yarısında –yani çarpışmalar henüz başlamadan- Hamas İsrailli sivillerin üzerine takriben 200 roket fırlattı. İsrailli üç genç hunharca kaçırıldığında İsrail onları Batı Yakasında aramağa başladı, bir müddet sonra onların maalesef katledilmiş olarak buldu. Hamas adlı terör örgütü, o sıralarda bu olaydaki sorumluluğunun hesabını vermekte dikkati dağıtmak için İsrail’in boyuna ve enine yüzlerce roket göndermeğe başladı, ve bu şekilde İsrail nüfusunun yüzde 80’ini bombalardan koruyan sığınaklara koşmağa mecbur etti.

28 Haziran 2014 te Sderot’ta roketlerle vurulan fabrikagaza-myths-1-sderot-factory.jpg

Gazzeden fırlatılan bu roketlerin kökünü kurutmak üzere İsrail cevap verirken, bu süreç içinde ve aynı zamanda Hamas’ın günün birinde kütle olarak adam kaçırma ve Yahudi öldürme amaçlı yeraltı tüneller zinciri planlayıp inşa ettiğini tespit eder.

(2) Kendi halkına daha iyi bir hayat inşa etmek için Hamas’ın elinde olan tek yol İsrail ile mücadele etmektir.

Eğer Hamas kendi halkına cidden daha iyi bir hayat sağlamak amacını gütseydi, 2006 yılında Gaze şeridinde iktidarı şiddet yoluyla elde etmez, ileride yapılacak seçimleri gaza-myths-2-greenhouse-destruction.jpg Ağustos 2005: Amerikan Yahudileri tarafından hibe edilen seraların Gazzeliler tarafından talan edilmesi

iptal etmezdi. Hamas, kendisine siyasi karı olanları hapsetmekte veya öldürmektedir. Hamas’ın ”ahlak polisi”, sigara içen veya kot pantolon veya ti-şört gibi ‘’islami olmayan’’ giysiler giyen kadınları cezalandırmaktadır. Kadınların namus suçu iddiasıyla katledilmelerinin cezası sadece altı ay hapis cezası gibi hafif bir ceza olmaktadır.

Gazze’den İsrail’e uzanan bir yeraltı tünelin inşası milyonlarca dolar, tonlarca çimento sarfını , ve bir yıl kadar süren bir çalışmayı gerektirmektedir. Son iki haftada İsrail böyle 30 tünel keşfetmiştir. Bunlar milyonlarca dolara mal olmuştur. Hamas bu parayı kendi halkına sarfetmeği değil, İsrail ile savaşmak için kullanmayı tercih etmiştir.

Eğer Hamas Gazzelilerin gerçekten daha iyi bir hayat yaşamalarını isteseydi ticaret ve gelişmeyi seçer, terör ve diktatörlüğü seçmez, ticaret ve gelişmeyi seçerdi. 2005 yılında İsrail Gazze bölgesinden tüm asker ve sivillerini çektiğinde, Hamas ve diğer çapulcular Amerikan Yahudilerinin teberru etmiş olduğu ve ülke tarımındaki acemiliği yenecek 3000 adet serayı yıkmazdı. Yıkılan seralar Hamas’ın yolsuzluk ve terörünün simgesi olmuştur.

(3) Hamas Filistinlerin kayıplarını azaltmağa çalışıyor.

Hamas Filistinlilerin can kayıplarını azaltmağa çalışacağına onlardan yararlanmağa çalışıyor. Okulların , camilerin, hastanelerin ve halkın yaşadığı evlerin yanından veya içinden İsrail’e binlerce roket fırlattılar. 2005 yılından beri fırlatılan roketlerin sayısı 11.000 . İsrail’in yaptığı gibi kendi halklarını bombalardan koruyacak sığınaklar inşa edeceklerine Hamas kasten kendi sivil halkını canlı siper olarak kullanmıştır.

Hamas, Gazzenin en önemli tıp ve sağlık müessesesi olan Shifa hastanesini, İsrail’in yüksek ahlak prensibiyle o bölgeye ateş etmeyeceğini bildiğinden, emin bir askeri kumanda merkezi haline getirmiştir.

0,50 dakikalık video için linki tıklayabilirsiniz.

(4) Filistinlilerde sivillerin ölüm oranı korkutucu oranda yüksektir.

Hamas şu anda cereyan eden kavgada ölenlerin % 75’inin sivil olduğunu iddia etmektedir. İsrail kaynakları ise ölenler arasında ezici çoğunluğun –üçte ikisi – 18 ila 60 yaşları arasında erkek olduğunu tesbit etmiştir. Halbuki bu yaş dilimi Gazze nüfusunun sadece % 20’sini oluşturur.

24 Temmuz tarihinde ilan edilen kısa ömürlü ‘’insani ateşkes’’ esnasında Hamas , İsrail lehine casusluk yaptıkları iddiasıyla 25 kişiyi yargısız idam etti. Bu 25 kişi daha sonra İsrail’in öldürdükleri arasına dahil edilmiş ve ‘’şehit’’ olarak ilan edilmişlerdir. ‘’Filistin insan hakları gözlem grubundan Bassem Eid’in sözleriyle, Filistinli kayıplar eninde sonunda ‘’Hamas’ın menfaatinedir’’.

(5) İsrailin eylemleri Uluslararası hukuka aykırıdır.

İnsan Hakları Gözlemcileri ( Human Rıghts Watch) İsraili ‘’savaş kanunlarını ihlal etmekle’’ suçladı ve ve Birleşmiş Milletler, İsrail’i sivil halkı hedef alan kasıtlı roket fırlatma politikasını değil, İsrail’in iddia edilen savaş suçlarını araştıracak bir komisyon kurdu. Siviller arasında bulunan yasal askeri hedeflere hücum edildiği hallerde uluslararası hukuk , herhangi bir sivilin ölümü halinde sorumluluğun tümünü siviller arasına askeri hedefi yerleştirenlere yükler. ( The conduct of hostilities Under the Law of International armed conflict, Cambridge University Press 2004)

Sivil yerleşim yerlerinden gönderilen roket ateşine karşılık vermek gibi çok zor bir konumda bulunan İsrail ordusu, insan kaybını en düşük düzeyde tutmak için görülmemiş tedbirler almıştır: orada veya yakınında oturanların yaklaşan bir hava saldırısı ve bombalama nedeniyle yeri terketmeleri için cep telefonlarına telefon edilmiş , Arapça bildiriler yağdırılmış, veya (kapıyı çalmak) mahiyetinde binaya hafif ateş yoluyla haber verilerek uyarılmışlardır.

Sivil kayıpların azalacağından endişe eden Hamas, saklanan roketatarların bulunduğu evlerin sakini Gazzelileri oradan uzaklaşmayıp canlı siper olmalarına mecbur etmiştir. . The New York Timesgazetesi böyle bir uyarıyı alan, çocuklar dahil bir aile mensuplarının aldıkları uyarıya rağmen hedef olan binanın içinde canlı siper olmaya zorlandıklarını dramatik olarak tasvir etmiştir.

(6) İsrailin eylemleri ‘’orantısız’’.

Brezilya, İsrail’in Hamas’a verdiği ‘’orantısız’’ karşılığı protesto etmek maksadıyla elçisini geriye çağırmıştır. Fakat ‘’orantı’’ her iki tarafın ölü sayısını karşılaştırarak saptanmaz: İsrail halkını bombalardan koruyacak sığınaklara, şehirlerini roket yağmurundan koruyacak roket-savar (anti roket) sistemlere yatırım yapmıştır ve kendi roketatarlarını meskun yerlere yerleştirmemiştir, Bu şekilde halkını korumuştur, ülkenin güneyindeki oyun alanları dahi milyonlar sarfedilerek zırhlı çelikle füze-geçirmez hale getirilmiştir. Vatandaşlarını korumasını başardığı için İsrail’in suçlanması mı gerekir?!

İkinci dünya savaşında 67000 İngiliz ve 12000 Amerikan sivil vatandaşı öldürüldü, Naziler ise bir miyonun üstünde sivil insan kaybettiler. Harbi başlatan Naziler bu ölümlerden kesin olarak sorumludurlar. Daha yakın bir tarihte, 2004’te Irak’ta Fallujah kentsel savaş bölgesinde ABD 800 sivil öldürdü ve 9000 ev yıktı. Hiç bunun ‘’orantısız’’ olduğu duyuldu mu?

Askeri yorumcu Richard Kemp : ‘’ Savaş tarihinin hiçbir döneminde, herhangi bir ordunun sivil kayıpları ve suçsuzlar arasında ölü sayısını azaltmak için İsrail Savunma Kuvvetlerinin Gazze’de sarfettiği çabadan daha fazlasını sarfettiği görülmemiştir’’ demektedir.

(7) Hamas bir insani yardım kuruluşudur.

Hamas kendisini bir ‘’insani yardım kuruluşu’’ olarak tanıtıyor, fakat bununla hiç ilgisi yok. Gazze halkı işsizlik ve çok sınırlı ekonomik gelişme durumunda iken, Hamas’ın üst düzey yöneticileri ülke gelirlerinin kaymağını yemekte, ticari işlemlerden yıkıcı vergi toplamakta ve uluslararası kaynaklardan gelen yardımlardan düpedüz çalmaktadır. Hamas lideri İsmail Haniyah’ın Gazze’de çok sayıda ev sahibi olduğu, 2014 yılında Lübnan’da 4 milyon dolara denize nazır bir villa satınaldığı biliniyor. Yardımcısı Halit Mashal ise Katar ve Mısır hükumetlerinin bağışlarıyla kurulan 2,6 milyar dolarlık bir vakfı kontrol etmekte.

Gazzeliler yokluk içinde. Liderleri özel jetlerle seyahat ederlergaza-myths-4-hamas-corruption.jpg

Eğer Hamas cidden alelade Filistinlilerin hakları için mücadele etmiş olsaydı, aynı zamanda seçimlerin yapılmasını sağlayacak, insan haklarını güvence altına alacak ve siyasi rakiplerini takip etmeyi durdururdu. Onun yerine terör yaymağı tercih ediyor.

(8) Hamas sadece huzur içinde yaşamak istiyor.

Hamas liderleri şiddeti teşvik etmekte, İslami Cihad örgütünün ‘’ terör yaz kampları’’ düzenlemesine izin vermektedir. Bu kamplarda 6 yaşından başlayarak çocuklara İsrail askerlerinden nefret ve onları nasıl kaçıracakları öğretilmektedir. Birleşmiş Milletler Genel sekretei Ban-Ki-Moon Hamas’ı İsrailli sivillere gelişigüzel ateş etmekle suçlamakta, bunun ‘’Uluslararası hukuku ihlal etme’’ olduğunu söylemektedir.

Hamas tüzüğü İsrail’in yıkılmasını, dünyadaki Yahudilerin öldürülmesini öngörmektedir : ‘’ Siyonistlerin planları sınırsızdır’’, ‘’ Yahudilere karşı verdiğimiz mücadele çok büyüktür… ta ki düşmanımızı tamamen yenilgiye uğratıncaya kadar’’ demektedir. Eğer fırsat verilirse, Hamas’ın İsrail ve Yahudilere kitlesel kayıplar vereceğinden kim şüphe edebilir? Varoluşsal tehdit göz önüne alındığında İsrail’in, Hamas’ın silahsızlandırılması ve yeraltı tünellerinin yok edilmesine çalışmaktan başka çaresi yoktur.

2013 yılında Hamas lideri İsmail Haniyeh Tel Aviv’i dahi vurma yeteneğine sahip roketler satın aldığını övünerek ilan ederken, kız torunu Tel Aviv yakınlarındaki Schneider Çocuk Hastanesinde tedavi görmekte olması gülünç bir gerçektir.!!

(9) Gazze’deki bütün kayıplara sebep olan İsrail’dir.

Hamas’ın İsraile fırlattığı roketlerden bir çoğu başarısız olarak kısa mesafede düşmüş ve İsrail yerine Gazze’deki hedeflere zarar vermiştir. Bu gibi raketlerin verdiği zarar ve sivil insan kayıpları için çok kere İsrail suçlanmıştır. ‘’Yüksel profilli’’ denebilecek bir vaka, 24 Temmuz 2014 günü 16 kişinin ölümüyle sonuçlanan ve Birleşmiş Milletlerin işlettiği okul bombalanmasıdır. İsrail kesinlikle okulda insan var iken orayı bombalamadığını ifade etmiş, havadan çekilen video ile bunu kanıtlamıştır.

Bundan 4 gün sonra Gazze’de bir park bombalandı ve 9 çocukla bir yetişkin insan hayatını kaybetti. İsrail ordusu, teröristlerin başarısızca fırlattığı roketin kısa mesafede düşerek Shifa Hastanesi ve Shati kampının deniz kıyısı tarafında kayıplara sebep olduğunu açıkladı.

Bundan başka, asgari 160 çocuğun Hamas’ın geniş yeraltı tünelleri ağı inşaatında öldüğü biliniyor.

(10) İsrail Gazze’yi işgalini durdurmalıdır , insani yardımın varmasını engellememeli ve soykırım uygulamaya son vermelidir.

İsrail Gazze’yi işgal etmemektedir, 2005 yılında o bölgeden tüm asker ve sivillerini tek taraflı olarak geri çekmiştir. Yıllardır Gazze şeridinden kendisine fırlatılan binlerce terörist roket ve füzeye rağmen İsrail, – bu son kriz dahil- her gün Gazze’ye , kamyonlar aracılığıyla binlerce ton sağlık malzemesi, gıda, insani yardım malzemesi ve akaryakıt göndermeğe devam ediyor.

Harbe rağmen İsrail, insani yardım malzemesinin düzenli olarak akışını sağlamak üzere Kerem Şalom geçiş noktasını devamlı açık tutmuştur. Gazze’nin kuzeyindeki Erez geçiş kapısı insan geçidine açık tutulmakta ve aynı yerde tam teşkilatlı bir hastane tesis ederek Gazzeli hastaların tedavisini sağlamaktadır. Her iki geçiş noktası devamlı olarak Hamas kuvvetleri tarafından hücuma maruz kalmaktadırlar.

gaza-myths-5-areikat-lie.jpg

Gazze’de insanlar ihtiyaç maddeleri sıkıntısı yaşarken, Hamas bu sıkıntıları mübalağa ederek İsrail aleyhine propaganda unsuru haline getirmektedir. Bu arada canlı bir karaborsa oluşmakta ve Hamas haydutlarının ceplerini doldurmasına sebep olmaktadır.

Pek yakında Gazze’nin ‘’yeniden inşası’’ için binlerce ton çimento ihtiyacı gündeme getirilecektir. Daha önceki bçimento sevkiyatı yeraltı tünellerinin inşasında kullanılmıştır. Acaba uluslararası yardım kuruluşları yeniden aldanacaklar mı?

Eğer İsrail bir soykırım uygulamakta ise, bunu çok başarısız bir şekilde yapıyor. Neden İsrail daha kötü şekilde davranmıyor. Esirlere eziyet için çalışma kampları, gece katliamları nerede? ‘’Soykırımcı İsrailliler’’ ile çarpışmalarda hayatını kaybeden, çoğu savaşçı 1000 kişiyi birbiriyle bağdaştırmak çok zor.

Avrupadaki Yahudi nüfusunun üçte ikisi Naziler tarafından yok edildi, işte (Soykırım) budur. 800.000 Tutsi (10’da 7) Rwanda’da öldürüldü. Soykırım budur.

Israil Gazze’de zor tercihlerle karşı karşıya. Kayıpları en düşük seviyede tutmak için, vatandaşlarını korumak için ve bölgede her milletin -Yahudiler ve Araplar- hayatının daha iyi olması için her adımı atıyor.

–****************************************************************

Yvette Alt Miller Harward üniversitesinden B.A unvanına sahiptir. Oxford üniversitesinde Yahudilik Etüdleri dalında Lisans (post graduate) diploması, London School of Economics’ten de Uluslararası İlişkiler dalında Ph.D unvanına sahiptir. Ailesiyle birlikte Chicago’da yaşar ve Yahudilikle igilimevzularda konferanslar verir. (Angels at the Table: a practıcal guıde to Celebratıng Shabbat) kitabı okurlarını Shabat dua ve anlamına götürüyor, Yahudilik geleneklerini sıcaklık ve mizah yoluyla izah ediyor. Kitap, ‘’lıfe changıng – hayat değiştirici’’, ‘’modern klasik’’ olarak büyük takdir gördü ve dünyadaki değişik tartışma grupları kidabı ‘’ders kitabı’’ olarak kullanmakta.

http://www.hasturktv.com/carpitmalar_ve_gercekler/6683.htm

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: